7 Ağustos 1935 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3

7 Ağustos 1935 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

a TRAKYADAKİ IŞLERİMİZ Genel Espekt Ad Öne Sürülüyor Ankara, 6 (Hususi muhabirim pPektörlüğüne kimin getirileceğ t ulma! unda İç Bakanlık müsteşarı Veh valisi Kâzım Dirik bulunmaktadır. *, burada bazı yayıntılar d enel Enspektörlük, Başbaka ista Bakanlar kurulunda bir dare edilecektir, bus, ca İnhisarlar İçi İy Ankara, 6 (Hususi muhabirimiz bildiriyor) — Gümrük ve İn- “sarlar Genel Bakanlığı binasının yapılacağı binanın yeri ha- #irlanmış gibidir. Burası devlet lâren, Nika İmiş ve yeni temeller atılma İki Buçuk Ankara, 6 (Hususi muhabirimi &t kaymakam tayin edilebilme! iplerinin, mezun olduktan sonr: içi şart koymuştur. Bu vaziyete yandeki çalışmalar, mektepten £ <. dayacaktır, Hekimleri- mize Saygı Gösterelim! UBaş tarafı 1 incide) Anlaşılıyor ki, Türk doktoru sene- k " da “enberi matbuatumızın başlıca de- mevzularmdan biri olmuştur. acmılacak, hatti daha ağır im, utanılacak hal de budur. Von al “özliyel Misin bir adam, falan hattı yapma» behiizerine almış, herhangi bir ec , Pirketten ikinci el olarak inşasını ir aldığı yirmi otuz kilometreyi Sala; Yağ battâ altıncr ellere satıp hiç Many Kirk elli bin lira vurduğu z- dokt PURA sen çıkarmıyoruz da, bir be, run hastasından aldığı üç veya eş Enzetelerimizde büyük mem- ip eselesi haline getiriliyor?. et bir küçük, küçücük sanayici, bawıg, öden ham maddesine kadar dr başga taşıdığı iptidmi tezgâhmda, kap, tezgâhınm da'değil de, yalnız Yi kaç, gümrüklerin ve Teşviki sana- UNuhun temin ettiği vaziyetler. bej " is aç bir gpartman aralar ve sokaklarda bun, *İ yavrusu tavrile dolaşırken, kafa, aldürış etmeyiz de, bir doktor di, sn güzel harcını kullanarak tn, ir ev veya apartıman yaptı- Apandisit Palas” , , yahut «Tömür diye vaftiz eder, resimle ne bi yeli Memlekette ilim adamları « imç “Att ve alın terleri etrafında Mez ig remlekette, bizim doktorla ” yarattığımız şekilde bir is- vası yaratılmıştır ve yaratı- Bir Be. > ki, Ni Sesim Omer, bir Akil Muhtar, M. ketet Omer, bir Tevfik Salim, bir Aç) bir Ahmet Kemal, bir Or- bir Bürhanettin, bir Maz- bir Meh- bir Sani Yaver, Şakir Ahmet ve geçerek hattâ bir ve Yi: bir Fahri, bir Muzaffer yen imleri hatırıma gelen ve mler, aha nice, yüzlerce değerli | tame var ki,sabahtan akşama 1 hiranen sabaha kadar, memle- reg aeelerinde, etraflarında yüz- Batın, n < genci, bu yurdun dört te- rap gi, £9len hastaların boşında, Balığı iş enmeden bu memleketin İS hangi» Şalışıyorlar, Bunlar içi İn, © memlekette doğerlarsa doğ tak 1, emleket için nimet “e kadar kafası araralasalı der heh nlar çoktur. Bu memle ihdey > sınıfının yeri tâ Balkan m yurda hizmeti da tta gelen ordunun hemen gün arsrulusal sahada isi çEzri olarak zaman zaman i ağar i mide tanlar Türk heikmle. ada Bulgar profesör dolu bir salonda Akil | bir konferansın na- onik orkestrasının bulunduğu binadır. Bu bina tamamen yarak üçüncü, dördüncü, be - | ifade ederek arka arkaya bir | örlük için Üç iz bildiriyor) — Trakya Genel enüz belli olmamakla bera- dır, Adları söylenenleri , Ankara valisi Nevzat, İ nım Ankaraya avdetine ve bu karar verilinceye kadar vekâle- n Yeni Bina mahallesindeki Cumurreisliği ğa başlanmıştır. Sene Staj z bildiriyor) — Divanı Muhase- k için Mülkiye ve Hukuk mek- a, iki buçuk sene staj görmele- göre, mektebe devam müddeti mezun oluncaya kadar staj Sa- Erganiye varan ray | Ankara, 6 (A.A.) — Bakır hattı - açılması münasebetiyle, Bayındır lık Bakanı Ali Çetinkaya aşağıdaki telgrafları almıştır: Ali Çetinkaya Bayındırlık Bakanı ANKARA niyörles rinden olan Cumuriyetin, bil in büyük e yi net ve şükran dolu çoşkunluklaril yaptık Bu şerefli işi bana tevdiinizden dolayı da minnettarlığımı şahsi hür. metlerimle ber d v 1 Müt, A. Özmen Bayındırlık Bakanı | ANKARA Cumurluğun ulusal hiz: büyük amacına daha ulaştı. Kutsal tutumu muzla daha yüce o amaçlarına da va- raçaktır. kır madeni İstasyonunun açılma yürekten kopan göste- Ali Çetinkaya r sunarım. bay: T. Bi | DİYARBEKİR Mafra Vekâletin Bugün bakır hattının pozunu me- rasimle açarken bu büyük eserin ba, şarılmasında çok himmetleri mesbuk zâtı devletlerini saygı ile andık. Tebriklerimle arzederim. Diyarbekir İlbayı Fair Ergun —— Amerikada zen- T Yumurtaları Çıkarmak İçin Kolaylık (Hususi muhabirimiz bildiriyor) Ankara, 6 onomi Bakanlığı, takas yolu i- şıkarılacak yumurt hakkında, ilişikli olanlar lerle aras mızda mevcut muvakkat ticaret an- laşmaları hükümlerine g yolu ile yapıl muamelelerdeki g kişaf edem ihracat y ilemeler yüzün » diği ve hattâ ba- hazır yu - âyni sebep yüzünden ta- ii kaybettiklerini yapılan anlaşılmıştır. — Bu mahzurların önüne geç k urta ihracatımızı müm- » kadar arttırmak için a hareket edilmesi A — Takas yolile ihraç yumurtalar için, ibra olunacak sikalara iş. derhal esi lmeksizin n verilmesi, ve evsafın sas olarak alınması, satış kıymetini: gerek bu vesikaya göre, gerek icap eden kalara larından hazineye| gönderilen tahviller (Hususi muhabirimiz mamış olan damga basmak uretile iptali € m üzerin veya yazı yâzm gidilmede: »derilmesini bil Kaymakamlar arasında Ankara, 6 (Hususi muhabirimiz ginlik vergisi ington, 6 A.A, Sayi u zenginlik vergisini on. e Roosevelt, büyü şeflerinin k vlar la » Katolikler ve Berlin olimpiyatları Nevyork, 6 (A.A.) — Önemli bir baftahk katolik mecmuası olan “-Com , rın Ber - temekte ve şunları yazmaktadır; katoliklere ve katolik s in büt ne gitmekten kaç yoruz. Çünkü ka ara girmeleri, dine Tümleri onam; gözlerim yaşararak gördür Başka bir gün Bükreste İzmir mem leket hastanesinden gelmiş bir opera- tör, dünyanm ber tarafından gel- miş tehassislarım top- landığı bir kongrede Türk hekimliği. nin yüzünü ağartacak onların yalnız kazançlarına, delik keselerine dikiyo- ruz! Halbuki başka yerlerde onla rın bu memeleketteki şöbretleri dere- cesine varmış eşleri, değil üzerlerine iki koca rehin damgası vurumuş iğ- reti apartımanların, fakat servetlerin ve kâşanelerin sahibi olarak yaşıyor- lar ve omuzlarda taşmıyorlar. Ayıptır, insaf edelim, ve Türk he- kimlere, hiç olmazsa yabancı hekim- ler kader olsun saygı gösterelim. ) — İç Bakan bu kararı çenel direktörlük lerinden Sıtkı Orhan Gazi Limon yedi kuruş! Şehrimizde limon stoku azal- dığı için limon fiyatları pahalı- laşmıştır, Limonun tanesi 4 ku- ruştan 7 kuruşa-kadar çıkmıştır. Bu yükselişin çok sürmiyeceği alâka uyandırdığını Ali Naci KARACAN sanılmaktadır, K MATLAR N KRONIK —LiM aşla ON büyük savaş e ün almıştı, Denizaşırı olan lâstik o zaman| ğundan, Alman ormabi yerine kelimesi mez old stanbula gönderilen leklerinin İâstik rileri kıtıkla doldurulmuş meşin ç berlerle çevr olmas şaşmıştık. Hele bizim dikleri vakit, ş | ri yerine kâğıtla kaplanmı görünce o büyük kudrete ıstrmmştık. Büyük savaş içinde zorağdan çık- mış olan bü ezsatz modası savaştan sönra gene devam etti. Nitekim sa- vaşta bozgunluğun sebep olduğu karışıklığı düzeltmek için Almanlar rın kendi aralarda bir kurtarıcı kamayınca, onun yerine, aslı Avus- turyalı olan ve Bay Hitler'i başlarına eçirmekte Almanlar hiç tereddüt ediler, Şimdi de, her günkü yemeklerin- kit çok İlizumlu olan lime- ne başka bir şey kullanma nın çaresini bulmuşlar, Bavyeranın araflarında çıkan Fraen- ung gazetesinin de- ine bakılırsa, Jimona karşı açılan bu savaşın başlıca sebebi ökonomi düşüncesiymiş. Alman topraklarında yetişemiyen İlmonu (satınalmak için Almanlar her yıl, kendi ulusal gel İ lerinden milyonlarcasını yabancı ül- İ kelere dermek istemiyorlarmış. Bu ökonomi düşüncesinde Alman- lara hak vermemek kabil değildir. ontrol ko « | Limonun bu aralık gittikçe pahaltlaş» ması herkesin canını sıkıyor. Limon ştiren ve satan adamların insaf- a karşı çare arayıp bu nı dolayı Almanlara teşci İy | sazlı Almanla fikrinin gel sıyasal duyguların ğunu da kabul etmeli- Birkaç hafta önce ben de bura- da anlatmıştım. Limonu nya- t » On- kten döndükten | tanımış oldukları limora bir sıfat ver ve kamış bayramda havraya giderken bir ellerinde limon, yahut, © cil | Bu beraber, çeçmek | sına her gün çor elinde İimonla hav ud mesini İstemiyeceği pek tabi Sonra da Almanyada kullanılan li- çoğu İtalyadan gönde- Avusturya ba e Bay Me ra larm en edir. ma birka, derir. İtalya ka daha çok u suretle da- | yecektir. Almanların ziyade boğa Almanlar limondan işler, Kendileri limonu bul zorla v de limony ullanmak #det olm reçmek Ancak n ondan vazgeçince, ları dilik end dan çık on turu şim- otunu E Yerli Mall Evelki gün kapanan Yerli Mallar Sergisinin pavyonla ar Sergisi YERİN E ğinm eski yu gelir, Bu ırmağın k Ravendin adı irmiş oldukları halkı ona bir a da Alman. rek ravend de F lerdir. Ravendin be arya topraklar; ü il da yetişmiş ve dan Avrupı tir. Bizde ravendin içine ancak ilâç olarak kul- lanılan cins bilinir. Bunun tozunu hekimler reçeteyle yazarlar. Şuru bunu bazı anneler çocukları karnı fe- rahlansın diye içirirler. Bu ilâç şim- di batı ülkelerine Çinden gelirse de, gene Asya ortal y erin de onu Türklerden satmal- 1 kuvvetle yet olunur lılar ravendi ilâç olan cin- sinden başka bir de seb; len cinsini bilirler. Bu manyada, İngilterede, Fransa sebze gibi, bem tatlı niyetine yincilis Tadı mayhoş onu hamur bir pudding yapa: Almanların limon mak istedikleri ravend işte bu may- hoş ve tatlımsı ol. Alman gazetesi bu önemli haberi verirke “Uğurlar olsun sana ey limon! iyor, bundan sonra bizim sana ihti- z yoktur. Bizim, azıcık olan ravendimiz bize hem serin- lik verecek, hem de bizim halis Ak man cinsinden olan kanımızı temizli- e biz, yalmz maddeleriyle, getiril yerine kullan: | kendi yur run kendi anamız alman toj lerile yeni Alman adam mek istiyoruz!,, Fakat bana öyle geliyor ki, ravend ne kadar öz arya malı olsa da, limon yerine onu kı ak fikrini zihni pek münkabız olan bir Alman tür. İtalyanlar, zaten, imi için faşisti! kurulmuş bir ersaztır, d lar, Limon yerine Almanların kullandık: yunca, onun kintyağının has: bir ersatı şim el Mina | in de hatı. i pek | aşlarında in, limon suyun gi bir şeyden, me- satz bul: tü Alman kimyage: dan baska herka; selâ Almanyada n patatesten Tin vi çalışacaklar İ Ğ.A. Ekmek bugün ucuzluyor tatbik edilec cala da 14,5 kur Yeni Belediye bütçesi 935- bütçesi âli yeni bütçe birkaç güne kadar ve Ağustos ücretlerile E yeni bütçeye gönre verilecektir. | Alman-Çekoslovak hududun- da bir hâdise , 6 (A.A) — Benes'i Sosyalist partisine bağlı, kurucuları” trava civarında, çekilerek, sinir metre ilerisinde »ulunan patılmışları köprüsünün birkaç tevkif edilmişler ve nda Bozuluyor ga dün ulmuş ve mektep binasmın boşaltılmasına başlanmıştır. Yu- ! Karıki resim, dünkü çalışmayı gösteriyor, - | ime. Burası hor gün binlerce ada | Vakit SERGİ Mİ, ÇARŞAMBA PAZARI MI ? lâfı benim kulağımda vesile ile küpe olmuştur. Birisi; sergileri vardı. Bu bir ki, ondan azar âzar ur,, du, Yani o maa» in âmiri bir mik dar para , derdi.. Para lınırdı. Rahenetli babam ben kü « çükken bu sergilerden çok bahs: derdi. Onun için aklımda kalmış. üç eskiden mas çeşit kâ para “bu şın veril, Bir de Pariste 1900 sergisi açıl « mıştı, Ben gitmedim ama gazete « lerde okumuştum. O fırsatla orada bir güreş cihan pehlivanlığı müsa- bakası yapılmıştı, Ben de o vakit ci- hız bir çocuktum. Her sabah gaze « teyi çöp gibi parmaklarımın arası » na alır, bizim pehlivanların kimle ri yendiğini titreye titreye okur » dum. Ondan dolayı sergi lâfı ak » lmda kalmıştı, Uçüncü kulak kü » pem de şudur ki, her sene Rama zanda Beyazıt camiinin içine serg kurulurdu. Bu sergide, reçel, turşu, tesbih, cizaralık falan satılırdı. (Şim- diki yerli malları sergisi de bundan pek farklı değil, Yalnız cami avlu- su yerine mektep avlusu) i hakkındaki bütün bu mef bir de şu mevsimde pur iskelelerinden, şimendifer is tasyonlarına kadar her yerde göze, daha doğrusu ayağa ilişen kavun karpuz sergilerini katarsak lerin Exposition sözünün £ı olarak kullandığımız (sere gi) kelimesinin kafamdaki karışık formasını biraz anlatmış olabilirim, va » Türkçe oladursun epeyce za. her sene Galatasa - d bahçesile koridor - larmda bir yerli mallar sergisi açı, min, girip çıktığı bir yerdir. Gazetelere bakarsak günde 20 - 30 bin kişi gi. rer çıkar, Fakat bu rakkamı kim İ bulur. Girip çıkanları kim sayar? | O belli değildir. Dikkatli adamlara sorarsanız bu sergiye girip çıkanlar hemen hemen hep ayni adamlardır. rmiye, kahve içmiye, don durma yemiye ve flört si- derler. Ben geçen sene se de burada değildim. tim. Bus etmeye ne de (Akay) vapurlarınn güvertesi gi” | bi kalabalık. Geçecek, yürüyecek İ yel yok. Bir türlü gözüm yemiyor. İki sene evvel bir kere bu sergiye girecek o oldu; lar ter kadar sıkıldım ki; dışarı çıkar çile maz tartıldım. n eksilmiş am. için doğrusu havalar iyi ce serinlemeden sergiye gitmiye m, O zama « k kalmıyaca » iyi bir araya bulunmıyacak pek cesaret edemiyor na kadar da sergi a ğma göre benimle pek yoli Girip çıkan eş döstun dedikleri « ne bakılırsa sergide harıl harıl ça hışan pasta; dondurma, lokum, kah- ve, şerbet, gazoz, ayran (hattâ tur. şu) gibi (konsomasyon) yerleri asıl endüstri) yi gölgede bırakıyor Bu halile sergi bir panayırdan başka bir şey olamaz. Acaba ne - den bir kukla tiyatrosu ve bir hok kabaz salonu da açmadılar? Pek lâ eğlenceli bir şey olur. Her hal gelecek sene kayık salmcaklarla güzel bir atlı karmca kurmayı unut #mamalı .Bir taraftarı liye dursun diğer lunda esnafın yor. Hepsi ellerini gö vuşturmuş yerli sergi böyle raftan, Boyoğ bıçak islerine ka » sergisine a açımı mallar bakıyorlar, açılmaz orada dükl nerede ? lardan almıyo: nun kârı Bana sorarsanız gitgide bu sergi şehrin muhtelif semtlerinde kuru « lan pazar yerlerine dönecektir, O « nun için benim açıkça fikrim, mal satmaktan ziyade mal göstermeye mahsus sergileri teşvik etmek, hat- lâ sergi ismini ancak satış yapılmı- yan yerlere vermektir. Çünkü yer- leşmiş ve dükkân açınış esnafın za» na bir takım imtiyazlara daya- k gelip Beyoğlunun göbeğinde satış sergisi açmak belki fabrıkacı- nın lehinedir ama ondan malt alıp satacak daimi müsteri olan tücca « n aleyhinedir. O sebeple gelecek sene: 1 — Bu sergide satış yapılmama» dır. 2 — Yapılacaksa getirip şehrin ticaret merke arak, orada ki mağazaları zarara sokmamak için sergiyi meselâ Gülhane parkın da açmalıdır. Gerçi bu sözleri, serginin eleba « yıları gülerek okurlar ama eğer İs tanbul Tecim ve Endüstri odası şöy- le başını elleri aranın alıp düşünür se bu serginin bugünkü şeklinin kârlı bir iş olmadığını bulur. B. FELEK

Bu sayıdan diğer sayfalar: