28 Mart 1937 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 6

28 Mart 1937 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Amcanın Köşe evgili yavrularım. 'TAN'in klübü hepinizi hareke 4» getirdi, Yazılmak için müracaat e- denlerden âdeta birbirlerile yarışı - — yorlar, Klüp için hazırlamakta olduğumuz karneler bitmek üzeredir. Şimdiye ka dar fotoğraflarını ve mdreslerini a - çık olarak göndermiş olanlara kar. neleri gönderilcektir. Karneleri alan. Olar da kendilerine klübün vadettiği — kolaylıklardan istifade edeceklerdir. Bir de siz bize klübünlüzlün nasıl ol- ması lâzımgeldiğini bildrmez misi > mir? Elbette sizin de istedikleriniz ve düşüümlükleriniz vardır. Eğer bunlar içinde bizim yapabileceklerimiz var - sa, onları da yapmak elbette vazife. mizdir. Küçük TAN siziule deha yakmadan alâka dar olmak istiyor. Bu maksatla sizin aranıda küçük bir anket yapmağa karar vermiştir. Bu anket için bir ta. kım sualler hazırladık. Bu sualleri mekteplere dağıtacağız ve sizlerden senller smıfınıza geldiği zaman onları Nevyorkun merkezindeki bu bü. yük gar Amerika şehirlerinin görül! yoğun - miye değer bir yeridir. Genişliği, yiğk.. sekliği çek azametiidir. Bu resimde. ki insanlarla ölçerek onum büyüklü. Zünü gözlerinizin önüne getirebilir. niz, Işık bile bu koca gara ne garip! bir şekilde giriyor, bakamız. HANGİSİ DÜŞMÜŞ? © Müşteri — Nasıl, sen burada gar — sonluk ediyozsun ha? Hem de böyle bir'lokaniada... Bu kadar sefalete düştüğünden haberim yoktu. © Garson — Yo, yo bayım; çok şik kür. Ben hiç olmazas böyle bir okan. tada yemek zöyecek kadar düşmüş im, " Haşimi lrer deye ea Benim acaip renklerde bir yığur aktile ihtiyar bir köylü kadın, bir de onun biricik oğlu vardı. Adı Memiş idi. Kadıncağız başka çocuğu olmadığı için Memişi pek yi. martmış, nesi Var, nesi yoksa onun uğruna harcamıştı. Mlemişin babası, o daha pek küçükken ölmüştü. İh. tiyar annesinin de var yoğu tüken. miş yalnız bir ineği kalmıştı. emiş epeyce büyümüş, neredeyse delikanlı olmuştu. Fakat, gok şımarık. Bir iş görmez, haylazlık ederdi. Bir gün annesi ona: — Memiş, dedi, her şeyimi satıp sa. na yedirdim. Koskoca bir oğlan ol- Kala, kala bir ineğimiz kaldı. Bari onu da götür pat ta birkaç zaman geçinelim, Yoksa açlıktan öleceğiz. Memiş ineği aldı. Pazarm yolunu tuttu, Fakat daha oraya varmadan yolda köyün kasabma rastladı. İnek pek semizdi. Kasabın hoşuna gitti. — Memiş, dedi, bu ineği pazara “kadar götürüp yorulacığına bana , onları sana veririm. MR saf bir çocuktu. Bu sözle ve kandı, İneği famulyelerle değiş- ti, Eve döndüğü saman zavallı ane ne yapacağını yaşır- dı. Fasulyeleri kuldurp bahçeye fir- Yattı, O gece ikisi de aç yattılar. Ertesi gün uyanır uyanmaz Mem bahçeye baktı. Ne gör. İD beğtenirsiniz. Annesinin attığı fa: ti bulutlara kadar uzamış. Bu bir fasulye fidanı, en büyük ağarlardan çök daha uzun bir fasulye ağacıydı Memiş dayaonmadı. Bu koca fida- ın en üstüne çıkmak istedi. Daldan ala tırmandı, tarmandı. En yukar- Ya çıktığı zaman kendini bulutların İtasında ve yeni bir memlekette bul. Bu ike kendi kiylerine hiç ben- demiyordu. Çiçekleri, kelebekleri, kuşları bambaşka ve daha çok güzeL di Memiş be güzel memleketin ber Yânmı gezmek İçin ağartan Loprnğa İndi. Fakat dala bir adrm atmadan karşısında nur yuzlu bir ihtiyar ka- din gördü. Bu kadn Memişe: “Ben, dedi, bir periyim. İyilik pe- isi, Bütün iyi insanlara yardıma ko: | sarım. Senin baban çok zengin ve İ Sök işi yürekli bir adamdr. Varmı, | vu fakirlere verirdi, de m gördüğün güzel mem! DİS Tar Babanın yaya İ saldığı ünü duydu. Onu çekemedi, İ öldürdü. Bu dev hâlâ sağır. Şimdi Sana düzen iş bu haini öldürüp ba batim öcünü almaktır. > Haydi göre yim seni Memi. Ben sana © eldiği kadar yardımcı olacağım. Bu devi öldür. yi insanları onun fena Onun bütün hazi. varırsın., 'Memisin gözleri yanardı. Babam. nın öcünü almıva and içti O düz yolda yürüdü, yürüdü, santlerle vi. Masat Altın Yumurta de gül topluyordu. Bu kadın nasılsa pek merhametliydi. Memişe acıde Dinlensin diye içeri aldı. Karnını doyurdu. O sırada bir gürükü ol du. Bütün ev zangır zangır titredi. Baba dev eve dönüyordu. Karısi he. 'men Memişi mutfaktaki fırına sakla. dr. Dev içeri girer girmez: — Burası taze et kokuyor, diye ho. murdandı. Karısı da; : — Şimdi sana bir dana kestirdim de ondan, dedi, Ve hemen sofrayı kurdu. Fırının içinde Memişin kor. 'dun amma, hiç bir iş gördüğün YOK-| kudan dişleri biribirine çarpıyordu amma, devi seyretmekten de vazge çemiyordu. Koca dev yemeğe, içme ye bir türlü doyamıyordu, * sanki. Pakat nihayet doydu. Sotradan kalk a. Karına: — Benim tavuğumu getir de bi. raz eğleneyim, dedi. 'Ne tuhaf bir tavuktu bul. Dev 0. na: “Yumurta tavuğum!, derde mer masanın üstüne kocaman bir al- tin yumurta yumurtlayıverdi. Biraz sonra devin bundan da canı sıkıldı. Karı koca ememiye başladılar. Çok geçmeden de uyudulor. Memiş hemen fırından dışarı fir. adı. Tavuğu kapınea olanca kuvve. tyle kaçtı, Kaşa koya fasulye ağa ema Dallara basa basa in- di, indi, indi. TA bulutların arasından annesinin kapısınm önüne... Sevinç. içinde tavuğu annesine verdi: — Bak anneciğim, bana “çalışm. yorsun,, diyordun. Ben neler kazalı. 'drm. Diye annesinin boynuna sarıl. dı. kisi de sevinçten ağlaştılar, AL tün yumurtayı satıp uzun zaman ya- #adılar, Paraları bitmiyo yüztutün en Memiş. bir sabah gün doğarken yine fasulye dallarma tırmandı. Â- esip memlekete vardı. Düz yolda #aatlerce yürüyüp devin sarayını bul. du. Devin karısı onu tanıyamadı. Çün. kül, Memiş çok büyümüştü. — Vaktile bir küçük oğlanı evime alım da altın yumurtuyan tavuğu. muzu çaldı, kaçtı. Seni içeri ala mam, diye onur içeri koymak isteme. di amma, nihayet Memişin yalvar. 'malarına dayanamadı. Onu eve sok. tu. Yiyecek, içecek verdi. Yine ko- enst eve gelince: “Dana kastim de © kokuyor, diye aldattı. Dev bu seter de yemkten gonra torbasiyle eğlendi. Bu torba “altın dol!,, dedikçe etrafa paralar serpiyor du. Devle TRAM, Nüemvet or kamastıren bir İsaraya vardı. Devin karısı bahçesin/ ya başlayınca Memiş: torbayı alıp, kaçtı, Annesinin evine indi. Sevin. diler, yediler, içtiler, günler geçti, Memiş bir sabah yine günle beraber yataktan kalktı. Çünkü duha işisa, pa varmamış, perinin dediklerini yan pumamıştı. Yine fasulye dallarına turmandı. Güzel ülkedeki dev sarayı- na ulaştı, Bu sefer tanınmamak i. çin yüzünli, elerini siyaha boyamıştı. Devin karısı epeyce nazlandı, amına, o mu yine içeri aldı ve tabii hiç tanıma- dı. Yine dev ortalığı titreterek eve döndü. “Taze et kokusunu Aldı. Ak- si seytan bu sefer karısmın sözüne İnanamadı — Sen hep dana kestim, diyorsun amma, benim tavuğumla torbam ça- undı. Onlar bana babamdan yadigâr. di, Bir daha nerelerde bulurum. Dur ben evi bir arıyayım, bu sefer elime geçen olursa bir lokmada yutarım. Diye dişlerini gıcırdatmıya basladı. Yukarı aşağı bütün sarayı altüst et. 8. Fırını içinde Memişin korkudan içine inecekli. Bir ara dev mutfağı aramıya geldi. Fırın önlinden geç. ti. Fakat bereket fırının içine bak- mak aklma gelmedi. Memiş te de- vin ağrmda bir lokma oluvermekten kurtuldu. Akşam yemekten sonra devin cani yine biraz eğlenmek iste. di, Bu sefer karıma: — Şu benim çalgımı getirde ba 'na biraz ninni söylesin, dedi, bu-çal. gi ufacık bir şeydi amma, mahareti pek büyüktü. Dev ona: — Bana ninni söyle, der demez i- çinden o kadar tatlı şarkt sesleri gel- di ki; Memis şaşırıp kaldı. Devle ka. ri o akşamda erkenden horladılar. Memiş fırından dışarı fırladı. Çalgı- yı kapınca kaçtı amma, bu çalgı onun için kurulmuy bir tuzaktı. Çünkü; Saraydan çıkar çıkmaz içinden o ka. dar müthiş sesler çıktı ki nihayet dev uyandı. Yatağından fırladı. Mo- mişi kovalamıya başladı. Şimdi ar tık çalgıyı atzu da bir faydası yok. bu. Dev bir kere kızmıştı. Kendini İç kere aldatamsağ | bırakır mıydı iç? Zavallı Memiş varkuvvetiyle kaçtı, kaçtı, katı. Tam dev elini uzatıp 0- nu yakalıyacakken famılye fidanını ulaştı. Daldan dala atlayıp aşağı in- di. Dev de onun gibi aşağı inecekti amma, Memiş koca bir balta İle a- ğacn kökünü kesti. Devrilen ağacla beraber dev de tâ bulutların arasın. dan yere diişüp parçalandı. Gürültüye koşup gelen köylüler 0. Tup biteni öğrenince üç gün üç gece genlik ettiler. Sihirli torba ile sihirli tavuk anne İle oğlumu, hattâ bütün köyü zengin etti. Dev de cezasını buldu. —— —— PARA İSTİYOR — Nasılsm ? Bir iş bulabildin mi7 — Hayatımı, yazı yazarak kazanı. yorum. — Demc.. Ben senin böyle bir is tidadn olduğunu hiç zannetmezdim. — Sey. Yani her ay babama bir uheklup yazıp para istiyorum. TANın Çocuk İâvesi 3 Beyaz Kömür Satılıyor Şe beyaz bir. kömür an tumuya başlanmıştır. Bu ki, mür konulduğu yeri asla yor, İsterseniz sobaya atarken hiç maşa kullanmayız. Ellerinizde en ufak toz İzi görünmez, Bu temiz kömürün ne olduğunu merak ettiniz tabii. Anlatayım: Bir Amerikalı kömür tüccarı düşünmüş, taşınmış. Kömürün pisliğinden her. kesi kurtarayım demiş. Hem herkesi ten deha çok kömür satarım. Heni de insanlara bir iyilik etmiş olurum. Bu adam kömürleri dört köşe, dört köşe kırdırmış. Üstlerini kendi yapı tırdığı incecik bir kâğıda sardırmış. Bu kâğıdı makine İle sıkaştarmca kö- müre o kadar yapışıyor ki âdeta kö. mürün üstünde kâğıt yokmuş ta san. ki kendi yengi beyazmış gibi görü. nüyor. Bu kâğıt bildiğimiz kâğıtlar. dan başkadır. Yandığı zaman hiç kül burakmaz. Kafeste afeste bir kuşunuzun. bulum- ması sizi her halde havadaki on kuştan çok eğiendirebilir. Geliniz. ze kuşu kafese sokma oyununu öğ. yeteyim. Boyu eni (10) santim uzunluğun. da kalınca bir mukavvanız var mr? Varsa bir parça da sicim bulunuz. Çok uzun olmasa da olabilir. Zararı yok, Bu mükavvanm (x) işaretiyle gösterilen yerlerine birer delik deli. Diz. Yani karşılıklı iki yanlarının tam ortasma. Mukavvanm bir yüzüne böyle bir kafes resmi çiziniz. Öbür yüzüne de bir kuş tesmi, Resim yap. mak güç geliyorsa bir kitaptan bir kuşla bir kafes resmi kesip mukav. Vana iki yüzüne yapıştırınız. Sonra siciminizi yukarıda ve aşa- Hida açtığınız deliklere geçirip iki kat ediniz. Alttaki sicimden sıkıca tutunuz. Üsttekini de bir arkadaşı. hıza tutturunuz. Bu arkadaşmıza söyleyin, mukavvayı yirmi otuz de. fa hep ayni yana doğru döndürsün.. Tâ ki sicim iyice bükülünciye ka - dar. Yukarıdaki ipin katların: hizla bi- ribirinden ayırmaz. Mukavva, fır Gy il döner. O zaman kuş sanki kafes. te imiş gibi görünür. Bu oyunu arka. daşlarmıza da yapmız. Hepsinin ho. şuna gidecektir, kirleri. | HEM EGLENCE HEM BiLMECE Bu 8 köşenin her birinin altında f- da birkaç harf yazıl. Bu harfle: yerlerini değiştirerek bir söz yapabi- Hirsiniz. Yalnm her sözün baş harfi eksiktir. Bunu siz bulup yerine ko. vakamız. Resimler bu sözü bula bilmeniz için size verilmiş birer yar- dımender. Her resmin altındaki söz mutlaka © resimde gördüğünüz bir şeyin adıdır. Meselâ: Farsedelim ki birinci köşede bir domates resmi ol- saydı, altmda (Setoma) harfleri ya. zılı bulunacaktı. . Siz de (d) harfini arıyacaktnız. Şimdi harflere ve üst. lerindeki resimlere dikkatle bakınız. Bu harfleri öyle sıralayınız ve başla: rma öyle bir harf takınız ki meydana çıkucak söz, üstündeki resimde görü. ner bir şey olsun. Yalnız dikkat ediniz: Her söz mut- laka üstündeki resimde görülen bir şeyin adıdır. Yalnız bunlardan ba. nıları pek küçük şeyler olabilir. Bu. nun için resimlerin en ufak ve göze çurpmıyan yerlerine dikkat ediniz. Soldan sağa — (1) Renk. (2) Ki- şın giyilen bir şey. (5) Dolay (7) kol kenarı. (11) Bir akraba, (13) Bir arada bulunan birçok O hayvan.| hesere böcekler bile dokunmıya kı- (14) Asker, (15) İçmiye benzer bir) #ey yapan. (16) Şefak vakti ve bir gizetenin adı (18) Oturulan bir yer (19) Evlerde çok kullamlan bir &. iet, (20) Kurunun aksi ve yaşadığı. miz yıllar, Yukarıdan aşağıya — (1) Bir bö. len bir yemiş. (8) Bir emir. (12) Ar. ka. (13) Karışımızdaki için söyleriz. (01) Ecdadımız, No:3 Bu adamın sepeti yemiş doludur. (6) tanesinden mâadası elma, (6) tanesinden müadas: ceviz, (6) tane. sinden mâadası da portakaldır. Bu adamın tepsisinde kaç tane elma, por” takal ve ceviz var? Bu bilmece zor görünüyor. Balbu. ki çok kolaydır. Yalnız biraz dikkat ster, Kahkaha Köşesi ŞAHESER Koltukçu — Bu masa XI üncü ui zamanından kalmış. Garanti i- le veririm, Müşteri — İnanmam, Çünkü hiç bir kurt oymamış. çi Koltukçu — Tabil... Böyle bir ya- yamamışlar, YÜZÜ YOKMUŞ!/ — Şu iki şeyi hiç unutma: Kimse- den ödünç alma, Kimseye ödünç ver- Çiçek Nasıl Kurutulur? yrçiçekleri ne kadar hoştur değil mi çocuklar? Bahar geliyor. Güzel havalarda kırlara çık» tığınız zaman bunların ne güzellerine rastlıyacaksımız. En hoşunuza gi - denlerini toplayıp demet demet eve getireceksiniz. Ya sonra. Soldular diye onları atacak mısınız! OL. Bu hiç te iyi bir şey değil. Ben sizin yes »rinizde olsam, onların en güzellerin. yaprakları aranma biraz pamuk ko « yarım. Çiçeği de bu pamuğun aras. Da gikaştırırım. Bir hafta, on gün o defteri açmam. Sonra bir gün yavaş yavaş açarım O zamana kadar defterin yaprak. ları arasmdaki kırçiçekleri birer bi » Ter kurumuş olur, Renkleri pek mx #olür arama yine güzeldirler. Bu kü. ru çiçekleri koymak için gri, kalın yapraklı bir defter, daha İyisi kü» çük bir Calbüm) alınız. Bu albümün her sayfasını bir renk çiçeğe ayırt nız, Meselâ; birinci sayfa pembe çi- çeklerin olsun. İkinelye hep sarı çL. çekler koyunuz. Bu (albüm) ün yap. rakları mutlaka gri renkte olmalıdır. (Çünkü başka renkler, çiçekleri soluk. gösterir ve çirkinleştirir. Bundan sonra biraz (Kola) yı su. da ezip hamur yapınız ve kuru çiçeke lerden her birinin arka tarafla bir i. ki yerine bir parça sürünüz. Her çi. eği albümde ayırdığınız yerine yas pıştırınız. Kola taşıp ta karşı sayfa- Yı kirletmesin diye çiçeklerin üstüne Yine bir parçacık pamuk koyunuz. Bu sefer albümü bir gün açmazsanıs yeter. Bu bir günde pamuklar faz İn kolayı içer, çiçekler yerlerine iyi. ce yapışır. Böylece her sayfası ayrı bir renkte çiçeklerle dolu güzel bir çiçek albümüne sahip © olursunuz. Bu, hem size iyi bir kolleksiyon kas yandırır. Hem de bilmediğiniz bir. çok kır çiçeklerini tanımanıza ve baş kalarına tanıtmanıza yarar. İyi bir eğlence, değil mi, Eskibir saat Bu saat (16) ıncı asırda yapılır Uzunluğu "57" santimetre, yük. sekliği santimetrodur. Biçimi. hpkı © zamanki gemilerin şeklinde * cek, (4) Hayvanların tüyünden ya- — Buna ben çok gayret ettim. Çok şükür birincisini yapabildim amma, i pür, (5) kin, evvelâ, (6) Çok sevi: kinçisine pek yüzüm yok. ir. Akreple yelkovanı öndeki kule- in üzerindedir. Her saat çaldığı iman güverteden askerler, tayfa « lar geçmektedi den birer tane koparır *bir. defterin ©

Bu sayıdan diğer sayfalar: