5 Eylül 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3

5 Eylül 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Mi İİ U İnel Yüzünden katil katil | BR Hasan kâhya Üseyni nasıl öldürmüş ? | ma ve kayın birader ara- ür, inek yüzünden çıkan ghiştenin ölümü, kayın de yaralanmasile niha- ik Yor. Bu kanlı hadise- a davanın rüyetine dün Ağır ceza mahkemesin- İn hinıştır. Mahkeme safa- “a slm hadiseyi kısaca İm ia Çatalcanın Arnavut kö- üye mandırada geçiyor. İma © oturan Hüseyin kâh- ie iz vcesi Hatice Hanıma, | Sarak hin Vefatı üzerine miras / İyi inek kalıyor. İneği aticenin erkek kardeşi ül Hatice evleniyor İİ Süver, asndan istiyor. Ha- a ek istemiyor, kadın zor- Yor... Aradan bir gün geç- ini İneğin iadesini g üseyin kâhya vermiyor. eya yer. Bıçak ve taban- A ydana çıkıyor. o Nihayet ban kâ'ıya bir kurşunla ö- Ni mam Hasan da muhtelif <0 iki biçak yarası alıyor. ır okunduktan son- mazmun İmam Hasana Kl oldu Hasan.. Anlat Haaa” ) gayet (itrek bir sesle dini Söğsinün üzerine ko- ve N : Reis Beyefendi > dedi - Al i Ya'da söyliyecek deği: 1! Ken mi gündür evde yo'- e erburgazında çalışıyor. | eğ geldiğim sırada karım: an, Dedi. Kızkardeşin b aa itti, kızkardeşimin evine mam ardım MİS" etmesini istedim di olmyordu Ertesi gün Hye, gittim. Kocası eniş- yin Kâlıya orada idi. ta, Ülerim, podan da po re oğru o yürüye- ça çekti.. Du sırada sarılmış — vaziyette canımı kurtarmıya © bıçağını saplamıya 4. Nihayet sol koluma İmin üstüne iki biçak ; ağı, ayin bir halde yere Aştım. Baktım tekrar veğru geliyor. Elinde Vardı... Anladım ki öl yet etti. Bende ta: Sıkardım; dar lüyorum sen de öl.. m © ateş ettim. Bundan kö İmiyorum reis bey... 'Yden muhtar Halil oğ- a A Ali oğlu Ahmet, Hasan istiinde min oğlu Salih na- 1 Aşinda di bir şa- ir, Şabilerin hepsi ar binde şehadette an genannda mandırada Ç İ | dem; e ya daki Salih ez- m RE pi elinde kalın bir so- ae gel era rm alta diyorlar. Tekrar Sonra Hasan mandıraya | €niştesi Hüseyin kâbya | eererersammesse sre en ersen Terkos nasıl idare edilecek Dün belediyede mühim bir içtima yapıldı, . iki komisyon ayrıldı Kânunusani bidayetinde Ter- kos resmen belediyeye devredile- ceği için dün bu münasebetle be- lediyede büyük bir içtima yapıl- muştur. Vali ve belediye reisi Muhiddin Beyin riyaset ettiği içtimada reis | Bey- lerle daimi encümen âzaları, iktı- sat, fen, su müdürleri, şehir mec- lisi âzasından bazıları ve bazı su muavinleri Hâmit ve Nuri mühendisleri hazır bulunmuştur. İçtima üç saat sürmüş ve Terko- sun Kânunusaniden itibaren şekli idaresi etrafında görüşülmüştür. Neticede iki komisyon ayrılmıştır. Bunlardan birincisine daimi en- cümen reisi Tevfik, fen müdürü Ziya, iktisat müdürü Süreyya A- sım, şehir meclisi âzasından İsma- il Şevket, Tahir Kevkep, iktisat müderrislerinden Servet, su mü- | hendisi Burhanettin Beyler, ikin- cisine şehir meclisi âzasından Hâ- cı Adil, Avni ve Necip Beyler in- tihap edilmişlerdir. Birinci komisyon, Terkosun ne şekilde idare edilmesinin daha | muvafık olacağını tetkik ederk mütaleasını bir rapor halinde ha- zırlıyacaktır. | SDerülfü nun gençliği Milli his ve heyecan- lara lâkayt değildir Cumhuriyet refikimizin dürkü nüs hasında “Çok ncerklı bir lâvha,, başlığı altında bir yazı vardı. Burada 30 As İkinci komisyonda şehirdeki su- | gustos bayramı merasimine Dar ülfü- ların bir elden idaresi için huku- | ki tetkikatta bulunacaktır. İ : İ nun namına ancak beş gencin. iştirak ettiği yazılıyor ve şöylel deniliyordu: “ Memi n en büyük zafer ve Aldığımız mütemmim malümata | kurtuluş gününde milli heyecanların göre içtimada bir kısım aza Terko- | kaynağı olması lâzrm gelen Darük fünün bukadarcık mı yerinden kemirie sun, bir şirket tarafından idaresi- | dar? Almanların Prusya kurtuluşun: ni, diğer bir kısım âzalar da müs- | da bütün Darülfünunun oynadığı bü- takil bir sular müdürü umumiliği | yük rol yanımda bu hal nedir?. teşkilini ileri sürmüşlerdir. Maamafih Terkos meselesi hakkında dünkü görüşme ilk ol - Bin» İ lerce Darülfünunlular nerede, Ateş» İli müderrisleri, hitabeleri nerede?,, Dün bu münasebetle Trp Talebe Ce miyeti reisi Hasan Hulüsi ve hukuk- tan Muslih Beyler cemiyetleri namı- duğu için daha henüz tebellür et- | na hir muharririmize şu sözleri söyle miş bir kanaat yoktur. Gelecek pazara ikinci içtima yapılacaktır. Afyon kooperatifi nasıl çalışacak? Kooperatifin teşkilinden evel kredi bulabilmek için İzmirde birlik yapılıyor 1 Mayıs 933 tarhinden itibaren faaliyete geçecek olan Afyon ko-| opratifinin teşkilâtı şimdiden ha- zırlanmaktadır. Afyon kooperati- fi bütün Türkiye dahilindeki bü- tün afyonları muntazam bir şekil- de topliyarak hazırlıyacak ve bun ları Avrupa piyasasına bir elden satacaktır. Ayni zamanda köylülere aza- mi derecede kolaylık göstererek belii başlı ihraç emteası olan af- yon miktarını çoğaltmak için uğ- raşacaktır. Afyon kooperatifinin maksadı ve yapacağı işler hakkında salâhi- yet sahibi bir zat dün bir muharri- rimize şu beyanalta bulunmuş- — Son defa miyetli bir kanun çıkmıştır. kanun memleketimizin dördüncü ticaretini tanzim etmek maksadile ! hazırlanmıştı. Kanuna göre 1 Ma yıs 933 ten itibaren Türkiye dahi- linde ve Türkiyeden memaliki ha- riciyeye afyon satışı munhasıran afyon kooperatif birliğine tevdi e- afyonun hepsini bir elde toplamış sıran bu kooperatife verilmiş bir hak oluyor. Birlik için şimdiden ihzarata başlanmıştır. Bu ihzarata birinci devre ola- rak Anadolu afyon yetiştiricileri nin teşkilâtlandırılması vadisinde tadır. İşin biraz güç olan kısmı belki budur. Zira şimdiye kadar Türkiyede diğer tiftik, ya- pılmamış olduğu gibi afyon etra- fında da hiç bir teşkilât mevcut de ğildir. Senesine göre 6—7bin san- dığa yani 14—15 milyon liraya ka- dar miktar ve kıymet alan bu Türk spesiyalitesi mahsulün hari- dilmiş bulunuyor. Şu halde bu ta- | ce satışı işi milli ikıtsadımız nok- rihten sonra Türkiyenin tekmil | tasındau zaruri bir surette cere- afyonunu yani Türkiyede çıkan | yan etmekte idi. Mütemadiyen birbirini kıran ve bu afyonu Amerikaya, Ham - | ihracatçılar mütemadiyen köylü- bofza, Londraya satmak munha- | nün zaafından istifade etmek is- tiyen bazi mütavasşitlar bu ehem- miyetli servet membaımızı iktısa- diyatımıza en fazla kâr verecek çekilde idaresini gayri mümkün kılıyordu. Şimdi yeni teşkilât bü- tün bu na müsait vaziyeti maziye atıyor ve Türkiye bir istihsal ka- leminin iktisadi muamelâtını tan- zim etmekle milli iktısadımıza ne kazandırabileceğini tecrübe et- büyük istihsal kalemi olan afyon | pağı, fındık ve saire gibi madde- | mek istiyor. EAA BS NN BA PA PARMA MASA BB 0 A GK GARO içeriye girdim. O vakit Hasan kâhya bana: — Koş... Koş Salih, haber ver... Koşa koşa gidiyordum. Mak- sadım en yakında bulunan muh- | tar Halil oğlu Süleyman efendi- | ye haber vermek idi. Mandıra- dav dört yüz adım kadar aynl- mıştım, bir de tabanca patladı. Hadiseden benim bildiğim de bunlardır.. Hadise mahallinde bulunan ta- banca ve bıçağın maznun ve şa- hitlere gösterilmesi lüzumu hasıl olmuş ve mahkeme talik edil- miştir. Iki pehlivan arasında Eşyalarını çalmak üzere göz tepede seyyar Canbazhane oyu- ncularından Osman Pehlivanın odasına girmek ve Osman peh- livanı uslura biçağı ile yarala- maktan maznun peblivan Musa oğlu Mehmedin ağır cezadaki mubakemesine dön ögleden evvel devam edilmiştir. Mahkeme saf- basına göre Musa oğlu Mehmet pehlivan bir gece yanında birde kadın olduğu halde Osman pe- hlivanın odasına girmiş ve eşya” ları çalacağı Dal Ölüler ivan tarafından ogörülmüştür. Bu sırada iki pehlivan arasında kavğa başlamış, neticede Mehmet pehlivan ustura biçağı ile arka- daşı Osman pehlivanı yaralamış- tır, Muhakeme şahit celbi için telik edilmiştir. Balıkpazarındaki cinayet Balıkpazarında balıkçı Salihi öldürmekle maznun balıkçı Fa- ikle ayni yerde Faruk ismindeki diğer balıkçıyı yaralamakla maz- nun Mehmedin muhakemelerine dün öğleden sonra ağırcezada devam edilmiştir. Dünkü celsede iddia makamı iddianamesini ser- detmiş ve Farukun katil filinden on beş seneye mahkümiyetini Mehmedin suçla alâkası görüle- mediğinden beraetini istemiştir. Muhakeme maznunların müdafa- alarını hazırlamaları için 18 Ey- lüle talik edilmiştir. Polislere tecavüz davası Dükkânında esrar bulundur- mak ve polis memurlarından Sırrı ve Mitat efendilere vazife esnasında tecavüzda bulunmakla maznun Mehmet oğlu Arap Ha- sanın AÂğırcezadaki muhakeme- sine dün de devam edilecekti. Maznun vekil tutacağını ve daha bazı müdafaa şahidi gösterece- ğini ileri sürmüş, muhakeme bu- bun için başka güne bırakılmış- tır. Buna bir tecrübe diyoruz. Zira yeni şekil modeli olmıyan bir şe- kildir. Ondan dolayıdır ki bu ye- ni sahada behemehal muvaffak olmak iktiza etmektedir. Muvaf- fakıyet halinde bu bir kalemde ya- pılan tecrübe kolayca tevsi edile- bilecektir. Afyoncular birliği hazırlanıyor 1 Mayıs 933 tarhinde faaliyete başlıyacak olan afyon kooperatifi o tarihten itibaren bütün afyon sa tışını idare edeceği için afyon ta- cirleri şimdiden bazı faaliyette bulunmaktadırlar, Bu faaliyetin en mühimmini fyoncuların afyon satışı teşkil et- mektedir. Fakat afyoncular bu sa- tış için bazı hazırlıklarda bulun- muşlardır. Ayni zamanda kredi bulabilmek için de İktışat vekâleti ne ve diğer bazı bankalara müra- caat etmişlerdir, Ancak İktisat vekili Mustafa Şeref Bey kendisine müracaat €- den afyon tacirlerine kredi bula” bilmek için birlik tetsis etmelerini tavsiye etmiştir. Bu tavsiye üzeri- ne derhal faaliyete geçen afyon tacirleri aralarında birlik yapmı- ya karar vermişlerdir. İzmirden şehrimize gelen ve İk- tısat vekili Mustafa Şeref - Beyle görüşen afyon tacirlerinden iki | e mişlerdir: — Biz bütün yüksek tahsil genç- liği bundan çok acı bir teessür duyduk. Darülfünun geçliği bütün mânevi (omevcudiyetile. istiklâl, İ cümhuriyet ve inkılâp mücadele- lerini yaşamış ve bilfiil bu heye- canları taşımış bir varlıktır. Ara- da ikilik yotkur. Hepimiz biriz. Milletin ber ferdi ve belki her fer- dinden ziyade o hisleri duyuyo- ruz, memleketin saadet ve felâ- ketlerini en kat'i mahiyetile idrak ediyoruz, kalplerimizden kopan bu milli duyguları harici şekille- rin tazyikma hacet kalmaksızın daima ve daima izhar ediyoruz. Şimdiye kadar yüksek tahsil genç- liğini mühim memleket hadiseleri- ne karşi gösterdiği hararetli alâka ve coşkunluğile bu kudretli vasfı- nı ispat etmiştir. Ali Kemal ve Rı- za Tevfik hadiseleri Kobilây teza- hürati, Lozan sulhü ve yerli mal- lar tezahüratı ve nihayet Cümhu- riyet bayrammdaki tamimi coş- kunluklar gençliğin ne kadar has- sas olduğunu ifade eder. 30 Ağus- tos bayramı tezahüratına talebe- nin ancak kendisini temsil eden küçük bir zümre ile iştirak edebil- mesi; gençliğin lâkayıtlığından de gil, bazı mühim şeraitin müsait olmamasındandır. Tatil münase- betile memleketinde bulunan ar- kadaşların toplanmasına bittabi imkân olamazdı. Onlar bu mu- kaddes bayramı bütün saadetile yaşamış olan aile bucaklarında tes'it etmişlerdir. Her biri Sakar- yanın, Dumlupmarın hakiki bir evlâdı olan bu kardaşları milli heyecansızlıkla itham etmek doğ- ru değildir. EA A A 0 EE 0 A YA zat İzmire avdet edince birlik te- sisi için lâzımi olan esasları hazır- lamışlardır. Fakat İstanbuldaki tacirler bu birlikten uzak kalmışlardır. bu hususta temas ettiğimiz afyeki tacirleri bir muharririmize Ode mişlerdir ki : “— Bu işte İzmir tacirleri fazla galışıyorlar. Vekil Beyin vadi üze- rine birlik teessüş eder etmez ya- rım milyon lira kredi temin edi- lecektir. İzmirde tesisi için “ şılan birliğin nizamna Zir. landıktan sonra İsta i gönde- rilecek ve İstanbul tacirleri de bu suretle birliğe gireceklerdir. Şim- diki halde biz bu Piza ikmalini bekliyoruz., i ar Izmir'de dün verilen karar IZMIR, 4 (VAKIT) — Afyon tacirleri bugün yaptıkları içtimas da satış birliğine sermaye ile işti ri» karar verdiler, vk leke $ Siiği ve Me ein el dei Mili ir da Mere a mt Taka Mİ 2 dl,

Bu sayıdan diğer sayfalar: