16 Ağustos 1939 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9

16 Ağustos 1939 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

AA AXXXX BEYAZ ZENCİ > BÜTÜN MEMLEKETLERDE CASUSLAR TEVKİF EDİLİYOR VE MAHKEMELERE SEVKEDİLİYORLAR. BU YÜZDEN CASUSLUK VE CASUSLAR GÜNÜN MESELESİ OLMUŞTUR. e Ibay Marshall kızın fotoğrafisini elinde tutarak, bü kızın nasıl di- yeyim... Şey... si var. Sen, söyleyiver- sene Perey, dedi. Yüzbaşı Shore “Şanı var,, diye ce- vap verdi Albay süsllerine devam etti: — Nenin nesi imiş? Buenos Aires de büyük bir ticarethane Sax M> CASUSLUK SİNEMALARDA GÖRÜLEN HAYALİ BİR MACERA MIDIR? YOKSA MEMLEKETLERİ, İÇİNDEN FETHİÇİN KULLANILAN bibi olan babasından senede 2000 İngiliz lira- #t alır, parasının hepsini son meteliğine kader sarfeder, Londrada mükellef bir apartman ki- ralamış. Otomobili var mevsiminde a ya gider Ski ile buzda kayar. — Klotz orada rastlamış. Davas'da dost olduklarını, ve dönüş tre de beraber bulunduklarını banâ hatırlar gibi oluyorum. Onu kullanmakta tam isabet gösterdin. Bize çok yaradı. Albay bunu söylerken fotoğrafı da masanın üzerine biraktı. Koltzun kim — olduğunu söylediğin o za- man (Verdi; mali — Bayağı şaş tr Hava kuvvet- lerine o mensup olduğunu sani- yordu. — Mensup olmasına mensuptu. Hem de pek usta bir pilotu da. Şimdi umumi erkânı intellicens servisine yor. Her yaptığını yüksek sesle kat neden sefarethaneye mensup, ekstra bir ataşe olarak tayin © dildi?2. İşte işin çapraşık noktası burada, Verilen malümat doğru gibi. Yüzbaşı Shore Percy: — Böyle yapmak niyetinde ol. duğunu Mis Wood'a söyl Ibay Marshall, elini kır saç ları üzerinden geçirdi ve: — Bu aldığımız İlk havadistir. Şubemiz 5 MI dir. Koltz acaba şüpheleniyor mu dersin Perey? dedi. Percy cevap verdi: — Ortada kuşkulanması bir sebep yok, Adam, kızı kendi buldu. Ona göre, kız bol bol pa. ra sarfeden, ve Avrupada gözip tozan elelâde bir İngiliz kızıdır. Onun Kontr Espiyonaj'a mensup olduğuna neden şüphelensia? — Bu işte alelâde bir ajanın yapabileceği hiç bir iş yoktu. — Evet hakkınız var. Bu işte alelâde bir ajan on para etmezüi. Onun ne olduğunu biliriz. O da, onun ne olduğunu bildiğimizi ve kendisini takip ettiğimizi Mis Wood'u ilk defa gidip gördüğüm zaman müstesna, seferlerde, onu hep Misis Walla- ce'in evinde gidip gördüm. Zaten kız, pek dikkatli davranıyor. — Onu evvelce tanır mıydın? için, ondan sonraki ercy Shore, evet mânasına başını salladı ve ilâve etti: — Evvelce ziyafetlerde karşi- laşırdık, Fakat kendisine herkes önünde birbirimizle konuşurken, görülmememizi tenbih ettim. Ra- porlarini hep Misis Wallace vası. tasiyle verir, Albay cevap verdi: — O da işe yarar #htiyarcığın biri. Yirmi beş sene evvel, eli- mizdeki en parlak ajandı. Kopen- hazg'da çalışırdı. Dansözdü. Mis Wood'u Misis Wallâce'in evine a- lıştırmakta müşkülât çekmedin a? — Hayır! Ebury sokağının ma- lümat kanalı ve merkezi olduğu. nu ve o merkezin başında Misis Wallace'in bulunduğunu anlayın. ca, her şey düzgün gitti. Çok ze- ki ve anlayışlı bir kızdır. Albay yine Favel Wood'un res- söylediğiri lanma. in- YENİ BİR USUL MÜDÜR? ARTHUR MİLLS ÇEVİREN: CEVAT ŞAKİR mine baktı, Ve başını kaldırcrak: — Bu kızdan ç Bize resmen iltihakı te sıl mukabele etti? Diye sordu. Arkadaşı cevap verdi: Düşünmek için kendisine ya- ilam e bana kabul edecek gibi geliyor. Bütün yıl “eğlenceden eğlenceye koşma yararlığı dokunur bir iş görmesini istediğini söyledi. iltihak ederse, bir şey- a kadar, onu Klolz'un sırtına yapışlırırız. S ore, bu sefarethaneye tayin meselesiyle ne Yapa: diye sordu. Albay Marshall beyaz bıyıkla. rını çekiştirdi - Ataşemiliter muavini! ola» rak bir başka ozabitin / tayi- nini hoş göreceğimizi çıtlatabili- riz ama, bana çıtlatmıyacağız gi. bi geliyor. Yüzbaşı Klotz'un son marifetinden sonra, kendisinin â. tsiyle hususi surette meşgul ol mıya başladım. ansa, Percy Shore, *mafevkinin lâyim sözlerine © hiç aldanmadı. Albay Marshall, © yorgun argın haliyle usul usul konuşmıya ko- yuldu muydu, ardısıra ehemmi. yetli bir vaka hâdis olacağını pek iyi bilirdi, Albay, bir sigara tut havaya matimtrak bir bulut üfle. di, ve kendini geniş koltuğa salı verdi ve: — Pek hileli ve zamanda Yaşıyoruz, ğim. Yirmi bir bir sulh devresi ne devam eden en sonra, dün- yanın bayağı gözü kızıştı. Kendi. sine belbağlıyabileceğin bit ajan adı gibi. Öyle bir ajanın bir dretnot kadar kıymeti yar. Mese. lâ şu yüzbaşı Kloiz yok mu, ken- di memleketi bakımından onun değerine paha biçilemez, herit bi zi iki kere mantara bastırdı. İki defasında da, pek ehemmiyetli malümatı elde etmeğe muvslfak oldu. Onu artık, başı boş salve- remeyiz. Çünkü tehlikeli oyun. dür, dedi ve bundan dolayı — al. bay burada sözünü kesti. Siçara. sını derin derin çekti — “Onu i- dam edeceğim, diye ilâve etti. Pp Shore, şefine bakakal- dı. Afalladı fakat hiç ses çıkarmadı. Şef devam ediyordu: “— Bu işi yapmaktan nefret e. larak heriften Fakat İngilte. Gilmek mec- um. Şahsi! alaverem yı renin düşmanı busiyetinde, — Yani onu katil mi ettirecek- siniz? Sena idam ettireceğim, de dim Perey. Yani ilkönce mahke. meden geçecek — Albay öne doğ- ru eğildi. Yüzünde bir memnu- niyet hali vardı — bu memleket- te, sulh zamanında resmi.esrar kanununa yapılan © bir tecavüz, hapisle cezalandırılır. Fakat Fran- sızlar daha şiddetli davranıyorlar. Fransada Espiyonajın cozası, ha. pistir. Fransada bu kanunu ancak yakın zamanda tatbike başladılar. Fakat bana dendiğine inanacak. san, kanun çok tesirli olmuş. Yüzbaşı Shore mafevkine şaş- kın şaşkın baktı: — Fikrimi anlamadın Perey. Suna anlatayım. Meselâ, Mataha- Tİ meselesini ele alalım. O kadın bu memlekete gelince, onu tevkit- ten imtina ederek, nezaket ve ze. rafetle yan çizdik. Harp zamanı olduğu halde, halkımız bir kadı. nın kurşuna dizilmesinder hoş - lanmıyacaktı, Matahari hakkın- da, ölümden daha hafif bir hü- küm verilemez. Çünkü eğer dün. yada yüzde yüz bir hafi diysa, © da Matshariydi. böyle bir işe bulaşmak istemedik, işte bundan dolayı © onü vapura bindirip Fransaya yolladık. Ki ni Fransızların tutacağını pekâlâ biriyorduk. Nitekim ki, tuttular. Ona, bizim yapmış olmamız İğ- zım gelen şeyi yaptılar. Yani kur- şuna dizdiler. hore konüşmak üzere başı. nı kaldırdı, Fakat Albay elin kaldırdı ve: — Şimdi Klotz'u Fransızlara nasıl ciro etmekliğimiz lâzım gel. diğini dikkatin düşünmeliyiz. Bu akşam İşlerin nasıl gittiğini anla- mak isterim. Anladığıma göre bu akşım Mis Wood dostumuzu ken- di apartımanında © eğlendiriyor. dedi. Shore cevap verdi: — Saat altıda bir bardak Sher- ry şarabı içmek üzere onu apartı. manına davet etti, Albay madununa dik dik baktı ve dedi ki: — Perey, sen Mis Wood'la e. peyce temasa geldin, ne biçim kız bu? — Eğlenceye meraklı bir kız. MA> BÜTÜN MEMLEKETLER CASUSLUĞA VE CASUSLARA KARŞI ŞİDDETLİ TEDBİRLER ALMAĞA MECBUR OLMUŞLARDIR. CASUS, ZAMANIN EN KORKUNÇ ADAMIDIR. ÇÜNKÜ Mi» İŞTE BU SÜTUNLARDA TAKİP EDECEĞİNİZ BU CASUSLUK HİKAYELERİ, SİZE ZAMANIMIZIN EN HIZLA AKAN BİR FACİASI- NIN İÇYÜZÜNÜ GÖSTERECEKTİR. — Yani? Biraz daha izahat ver? — Parası bol, hepsini de eğlen- celere sarfeder. Yüzünün neye benzediğini bilirsiniz. Elinizde fo- toğrafisi var, — Çok cazibeli bir şey. — Öyle! Fazla gururu da vâr, Kendine ehemmiyetli işlerin ha- vale edilmesinden çok hoşlanıyor. — Şimdiye kadar da jitimet e- dilir olduğunu gösterdi, d Muhakk Ibay Marshall sözlerine de- vam-ederek dedi ki: - Söylediğim gibi bugünlerde. itimat edilecek adamlar çok kıtlaş- tı. İtimat edilecek bir adama rast gelince şu iki şıktan birini tercih etmek mecburiyetinde kalınır. Ya itimat ettiğin ve binacnaleyh sev- diğin adamın yüreğini, yahut ona vermiş olduğun sözü, kıracaksın. Ekseriya ikinci şık tercih edilir. Şüphesiz ki tarihin en müessir ka- dın ajanı Delileh idi. Acaba Mis Wood onun gibi hareket edebile. | cek mi? 5 — Şimdiye kadar ürkeklik gös- termedi. Hiç yan çizdiği yok. — İyi ama Klotz'un ölümü me- selesinde kılavuzluk yapması şi diye kadar kendisinden sarahaten istenmiş değildir. Dikkat et hal Kızdan, hiç su götürmiyecek su- rette emin olmamız lâzımdır. — Ha, bu işe gelince kızın ha- yır diyeceğine eminim. — Mah işte! Ben de ayni fikir. deyim. İşte bundan dolayı kızı, kendisine ne yaptırmakta olduğu- muzu çaktırmadan kullanmalıyız. Ne dersin? Kız acaba şimdiye ka- dar bir kimseye veya bazı kimse- lere abayı hiç yaktı mı? — Hiç bilmiyorum vallahi! — Araştır bakalım. Şimdi kel- kıp klübe gideceğim. Yemekten evvel bir parti iskambil oynarım. Şu Klotz hınzırı yok mu, bugün bütün vaktimi işgal etti. Bu iş i- çin de nişan mişan aldığımız yok. Av kalkarken © Shore'un yorgun ârgın yüzünü gör. dü. Ona: — Senin yerinde olaydım, sino- | maya gider, eğlenceli bir film sey- rederek yorgunluğumu giderir ve bu suretle de bu can sıkıcı işleri bir an için olsun unutmağa kalkı- şırdım... dedi, (Devami var) SATILIK ENKAZ Zeşitköyde İstanbul caddesinde 28 No. kâriir evin enkazı satı- liktir. Bu evin anahtarı ittisa- lindeki 30 No, evdedir. Talip olanlar evi gezerek tekliflerini tahriren Galatada Tünel cadde- sinde 48 No. mağazaya gönder- leri ilân olinm URLAR NEREDEN GELİR? Sayın okuyucularımızdan Bayan Nahide bu sütunlarda kadın hus- #alıklarından, bilhassa (kadınlar. damurlardan bahsedilirse, kendisi #ihi meraklı ç okuyucularımızın bilgi edineceklerini yazıyor... Ur bahsi bir çok defu acıklı olduğu gibi zaten — şükürler olsu başka hastalıklara nisbetle pek te çok olmadığından şimdiye ka- dar onları yazmaktan o çekinmiş- tim, Bununla beraher, sayın oku. yucumuzun hakkını teslim etme- mek kabil değildir. Bir hastalığın az görülmesi ondan korunmak ve geldiği vakit ne yapmak yollarını öğrenmemeğe bir sebep olamaz. Aneak, ur bahsi açılınca yalnız Kadınlarda olanları söylemek hak- sızlık olur. Kadınlardakiler dah; meşhur olsa bile, ur erkeklere de gelebilir. Onun için hepsini söyle- mek lâzımdır. Bir taraftan da bu bahis gayet genistir. Hepsi yazılır. sa, bin bir gece hikâyelerinden da- ha uzun sürer. O hikâyeleri seve seve okuyacaklar . pek çok bulu. nur, fakat burada ur bahsini tek- mil dinlemeğe tahammül edebile. cek, ne kadın, ne erkek okuyucu bulamam sanıyorum, Bundan do. İayı, gazeteye urların yalnız e- hemmiyetli olanları oda, e kuyanları sıkmamak üzere, ara- larına başka bahisler karıştıra- rak — girebilir, Bu bahsin en kısa tarafı— alesef — korunma kısmıdı kü her hangi bir hastalıktan Lo tunmak için ilkin onun sehepleri- ni bilmek lâzımdır. Halbuki w rın nereden geldiği lâ biline. mez. Bir şeyin aslı bilinemeyince de, © şey üzerine rivayetler pek gok olur. Yeni bir rivayete göre, urlar vücudümüzde tabii olarak bulunan madenlerden bazılarının sından, kimisine göre çoğalınasın. dan ileri gelir. Bu rivayetlerle de doğru çıksa bile vücutta ur için doğuştan bir istidat o bulunduğu. nu kabul etmek za dir. Hele ikiz kardeşlerin — birbirlerine pek uzak yerlerde | b ken — vücutlarının ayni ve ayni yaşta kanser hastalığına Vücutta ur hastalığına istidat bulununca, o istidadı meydana €i- karacak bahaneler çok bulunur. Meselâ Bayanlara musallat elan urlarda, daha önceden çokça dem gelmesi. Urların nereden geldiği biline- in, onları ötedenberi, ve- göre, iki cinse türlüsüne de tehlikeli ur denilir. Meselâ kanser tehlikeli bir urdur. Fakat tehlikesiz sayılanların da daima öyle kalacaklarına hükme- uzalma- | Bir ur yıllarca tehlikesiz bir dilemez, olarak devam ederket bire tehlikeli bir hale girer. o Ondan başka kendisinin cinsi bakitim- dan tehlikesiz. olduğu halde, © hemmiyetli., bir uzuv yanında çi kar da, onun tizerine tazyik eder. se, gene tehlikeli olur. Ondan de- bu türlü taksimi de bir şey değildir. Ur vücudumuzdaki nesiçlerden in lüzumsuz yere büyüyerek nesiçten ha- göre bir ad re yoktur, Vü- şimdilik onlara sıl olmuşlarsa, takmaktan başka cudumuzdaki o nesiclerden hemen hepsi de, hiç lüzumsuz ve zararlı olan bu marifeti gösterebilir. O- içinden çıktık. göre — bir çok adlar. ylenilen türlü türlü cinsleri lâ adalelerde çıkan , sinirlerin mesielerin- nevrom, başka haş- birbirlerine birleşti. çıkanlara da filirom de çıkanlar ka nesiçleri ren nesiçte derler. Ancak, bu tâbirler urların fen. ce adları olup hekim olmayanların bu türlü türlü urların he: fe hiç ihti bileceği urları, hangi uzuvda hasıl olmuşlursa, ona göre ayırdetmek. tir. Vâkıâ bir uzuv üzerinde baş. ka baska neslelerden wr basıl ola- bileceğinden, bu türlü tasnif pek fence olamazsn du, daha kolay an- Uzuvları göre urları söy» udün her han. gi bir uzvunda çıkabilecek olan. Jarı ayrıca anlatmak fa münkün. dür, BİR MOBİLYA MEŞHERİ Beyoğlunda, 5 pp eden bütün stilleri ihtiva t zevklerini tat. ede. meşheri a bu ik ve en mükem» İcek bir mobilye Mobilye meraklıları meşherde İ Avrupanın en ? mel mobilya fabrikalarının modelle. ER arethanesi Beyoğlunda İstiklâl eaddesinde Le- ındaki 461 No, h yeni ma- İğazalarında açılacaktır. Gazeteci Neşriyat TL. $ Sahibi ve Neşriyat Müdürü Halil Lütfi DÖRDÜNCÜ

Bu sayıdan diğer sayfalar: