7 Temmuz 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8

7 Temmuz 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

BU DAT H , S KB Fefrika No: 77 Sonra daha müşfik bir seslet — *“Yaralı mısınız?,, Diye Bordu. . Alman zabiti: e — “Gayet hafif bir surette, herbalde ehemmiyetli bir şey de- ğgü,, dedi. Sir Geoffery etti : — “Demin de dediğim gibi, namuslu bir adam olmak itibarile resmen İngiliz arazisi sayılan bu- raya iltica ettikten sonra, artık her ne süretle olursa olsun tek- rar harekâtı bharbiyeye iştirak etmek hakkından da vazgeçmiş bulunuyorsunuz, böyle değil mi?,, dedi. Genç Alman zabiti hayretle sefire bakıyordu: — “Bu bapta sizin emirleri- nize İtaat edeceğim. Fakat harp müddetince burada kalmak niye- tinde misiniz? ,, dedi. Sir Geoffrey, resmi tavrunu takındı ve gayet barit bir eda ile: sözüne devam “ Burası İngiltere sefaretha» nesidir. Burayı terketmeme şim- dilik hiç bir sebep göremiyorum. Sizce bir mahzur varsa lütfen söyleyiniz ,, dedi. Yüzbaşı Dürer hâlâ dimdik yaziyetini muhafaza ederek: “ Bütün Alman bava kuvvet- lerine, bu gece zarfında Prağ şehrini tamamile tahrip etmek için başkumandanlık tarafından emir — verlimiştir. Arkadaşlarım, her ne pahasına olursa olsun bu emri infaz etmiye çalışacaklardır. Sizin gibi bitaraf devlet miümes- sillerinin tehlikeye maruz kalma- sını her halde arzu etmeyiz ,, dedi, Sir Geoffrey bu sözleri büyük bir sükünetle dinledi. Alman zabitinin vermiş olduğu bu malü- mat onun hiç de hoşuna gitme- mişti. Böyle tehlikeli bilr zaman- da şehirden kaçmasını zımnen tavsiye etmesine bile teşekkür etmedi, yine sert bir tavırla: * Öyle ise niçin dost bir mil- letin sancağına hürmet etmiyor- sunuz? Dostu, düşmanı biribirin- den ayırdetmeyerek koca şehri niçin böyle bombardıman edi- yorsunuz? Bunu meşrumu sayıyor- sunuz? Bana kalırsa bu hareke- tinizi başka bir sıfatla tavsif etmek daha doğrudur ,, dedi. Yüzbaşı Dürer aldığı emre göre cevap verdi: * Biz, kendi başına bırakılsa bütün — Avrupayı alevlendirecek bir kıvılcımı söndürmekten başka bir şey yapımıyoruz. Siz de takdir edersinizki en kısa bir zamanda bitirilen bir muharebe, en insani bir muharebedir ,, dedi. Ingiliz sefiri hiç bir gey söyle- modi. Laurence ile yüzbaşı Dürer odaya girmezden evvel yazmıya başladığı raporu bitirdi, bir zarfa koydu ve mühürledikten sonra Laurenceye dönerek: *“Misis Langtonla Mis Perditayı beraberine alacaksın ve buraporla beraber — en kısa bir zamanda bizzat Londraya gölüreceksin. En kestirme ve aynt zamanda da en salim yoldan gideceksin, oras.nı Bİs)) tayin etmeni sana bırakıyorum, raporda gizli ve başkalarının da bilmiyeceği hiç bir gey yoktur. Bilâkis gayet açık yazdım. Kim isterse okuyabilir., Yüzbaşı Dü- rere gelince.. Onun hakkında da birkaç satır İlâve ettim ve safa- rethaneye ne suretle iltica ettiğini anlattım... Eğer arzu ederse oda sizinle beraber buradan çıkabilir.. No suretle hareket edceğini artık onun kendi namus — ve vicdan | telâkkisine bırakıyorum.. Mamafih taşıdığı — Üniformaya — bakılırsa, tepemizde dolaşan arkadaşları ne kadar — fedakârlık gösterirlerse göstersinler, onun burada daha ziyade emniyette olacağını zanne- diyorum ,, dedi. Sefirin bu sözleri Caressenin hiç de hoşuna gitmemişti. Muhitine karşı gayet hassas olan ve icabına | göre hissiyatını saklamayı veyahut da tam yerinde izhar etmeyi çok iyi bilen bu kadın, — sefirin bu teklifini beğenmiyordu, karşılaşa- cağı, zorluklar, sıkıntı ve şimdiye kadar sakınabildiği mahrumiyetler onu korkutuyordu. O hiç bir zaman bir mazeret uydurmakta müşkülât çekmemişti. Bu sefer de kocasının Prağa gel- mekte — olması onun İmdadına yetişti. *“Ben gidemem... Kocam gek meden — burasını — terkedemem. Neredo İse burada bulunacak... Tabit Perditaya karışmam. Isterse Laurence beraber gidebilir,, dedi. Bu gsözler ağrından çıkar çıkmaz, bunları söylediğine piş- man oldu, Perditanın yalnız başı- na Laurence ile gitmesi ve ken- disinin orada bırakılmasını iste- miyordu. Son cümleyi — nasılsa ağzından kaçırmıştı... Laurenceye baktı ve onunla beraber gitmek için dolice bir arzu duydu. (Arkası var) ( ToEIıııblır; Davetler ) Halkevi Temsil Okulunda İstanbul Halkeviaden; — Şimdiye kadar temsil gubesi okuluna kaydo- lanlar exberledikleri parçaları okumak Üzere 10 Tommuz 935 Çarşamba gü- nü saat 17 de Alayköşküne gelmeleri vlca olunur. Öğretmenlerin Bursa Gezintisi Öğretmanler Birliği Başkanlığın- dan; Bursa gezintisine 9 - 7-935 Salı günü saat (3,20) de Yalovaya giden vapurla — gidilecektir. —Arkadaşların Köprüde Adalar lskelesinde toplan- malarını dilerim. meneesermsecannen ParlB Borsası Paris, 6 (A. A.) — 5 temmuz tarihli borsa durumu : Değerler Borsası ar önemli alım satımlar sebebile bazı di- zensiz. — oynaklıklar — gösteriyor. Fransız rantlarıman gitgide artan ağırlığı, nâhoş bir hava yaratmıya yardım ediyor. Bazı değerler, ve başlıca Sen Gobenler (diüşük- Jükten kurltuluyorlar. — Arsınlusal değerler çok oynaktır. Royal iyi tutunmaktadır. Rio ağırlaşmış, altın madenleri de tutunmuştur. SON POSTA 7-7- 1935 Karısımı Yaraladı Küçükpazarda oturan Süleye man, evde karısı Fatma ve baldızı Emine ile kavğaya tutuşmuş, ax- zamanda işi büyültmüştür. Bir aralık fevkalâde hırslanan Süleyman, eline geçirdiği bir bi- çakla karısı Fatmayı vücudünün muhtelif yerlerinden yaralamışlır, Süleyman tutulmuştur. DE L c Uy Lul DE ) O x O iyangosu a hiplerine amorti olarak parasız gösterilecektir. biletler .C.i.i. Eşya P 7 Temmuz Pazar ve 9 Temmuz Salı akşamları saat 21 de Beşiktaş Şeref stadında . | MACAR -TÜ Bir Amelenin Bileği Parçalandı Çemberlitaşta Osmanbey mate baasında çalışan makinist Ösman, bileğini ıııkiıgı kaplırmış, par- çalanmıştır.. Osman — hastaneye kaldırılmıştır. Adada Eşek Yarışları Adaları güzelleştirme Lımııııı tarafından bütün Büyükadada bir şenlik yapılacak, bu arada Küçük turda eşek yarışları yapılacaktır. Bunn DAN. — glldlin eli ĞZMAİMİZ Temmuz 7 ( Baştarafı 1 inci yüzde | hancı Hakkının hanı vardı. Delik ler, bu handan İstifade edilerek Mehmedin evine girildiğini göste- riyordu. Hancı Hakkı, Veli ve Ömer yakalanmış, — haklarında tahkikata başlanmıştı. Deliller bu üç suçlu aleyhinde toplamırken Ödemişli enişte Meh- met adında bir zat Gördösğe git- miş, orada zabıtaca yakalanan iki hırsızın çokça altın sattıkla- rından haberdar olmuştu. En'şte Mehmet Ödemişe dönünce trende Mehmetle ailesi efradının öldü- rüldüğünü duymuş ve Gördösteki hâdiseyi batırlamıştı. Bu altınlar zabıta için ikincl bir ipucu idi, Altınlar ve Gördöste yakalanan suçlular getirildi. Bunlar Caferle Ali idi. Hâdise tam aydınlanacağı sırada ÂAli hapishanede ölmüştü. Ödemiş Ağırceza mahkemesi bu İşi derin bir göz İnceliğile kavradı. Dört suçlunun muvacehe ve ifadelerinden topladığı esas delillerle dördü hakkında da idam hükmü verdi. v Temyiz mabkemesi bu hükmtü tasdik etmiş, Kamutayda da onanmıştı. Idam — hükümlerinin katiyet kesbettiğini gazetelerde okuyan hapishane mevkuflarından Muhiddin adında birli derhal ad- liyeye müracaat etti: — Bu dört mahkümdan Cafer bana bundan bir yıl önce bazı itiraflarda bulunmuş ve bu cina- yeti yalnız başına İşlediğini söy- lemişti. Belki bu itirafı işinize yarar! Dedi. Cafer de aynı müracaatı ya- pmea İzmir Müddelumumilik ma- kamı bu işe elattı. Caferin ifa- desini aldı. Ve zabıt varakasını Ödemiş Ağır coza mahkemesine gönderdi. Ödemiş Ağır Ceza mahkeme:» &l bu İtirazı tstkik etmiye bap lamıştır. Ancak daha karar verik meden ve uzun muamele yapı- madan (resmi gazete) de bu dört mahkümun idam kararnamesi 490 numara ile İntişar etti. Kararna- me aynen şöyledir. “Ödemiş'in — Turgut mahallesinde oturan Seyrekli köyünden Mehmedin evine silâhli olarak hep birlikte girip Mehmetle — karısı Zehra ve hizmetçi küçük Haticeyi öldüren ve kasa için. den para ve aüs altınlarını çalan Çal kazasının Dede köyünden ve mahküm olduğu sürgün cezasnı çekmek üzere Ödemiş'te bulunan Ozman oğlu 1319 doğumlu Ümer, ve Hamam mahalla- sinde Mehmet oğlu 310 doğumlu İse mail Hakkı ve Tekke muhballesinden Çallı Çolak Hafız - oğullarından Meh- met oğlu 1323 doğumlu Veli ve Ku- ruçaylı Kuzucan — oğullarından 1323 doğumlu Caler hakkında- Ödemiş Ağır Ceza mahkemecea yapılan mohakeme sonunda hırsızlık ve öldürmek suçla. rini işledikleri unlaşılarak ölüm ceza- sina mahküm edilmolerine dalr veri- len ilâmın değiştirilmesini ve bhafifleş- tirilmesini — gerekli kılacak bir asbep görülemediğinden — Teşkilâü —Esasiye Kanununun 26 ıncı maddesine uyarak bu cezaların infazına karar verilmiştir,, Dört idam mahkümu asıla- cak mı? Bu nokta henlz aydınlanmış değildir. Bu işte batıra gelen ba- z sorgular var. Meselâ idam mahkümü — Caferin son daki- kada hem - kendi — şahsı için vakit kazanarak —ömrünü biraz daha, uzatmak, hem de nasıl olsa kendisi — öleceğine göre arkadaşlarını kurtarmak için böyle bir şey ortaya atmış olmasıdır. Ancak Caferin itirafınmı gerçek- leştiren nokta, bu İşle zerre ka- dar alâkası olmıyan hapishane Çok Mühim Bir Hukuk Meselesi düşüklük vardır. mevkuflarından Muhittinim — Bana bir yıl önce 1ltir. elmişti, demesidir. Sonra, bütün bunlar doğrü olsa bile iadei muhakeme imkâni mevculmudur? Ceza usulü muha* kemeleri kanununun 338 inci mad- desi beş iadei muhakeme şarti tanımaktadır. Beşinci şart şudur: “ Ymi yalnız başına veya evvelce İra! edilen delillerle birlikte nazara alındıkları — takdirde — maznunun beraetini istilzam edebilecek ma- biyette görülürse iladel muhakeme olunur. ,, Her ne kadar Cafer tarafın- dan ortaya yeni deliller atılmışsa da kanunda kesbi kat'iyet ettik- ten başka Kamutayca da onanan kararların bozularak iadel muha- keme edileceği hakkında bir kayıt mevcut değildir. Her dakika sehpaya giden yol üzerinden kurtarıcı bir elln kavramasını bekleyen dört mab- kümdan üçü, adaletin vereceği son kestirimi beklemektedir. Bu intizar ne kadar Üzücü de olsa Gmitlendirdiği için alâkalıları ya- kından ilgilendiriyor. — »4 Izmiz, 6 (Hususi) — Muhake- düekleri kanunun saydığı şartlara uygun düşmediği ve sayılan delille Anasırı kanuniyeden madut ol- madığı için Ödemiş Ağır Ceza mahkemesi iadelimuhakeme tale- bu red kararına itiraz etmişlerdir. eğer bu itiraz da reddedilirse hü- küm yerine getirilecektir. Ad. Bil. Permanant Meselesi Yine Ortaya Çıktı | Baştarafı 1 inci yüzde | eaatlerinde ondülâsyon makine- lerinin zararları anlatılıış, tedbir- ler alınması İstenmiştir. Baerberler Cemiyeti lstanbulda mevcut ne kadar makine varsa hopsinin toplattırılarak — elektrik mühendislerine muayeno ettiril- — mesini, bozuk olanlarının derhal ortadan — kaldırılmasını, — bunlari kullananların imtihana tabl tutul- — masını ve muvaffak — olanlara berberlik ehliyetnamesinden baş- ka ayrıca bir de ondülâsyon ehliyetnamesi verilmesini İstemek- tedirler. Bundan başka ondülüs- yon makinesi ithal edilmesinin tahdidi de düşünmeye — değer gölrümektedir. Diğer taraftan Istanbul ber- berlerinin büyük bir kısmı bu, — elektrik makinelerinin büsbütün kaldırılmasına taraftardırlar. Buğday Meselesi Etrafında Dün Borsaya Anadoludan 90 ton buğday, 3 ton da — un gek miştir. Yumuşak — buğdaylardan 6 kuruşla 6 kuruş 36 para ara- sında 90 ton, sert buğdaylardan 3 kuruş 37 buçuk — para ile beş kuruş 10 para arasında B0 ton satış yapılmıştır. Yumuşak unlar * 620 kuruşla 700 kuruş arasında 270 çuval, sert unlar 520 kuruş- tan 20 çuval, — ekisira ekistra unlar da 7 lira ile 740 kuruş arasından 15 çuval — satılmıştır. Bu fiatlar da birgün önceye göre

Bu sayıdan diğer sayfalar: