19 Kasım 1930 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

19 Kasım 1930 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

o —ö6-— VAKTT 19 Teşrinsini au —————— — — — — S&C.F. tartfı 1 inci sayıfada) © bir fırkaya teşekkül sebebi ola- cak ve olmyacak şeyler diye © bagünün en geniş cümhuriyetci- leri tasnifler yapmakta isabet | gösterdiklerine kanidirler, o hal- | de, her şeyden evvel yeni bir fırka eski fırkalardan nerede, niçin (ayrıldığını apaçık tesbit o Getmek mecbüriyetini duymalıdır. © s € fırkası ilk günlerde tez — elden neşrettiği programda halk fırkasından kendini ayıran siya- . setler gibi belirennoktaları mec- lisle ilk temask gelinceye kadar | birer: birer (sildi, (o karaladı; | geride kalan balk fırkası hükü- © metinin yapacağım dediklerine bende yapacağım demek, ve — “ancak bunları ben yapacağım! demekten ibaretti. hiç böyle — şahsi bir vaziyet alma bir fırka- > ya temel olabilir mi? işte &. e. © fırkasının doğuşundaki kusur bur- © dan başlar. dikkat olunursa gö- — rülür ki müessisler proğram için hiç üzülmemişlerdir, «hele biz bir hükümete gelelim, proğram son- Ora gelirle diye maruf istim hi- © Oküyesine nazire yapmışlar, balk | fırkasına değil, halk fırkası hü- pt ümetine muhalefet kurmuşlar- ikinci bata fırkanın millete > lakdim tarzında görülür: gazinin © halk fırkasından ayrılmadığı o | © «adar meydanda idi; halk fırka- omna muarız olarak çalışmıya başlıyacak herhangi bir teşek- — külün bu fırkann müessis ve reisi isile de bir siyasi mücadele kabul etmek mevkiinde olacağı kadar belli idi; bu vaziyette, ra- ip fırka reisinin, bir mubalif Birkan teşekkülünü çok tabii ve aklen de;-kanunen de menetme- gir rakümsız bularak tasvip et- “m sinden edilecek istifadeyi bir hamle daha ileri götürmek sah- te bir hareket ihtiyar etmek du.x, e. fırkası, kendi doğuşu bu kadar mültefit olan bü- bu teşekküllerin hüsnü ni- ni sujistimal etti, sonra, 8. ç. frkasının gözü üne asacağı lâvba şu olacaktı: ,, senelerdenberi tatbik edilen <arpcıhık siyasetinden anlamıya- sak veya zarar görerek memnun — Olmuyanlar vardır; her hangi bir © hükümet icraatından şikâyetci İ olmak bir muhalif fırkaya inti- sap için kâfi vasıf teşkil edemez!,, güya kendilerine, hayır, bunun — aksini yapın: — diyorlarmış gibi, daha fırkanın idare heyeti bile > tamamlanmadan her nerede bir 8lü çıkmışsa ona fırka müh- “Vakıf, ın Tefrikası : 14 Kadınsız Memleket Joe saatini çıkararak baktı: | Re — Saat şimdi ikidir şu saatte | ikisi de evlerinde olacak.. Ma- odam Parkerya bulaşık yıkıyor “yahui kocasının çoraplarını - eğer © varsa! yamıyor... Haydi | © yavrum vaziyeti olduğu gibi gör © muhayyelende ber şeyi ziynet endirmel © — Halkın var Coyl Vaziyeti olduğu gibi görmek isterim; — fakat mesele öyle acıklı ki.. Ben ovup bitmiş bir iş karşısında > oulunuyorum. Halbuki bu ka- Sami tanımadığım halde ve bel cide onun için fevkalâde heye- — canlandım.. Ahi Onu bir defa — görsem sinirlerim sükünet bu- İ niçin yaşıyamadı? rünü yollamışlar, ,, aman, meb- uş intihabında su başları elimizde bulunmalı! , pilânile de teşek- külün ikinci haftası bütün mem- lekette belediye gürültüsüne a- tılmışlardır. öyleki daha serbes fırka adını işitmiş işitmemiş olan yerlerde her zeman görülmesi mutat olan karşı namzetleri, ken- di fırkalarına mal etmişler, hatta âza kaydını bile fazla bir külfet sayarak, liderleri ağzile: ,, ser- bes fırkaya rey verenlerin bu fırkanın tabii azası olduğu ,, ilân edilmiştir. her hangi bir fırka, kanun yolu ile millet meclisine girmek için çalışır. 8. <. fırkası bu im- kânın en yüksek müsaadesini aldı, ve muhalefet tarihinde bir daha beklenmiyecek bir hadise olarak halk fırkasının müntehibi sanileri s. c. fırkası liderine me- busluk verdiler. 10, 15 değil, hatta tek bir mebus bile, bu mecliste sesini millete duyu mıya ve mille tin alakasını uyandırmaya yeter : eger o mebus kanaatinde sami- mi ise, içinde memleket aşkı kı- mıldıyor ve vazifesini anladığı gibi yapmakta kendini meclise veriyorsa... “mürakabe! mürakabe!,, de- diğimiz vazife bir muhalefet i cephesinde vekiller iskat edecek rey sahibi olmak demek değildir ki &. e. fırkasını teşekkül eder etmez ne idikleri anlaşılıncaya kadar olsun aldıkları sıralarda çalışmak angarya, fırka işini ciddi | bir fikir mücadelesi bileceklerin elin de büyütmek için sabır ve teen- ni göstermek boş sayılabilsin! mubajefete kimlerin sığınmak fırsatını gözetleye ceğini,kimlerin hırsı, düşmanlığı, esakleşdeni dığını bilmiyormiydik ? s.“e firkâsr meclisteki vazife sini de, bunun dışındaki vazifesi kadar acemice yaptı: son istizah bunun en son misalidir: bir sualden başka bir değeri olmiyan bu istizah efkârı umu- miyeye şunu diyecekti: intihabıni kazandığımız belediyeler, kaybet- tiklerimizin yirmide birinden iba- ret kalmışsa, bu, dahiliye veki- linin elindeki kuvvetlere her ne pabasına olursa olsun intihabı kazanmak emrini vermesinden- dir. eğer eski dahiliye vekilinin o uzun istizah nutku böyle bir emrin vücuduna dair küçük bir delil gösterseydi, kürsüden, ye- nisine hiç değilse hicap şeklin- de bir mes'uliyet yükletilerek inilirdi. halbuki... intiha Yazan: Peter Bolt lurdu.. — Artık olmuş bitmiş bir iş.. Meraka lüzum yok dostum. Sonra ağzın yanar. Kadının her şeyden hatta sizin topladığınız altın to- zundav mükaddes olduğunu sen de biliyorsun yal Sizde boşan- ' mak yoktur. Yalınız ölüm karr kocayı birbirinden ayırır. Dikkat et dostum, şu kadını öteki ile rahat bırak, Senin karın olaca- ğına başkasının olması belki de senin için daba hayırlıdır. Iki adam acıklı vak'adan bir i müddet daha bahsettiler; sonra Coy meseleyi kapatmak için projelerinden (ve © arkadaşına gelireceği kadından bahsetti, Maamafih““Astonun,, beyendiği encümenle- ! rinin hareketlerine ait bir takım şikâyet yazıları okundu ki niha- yet kendi adamları elile Yergi karıştırıldığı his ve tesirini ve- renler le berahe bunlar nihayet birer tahkik mevzuu olmaz ve bir dahiliye vekili bu şikâyetleri tahkik ve teftişe vermemişse o za man mes'ul sayılmak Jâzımgel- | mez midi? fethi bey, istizabın bu şeklin- | de de kazanmış çıkmıyacaktı; fakat bu şeklen olsun doğru sa- yılacak bir istizah olurdu. bütün bu, işaretler s. c. fır- kasının niçin yaşamadığını anlat- maz mı? tekrar edelim: doğu: şundaki sui teşekkül, müessisle- rinin fırka kurmadan evvel hü- kümete gelmek yolundaki tema- yülleri... işte bu fırkayı intihara sevkeden başlıca âmiller... ben fethi beyi taziyeye lüzum görmüyorum; mecliste bir çok arkadaşların söyledikleri doğru- dür: balk fırkasının okarşısına serbes fırka değil, mahiyeti güç tahlil edilir, karanlık, karışık bir tugyan çıkmıştır: böyle vaziyet- lerde rejim tehlikesi her şeyden evveli düşünülür, fethi b, kararmı vermekte gecikmedi. üzerlerine aldıkları için ba- şından sonuna kadar müşkülâtını takdir ederiz. kendisini ve meclis arkadaş- larını vatanperver çebrelerile gö- rüyoruz. 100 günlük fırka baya- tından doğan dağdağa bu bece- riksizliğin, sabırsızlığın uyandır- dığı fitne gözümüzün ününde olmakla beraber, yalnız türk in- kilâpçılarının bir kere daha gö- zünü açan bu neticeyi, o fitneyi uyandırmış olmanın günahını af- | fetirecek bir kiymette bulurum. şimdi, kendileri, serbes fırkanın kazanmak istediği umumi inti- baptan “14 © mevki kazanarak meclise girmiş Vaziyetindedirler; müstakil de olsalar, gazinin rei- si olduğu fırkaya muaraza niyet ve kudretinden uzak da bulun- salar, gazi fırkasının kendisine yakışan azm ile yürâmesinde bir müşevvik ve muharrik olmak el- lerindedir. ilk fırsaatta millet meclisi kürsüsünde noksan bırak- tıği şu sözleri söyliyerek hizme- tini ikmal edebilirler: — cumhuriyetçi, olâyik ol- mak esas şartıle her istiyen fikir üzerine (fırka O kurabi- lir; bu fırka reisi umumisi gazi olan ve şimdi beşinda reisi w- kası ile siyasi bir mücadele ka- bul edecek de olsal.. lâkin bilmelidir ki mücadale ekseriya iki taraflı ise de mu- vaffakıyet ekseriya bir taraflıdır, hakkı tarık kadm tipi hakkında sorduğu suallere tam bir cevap alamadı. O kumral yahut esmer, küçük yahut (Obüyüklen (o bahsettikçe “Aston,, bir baş sallaması ile muminin vekili bulunan halk fır- | tasvip ediyordu. Çünkü delikan- b idi. i mahsus İ yağdığından o hava mın fikri şimdi “Kolgerdi,, de Sanki ortalık kapkaranlık idi, ve o, bir küçük evciğezin penceresi dibinde menevişli saç dıvara dayanmış, kolağını suğuk madene yapıştırmış, dinleniyor kendine gelmiş olması icap eden kadının teneffüsünü dinliyordu.. —— “Hastıngs,, gemisi İngiltereye doğra yol alıyordu. Kumandan kaptan köprüsünde duruyordu, bakışı dalgındı. Medarlar arası ince mıntakasına bir o yağmur en yük- sek tabakalarına kadar rütubet | içinde idi. Gemi dalgaların içinde azametle kayıyordu. Sanki henüz Dedikodu devam edıyor “ Ağa oğlunun hid hiddeti ! Fazıl Ahmet Beye « Be herif !» ve « Utanmazlar!» dive bağırmış © — naam — Fazıl Ahmet B., iyi Türkçe bilenlerin herifin manasını anlıyacaklarını söylüyor — — Ağaoğlu Ahmet Beyin Fazıl Ahmet Beye tokat almağa dav- ranması dolayısile çıkan dediko- du el'an devam etmektedir. Bu mesele hakkında Ağaoğlu Alr met Bay şu şiddetli beyanatta bulunmuştur: — Ben konuşuyordum; arkam- dan Fazıl B. geldi, hayretbahş bir nara ile ve kıpkırmızı kızar- mış bir halde bana hitaben de- di ki: “Bu memlekette sana yapılan hürmet bir sadaka kabilindendir; bunu sui istimal etmene müsa- ade etmeyiz.,, Cevaben; — Sen kim oluyorsun, senin gibilerin hürmetinden müstağni- yim; çekil buradan, dedim ve çekildi, gitti; hiçbir cevap ver- medi, Iki dakika sonra gülerek ya- nıma geldi. Ondan sonra kendi- sini tekrar yanımdan kovdum. Sabri Bey (Cebelibereket), Ali B. (Afyon) orada idiler. Ona tek- rar dedim ki: Ben burada, An- karada çamurlar içinde memle- leketin ıstırabı ile kalbim müteel- lim olarak çalıştığım zaman sen İkemiazi beka öenmli izi Dini Ali Kemalin yanında çalışıyor- dün, herşey hazırlandıktan sonra gelip burada bizlere hürmet, fi- lân sözleri söylüyorsunuz; utan- mazlar.!» Ayni vakayı Fazıl Ahmet B, de şa suretle anlatıyor: | istiyorsunuz! » Bu sözlerim üzerine Ahmet B. hiddetlenerek bana: “Be herif!, Diye hitaba başladı. Vatanımız- i da konuşulan temiz Türkçede | bu kelime maalesef onun tuttuğu üslübu ihtiyar edenlere alem' ol- muştur. Ben en çetin fikirleri anlatmak için mezaketin, kibar- lığın hududundan bir milimetre bile dışarı çıkmak icap ettiğine kani değilim. İçinde yaşadığı memleketin dilini adamakıllı öğ“ renmek külfetini ihtiyardan ka- çınır görünen Ahmet B, memle- ketin inkılâp işlerinde çok çal- kanmış bir şahsiyettir. Bunu her zaman böyle bildim. Kanaatim şudur ki kendisi insicamsız, İn nbatsız karakterile ruhunda kay” nar bir gençlik değil , idrak ve muhakemelerinde bir çocukluk göstermiş oldu... Malbacmıza gelen eserler; NOTER VE HUKUK Bu unvan altında İstanliulun altın& Noteri Galip Bingöl Bey tarafınds” bir mecmua neşredilmiştir. Mecmuas mesleki büyük bir ihtiyaca cevap ver ecek mahiyette bulduk. Mündericatı salâhiyettar bir çok İf zaları taşıyor, ve vasiyetnameler, pr” İviçre ve türk noter dairele-ine alt m | — Ahmet B.. fırkalarına bazı İ eşkiyanın girdiğinden bahsedil- | mesinden şikâyet ediyordu. De- dim ki; «— Halk fırkasından birinin beğenmediğiniz hareketlerini fır- kanın günahları gibi gösteriyor, onun liderini mes'ul tutuyorsu. nuz. O halde fırkanıza bir bay- dut girdiğini söylemelerinden neden bu kadar müştekisiniz. | Dürüst, medeni düşünüyorsanız haberiniz olmadan vukua gelmiş der ve böyle bir hâdiseden te- essür duyar, fırkanızı öyle şeni | insanlardan temizlerdiniz. Sizin şakileri almaya hakkınız var da bizim size haydutlarlarla birleşi- yorsunuz demeğe salâhiyetimiz | yok mu? Size verilen bürmet | ve teşvik sadakasını vergi ve baraç balinde mi tahsil etmek sis tabakasını yırtacak olan gü- neşe doğru yükselmek istiyordu. Fakat henüz hava açılmamıştı. | i yakuttan (| Zümrütten, elmastan, safirden bir alâlmi sema gökte yükseliyor, İngiltere istikame- tlnde uzanıyordu. Bu elâimi se- ma, üzerinde altın tozu dökülü mücevherleri ile İngiliz Domin- yonlarından geliyordu. Kuman- dan bunu biliyor, hissediyor ve | İngilterenin elinin altında topla- mış olduğu haksız serveti düşün- dükçe gözleri kamaşıyor, keyfi geliyordu. İçini böyük bir min: nettarlık hissi bandırasının (o grandi direğinin çekilmesi emrini verdi. Mürette- bat civarda selâmlanacak biç bir | sefine olmadığı halde kuman- dann bu bunakça hareketine şaşıp kaldılar. (Bitmedi) gizlenmiş olduğu halde yakında kaplıyordu. Bu | hissin tesirile birdenbire İngiliz | idelleri ihtiva ediyor. Kütüphaüelerd€' veya altıncı noter dairesinden ted: olunabilir, Vahit Beyin konferansı Güzel san'atlar akademisi m 'at tarihi ya B. Gn akşam Fransezde€ akl eserler o müzelerine daif Fransızca bir konferans vermif “VAKIT 19 Teşrinsan. Çarşamba 9. gemi Dahilde Hariçte 0 aylığı Kuruş 150 800 Cemaziyelâhir 1349 Bu geceki Ay 16,48 si) i Göneşm aoğuşu : 0,52 — batışı ” 545 — batıyı pe Y viyin * Yen “aba Öğle İlini 1648 1824 s7 Sp 1438 Radvo : Bu akşam Istanbuld8 Sant “ekizden ona kadar #fai fasıl Sinemalar : Alkazar — Asisit Alemdar — İloluvut revüsü Asri — Kargalı kodın Ekler — Mandrsgor Glorya — Aşk çecuğu Elhamra — Müttehem kalkınız Opera — Hay fimizdeki kadln da Beşiktaş Hilâl — Babdan es Etuval - Aşk nağmeleri Fransız — Para kurdu Kemal B, — Şarletan Majik — Sevgilinin son Sesi Melek — Mari Melek Şik — Monte Kris Süreyya Kadıköy— Üç iptile Hale —; Üsküdar) Palynço

Bu sayıdan diğer sayfalar: