7 Mayıs 1959 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 14

7 Mayıs 1959 tarihli Akis Dergisi Sayfa 14
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

irinci Cihan Harbinde ordumuzun askeri hareket- «B lerini anlatmağa girişmek bu yazıların imkânı dı- şındadır. Askeri menkıbeler bir büyük tarihi doldura- cak kadar zengindir. Umumi olarak ordunun harb ka- biliyeti, tabii başlıca mânevi sahada, pek yüksek dere- çede tecelli etmiştir. Başlıca hasım rolünde Ruslar ve İngilizler bulunuyordu. Bize karşı askeri — düşmanlığı sonuna kadar yürütmüş olan İngilizlerdir. Uzun v tin savaş senelerinin biriktirdiği meselelerle harb bitti- ği zaman, siyasi düşmanlığı da başlıca İngilizler temsil ediyorlardı. Ruslarla muharebeler, harb ortasında yani 1917 de Rus ihtilâli ile kesılmıştı Fransızlar Çanakka- lede karaya asker ihracına iştirak ettiler, sonra bir da- ha Fransız askerlerıyle karşılaşma mütarekede ve Milli Mücadelede vuku bulmuştur. "Türk ordusu Anavatanda süratle müdafaa duru- muna geçmiş ve vazifesini her zaman iftihar edilecek bir kahramanlıkla yapmıştır. Memleket içinde, Rusya- ya karşı Kafkasya cephesinde, İngilizlere karşı Irakta ve Sina, Suriye cephelerinde büyük seferler tertip edil- miştir "Cihan harbinin bizde en büyük bir seferi de Ça- nakkalede vuku bulmuştur. İngiliz ve Fransız donanma ve orduları Çanakkaleyi denizden ve karadan zorlamış- lardır. Bahriye Nâzırı Mr. Churchill bu seferin başlıca tavsıyecısı sayılır. Harbin Avrupa batısında neticelene- ceği belli iken müttefiklerin Çanakkalede büyük bir te- şebbüse girişmelerinin doğru olup olmadıgı uzun uzun münakaşa olunmuştur. Sonunda eğer bu harekât mu- vaffak olsaydı Türkler süratle harb dışına çıkarılır ve bu suretle cihan harbi 2 sene daha kısaltılmış olurdu, fikrinde bulunanlar üstün gelmiş, görünüyorlar. Ancak İstanbula girmekle de harbin bitmiş olacağını hükme- bağlamak kesin sayılamaz. Bununla beraber bu fikir- lerin lâyık olduğu itibar gözden kaçmamalıdır. "Harb esnasında ordularımızın çektiği sıkıntı bil- hassa memleketin nakil vasıtalarından mahrumiyeti yü- zünden olmuştur. Demiryolu Ankarada kesiliyordu. Gü- neyde Toros tünelleri henüz açılmamıştı. Suriye ile de- miryolu irtibatı harb başında, yok idi. Irakla Suriye hu- dudundan ileri temas mevcut değildi. Sanayiden mah- rum olduğu için dışardan gelecek ihtiyaç maddeleri eksi- ği pek ziyade ıstırap veriyordu. Otomobil yeniydi, yahut bize göre yeniydi. Harbin son senelerinde Almanyadan yük otomobilleri gelmişse de, bunlar da lâstiksiz, de- ir tekerlekli olduklarından faydalarıyla zararlarının mukayesesi güç haldeydi. Hülâsa Birinci Cihan Harbin- de hudutlara memleketten demiryolu hatlarının ulaş- mamış olması, bizim için telâfisi mümkün olmayan ka- yıplar dogurmuştur "Birinci Cihan Harbinde çektiğimiz sıkıntıların bir mühimi de cephane darlığıdır. Hem Almanyadan büyük mikyasta gelmesi icap eden cephane ihtiyacı, hem İs- tanbula gelenlerin cephelere taşınma zarureti — büyük Avrupa orduları karşısmda bizim, gücümüzü çok tahdit ediyordu. Kafkas cephesinde, Çanakkalede ve İngiliz cephelerınde bu sıkıntı daıma çekilmiştir. "1914 . 1918 harbinde cephelerde — vuruştuğumuz milletlerle, sulh yapıldıktan sonra, düşmanlıklar sürat- le unutulmuştur. Nadiren söylenen fakat ruhlarda yer- leşen bir saygı duygusu buna çok yardım etmiştir. Bizim müttefiklerden ayakta kalan başlıca kuvvet olarak Al- manlarla da harbten sonra dostluk bağları daha sağ- lamlaşmıştır. Denilebilir ki Almanlar, Türk askerini, sulh zamanının çok uzun süren askeri temaslarından 14 İstibdattan Demokrasiye HARP çok cihan harbi esnasında tanımışlardır. Bir çok vesile- lerle de Türk ve Alman kumandanları arasında geçim- sizlik olduğu görülmüştür. Ancak umumi olarak, Al- manlar bizden iyi intibalarla ayrılmışlardır denilebilir. Harb sonunda Türkler yalnız başlarına vatanlarını kur- tarmak mücadelesine tutuştukları vakit, harb müttefik- leri onları şüphesiz hayranlıkla takip ediyorlardı. 1914 RUS SEFERİ « 914 Sonbaharında en mühim harb hâdisesi cephesinde olmuştur. Türk ordusu Kars istikame- tinde taarruz etmiştir. Sarıkamış muharebesi adıyla anılan bu taarruz teşebbüsünü Enver Paşa emretmiş- tir ve döğüş esnasında ordu kumandanına el çektire- rek, doğrudan doğruya harekât kumandasını üzerine almıştır. Başkumandan vekili Enver Paşanın Alman şevki idaresine yardım etmek için, talep üzerine bu se- feri yaptığı tahmin olunuyor. Hareket Aralıkta, şid- detli bir kış esnasında yapılıyor. Teçhizat tabıatıyla eksik fakat asıl cephane ikmal hi metlerı ve nakil sıtaları işlemez halde olduğu için baskın ümidi kaybol- duğundan itibaren, hareket başarısızlığa mahküm ol- muştur. Sarıkamış muharebesinde çok zayiat vererek, ricata ve hudut mevziilerimize dönmeğe mecbur olduk Muharebenin hemen ardından tifüs orduyu istilâ etti. O devirde bu hastalık harb zamanının korkunç âfeti sayılıyordu. Bütün bu talihsiz şartlar bir arada cengâ- ver 3 üncü Ordumuzu, daha harbin başlangıcında, çok yaralı ve sakat bırakmıştı Sarıkamış felâketinin neti- celerini hem memleket, hem ordu, her cephede uzun man sarsıntı ile hıssetmışt r. Kafkasyada askeri va- zıyet esaslı olarak 1917 de Rus ihtilâlinden sonra de- ğişmiştir. Rus ÇANAKKALE SEFERİ S arıkamış muharebesini müteakip daha Enver « Paşa cepheden dönmeden evvel, beni Büyük Ka- rargâha harekât şubesi müdürlüğüne tâyin ettiler. 1915 senesine girmiştik. Avrupanın batı cephesi siper harbi- ne başlamış gibiydi. Uzun bir yıpranma devrinin are- fesinde olduğumuzu henüz çok kimse bilmiyordu. En- ver Paşa ağır yaralanan 3 üncü Ordu cephesini kuvvet- lendirmek için oraya taze kıtalar göndermek istiyor- du. İstanbulda. alınan deniz haberlerinin yardımı ile ehemmiyetli bir cephenin açılması ihtimali — zihinleri işgal ediyordu. Bu esnada Enver Paş Erzurumdan döndü. Genel Kurmayda tabıatıyla bekleme ve hazır- lanma istidadı var idi. "Şubatta Çanakkale ağzındaki karşılıklı sahil ba- taryalarımız düşman donanması tarafından bombardı- man edildi. Bataryalar birkaç saatte susmaca mecbur kaldılar Bu haber dikkati Boğaza çekmişti. Mart 18 donanması Boğazdan geçmek için bütün kuvvetlerıyle taarruz etti ve akşama doğru vahim za- yiat ile ricata mecbur oldu. "Çanakkale deniz muharebesi bizim için ciddi bir muzafferiyettir. Bizim bildiklerimizi düşman bilmediği için, denizden zorlamayı kati olarak terketmeğe mec- bur olmuştur. Deniz muharebesini kazanmak için ağır topların elimizde bulunan cephanesini çok tasarrufla kullanmıştık. Zaferden sonra hesap yapıldığı zaman yeni bir taarruzu karşılamak mümkün olup olmıyaca- AKİS, 7 MAYIS 1959

Bu sayıdan diğer sayfalar: