16 Ağustos 1939 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

16 Ağustos 1939 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hergün Yeni Ermeni Muhacereti t...... Yazan: Muhittin Birgen erut Fransız matbuatının Tür- kiyeye ve Türklere karşı bir türlü sempati duyamıyan maruf muhar- riri D. Tosbaht, Hataydan bicret eden Ermenilere karşi çok acıyan kalbi gi- dip onları görmüş, aralarında dolaşmış, bu yeniden muhaci: olan bedbaht insan kütlesinin halini tasvir ediyor: “ Erkeklere gelince, onlar da işsiz- İik içinde fena halds muztaribdirler. Ba- zılarının bakışlarında bir huşunet Var. Kin içlerini kemiriyor; fakat, kimseye #- çılmak istemiyorlar. Neye yarar?» «Antakyalı bir dişçi, büzün vo teessür içinde, büna dedi ki: — Altıncı defadır ki hayra yeniden başlıyorum. 1914 de Ankarada bir dış mu- &yenehaneri kurmuştum. Her şeyi orada bırakmaya ve çekilip girmiye mecbur ols dum. 919 da Ankaraya tekrar geldim; fakat, çok kalamıyarak tekrar ayrılmıyı mecbur oldum; çünkü benim arkamdan, bir müddet sonra Kemal gelmişti. «Oradan ayrıldıktan sonr muayene hönemi bu defa da İzmirde kurtum. Fa- kat, bir müddet sonra da bu muayene. haneyi bırakıp İstanbula iltica etmek i- cnb etti, Orada kalabildir: mi? Hayır, o radan da kalkıp Antakyaya iltica ettim. Burada hayata bir daha başladım: Lâzem geden alâtı ve eşyayı aldım, muayeneha- nemi kurdum, çakştım. İyi yepyor, gü- zel kazanıyordum... Şimdi, haydi baka- lm, yenideni.. «Zannetmeyiniz ki cesaretimi kulmadış hayır, cesurum. Pakat, artık şunu öğren mek istiyorum: Besut bizim için son is- tasyon mudur?» * Manası; bir propaganda yüzünden, Türkleri, kendileri için bir nevi umacı olarak tasavvur ettikleri için Hatay Er- menilerinin mühim bir kısmı yeniden muhacir oldu. Bu defaki muhaceretin birkaç türlü â- mili vardır: Evvelâ, Si ve Lübnanda yabancı nüfusun çoğalmasını, bilhassa Ermeniler gibi bir ekalliyetin büyüme- sini istiyenler teşvikatta bulundular. Bunların başlarında Tosbath ve arkadaş- Yarı vardır. Saniyen, bu Ermeniler ara- sında müteneffiz mevkiinde olanlar ve bu sıfatla, Hatşyın dünkü hâdiselerinde, yabancı siyaseti tutmak üzere, Türklere karşı cephe aldıkları için artık orada kal. mayı ihtiyata muvafık bulmıyanlar, hic- rete kalkarken koyun sürülerini de raber götüren göçebeler gibi, bir sürü masum insanı da beraberlerine almak istediler. Bunlar, I dır: Bu si- yasetle hiç alâka! unmıyan masum İnsanlar olmazsa, ötekiler kendi «müteneffiz» olarak satamazlar! Üç sebeb olmak üzere de bu muhacir sürü- sürün asıl kütle ve sürü kısmı, her şey- den bihsber olduğu gibi, Türklerin yam- yam olmadıklarından da bihsberdirler. Bunun için bazıları şu sebeble teşvik, ba. | ziları da bu sebeble tahrik ettiler, bin- lerce insan, yeniden muhacir oldu. On- lar muhacir oldular, muhacirliğin ıztıra- bını çekiyorlar, biz Türkler de, onların gittikleri yerde, aleyhimizde kendi ken- disine yapılan bir propagandanın manevi! zararlarından müteessrr olacağız. Fakat, hayatın ve tarihi inkişafın za Turetleri önüne geçilemez. Olan şeyler olur ve her olan şeyin bir tesir hududu vardır; her tesir oraya kadar gider ve nihayet kuvvetini kaybeder, ölür. Yir- mi beş sene içinde birkaç defa hicret e- dönler, nihayet bir tarafa yerleşip orada hayatlarının günlerini doldururlar ve yerlerini yeni nesiliere birakırlar. Bunun gibi, aleyhimizde kendi kendisine yapıla. cak olan propaganda da nihayet bir müd. det yaşâr ve günün birinde, Türklerin durup dururken hiç kimseye fenalık et- mek istiyecek insanlardan olmadıklarını herkes öğrenir, Bununla beraber, Ermenilerin uğra-| dıkları bu son hferet bizetih! hazin bir! g'bi yakar. Çelik ciğerli Delikanlı evlendi Çocuk #elci hastalığına uğrama neti - sesinde, Üç senedenberidir çelik ciğerin içinde yaşıyan ve bu yüzden de «Şika - golu çelik ciğerli adams diye anılan, mil. yoner oğlu Fredrik Snayt, gene kendisi gibi zengin olan ve en samimi arkadaşı bulunun Teresa isminde bir genç kızla ev- lenmiştir. Teresa, delikanlının hastalan- be-| dığı ve çelik ciğere konulduğu günden- beri, hep yanında kalmıştır. Bir lâhza ol- sun arkadaşını terketmemiştir. Snayt, 0- muvafakat cevabımı vermiştir. Delikanlı İnikâh merasimini, ciğerindeki aynasın - İdan seyretmiştir. Yeni evliler, balayla - rını Niyagara şelâlesi civarında geçire » İceklerdir. Delikanlı, şimdi, sun'i tenef - İfüse ihtiyacı kalmadan, bir saat öç da - Resimde gelinle güveyi görüyorsunuz. Telefonda üç saat sevgilisi ile konuşan delikanlı Londrada bir İngiliz delikanlısı, iki gün göremediği sevgilisile tam Üç saat İtelefonla konuşmuş; ancak, telefonda va- İki olan bir bozukluk neticesinde, âhizeyi İ yerine koyabilmiştir. Telefon parasını ö- derken de: dim..» demiştir. ISTER İİ İİ Bir gazete: tosda bir mekele yazmış. Tavsiye ettiği siru işittik: Dünyada #ki çeşid gurur vardır, birincismi hep kendil, rin; beğenenlerde görürüz, ikincisi ise nadır tesadüt edil fakat birincisinden çok kuvvetli, çok derin, çok #öklüdür, ra mutaden mütevazı tanınanlarda görülür, bi! hemmiyet vermeyebilirsiniz, fakat ikincisi mu na: «Benimle evlenir misfn?.. dediği za-| man, genç kız zerrece tereddüd etmeden! rük temelli ulgun. isine e- nu bir ateş ye a Hergün bir fıkra Bir fazladır Meşhur Amerikah mizahcı, Muk Twainle konuşan genç bir adam söz arasında; — Dünyada o kadar çok budala ver ki! dedi. Mak Twein gülerek cevab verdi" — Hakkınız var, hattâ budalaların sayın sizin hesablıyacağmızdan bir fazladır, | | İ N a buçuk lira ile Londradan Parise Gidip gelen delikanlı Resmini gördüğünüz İngiliz deli - kanlısı, cebindeki 4 buçuk lira ile Lon dradan Parise gidip geleceğine dair kika tabif surette nefes alabilmektedir.|bâhse tutuşmuş, başından türlü tür - Ii vak'alar geçerek bu seyahati ba - şarmış ve bahis mevzuu olan bir bar. dak birayı hak etmiştir. Resimde ken disini birayı içerken görüyorsunuz. Pilotsızlık yüzünden yolcu taşıyamıyan tayyare şirketi 1,650,000 İngiliz lira sermayeli İn- iz hava seferleri şirketi Noele ka - — Hayat pahalılığı ile nasıl mücadele etmeli? baş'ığı ai- vakit katmadan, ayni gazeteyi okumakta olanı bir dostun se- — Üç yıl evvel Maçkada bir apartımana taşınmıştım, ay- dar, hiçbir yolcu taşımamaya karar verdiğini, bunun da teslihat dolayısi. «Ne yazık ki telefonunuz bozuldu. Sev-|le kâfi derecede tayyare ve pilot bu » gilime İstediklerimin hepsini söyliyeme-|lunamamasından ileri geldiğini bil » İdirmiştir. m NAN, İSTER | rim, diyordum, fak zam taleb çareleri öğrenmeye İ dolayisile öğrendi! Gurur, ister haklı, esasa dayanmış olsun, iste: haksız, çü- bu hastalıkla malül olan kadar, o hasta- Dın muhitinde yaşıyan için de tehlikelidiz, mağrur olan ada. ieştirmeye kalkışmayınız, kendinize unuz, bu hastalığı ancak hastanın kendisi hâdiseler şifa; b edebilir. | Bisiklet arkalarında Eşya arabaları Bisikletini sevip te, şöyle, meselâ A - lemdağına kadar bir gezinti yapmak is - teseniz, bazı lüzumlu eşyanızı nasıl gö - türeceğinizi düşünür. böyle bir gezinti - den belki de cayarsınız, değilmi?.. İşte Avrupa ve Amerikada bu gibi mahzur - ları önlemek için, bisikletlerin arkasına takılan gayet pratik eşya arabaları icad edilmiştir. Hoş değil mi? 51 sene sonra babasını gören kadın İngilterede Bristolde Madam Kohen İisminde bir kadın, 51 sene sonra hiç ta - Bunla görüşmüştür. Bundan elli sene ev- vel Madam Kohen daha henüz birkaç ay lik çocuk iken annesi babasından boşen- mış ve cenubi Afrikaya gitmiştir. Ma dam Kohen 11 yaşına kadar cenubi Afr kada kalmış, sonra annesile birlikte /. draya gelmiştir. Burada yerleşen kadın bir musiki hocasile evlenmiş; tekrar ce- nubi Afrikaya gitmiştir. Geçenlerde an - nesi ölmüş: ve miras işlerini halletmek, ve annesini mezarında ziyaret etmek Ü - zere Londraya gelen kadın, annesinin mezarının başında babasile karşılaşmış ve tuhaf bir insiyakla birbirlerini tanı - mışlardır. Hindistanda koleradan ikibin kişi öldü | Hindistanda Allahabaddan bildirildi ğine göre, muhtelif vilâyetlerda iki bin - den fazla insan koleradan ölmüştür. İNANMA! at geçenlerde gene beş liralık ikinci bir iile karşılaşmayayım mı? Bu döfa mai savibi se- heh de göstermiyerdu, yalnız ben bu sebe'yi bizim kapıcıdan : Meğer bizim ev sahibi geçen akşam o semtte bir sile toplantısına gitmiş ve orada öğrenmiş ki mâ. haslenin bütün apa: rtananlarına yeniden onar lıra zam ya. İamadığı babasını arayıp bulmuş ve o -| Sözün kısası Makine kendini müdafaa Edebilseydi Mamma wvelki sabah, Adadan İstanbu- la gelen Kasamış vapuru köp- rüye çarptı ve köprü dubalarından biri- nin karnını patlattı. Heriğlie kabahat köprünün deği Çi mani moon geri mi kadirs di. Kabakatin vapurda olacağı kanaati hâsıl olmuştu. — Kabahat vapurdaf Denildi ve vapurun Allahtan, sonraki hâkimi kaptana: — Söyle, dediler, neye bu böyle oldu? Kaptanın müdafaasını gazetelerde O kudum: — Kabahat makinede! Demiş., Kabahat olmuş, kimse kabullenme bir — başkasına giydirmek istemiş. Kalamiş vapurumun, I arpmasile husule gelen ksba- hati de kimse kabul etmek İstemedi ve | nihayet kürk makineye gi Gerçi pek süküti değildir. Bam te dokününca, takır tukur sesler çıkarın amma, gıyabında konuşulduğu zaman kendini müdafaa için ses çıkaramuz. Ben ona acıdım, onun müdâfaa vekil zerime nidım. Namına söz müdafaa edeceğim. 1 — Kabahatin bende olduğu, benim durmadığım ne malfım, bunu ne ile isbaf edebilirsiniz? 2 — Farzedin ki kumanda verildi ve ben durmadım. Kabahat gene benim mi olur?, Gerçi ben makineyim, emre itaat mecburiyetindeyim amma; ya bönde bis bozukluk husule geldiyse? 3 — Bozukluğun kabahatini de bant yüklerhek istiyecekler olabilir.. fakat şu ciheti de düşünmelidirler ki ben her za man için esaslı kontrola ve tamire ihti yaç gösteririm. Bent kontor! etmiyorlan sa, tamirim lâzım geldiği halde tamir &« dilmiyorsa kabahat benim mi? Kendi | kendimi kontrol, kendı kendimi tamir & demem yat | 4 — Hem şimdi benim aleyhimde bır İlunmak şöyle dursun, bana teşekkür et meye mecburdurlar. Bir mal oldu. ğum ve düşünmek, olacağı evvelden his setmek gibi insanı vergi hasletlerden mahrum bulunduğum halde gene köprü. ye yanaşmama ramak kalırcıya okadat dimi tuttum ve bozulmadım. Ya ge in ortasında son süratle İle uluverseyöim, geminin, ge civarda bulunan başka gemilerin, ekilerin ne olurdu? Bu. mi? akin> nsmma yaptığım aa herhalde müvekx set kararı İçin kâfidir kanan- mur kürk ne dört | k kik A | Yunan manevralarında bir kaza oldu, 5 asker öldü Selânik, 15 (A.A.) — Kavaklı civa- rinde r alay manevra yapan Kah. arabalardan: bir devrilmiş ve beş asker ölmüştür. Dört asker de yaralan- mıştır, yetlerin tesbiti için tahkla kat açılmı Vazifeleri başında ölen beş askere bü. yük cenaze merasimi yapılacaktır. Rumen - Macar itilâfı Budapeşte, 15 (A.A.) — Rumen - Ma, car anlaşması mucibince, Tisza nehri Ü zerinde Macaristan odun sevkiyatına dün öğleden sonra başlamıştır. şeydir. Onların hleretleri Hatay Arabla. | rinnki gibi: değil; çünkü Arablar, yenı) başlarında duran kendi memleketlerine gidiyorlar; Ermenile: ise, berabör yaşa. maya daha çok alıştıkları Türklerin için- den çıkârak Arabın ekseriyete, Fransa. nın da sahib olduğu geniş bir memleket sahasına yayılıyorlar. Hayata tekrar baş- (Devamı 10 uncu sayfada) pılmıştır. Adam düşünmüş: — Ben neye yapmıyayım? Ve hemen teşebbüse geçmiş... Bu gözete hayat pahalılığı ile nam) mücade's edi.ebileceğini keşfetmiş mi, eumemiş mi bilmiyorum, faka: hayat pahalılı. Hının gtikçe arlmasında bu ev kiralarının ilk âmsl oldüğu- na ben manıyorum.> INANMA! da 90 lira veriyordum, fakat bir yıl oturduktaa sonra tam karturatı terdid edeceğim sırada mal sahibinin bir talebi ile karşılaştım, bilmem ne flatları artmış, kiraları beşer lira zammetmek mecburiyetinde Iroiş, bir evden diğerine raklet- menin mücib olacağı masrafları düşündüm, zammı kabul etmeyi daha kârlı buldum, e. artık birkaç sene rahat ede- İSTER İNAN, ISTER çe

Bu sayıdan diğer sayfalar: