22 Ekim 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 2

22 Ekim 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sayıfa ? . VAKIT 16 yaşında (Baz burafı 1 ine sayıfadn) Bir gazetenin tekâmülü için, çocuk büyütür gibi, yıl belki pek Oo masumca bir duygu| mahsulü görünür; (En son, en mükemmel cihazları kurup işlet- mek olsa olsa altı aylık bir iştir; olsa olsa bir sermaye işidir.) sa- nanlar olabilir, Bu görüş yanlıştır. Aziz okuyucularımızın gün beş kuruşla değiştirdikleri bu beş ön paralık sayılar, çehresi tanınmış bir kişinin eseri olsa, yalnız adı belli bir kişiyi muhatap saysaydı, bu hüküm bel- ki de doğru olurdu; lâkin yazısı- nı yazandan, haberlerini toplı - yandan başlıyarak resimlerine dizilerine, baskısına kadar ayrı ayrı vücut verenleri, matbaa ka - pısmdan alıp müşterilerin ayak - larına götürenleri © öyle çok, bi - ribirlerinden öyle bambaşka, bun ların çalışmaları öyle biribirile karışık, öyle biribirine girişik o * lan bir müessese (o tasarlayınız: Böyle bir müessesenin © varlığı, boy sürmesi, açılması, içinde ye - tiştiği cemiyet bağının tekâmülü - ! ne bağlı kalmaz mı? VAKIT'ın ilk sayısı yalnız iki sayıfadan ibaretti; bu gün, yalnız bugünkü sayısı 16 sayıfa olarak dizilmiştir. Baskı işinin medeni - yet dünyasındaki bütün tekâmül- lerine mazhar olmuş bir haldeyiz. Gazetenin içi, dışı muasır örnek - “lerinden hiç de geri kalmıyor. Şimdi bir de bu müessese in - san oğlunun düşüncelerini ayrı gayri tanımıyarak ( biribirlerine ulaştırır! deyiniz, bunda bir duy» | guya başka bir duygu: aşılamak kabiliyetini hesaba katınız; gir - mek, görmek, kısmet olmıyan yerlerde iğne ile kuyu kazma meselinden yapıl - mış uğraşmalarla edinilmiş haber- ler pişmiş, kotarılmış, önünüze ko- nulurken bütün bu haberlerin geçtiği kanallardan ne şahsi bir renk, bütün bu sözlerin çıktığı a - ğızlardan ne hususi bir koku al - dığını hatıra getiriniz; yukarki karışık şartlar altında yaşıyan o müessesenin (Yalnız memleketi | kazanemi hiç | düşündüm; onun bir şeye değiştirmedim. Günün kısa menfaatlerine ( saplanarak yarınım ölmez kazançlarına göz yumdurmadım; 15 yıldır hiç bir | gün hiçbir kelimeyle millet vic - danını incitecek bir şey yapma dım. Gazeteciliği ticaretin bir tür- lösü sayanlardan daima ayrı, da- ima üstün kaldım!) diyebilmesi, «ğer avunmıya değerse, bu, dö - nüp dolaşarak böyle bir müesse - senin içinde yaşadığı memlekete milli olacak bir övünme olur. Biz, bu kısa zamanda bize te- kâmülün bu yeresesine varma gü- cünü vererek, matbuat içinde ü » zerimize düşen vazifeyi yapabil - miş olmak zevkini tattıran muhit yükselişini, cümhuriyet © feyzini, kelimelerin almıyacağı bir hay - ranlıkla anıyor, bize gelmiş geç - miş uzak yakın bu hizmete yar - dım eden bütün arkadaşlara, bi - zi sadık alâkalarile “tuttuğumuz doğru yolda ayak diremiye teş - vik eden, arkalıyan okuyucuları - mıza bu yeni yıl o dönümümüzde yürekten doğan şükran duygula - rını sunuyoruz. ş , # # VAKIT'ın yeni yıl için dü dükleri, şimdiye kadar yap! ün - yalnız ! saymak | her işitmek < herkese | e emebie EE irmişii bir itirazı, bugün saat onda konferansın ilk celsesi Bükreş, 21 (Heyetle birlikte giden arkadaşımızdan) — Üçün- cü Balkan konferansında mem- leketimizi temsil edecek olan murahhas heyetimiz bugün saat onbirde Bükreşe vardı. Heyeti- miz istasyonda samimi merasim- le karşılandı. Buketler, çiçekler verildi. Istasyon Balkan milletlerinin bayraklarile süslenmişti. Türki- ye cümburiyeli murahhas heye- tioe Atbene otelinde yer hazır- lanmıştı İstesyondan doğru ote- le gidildi. Konferans konseyi tâm saat on beşte mecliş binasında tap- landı, Geç vakıta kadar devam eden bu toplanma çok bararetli ve münakaşalı olmuştur. Istanbulda toplanan ikinci bal- kan konferansında karar olarak tesbit edilen ikinci madde üze- rinde Bulgar murahhasları vazi- yetlerini izah için söz almışlardır. Bulgar murahhas'arı ekaliyetler ppeleğişin” bahli, Bale k 3 büyük müessese Ankara, 21 (Hususi) — Maarif vekil Reşit Galip Bey dün garp muallim enstitüşüne giderek ho- enlatla uzun boylü konuşmuştur. Konuşma mevzuü umum kül tür işleri enstilönün daba iyi meyva vermesi'çareleri idi. Haber aldığımıza. göre vekil ile i bey umumi kültür çalışmalarını merkezleştirmek için bükümet merkezinde üç müessese yapısı” rm eksikliğini gidermek kara- rındadırlar: Milet kütüphanesi bunlardan biridir. demi olacaktır. el Kâzım Pş. Hz, Gloryada Büyük M. M. reisi Kâzım Pş. Hz. dün Glorya sinemesında Trader filminin hususi temısilin- de bulunmuşlardır. Paşa Hiz. filmin sonunda bu güzel eseri san'attan dolayı $i- nema sahibini tebrik etmişlerdir. değil işle göstermek âdeti olduğu için sözü uzatmıyoruz. Yalnız 15 yıldır sizi her sabah belki uyku - nuzdan uyandıran (VAKIT), bu günden tatbika başladığı bir ka » rârla, her günkünden iki saat ka- dar daha sonra çıkacaktır. Gazetemiz bunu okuyucuları « İkincisi Aka- | SAEERMNES SA aöneiuraz2sa SaaS AASASESE0ESAALNS FERUEARAARERAEREEEEZEŞAEa ENSAR LERE KEYAMREREYA ZARA AETEZAEARESEZIŞI na en son haberleri yetiştirebil - | mek, hadiselerle okuyucular ara- sındaki mesafeyi daha çok ya - kınlaştırmak için yapıyor. İstanbuldan bütün vilâyetlere giden posta vasraları hep kuş - luktari başlıyarak gündüzün hare- ket ediyorlar. Bir sabah gazetesi- nin İstanbulda okunma zamanı da mutat üzere saat dokuzla on arasıdır. Yani şimdiye kadar ol - | duğu gibi sabahın dördünde bası- | lan gazete, okuyucunun eline var- mak, yahut postadan yola çıka - bilmek için 6, 7 saat boşu boşuna beklemiş oluyordu. İşte gazetemiz yeni aldığı tedbirler ve tertiplerle size İstanbulda olunuz, - dışarda nin temini için kendi erince asli şart olduğunu ileri sürerek mü» nakaşa açmışlardır. neticede Türk ve Romen heyet- lerinin münasip müdabalelerile esasta ihtilâf olmadığı müşahede olunmuş ve bu meselenin gele- çek teşrinievvele kadar a'âkadar- | lar arasında balli kararlaştırılmış ve Bulgarların üçüncü Balkan konferansına iştiraki temin edil | miştir. Bu suretle Balkan misakının | inlacına mani kalmadığı görül müştür. Müteakıben komite reis- likleri seçilmesi yapılmış ve mu- rabbas heyetimizin reisi Hasan Bey (iktısat), Romanya murahhas heyeti reisi (siyasi), Yugoslavya murahhas heyeti reisi (adli), Bul- gar müurabbas heyeti reisi (ve- saiti nakliye), Yunan murahbas heyeti (sıhhi teşkilât), Arnavut murahhas beyeti reisi (fikri yaklaşm) komiteleri reislik- reisi Hariciye vekili Tevfik Rüştü Bey şehrimizde Cenevrede Mületler cemiyetiz ne hükümetimiz namına İştirak | etmiş olan hariciye vekili Tevfik Rüştü B. bu sabah Avrupa eks- presile şehrimize gelmişlir. Ahmet Haşim Bey Şair Ahmet Haşim Bey teda- vi için Avrupaya gitmiştir. Mersinde Mersinin dağ ve ova çiftçile- rine ziraat bankasından buğday arpa tobomluğu dağıtılacaktır. ———— Malatyada Malatyada kaysı bahçelerinin çoğaltılması için teşebbüsler baş- lamıştır. 'Teşebbüsün © başında Gerci zade Hakkı Bey vardır. Yalnız kaysının Malatyayı zenğin edeceği kuvvetle umuluyor, kaya en yakın bir zamana kadar da her olan biteni bildirmek mus vaffakıyetine azmetmiştir. Zaten bu değişiklik (ihtiyacı Ankaranın devlet merkezi olma - sile duyulmıya başlamıştı. Haber- lerin sıklet merkezi oraya geç - mişti. Artık çalışma saat- lerinin oyerdiği işleri (o hepi- niz rahat uykunuzda bulun-! duğunuz sıralarda hazırlamak | düşüyordu. Gazetemizi o sizi | tam gazete okuyacak bir hazırlığa | geldiğiniz zamana yetiştirmek, ö- lü kalmıya mahküm hiçbir za -| man bırakmamak olacaktı. (VA «| KIT) işte şimdi de bunu yapacak- | tır ve her günkü 12 sayıfayı sık sık 16 sayıfaya çıkararak da oku- | yucularını her noktadan doyura - | caktır. (VAKIT) ın bu yeni tedbirin - den memmin o olacağınızda, her | zaman olduğu gibi onu tuttuğu | dürüst, faydalı neşriyat yolunda arkalıyacağınıza şüphemiz yok - rından daha çoktur. Bunları sözle bulununuz, gilnine aldömız daki - tur, Gelecek konferansın Belgrat ve Sofyada toplanması Sırp ve Bulgar murahbasları tarafından teklif edilmiştir. İçtima mahalli- nin tayini teklif sahiplerine bi- rakılmıştır. Saat 21,30 da murahhaslar askeri mahfelde toplanarak biri- birlerile görüştüler ve sıcak bir hava içinde samimi müsahabe- lerde bulundular. Konferans yarın (Bugün) saat onda merasimle açılacaktır. Kon- | feransın toplanacağı meclis bina- i sı ve toplanma İ milletlerinin bayraklarile söslen- salonu Balkan miştir. Bulgaristan hükümeti bu kon- feransa küçük bir heyetle işti- rak etmiş bulunmaktadır. Romanya hükümeti murahhas- lara karşı büyük kolaylıklar gös- terilmesi için tedbirler almıştır. Yarın akşam (bu akşam) hari- ciye “nezaretinde büyük kabul lacaktı Manevi Anarşi ELAT ED (Başmakalemizden devam) alkışlayanlara, acayip (kimseler «halemak » hassnsını sek tan bettik, Serbest fırka ve Halk fırkası | münakaşaları esnasında bu kör döğüşü, artık en son haddine varmıştı. Bir Serbest fırkacının tamamile Halk fırkası prensiple- rine göre söz söylediği ve bir Halk fırkacısının tam bir Ser- bestciye yakışır tarzda konuşlu: ğu sık sik olagan şeylerdendi. Nitekim, bu maceranın ey da Serbest fırkanın orgam olan bir gazete sahibinin bir işçi hrkası tessine kalkıştığı ve birC. H. fırkaşı gazetesinin de iktısadiyatta serbestliği arkala- dığı görüldü idi. Siyaset ve fikir hayatımızda, eşinin daha bir çok mi- sallerini zikredebiliriz. Fakat, bu misallerin insanı nihayet acı acı güldürmekten başka bir şeye yaramıyacağımı düşünüyoruz. Memleketimizde mütbiş bir fikir ve his anarşisi büküm sür- mektedir. Diyebiliriz ki ortada ne kadar keyf, heves, his veya nahvet varsa o kadar fikir, mak” sat ve ideal vardır. Bunların hepsini süzüp eleyip, toplayıp muayyen vazih ve müşterek. bir hedefe doğru yünelimek. gerçi sarp ve çetin bir dev işidir. Fa- kat, Türk inkılâpçısı, fakat, Ga- zi yolunun hiç bir iş üstesinden gelinemi- yecek kadar çetin değildir. Elverir ki, bahsettihimiz bu milli arızayı, hiç bir tevile sap- madan, olduğu gibi müşahede edelim ve böyle bir manevi anar» şinin bizi nerelere götüreceğini, Gazinin büyük eserini ne kadar tehlikeye düşüreceğini şimdiden sezebilelim. Yazık ki, ortada böyle bir uyanıklık emapelerine tasgelemi- yoruz, Milli ve hayati meseleler etrafında henüz iki kafayı sami- mi bir surette bir arâye getir- menin imkânı hasıl olamamıştır. Görür gibi oldüğumuz bazı siyasi ve fikri birliklerin hemen hepsi açık tam ve devamlı bir dilek kaynaşmasından ziyade ge- çici ve şahsi birer menfaat uz- "| Tabii tek bir Şakir serdengeçtileri için | oi 22 Teşrinieveel vi mmm Laf arasınd — İşimler gökten irili I mişler; doğru.. Doğru hükmünü vere” liba Naim Hazım bey Bi İ bahsinde bir keşiften ” cekti... ; Vakıa bazı felsefe d (Arş) ı kafatasmın üst dıkları gibi, gök de öyle naya alınırsa, yahut isim rinliklerine eremediğimiz gibi bir insan cemiyetinin mez derinliklerinden kouP” ğuyor diye kabul Ol hüküm, (EL - esma, (üns nes - sema) hükmü hiç d€ değil! fi Yalnız, maksat bu mu y Bunu söyliyen bir, bir # gat manasına ( bakmıştır; * 4 bu adı alan kimsenin iç * huyuna, tüyüne bakmıştıri si arasında bir yakınlık, W* luk göstermek istemiştir. nun için böyle söylemiştir. — Evet, bizim büyük reif! (Kemal) adını (o veren ho bu adı gökten, kaza ve * kendi elinden alldığında yok; netekim.. d Karşımdaki sözümü kesti | ker inhisarı zamanından İ bir meselenin maliye müfetf rince tahkikına girişildiği i lerinden gözümü ayırmıya rak: — Dur, dedi, “netekimif | altını tamamlıyayım: “Şakir,, de bunlardan bi için... meb'usuna bu adı verenler, “8 | hakkak onu sadece semadan. 4 İ getirmemişler, “Şakir,, in * ür,, den önce “Şeker, den © anmış “olduyunu vüen Yökeerii İ dilciden almışlar, getirmişlert! — amaaa Özdilimize doğf Türk Dili Tetkik (Cem pek yakında Ankaradaki fi yetine başlıyacaktır. İlk iş İ rak halkın dilinde yaşı | türkçe kelimeleri, ıstılahla kaidelerini araştırıp bulmak ? köylere varıncaya kadar | Türkiyede yapılacak derle | esaslarını tesbit edecektir. B lerce derleme defterleri cak, bunlara bulunan o keli p yazılacaktır. Cemiyet derleme işi ilerle çe büyük bir Türk lügati, ısff lar lügati, osmanlıradan tür ye lügat, öz türkçeden fran ya lügat yapacaktır, Asyadan Lehistaf Uzak Şsrkta büyük bir seyabatine çıkan Leh tay yüzbaşı Karpinski dün öğ“ sonra Asyadan şehrimize ge“ fi tir. Polonyalı tayyareciye 19 mühendisi M. Rogolsti © etmektedir. Tayyareci gir kuvvetinde ve saatl8 , kilometre süratli tek satı yareşile Varşayadan karek! ke miş, İstanbul, Halep, Bağdat e Kâbile kadar gitmiş, ran den geçerek dinmiy oğradıktan sonaa A, Istanbula gelmiştir. amana laşmalarıdır. Ve bir inkelâ jimi büyle derme çatma ler üzerine emniyetle kurula! Bir inkılâp rejiminde ne a Yabudileri gibi sinikee * lıların, ne de bilniyerek, du mıyarak her çereyana uysalların yeri olmama! wn b lap inkılâbı açik dk dm de i rar verirler. ol du m ta taş ” 1 ( ii

Bu sayıdan diğer sayfalar: