1 Haziran 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6

1 Haziran 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SON POSTA Hazlran 1 Varşovada Matem Haftası Bu günlerde ( Varşova ) da tanınmış iki adam Meslekten öldü ki, ölümleri ekller eskil Y reşal Pilsudski- hırsızlar | sin ölümünün bir neticesi — sayılabilir.. Bunlardan birincisi Belediye relsinin mua- vinidir. Bu son günlerde Millt matem münasebetile öteye heriye çok koştuğu için kalp sektesine uğramıştır. Ölenlerin ikincisi ise bir mimardır. Büyük geçit resmi için yapılmış alan tribünleri İnşa eden adamdır. Varşova —gazetelerinin anlat- tiklarına göre matem haftası içinde Varşovada bir tek kırsızlık vakası olmamıştır. Fazla olarak bu müddet zarfında polia- müdü- riyetine tamınmış hırsızların. birin- den bir mektup gelmişlir. Bu. mektupta, hırsızlıktan — çekilmiş. olan sabile meslekdaşların - bir Hetesi vardır. Nöbetçi Eczaneler Bu gece nöbetçi' eozanelör çum- - lardır: İstanbul tazafır Şehzadehaşında. Çİamail Hakla), Aksarayda: ( Ethem Pertev), Karagilmrlükte (Suat),, Top- kapıda (xlzım); Samatyada, (Teoli- o6 ), Zeyrekte ( Hasan Hülüsi ), Eyüpte (Hikmeti, Kumkapıda (Bek kis), Balatta (Tolülis), Çörnllerlitaşta (Sırrı Rasim), Buğçekapıda ( Salih Necati), Balorköyünde (Hulâl), Beyoğlu taraft Yüksekkaltlırımda (Vinikopuloa), Galatarayda (Galata- saray), Findıklıda ( Hilâ), Şişlida ( Şişli ), Kasımyaşada (Yenliuran), Hasköyde (Yemi Türkiye), Kadıiköy tarafı: Moda da ( Alket tiaj, Pazaryolunda ( Rıfat Mümtaz), Büyükadada (Şilkrü Riza). Bir Doktorun Günlük Notlarından (*) Kan Durgunluğu ( Renyo Hastalığı| Otuz yaşında; Bir kadın hausta ayaklarından, dir- lerine kadar uzanan yanzmelardan şikâyet ediyor. Bu hastalığın genç kıalık zamadından başladığım, kışın ayaklarının buz gibi soğuduğunu ve uykularına mani olacak derecede ağrınlığını söylüyordu. * * Ay zamanlarını muntazam göremi- yen bu kadın hastamın rabatsızlığı- ni dahili ifraz güddelerinin kusurlu i çalışmasından İleri geliyordu. Ve | bunun neticesi olarak siyah kan da- marlarında kanı iyi devir. yapamı« yordu. Asabi bir bünyeye malik olan bu hanımın “Renyo hastalığına,, müptelâ olduğanu söyledim. * * * Tedavi için: Kışın dizlerinden aşağıya kadar s0- guk su dökmesini, uyaklarını 8 da- kikayı geçmemek yartile yatmmadan evvel soğuk suya batırmasını, yazın da denizden ayni çekilde istilade edebileceğini anlattım. Dahilen ilâç olarak ayda bir şişe “İyodon,, kul- lanmasını ilâve ettim. İki ay sonra ayni hastam muayenehaneme teşek- küre geldi. Hiçbir mtırabı. kalına- Mti V Bu metlar kesip saklayımız, yahut bir #ibüme yapıştırıp kolleksiyon yapır maz. Sıkinti zamanınızda bu metlar bir Caktor gibi imdadınıza yetişebilir. Yüzlerce En Gençler Bir Arada Altıokka, Çatalmatal, Hop Güüm ! — Heop güm, hap giüm, hop güm? Mektep çocukları toplandılar, beraber oynadılar, baraber yemek yediler, beraber bağırdılar: — Hop güm, hop güm, hop Galatasarayın pilav riyafetine, bütün eski Galatasaraylılar iştirak etmişlerdi. Bunların arasında her yaştan; — her — meslekben adam vardı. Generaller, direktörler, saylav- lar, gazeteciler, memurlar, sakal- hlar, daha bıyığı terlememişler, dedim ya her yaştan, ber meslek- | ten vardı. Yaş ayılığma, meslek başka« | kığına rağmen: hapsinin birlik olan tarafları onları, bir araya getir- mişü. Galatesaraylılık. Sabahleyin Galatasaray mezunlar cemiyetinde toplanılmıştı. Orada söylevler verildi. Sonra lizeye gidildi. Bahçede saat on. iki bu- çuğa Kadar; dünün çoacuklam, yine dünlün. çocuklarıymış gibi: oldular yıllar evvel oynadıkları oyunları oynadılar: — Çocuklar ne oynayalım? — Çatal. matali kaç çatnal! — Mütavelli, — Mehmedi — alir okka- edelim. — Polls Hikmetl kızdıralım. Bu arada: birl! gözüme ilişti. Arkasında mektep elbisesi vardı, yanına sokuldum: — Bayım bu elbise! — Otcuz altı sene evvel giy- miştim o zamandanberi saklarım. Bu zat Adalar belediyesi baş- kâtibi Bay Salâhattin Gülerdi. Birdenbire tanburacı Ahmet tanburu hoynunda göründü: — Yaşa Ahmet! İhtiyar tanburcu bir defa dar ha yemek tanburunu çalde Yemekhanelere ikişer ikişer girildi. Pilâv mükemmeldi, çocuk- laşmış büyükler yıllardanberi aç oldukları Galatasaray — pilâvına kaşık atmıya başladılar. Yemek — büyük — bir neş'a İle yenildi. Ne yalan söyleyeyim kendi hesabıma bir pilâvla kana- at edemiyeceğimi anladığım için yedim. Yime ne yalan söyliyeyim bir pilâv daha olsaydı. yerdim amma, y Yemek bitti, herkes doydu. Tanburcu yine tanburunu çaldı; #raya girildi. Cümhuriyet abide- #ine gidilerek çelenk konuldu. Pilâva gelemiyen eski Galeta- saraylılardan — İç İşleri Bakanı Şükrü Kaya, İnhisarlar Bakanı Rânma Tarhan, Parti genel sekre- teri Recep Peker, Sofya sefiri Şevki Bergere telgraflar gönder- mişlerdi. IMSET Galatasaraylı Bir Yaşlı Galatasuraylılar arasında mektep elbisesile yer alan kıranta deli- kanli, alitee Biyıklı küçükler allıokku oyanuyorlar Seyyahları Kazanmak Için Neler Yapmalıyız ? ' ceza görür hem de o malın ağır | gümrük resmini vermiye mecbur olu, kabahat kimde?. Seyyakta mı memurda mdir?. Acaba, ec- nebi yurtlardaki konsoloslartmız buraya gelecek yolcu ve seyyahlara, | Türkiyede hangi eşyanın kaçak ve | hangilerinin kaçak olmadığını bir dereceye kadar, bir liste şeklin- de seyyahlara gösterirlerse bu gibi güçlüklerin önüne geçilmez mi? 2 — Eşyalar hudüttan — bir kere kontraldan geçtikten sonra sahibine bir beyanname verilerek | eşyasını — İstanbuldan — alacağını söylerler. Istanbulda eşyalar yine Şehrimize arasıra gelen scneli sey- kotroldan geçer. Ve böylece yahlardan bir gemp —— soyyah müşkülât görür. stanbula ve yurdüun diğer 3 — Zatf eşyanın hangileri yerlerine bol bol seyyah ge'mesini temin için bir takım tedbirler alınmak istenildiğini sık sık yazıp duruyoruz. Bugün ortada alınmış denilecek bir tetbir yoktur. Fakat seyyah işlerine çok yakından alâ- kadar olan blr zat bize, seyyah- ların yurdumuzun kapılarında ve içinde karşılaştığı zorzlukları an- lattı. Bu zorlukları alâkadar'arın okudukları takdirde — alacakları tetbirleri ona göre tasarhyacak- larımı umuyoruz ve bu umutları da şuraya sıralıyoruz. — Bir seyyah memlekete gi- yer girmez ilk karşılaştığı şey gümrük mesşelesidir. Yolcular ve #eyyahlar gümrükte anlaşamamar- hk yüzünden birçok müşkülâta düçar oluyorlar. Seyyaha, bera- berinde kaçak eşya bulunup bu- olduğu da birçok güçlüklere yol açıyor. Gümrük kanununa göre bu hususta bir nizamname yap- mak - İlazımdır.. Bu nizamname henliz yapılmamıştır. Bu sebeple yakunun Bberaberinde — getirdiği eşya onun içtimai seviyesi ile ölçülerek miktarlar tesbit edili- yor. Halbuki bir yolcunun içtimai #eviyesini tesbit etmek çok zar olur. 4 — Bir yolcunun beraberin- deki kullanılımış - veyahut - kulla- nılmamış eşyaya göre, gümrükte ayrı ayrı muamele'er yapılır. Bu mesele de çok ihlilâflara sebe- biyet vermektedir. Temizce yı- kanmış ve sıkıca Ütülenmiş ça- maşırlar kullanı'mamış hissi verir. Bunların kullanıldığını yolcu ne He ve gümrük memuru hangi lunmadığı sorulunca; hayır, — ka- | yolla ispat edebilir. çak mahm yoktor, der. Bunu 5S — Gümrük — salonlarımız, söylerken, tabü, — beraberindeki Ayvrupa ve hattâ Balkan komşu- mahn kendi memleketinde kaçak olmadığı müta'aasına istinat eder, Fakat muayene neticesinde, kendi memleket'nde, kaçak almayıp mem- leketimizin kanunlarına göre kaçak sayılan şeyler çıkımca seyyah hem larımızın salonlarına nazaran çok küçük ve gayrimuntazamdır. Yol- culer kontroldan geçirilirken çok mkıliyor ve bu kalabahk, vazife sabiplerini de şaşırtıyor. 6 — Salonlarda — kullanılan Bir Şoförün Haklı Dilekleri Şeref isminde bir şoför okus yucumuz bize kir mektup göne derdi. Diyot ki: — Geçen gün Kartalda yine bir araba kazası oldu. Dört ya- şında bir yavru ezildi ve öldü. Maksadım bu ölümün şeklini de- ğil, için fecaatini, Kartalda ço« cukların başıboş sokaklara bıra« kıldığım anlatmaktadır. Burada Birçok halk kat'iyyon çocuklarını benimsemez, Iki Üç yaşındakl her çocuk sokakta, yol Üstünde, trem yolunda oynar. Buradakf her şoför, hergün bir tehlika atlatır.. Bence — çöp tenekesini sokağa döken bir kimweden Bes lediye nasıl ceza ahzorsa, yavrur sunu bir kedi gibi sokağa salı- veren bir baba ve anadan da aynı cezayi almalıdır. Sonra Kartalda kazalara en çok sebep olan nakil vasıtası da otobislerdir. Otobüslerde hiçbir saptırapt yoktur. Sermayedarlarım elinde bulunan otobüsler dalmi bir rekabete mecbur tutuluyorları. Bu meyanda tren Kartala gelir gelmez iki Üç otobüs birden ha- rekete geçer, müthiş bir sür'atle, yarış ederek Yakacığa müşteriler rini götürürler. Dönüş yine çıle gracadır, Birçak defa Kaymakam- lığa, Istanbul Vilâyetine, Beledi- yeye lstidalar verdik, bunun önl- ne geçmiye çalıştık. Hiçbir netice çıkmadı. Artık bu otobüsleri bir hale sokmalı, her iki otobüs bir- den harekete —geçmemeli, ber yerde olduğu gibi nöbet ve sırd usulü konmalıdır. Yine Kartal Belediyesi, çe“ cukların sokaklarda başıboş ve bakımsız. gezmelerinin — önüne geçmelidir. Maaş Maselesi Giresundan - bir muallim oku* yucumuz bize birz mektupla baf” vurarak Giresuna bağlı nahiye v€ köy muallimlerinin Mart ve Nisalt maaşlarının bir türlü verilmediği” ni iddia ediyor. Bu hususta Gi resun Hususi Muhasebesinin na” zarıdikkatini celbetmeyi faydali bulduk. Afyonda Bay S. Yılmaza: — Size tavsiyemiz şudür: Yut” dumuz yavaş yavaş sanayileşiydf" Bu meyanda genç, münevver çiye, bilginin kudretile yüksel makineciye ihtiyaç vardır. Bini” enaleyh sizin yapacağınız $©)! Sümer Banka müracaat ıdcl:ı Rusyaya tahsile — gönderilmen temin etmek, —bu suretle zihniyetten - kalem efendisi olmak zihniyetinden - kurtulmaktır. Y': hayatı sizi maddi olarak tatı etmez. Bir istida ile anlattığ! esas dabilinde Ökonomi Bakt bğına veyaSümer Banka M caat ediniz. e memurlar hataya düçlyullf'ı.:; ki bu nun maddelerini aykırı bir tefsir ettikleri de görülüyor ö hal seyyahlara çok sıkmtı v-ı::., 7T — Şehir dahilinde Nü vasıtaları — zeyyahların I::" dolaşmalarım temin için değll'dlı. Tramvaylar tıklım hk_ı"' etomobiller ekseriyetle “Ht;l' Bu sayılan kusurlar ört vol kaldırılmadıkça —memlekete seyyah gelmesini bekle: Kti guna umuda kapılmak de

Bu sayıdan diğer sayfalar: