28 Mayıs 1935 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 4

28 Mayıs 1935 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

* TAN ” telrikası : 36. Yazan: Aziz Hüdayi Akdemir TARAS İ ARDEN Lord .Kiçner İngilizler İçin Bir Harika Gibi Görünüyordu... Lord Kiçner'in, büyük savaş- tan önceki yaşayış ve işlerini u- zunboylu anlatmak nemize ge - rek! Biz şöyle bir sinema şeridi gibi geçelim: Mısırda yaptığı muhabereler- l_e Hartum'u almış, Sudanı İngi- lizlere maletmiş olduğu için ken dııınelHı_num Lordu Kiçner sa- nı verilmiş, Transvaal muharı besini kazanmış, 1902 de nşdul.ıı_'ı kumandanı olmuş, Hin- distan ihtilâllerine ve Hindista - nın o kurundaki halden ileri git- mesine engel olacak temelleri at mış, sonra Mısır yüksek murah- h_uı tayin edilmiş, en sonra bü- yük savaşta harbiye bakanlığı - na geçirilimş yokluktan bir or - du yaratmış, Almanların “Cılız ordu” dedikleri dört fırkayı mil- yonluk bir ordu haline getirmiş, 1914 den 1916 ya kadar İngil Ordusunun kurumu ve cevrimi i- Te uğraşmış, yalnız İngiliz ordu- ııyl:_ d_:ğil. müttefiklerinin ordu ları için de çalışmıştır. İşte za - ten onun boğulup gitmesine se - bep te müttefikleri Rus ordusu - na kurum ve düzen vermek kay gusuyla yola çıkması olmamış mıdır?, ., Lord Kiener İngilizler için bir (_hırikı) gibi görülüyor, onun e- linde “bu yapılamaz” denilecek bir şey olmadığına inanıyorlar - dr. Hattâ Amerika sefiri bile *“Yalnız Lord Kiçner adı toprak- lardan bir ordu çıkardı” demiş. Bilindiği üzere Kiçner “Ham- pshire” gemisiyle Rusyaya gi - derken gemi torpillenerek içi dekiler de birlikte batıp gitmiş- lerdi. Kiçner niçin Rusyaya gidi yordu? Rusyada büyük kumandanlar, büyük hükümet adamları doğru huktan ayrılmış, yurtsevgisi kal- mamıştı. Alman ve Avusturya orduları gibi iyi yetişmiş ve iyi «ilâhlı ordulara karşı duracak değerde kumandan ve zabit kal - | mamıştı; bir taraftan da Çrlığı | k için içten âdeta silâh - SIZ ve cephanesiz kalmıştı. Müt- gusu bulunmuyor muydu? Pro - Te nasıl işlediğini iyi bilen İngi- lizler erzak ve si- ve lıvıı_ duygu- ları- nruyandırmak / gereği belirdi Hayvanları öldürmek için esir!erin yemlere karıştırdıkları gramofon iğneleri | Bunları yiyen hayvanlar pek acıklı bir surette can veriyorlardı | miş. Sonra Orkneys adaları öy- le bir yerde ki Almanların orada casus bulundurması gerekmiyor ve adalarda aşuranlar bile her- hangi bir geminin filodan ayrı- lxp herhangi bir istikarnete git- tiğini görüp anlıyamaz. Esasen o tarihe kadar İngilterenin en şimal noktalarında bulunan li- man ve adalarda hiçbir. Alman casusunun izi görülmüş ve sezil- miş değildi. Hele Kiçner'in ge- miye geçtiği Thurso kasabası küçük, herkes biribirini tanır ve ve akrabası olduğu her yabancıyı tanıyım şüphelen- diklezi bir yer olduğu için orada bir Alman casususnun barınmış olmasına İntellicens Servis ihti- mal vermiyor. Hava açık ve Kiç- ner'in bulunacağı ve geçeceği deniz tarafları en açıkgöz kap- tanların idaresindeki karakol gemileriyle öyle sıkı kollanıyor ki, tek bir periskop ucu bile çık- sa görülebilecek. Bundan başka 75 numaralı Alman denizaltıst - nın o civarlara döktüğü 22 ma- yın tüm toplanmıştır. Kiçner, yanında bir general, bir miralay, ve daha birkaç sivil memurlar olduğu halde limana geliyor ve gemiye — geçiyor. Hampshire'in iki tarafında yü - rümek üzere birtakım da kuv- vetler duruyor ve hazırlanıyor. Fakat o gün deniz çok dalgalı olduğundan bunlar yola çıkamı- yorlar, “Hampshire,, in sağ ve solunda yalnız iki kontro torpi- yör yürüyor. Alman denizaltıla- rının torpillerinden kaçabilmek Lord Kiçnerin adı ve sanı £ ra yeni bir güç, yeni bir umut verecekti. İngiltereyi nice ölüm. lerden kurtarmış ve Almanların karşısına “topraktan ordular çı- karınış” bir adamın Rusyaya git mesi, oraya dirim ve düzenlik gö türmesi demekti. Fakat Çanakkalede Türkler, Rusya ile İngiltere arasında da Almanlar vardı. — İngilterenin belkemiği demek olan Kiçnerin hayatı bir Rusya değerdi. Onu bir Alman tehlikesinden koru- mak gerekti. Yola çıkacağı gün ile gideceği yer son kerteye ka- dar gizli tutuldu, ve doğrusu da kimse sezmedi, Örkneys adala- rındaki büyük filo kumandanı ile, hareket günü “Hampshirce,, şey söylenmemişti. Alman casusları toplanmış, yeni gelenler yakayı ele vermiş, İngiliz adaları tertemiz bir hal- de! Yutland deniz savaşından yeni dönerek büyük filo ile Sca- pa Fiwda bulunan “Hampshi- re, n Yutland'a gideceğini kimse bilmediği gibi n& vakit, nereye ve hangi yoldan gidece- ği de henüz kimseye söylenme- için “Hampshire,, in son hızla gitmesi gerekti. Deniz gittikçe azıyor, esen saatte 50 mil hızla esiyor. Koruyucu gemiler dönü- yorlar. Saat 17,30 da denize açı- lan Hamshire 19,30 da torpilleni Yör ve on beş dakikada batıyor. İntellicens Servisciler bunu Al- Wum raporu ile bir manlar ise bunu dıkları iyi haberler üzerine deni, zaltılariyle batırdıklarını iddia etmektedirler. Fakat ayni za- manda Şşunu söylemektedirler ki, bu kadar gizli tutulan bir yolculuk Kiçner'in yola çık- mazdan birkaç gün önce Rusya- da duyulmuş ve bazı yerlerde münakaşalar olmuştur. Suç ki - mindir? İntellicens Servis bunu üzerine almak istemiyor. Hatta İngiliz denizciletine de yüklet- mek istemiyorlar. Suç hep Al - man amiralı Scher'in yolladığı 75 numaralı denizaltısında imiş. Bazı Almanlar Kiçnerin yola çıkacağını bir casus kadımın ha- ber verdiğini söylüyorlarmış. Hatta bu kadın, Hampshire'i batıran denizaltı ile vak'a yerine kadar gelmiş imiş. Almanlara göre. Kiçner'in öl. dürülmesi insanlık ve ahlâka uy- mıyan bir şey değildir. Böyle bir adamın ölümü İngilizlerin umut güçlerini kırmıştır ki, bu da savaşçıların aradığı bir son- dur. İngilizler ise bunun hiçbir tesiri olmadığını ve netekim da- ha inat ve umutla savaştıklarını söylüyorlar. / Kiçner'in ölmemiş olduğunu, gizli bir. yerde — yaşadığını, “Hampshire,, den kurtarılanlar. dardan bDür takımınm aArlmarnya - da bir yere kapatılmış olduğunu; hatta Kiçnerin Berlinde gizlene- rek Alman istihbaratını çevirdi- ğini, Rusyada saklandığını, Çin veya Japonyada ordu kurmakta olduğunu, savaştan bir yıl sonra bir adamın Norveçten İngiltere- ye bir tabut getirdiğini ve bu da Kiçner'in ölüsü olduğunu söyli- yen masallar da varmış! Kitabından çok parçalar al- dığım General Aston'a sormuş- lar; — Bir falcı çok önceden Kiç- ner'e denizde öleceğini söyle- miş. Kiçner de ölümünün pek yakın olduğuna inanırmış. Bu doğru mudur? General diyor ki: “Bu sorguya karşılık vermek güçtür. Fala ve kadere inanm:i ak herkesin düşüncesine hığl:ıd—n'. Benim bu işlerde söylemek iste- diğim şey Alman istihbaratının oynadığı veya oynamadığı rol- dür.,, Ben de bu vak'ayı yalnız giz- liliğin saklanamamış, yahut bu- güne kadar bu dü ün çözül- memiş olması yönünden anlat- tım, (Arkası var) HAZİN BİR ÖLÜM Cumuriyet Kız Orta Mektebi mü- dürü Hidayet evvelki gün az süren bir hastalıktan sonna ölmüştür. Hida yet eski bir maarifçi ve memlekete Şok hizmet etmiş, değerli talebe yetiş bir öğretmen idi. Olümü ken- disini sevenleri çok müteessir etmiştir Cenazesi dün Usküdardaki evinden kaldırilm:ş ve meslek R Ka tmedar mezarlığına görmülmüştür. Merhu - mün allesine ve kendisini sevenlere taziyetlerimizi sunarız. ——— — ——— r ÇİÇEK MERAKLILARINA Avrupa çamları, her nevi KBi K ve fidanları, nadide çeşitlerimiz vardır. Bahçemizi ziyaret etmeden baş- A N Kır Gazinoları Geçen gün, bir kır gazinosun- da, küçük bir sardalya kutusüu için benden 70 kuruş aldılar. Sı- cak ve köpürmeyecek kadar ba- yat olan bir şişe biraya 100 ku- ruş istediler. birine çakılmış levhayı göster - diler: — Biz fazla Tarife böyle yazıyor! Ve bu tarife, sanki belediye- nin emrile ve kontrolu altında oraya asılmış gibi, ses çıkarma- dan istedikleri parayı ödedim. İstanbulda, her hangi bir ga- zinocu mallarına alabildiğine ve tutturabildiğine fiyat koyabilir ve bu fiyatları gösteren tarifeyi hiç kimseye göstermeden, hiç bir makamdan müsaade alma - dan, gazinosunun istediği yeri - ne serbestçe asabilir. Bu tarife, âdeta hükmündedir. bir kanun lan bir şişe birayı 100 kuruşa iç mek için üstelik bir sürü masraf ederek oraya gidenler, kır gazi - nocularının insafsızlıklarını şi - kâyet etmek için kime ve nere- ye başvurmalıdırlar? .Belcdiye memurları, yalnız Sirkeci ile Şişli ve Nişantaşı a - rasında mr dolaşırlar? Bir kaç mesire yerinin beledi- ye sınırları dışımda kalması, ga- zinoculara bu çapulculüğü yap- maları için hak verir mi? — diye soruyoruz. Salâhadd'n GÜNGÖR Gene bilet ücret- leri savlağı Şirketi Hayriyenin yeni ücret tari- fesi leh ve aleyhte açtığı cereyanları muhafaza dı'!ır. Anadoluhisarında ün'de arı neşretmiştik. Bu . bir yorcktan gönderdiği Ber imclu bu koyuyoruz. Bu okurumuzun mek- tubunda haklı veya haksız taraflar o- labilir. Biz, hiç bir fikir ve mütalea ilâve etmeden aynen koyuyoruz: «Memleketimizde seksen seneden fazla varlığı olan, teşkilât tarzı idari ve fenni kısımlarile sahipleri bü- tün müinasile milli ve memleketli bulunan bu müesseseye Şirketi Hay- riyeye karşı yapılan itirazların hemen cümlesini hak ve mantıktan çok uzak bulmaktayım. Şirketi Hayriye idare- sinde bugün memurin ve müstahde- min ve amelenin mikdarı bine baliğ- dir. Bunların hemen cümlesi de Türk tür, mütekaitlerle dul ve yetim ola - rak maaş alan da hemen bu kadar - dır, bunlar da bu memleketin Türk evlâtlarıdır. Sinesinde bu kadar ha- yatı muhafaze eden bu müessesenin kabahati, boğaz sekenesinden fazla bilet ücreti aldığı mıdır? Bu fazlalık hangi ölçüye göre yapılıyor da böyle Pabalılık hükmü verilyor. Şirketi Hay Tiyenin bu Haziran iptidasından iti - baren tatbikınt ilân ettiğini gazeteler de gördüğümlüz ve İktısat Bakanlığı- mnın da takdirini mucip olduğunu en salâhiyettar ağızdan işittiğimiz yeni tarifeyi bizzat tetkik ve dğer mü sesatı nakliye ile mükayese ettim, a: ladım ki Şirketi Hayriye bu tarifeyi tatbik kararını verdiği zaman, ilk se- ne için mühimce bir zarara uğra: ğini gözüne almıştır, bu tarifeye iti. raz etmekte ben hak bulmadım. Çün- kü benim mükayesemde mesafeler iti- barile bu kadar ucuzluk diğer kara ve deniz nakliye şirketlerinde yoktur, Anadoluühiserimdan Istanbula gidi; gelme nakliye vergisi ve Köprü m ruriyesi dahil olmak üzere bilet ücre- ti bıı)nr.l mevki için otuz. kuruş ve ikinci mevki için de yirmi beş kuruş- tur. Kadıköy ve Haydarpaşaya ve Üs küdar ve Kuzguncuğa gdip gelme bi- rinci mevki için yirmi iki kuruş bilet ücreti veren bir yolcunun Anadoluhi sarı için sekiz kuruş fazlasile otur kı ruş tediye etmesi çok mudur? Herhal de aradaki mesafe farkına göre bu - nun kırk beş kuruş olması lâzımgeli- yardu. Şirketi Hayriyenin diğer is - kelelere olan bilet Ücretleri de her - halde çok mutedildir. ve mesafeye gö re yukarıda söylediğim diğer nakil vasmtalarından çok ucuzdur, bunu iş . bat için çok külfete hacet yoktur, mü. kayese için esaslar eldedir. Benim gi- bi biraz meraklı <arnlar bu neticeyi kolayca elde edehilirler, Bebek hattı- vin ucuzluğundan — bahsediyorlar, bu iskele bilet Ücreti, senelerdenberi ka yere gitmeyiniz. tramva; karşısını il Şişli - Çifte Cevizler || Cünmar, gekabeti BDSAZ gea Etem Ali kardeşler aessil| lan kürbiyeli narıra nn Bebeğe o - 3928 — | Anadoluhisarı biletine karşı biraz İtiraz edecek oldum. Ağacın | almıyoruz ki... | Otuz iki buçuk kuruşa satı - Ne 'KENDİ KENDİMİZE ÇATIYORUZ, ersiniz? BİNA VERGİLERİ Bu satırları : Sayın parti şefleri ! Değerli saylavlar! Finanscılar! Vergi mütehassısları! okurlarsa yarda çok faydalı olur. Bu haziran başında bina vergi- leri yıllardan beri yazılmakta o- lan yeni kıymet üzerinden alına - cak deniyor. Başta Finans Bakan- lığı olduğu halde herkes biliyor ki bu tahrir istenilen yemişi verecek tarzda olamadı. Yer yer çalışan komisyonların kiymet biçme dü - şünceleri biribirine uymadığından ve her semt ayni zamanda yazı- lamadığından kıymetler aslına uy gun olmaktan, kâh hazine zara- rına, çoğu mükellef zararına, u - zaklaştı. Şimdi bu kıymetler üze- rinden vergi almaya halkılınca bir takım durumlar belirecek hi; kanunun güttüğü hak prensipleri ne uymayacaktır. Kimsenin hoş görmiyeceği bu istenmiyen durum ların hepsini burada yazamayız. Burlardan en göze çarpan bir iki- sini TAN okurlarından biri bize gönderdiği bir mehtupta uzun ©- zadıya anlatıyor. Mektubun özü şadur? “Bina vergisi yen' kıymet üze - rinden alınmaya başlanırsa akla gelmiyecek — sonu: (neticeler) verecektir. Şöyle ki: A) Ödevsever . (vazifeşinas) mükellef sıkıya ve sıkıntıya ma - ruz kalacak, kaçamaklı iş görebi- len mükellef daha az vergi vere- cek. B) Ayni mükellefin ayrı ayrı yerlerde ayni kıymetteki emlâkin den başka başka mikdarda vergi- ler alınacak; C) Ayni bina için ayrı ayrı esas lar üzerinden ayrı ayrı kıymet - ler konduğu meydana çıkacak. Diyelim ki; Bay Ahmed'in biri Galatadü, biri Şişlide, biri de Bo- #azicinde üc mülkü var. 1931 se. nesinde Dü Dindid: T senede (1000) er lira gelir alı - yor. O sene Galatadaki binaya haymet biçiliyor ve 1000 lira irad hkonuyor. O mükellef, yanındaki komşusunun 8000 lira getiren ira dına 5000 lira konmuş olmasına rağmen kendi mülküne konan kıy meti hakikate uygun bulduğun dan itiraz etmiyor. 1933 senesinde binaların her yüz lira getiriyor Bu sefer Şişlideki binaya kıymel biçiliyor. (Çünkü kıymet biçme işi her semtte birden yapılmad ve her tarafta ayni müddet sür medi). Komisyon Şişlideki bina ya 800 lira gelir koyuyor. Mü kellef bunu da hakikate uygun ol duğundan kabul ediyor. Bu sene ise iratlar 650 şer lira ya düşüyor ve Boğaziçindeki ira da da bu sene 650 lira irat biçili: yor. Şimdi: Ayni adam, ayni kıy - mette ve ayni iradı getiren üç mü! küne ayrı ayrı zamanlarda kıy met biçilmiş olması yüzünden, Galatada yılda 96 lira Şişlide yılda 76 lira Boğaziçinde yılda 62 lira vergi verecektir. Bu, doğru mu dur?. Ş halde n kiymet bi çilen yerler geç kıymet - biçile: yerlerden daha çok vergi verece! lerdir. Buna kıl kadar şüphe yok tır. Mülkünü değerinden " aşağ göstererek komisyonu şaşırtmı: olan mükellefin ettiği körı ağzc almasak bile şu öç mülkün ayr ayrı zamanda yazılmış oluşundan doğan aykırılığa diyecek yok ya! Şimdi bir de şuna bakınzı Söz gelişi, Galatada Kuledibin- de Büyük Hendekte bir binaya komisyon yılda 500 lira irat biç- miş, 48 lira vergisi var demek. Halbuki kiracı kazanç vergisine itiraz ediyor ve (tetkiki itiraz ko- misyonu) : (. ... kanunun 27 inci madde 8i mucibince teşekkül eden takdi: heyeti tarafından tayin olunan s« nevi bedeli icar ahvali ticariyo ve iktisadiyenin kiralar üzerindek tesiratı neticesinde fazla konul duğu tebeyyün etmiş olmakla.... | seklinde karar İ ayni mülke sahibine göre başkâ kiracıya göre başka gelir tahmir ediyor. Bunun her ihisi de doğrı olamaz yal” Okuyucumuzun mek tubundan aldığımız bu noktalarc bir şey eklememeyi düşündük. Siz ne dersiniz? Bitetler 50 ve daha ucuz olmasının, böyle bir mem- nuniyetsizliği tevlit etmesi doğru mu dur? Bu da şirketin idari ve iktısadi zarureti neticesi olarak kabul edile - mez mi? Anadoluhisarından istifa et- tiği bilet ücreti haddi zatında fazla ise o vakit bu mükayeseyi yapmak ve şirketi muahaze etmek doğru olur. Halbuki Anadoluhisarı bilet ücreti şirketin esasen ve emsaline nazaran istifa etmeğe haklı olduğu Ü çok dununda olunca Rumel'his: daha az bir ücret istifa etmesi şirket için kabahat olmaz. Ve nihayet şir - ket daha muztar kalırsa Rumelihisarı için yaptığı tenzili, geri alır ki bu da onun bakkıdır. Şirket bütün hesabat ve muamelâtını ve biletlerden aldığı ücretlerin derecesi için hükümetimi - “Feyziye Mektepleri Cemiyeti,, menfaatine 28 Mayıs SALI akşamı saat 20 1/2 ta MELEK SiNEMASINDA Halk fırkası vilâyet idare heyeti reis vekili B. Ali Rızanın himayesind Fevkalâde MÜSAMERE Sinema - Konser - Tiyatro - Balet Nimet Vehit - Münir Nureddin Şehir Tiyatrosu Balet heyeti - Halide ve arkadaşları temsil heyeti , Radyo orkestrası ve sair birçok numaralar Hem hoş bir gece geçirmek, hem maarıfe hizmet etmek., 100 kuruştur. Sinema biletlerinizi alınız. giıııınd“ len numarahı 958 İ ittihadı *l Türk Sigorta Şirketi Milli ı Telefon : 4,4887. 3221 — ' Harik ve hayat üzerine sigorta muameleleri icra eyleriz. Sigortaları halk için müsait şeraiti havidir. | Merkezi idaresi : Galatada Ünyon Hanında | Acentası bulunmayan şehirlerde acenta aranmaktadır. — zin emrine ve tetkikine ve hükmü âdİ lünesine arz ve tevdii umur ettiğini söylemekten çekinmediğine göre âm- me bukukunu muhafazaya kâfil tedar bir ve icraat alabilen resmi makamat karşısında hususi teşebbüslerle umur mun hayatı için tehlike teşkil edebile cek hareketleri hiç lâyik görmüyo * Tüm... « BEBEK'de K 7 odalı, mobilyah tuvalet ©- | dası ve modern konforu, bü! | taracası ve meyve ağaçlı bab- deyi havi güzül köyk. kirahık ve satılıktır. İstanbul 210 No lu posta kutusuna yazılması 3961 ea FM AA e T Z A 1 lll ON

Bu sayıdan diğer sayfalar: