22 Ekim 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 12

22 Ekim 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— Santa 2. isbet! mare) Nüsbeti Şe “Her şeyin bir zamanı vardır,, derler.. Ne doğru söz. İşte o gün Naime için artık kendini açmak we kendini vermek zamanı gel- mişti... — Ben, diyordu, Saide, niçin evlendim biliyor musunuz?. Lüt- füyü sevdiğimden değil, sade bir inat yüzünden, daha doğrusu bir arkadaşıma nispet olsun diye .... Bakınız size anlatayım.. Biliyor sunuz ki ben —belki de bilmiyor- sunuz — Lütfü ile evlenmeden ev- vel Baker mağazalarında kadın | çamaşırı dairesinin şefi idim, Lât- #ü, bir gün annesi ile beraber gel- miş, beni görmüş, beğenmiş son- ra da istetti. Lâtfüyü beğenme- miştim, önce istemedim. Fakat sonra, yukarda da söylediğim gi- bi bir nispet yüzünden hemen 6- unla evlendim. Buna seböp de Ikbaldir.. İkbal, bizim mahallede oturur, çarpık bacaklı, çıban göz- lü bir kızdı. Bana pek sokulurdu. Nerede görse “ablacığım,, diye yanıma gelirdi.. Nihayet bir gün, kendisini mağazaya, yanıma al mamı rica etti. Şöyle bir üstüne başıma, şekline kıyafetine bak- tım, olacak gibi şey değildi. Peki | falan diye atlattım ama, altı ay mütemadiyen başımın etini yedi, nihayet, mağazada nüfuzumdan istifade ederek, onu, benim dai- reme küçük bir yere aldırdım... önceleri pek iyi çalıştı. Fakat bi- raz sonra, ötekine yaltaklana, be- rikine fis kos ede ede, hınzır kiz dedikoduya başladı, ve pek tabii benim aleyhime.. Zaten insan böyledir.. “İyilik eden kemlik bu- Turu, İlk zamanlar bu dedikodulara aldırış etmedim. Kendi kendime “O kim, diyordum, ben kim?... | Aramızda dağlar kadar fark var.. Hiç onun sözü ile hareket eder- ler mi?.,, Fakat böyle düşünmekte ne ka- dar haksız oldüğumu anlamakta geçikmedim.. İnsanlar, tuhaf, ken- dilerine ne söylenirse inaniverir- ler. İkbal, bu yılan zehrini bir ta. raftan dökerken bir taraftan da gene bana “ablacığım,, diye gelip yahaklanmaktan geri kalmıyor - du. İşte tam bu aralık Lütfi beni | istetti. Düşündüm, taşındım. O- nunla evlenmek, mağazadan çe- kilip sonra oraya bir hanımefendi ve bir müşteri gibi gidip, İkba - Iş istediğim eşyaları çıkartmak, beğenmemek, dudak O bükmek, sonra en pahalı şeyi almak onu çıldırtacaktı.. Evet, bu kıskanç kızm çıldırışımı daha o zaman | tatmağa başlamıştım ve dim. Fakat ümütlerim boşuna çıktı. Evlendiğimizin ertesi günü Lâtfi bana dedi ki; — Yavrum, biz zengin değiliz. Her şeyi idare etmek lâzım. Sana, evlen - evin idaresini temin için ayda yüz | lira veriyorum,. o Beş para fazla versmem.. Bununla £ Eyvah, demek, gidip bu İkbal kızı çileden çıkartamıyacak idim. | Maksadım, bizim kadın çamaşırı dairesindeki en pahalı konbine- #onlardan birisini almaktı.. Bu- un işin 40 Tiraya ibtiyacım Yvar- dı. Düşündüm, taşındım. baradan kırpa Xırpa, nihayet üç içinde hu parayı topladım ve | fkbal çamaşı üniresinden a-| İ garip şekilli bir zenci heykeli iliş- areye çalış. | Oradan | | lenmış, moda - mobilye dairesine İ verilmişti.. Bu dairede satıcı kız- İ lar pek mağrur olurlar, Zira, bu | dairede ,zengin evlerinde öteye beriye atılı duran vazo, yastık fa- lan gibi lüzumsuz ve pek pahak şeyler satılır, kızlar da ona göre haller takmırlar.. Ikbalin olduğu daireye yürüdüm, Beni görünce doğru — O, dedi, safa geldiniz.. Ne iyi ettiniz de hatırlayıp beni yok- lamıya geldiniz. Tepem attı. müşteri yerine saymıyordu. ğuk bir tavırla: — Hayır, dedim, öte beri al - miya geldim.. İkbal soğuk bir duş yemiş gibi dondu kaldı.. Biraz sonra kendi- İ ni toparlıyarak, bir sürü öte beri gösterdi.. Bunların içinden en lü- zumsuzunu, en pahalısını seçme- ğe karar vermiştim.. . Yanımda (45) lira vard. Nihayet, gözüme, | Hınzır kız beni Se- ti,. Şunu, dedim, beğendim. — Peki, dedi İkbal, 150 lira- dır.. Hemen parasını verecek mi siniz?. Yoksa faturasile eve mi gönderelim. — Eve gönderiniz. Biran olsun bu parayı nasıl ve- | receğimi düşünmemiştim.. Bu sa- bah heykeli getirdiler. İşte, şura- cıkta gördüğünüz bir karış yük- sekliğindeki heykel... Gittim, ko- | camın yazıhanesini açtım, birik- tirdiği paralardan 105 lira aldım, ve verdim. Şimdi ne yapacağım, ! kocama ne söyliyeceğim * bilmi »« | yorum.. Naime, bu sözleri bitirince ağ- | lamağa başladı. Sait ona sokul- muş, başını okşuyor ve: — Ağlama canım, diyordu, ağ» lama.. Elbet bir çaresini buluruz. Bu teselli verici sözlerle Nai » me kendini büsbütün koyuvermiş- | ti. Başmı Saidin göğtüne daya - dı. . * Sait diyordu ki: — Heykeli 150 değil mi? 45 lira sende vardı, 105 lira da kocandan aldın.. Ben senden bu heykeli 105 liraya satın alı - yorum. İşte 105 lira.. Git, kocanın parasını yerine koy, Ve cebinden çıkarıp 105 lira sayıp, uzaltr. .. . Üç gün sonra, Naime, tekrar mağazaya gidip İkbalin önünden mağrur bir eda ile geçiyordu. Ikbal hemen öteki satır kız - ları çağırdı, onu parmağile göste- rerek bir şeyler fısıldadı. Kızlar kahkahayı bastılar. İkbal diyor » du ki: — Sait, ertesi gün heykeli ia - de etti, kasadan parasını aldı. Bu suretle, üstelik 45 lira da kâr et - miş! liraya aldın aşamasından zaza ra ARAR LAZ EZEL luk posta pulunu bavi mektupla | sorulacak her iş için malümat toplar ve verir. (4944) Iş veriyoruz EMLAK ve EMANET YURDU Marangoz, dülger, duvarcı, beloncu, sıvacı ve rencberlere iş bulur Sirkecide paket Postane- i si karşısında Mizanoğl han No. 5 (4882) EEY Sirkeci adresi 15 kuruş- İ Alman çıplakları bir adaya gidiyorlar Şimdiki Prusya bükümeti Ar manyadaki çıplaklar aleyhinde son derece şiddetli tedbirler al- mış bulunuyor. Çıplaklar buna karşı emniyet ve sükünet içinde yaşıyacakları ve ber hangi mü- dahaleye maruz olmıyacakları bir yer aramıya başlamışlar ve Dalmaçya sahilindeki bir adayı orada istedikleri gi- için müzakerelere rdır. Çıplaklar ber yaz bu adaya hicret ederek oraya yalnız kendi mezhepleri içinde bulunanları alacaklardır. Bunların almak istedikleri nın adı Dugidir ve Kronati larının biridir. Ada, Hali hazir- da bomboşlur, ve çırılçıplaktır. Fakat yapılan tetkikler netice- sinde adaya bir miktar toprak | götürüldüğü takdirde © orasının münbit bir bale geleceği anla- şılmıştır. Dugi adası, çıplaklar tarafın: dan adeta bir cennet haline ge- tirilecektir. Burada çıplaklar is- tedikleri kadar kendilerini güneş altında kavuracaklardır, Çünkü bu ada gündüzleri değil, gece» leri bile son derece sıcaktır. O kadar ki çıplaklar geceleri bile örtünmek lüzumunu hissetmiye- ceklerdir. Yalnız bu adaya yakın bir ada vardır ki adı “Yılan adası, dır. Çünkü bu ada zehirli yılanların türlü törlüsile doludur Iki-sene evvel bü adada" yılan üretmek için iki çift yılan götü- rülmüş, bunun neticesi olarak ada yılan sdası olmuşlur, Eski Roma Harabelerinde Son öeneler zarfında meşhur eski Roma barabelerinden Her- culanum'da hafriyata ehemmiyet verilmektedir. Bu hafriyatın baş- hca'maksadını bilhassa inşaatın tarzı ve hususi evlerdeki terti- batı meydana çıkarmak ârzusu teşkil etmektedir. Şimdiye kadar yapılan hafri- yattan elde edilen ilk büyük netice eski Herculanım şehbrin- deki ahalinin hayatlarını olduk- ça tam surette ortaya çıkarmak olmuştur. Şehir içerisindeki yol lar arasındaki iki ada tamamen bafredilerek hakiki vaziyeti ile açılmıştır. Gelecek son ilkbaha- ra kadar bu bafriyata devam edilerek şebrin içinden geçen büyük apacaddeye varılacağı ve onun üzerindeki (Forum) un meydana çıkarılacağı ümit edil- mektedir, Şehrin cenup mahallesinde 30 kadar bina meydana çıkarılmış- tır. Bunların bir kısmı fevkalâde müzeyyen ve aristokratik konak- lar ve saraylardan, diğer kısmı ise bilâkis çok basit ve müte- vazı evlerden ibarettir. Buralar- da yapılacak tetkikat sayesinde artık Herculanum ahalisinin yal | mız zahiri bayatını değil, bütün ahili ve içtimai vaziyetini de si mümkün olabilmekte- ır. Fakat Herculanum'un asıl bi- susiyeti süs'ü villâlarının inşası tarzında görülmektedir. Bu bu- susiyet Heculanum şehrini Pom- peyi'den tamamen tefrik etmek- tedir. Dikkat edilirce şu cibet göze çarpıyor ki (Herculanum) daki evlerin ipşası tarzı Pompe yı'ye nazaran bugünkü mimari- ye daha ziyade yakındır. Çıplaklar | Cennefi Ispanya ile Italya Fransa beşvekili M. Heriyo bu ayın sonunda İspanyaya gi- decek, ve Fransaya komşu olan Ispanyayı resmen ziyaret ede- cektir. M. Heriyopun hedefi iki | memleket arasında rabıtaları kuvvetlendirmektir. Bu münase- betle İspanya cümburiyeti reisi Senor Zamoraya Lejiyondoner nişanmın büyük salibini ibda edecektir. Iki tarafın Fasta teşriki mesai meselesinden başka Cenevre iş lerini o görüşmeleri bekleniyor. Bilhassa Fransanın Akdenizde mesuniyeti meselesi görüşülecek» tir, Bundan dolayı İspanyanın, bun- | dan böyle teslibatı azaltmak kon- | feransında Fransaya müzaharet etmesi bekleniyor. Londramn en maruf diplomat mubarrirlerinden birinin verdiği pek mübim malâmata göre Fran- sanın İspanyayı, top, tank, bom- bardıman tayyarelerı gibi büyük ve ağır barp malzemesine depo olarak kullanılması da çok muh- temeldir. Bu gibi silâhlardan, icabettiği zaman Milletler cemi- yeti istifade edecektir. Bu depo İspanyada vücude getirildiği takdirde Almanyadan son derece uzak olur ve Alman- larm eline düşemez. Fakat böyle bir depo İsviçre- de yapıldığı takdirde bu mem- BürEES ERER İES irat Tütün istihsalâtı geçen senekinden | noksan Bu seneki tütün istihsalâtımız | geçen senekilere nazaran çok | noksandır. Bilhassa tütün yetiş- tirmekte olan kısımlarda bu mü- him soksan derbal gözükmekte- dir. İzmir ve civarındaki mabsul geçen seneki 25,000 tona mu- kabıl bu sene ancak 9,000 ton tahmin edilmektedir. Muğla ve civarmda yüzde alt- mış noksandır. Bergama, Tor- balı ve çeşmede ise bu miktar daha düşüktür. Tirede ise tica- ret odasının himayesi altındaki çalışma ile mahsul geçen seneki 1400 tona mukabil ancak 600 | ton olmuştur. Memleketin diğer tarafların- daki tütük mıktarı da 1931 ve 1932 senelerinde şu yekündadır. Edirnede, 1931 senesindeki tütün ekimi 23,000 dönüm iken 1931 de 7,000 dönüm olmuştur. Samsundu 1931 de 114,000 dö- nüm ve 1932 de ise 7,000 dö- nümdür. Bahkesirde 1931 de 39,000 dönüm ve 1932 de 20 bin dönümdür. Tokatta 1931 se- mesinde 33,000 dönüm ve 1932 s.nesinde 16,000 dönümdür, Bur- sada 1931 senesinde 18,000 dö- nüm ve 1932 de 9000 dönüm Manisada 1981 de 93,009 dö- nüm ve 1932 de 35,000 dönüm- dür. Dözçede 1931 de 45,000 | dönüm ve 1932 de 7(00 dönüm den ibarettir. ! Bu rakkamlara göre 1931 se- nesindeki ekim mıktarı 365 bin ve 1932 senesinde ise ancak EREL AM AEŞAREMEEEZEESES |Almanyayı içtima8 22 Teşrinievvel 1932 Fransanın silâh ve mü- himmat deposu: İspanya münasebetlerinin gevşemesinden Fransa nasıl istifade ediyor ? leketin mesuniyet ve bitaraflığını ihlâle, sebep olur. İsviçrelilerde bu fikirdedirler. Onun için Fran” sa, bu bususta İspanyadan isti" fade etmeyi daha muvafık gör- mektedir. Bundan başka İspanyada ra dikal- sosyalist bir rejimin tee” süs, İtalya» İspanya an'anatını zaafa uğratmış bulunuyor. Fran- sa, bundanda istifade etmek arzusundadır. Halbuki İspanyanm Priyode- rivera devrinde vaziyet bambaş- idi, O zaman iki taraf aresın- âf son derece kuvvetli idi,aradaki itilaf Fransada şüphe” ler uyandırmış, İtalya ilelspanya nın babri bir itilâf akdetmeleri ibtimal Fransayı haylı korkut” muştu. Böyle bir itilâf, Fransa- nm şimali Afrika ile irtibat ve muvasalasını ihlal ederdi. Halbu- ki şimali Afrika, Fransanın as- keri deposudur. Halbuki bu vaziyet değişmiş bulunuyor. Ve Fransa bu deği» şiklikten istifade ediyor. Fransadaki siyasi omabafili. Berlin ile Roma arasındaki mü- pasebatın suvumasınada ebem- miyet vermektedirler, Bunun se bebi bu günkü Alman bükümeti nin Hitlercileri iktidar mevkiine gelirmemesidir. Faşistler ile Hit- lerciler arasındaki dustluk olduk çe kuvvetlidir. ağa meRRnE KA SAEARESER2 KARA BEREN EZAAAİ kandırmak için Lonra, 21, (A.A) — Silâhları azaltma meselesine dair yazdığı bir makalede Times gazetesi diyor ki: Cenevre silâh bırakma * konferansı çalışmalarına Almanya)” tekrar iştirake ikna için İngiltere bükümetince ciddi gayretler sar” fına lüzum vardır. Buna muvaf” fak olabilmer için ingiltere, Ak man dileklerinin baklı cihetl€ rini nazarı itibare alan bir takı" yeni tekliflerde ( bulunmalıdı” Fransa ile Almanya arasında husumeti azaltmanın yegâne 68” resi İngiltere tarafından şiddeti bir teşebbüs ve harekette bul” nulmasıdır. Kadın hıncı Iç Erenköyde Hamam sok” ğında oluran Kadir ağa ve tife hanım isimlerinde iki ko” arasında dün bir çocuk yö”, den kavga çıkmış, Kadir e Latife banıma bir şey yapa. yınca Lâtfe banımin kızı Mef bayı sopa ile başından ağıf rette yaralamıştır. vi Mediha Tıg fakültesine Vs rılmış, Kadir ağada yak? mıştır. ye sy NN Ucuz kiralık Bomonti caidesinde aparlımanın 4 odalı muş No Li İ Süvcü katı 25 liraya kral Civarındaki | eczacı Çubuk©&. 152 bin dönümdür. efendiye müracaat. (4895)

Bu sayıdan diğer sayfalar: