2 Ekim 1954 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 3

2 Ekim 1954 tarihli Akis Dergisi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

e Haftalık Aktüalite Mecmuası . M. M. arkası Ardıç Sok, Desen Matbaası — Ankara K 582 — Tel: 19992 Fiyatı: 60 kuruş * * * AKİS Ortaklığı adına imtiyaz sahibi ve yazı işlerini fiilen idare eden : Metin TOKER * * * Teknik Sekreter Cüneyt ARCAYÜREK * * * Ressam : İzzet ÇETİN — AYHAN Fotoğraf : Necdet ELBEYOĞLU — Turhan VANDEMİR Klişe 1 Desen Matbaası Klişe Atölyesi * * Abone Şartları : 3 aylık (12 nüsha) : 6 Lira 6 aylık (25 nüsha) 12 lira 1 senelik (52 nüsha) : 24 lira * * * İlân Şartları : 4 Renkli arka kapak (Tam sayfa) : 350 lira Kapak içi ve metin sayfaları Santimi 4 Lira * * * Dizildiği ve Basıldığı yer : Desen Matbaası Kapak Resmimiz Dr. Adenauer Bir dost Başvekil AKİS. 2 EKİM 1954 Kendi aramızda Sevgili AKİS okuyucuları Biten hafta ıçınde basın âlemimi- zi h bütün umumi ef- kârı - bir tek mesele meşgul ediyor- du: Halkçı gazetesi mesullerinin giy- dikleri hükümler. Pek uzun zaman- dan beri hiç bir gazeteci bu kadar agır şekilde cezalandırılmamıştı Nak mahkümiyetlerin miktarı on bin- lerce lirayı bulduğu gibi, daha mü- himi, hapis cezalarının müddeti se- nelerle — ölçülmektedir. Yurtta Olup Bitenler sayfalarımızda bu — hadise- lerden birinin seksen yaşındaki, is- mi bütün dünya, basınında bilinen, hürmet gören Hüseyin Cahit Yalçın olması ve Hüseyin Cahidin iki yıl- dan fazla hapis cezasiyle cezalandı- rılması; bir diğerinin, Cemal Sağla- mın beş buçuk s miş bulunması hadisenin niçin, he- le basın âlemimizde haftanın, hatta son zamanların en mühim hadisele- rinden biri şeklınde telâkki edildiği- ni gösterebili Mahkeme kararlarının münaka- şasını yapmak kanunlarımızca yasak Adalet adalettir ve mahkemele- rimizden çıkan kararlar bir tartışma mevzuu yapıldı mı artık işin sonu gelmez. Ancak, karar bir tarafa, bu mahkümiyetin ortaya çıkardığı bazı meseleler üzerinde durmak elzemdir. Bu, yalnız, hayatını yazı yazarak ve- ya gazete çıkararak kazanan koca bir kütlenin değil, içinde yaşadığı- mız demokrasi rejiminin de bekası ve emniyeti için bir zarurettir. Dünyanın her tarafında basın hürriyeti, bir muayyen devirde suiis timal edilmiş, serbest tenkit hakkı uluorta hakaret, hatta sövme mana sına alınmıştır Dunyanın her tarafın ile memleket gösterilemez ki basın hür- riyetinin bu kötü telâkki, bu kötü tatbik tarzından şıkayet edilmemiş bulunulsun. Türkiye bir istisna ola- mazdı, bir istisna değildir aba Tabir devrınden beri, belki muhtelıf fasılalarla, ama Za- manımıza ka nakaşa ve ten- kidi hakaretten başka türlü anlama- yan kimseler bizim hasmımızda Şeref ve haysıyetlerle ge- çıkmıştır. lişi güzel oynanmış, gazeteler birer yıkıcı silah olarak kullanılmıştır. B satırların muharriri, beş ak- laşan gazetecilik hayatında bir ta- kım yazıları nefret ve istikrahla oku duğunu gayet iyi hatırlar. Fikir mü- nakaşası diye başlayan bazı makale düellolarının az zaman içinde husu- si hayattan kirli çamaşır sermek ya- rışma çevrildiğini, bu yarışta ne şe- refin, ne haysiyetin, ne ailenin, ne karının, ne kızın esirgendiğini de ba sinimizi takip eden herkes gayet iyi bilir. Başka memleketlerde bir muay yen devirde görülen bu — manzara Türkiyede zamanımıza kadar sürüp gelmiştir. Bu devri nihayet kapamaya muvaffak olacak iktidarın biz elini öper, bu devri sust bir hürmetle eğiliriz. Ancak, bunu temin etmek için harekete meselenın bir küçük kıs- mından başlamak, çeşitli tefsirlere imkân veren ve turlu tatbık şekıllerı bulunan bir kanı n bir kısm uzerınde kılıç zaman Z n bası bir şekilde indirmek tutulacak yol- ların en iyisi midir? Basın, insanla- rın hakaret etmek için kullandıkla- TI vasıtaların sadece biridir. Başka vasıtalarla —meselâ nutuklarla— ha- karete göz yumulan bir mleket- te yalnız ve yalnız gazetecılerı deği- şik şartlar altında tutmak, onlara hu- susi bir rejim tatbik etmek özleni len gayeye ıktıdarları eriştirir mı" Bir devlet adamı kendisine uzanan ve seviyesine lâyık bulduğu — diller- le mücadele için ondan da acı dil kullanmayı zevk ve adeta spor sa- yarsa, kendi hakkını - yahut kendi hakkı bildiğini - bileğile - daha doğ- rusu dilile - elde etmekten çekinmez- se, bu arada da elbette hakarete sa- parsa bır gazeteciden — başka türlü hareket etmesi nasıl istenilebilir? Nıçın istenilebilir? İki büyük parti- nel başkanları tarafından se- lerin belki kat be kat ağırlarını bu- lacaksınız Bazı gazeteciler de eskiden kal bili ? bu memlekette hep aynı cins ınsanlar yetıştırmıştır Gozlerınızı kapayın bir se- evvel Vatan gazetesının başmu- haı'nrı Ahmet Emı Y Iman ile Ye- başmuharrırı Sabah Sefa Kılıçlıoglu arasında cerey; den yüz kızartıcı tartışmayı hatırlayı- nız. Birbirlerinin ne şerefini, ne hay- siyetini bırakmışlardı rak mahkemeye müracaat etselerdi aylarla hapse mahküm edilirlerdi. Et- mediler. Küçüklük saydılar. Ellerin- de kalemleri dururken başka yola sapmak istemediler. rında dilleri dururken başka yola sapmak istemeyen siyast liderler gi- bi... İşe oradan başlamak icap eder. Bu memlekette münakaşanın haka- ret demek olmadığını evvelâ onla- rın kendi aralarında girişecekleri (Devamı 34. — sayfada)

Bu sayıdan diğer sayfalar: