16 Eylül 1967 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 16

16 Eylül 1967 tarihli Akis Dergisi Sayfa 16
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İKTİSADI (Mahkeme eliyle aldığımız tekzib) Durum İle İlgili Tekzip Derginizin 26.8.1967 talihli 688 sa- yılı nüshasının 16'inci sabitesin- de yayımlanan "İktisadi ve Mali Sahada Durum" başlıklı yazıda; Hükümetin ekonomik alandaki ic- raatı yerilmekte, Amerikan tarzı bir "Kitleleri oYanıltma" kampanyası- nın açıldığı iddiası ile Hükümetin, volsuzlukları örtbas etme çabası i- çinde olduğu ima edilmekte ve bu görüşü takviye için verilen misaller arasında, yazının "Zeytinyağı Kepa- zeliği" başlığım taşıyan kısmında da, Hükümet organlarının işe zama- nında el koymasına ve yaptığı tah- kikat üzerine başlıyan kanuni ko- vuşturmaya hiç değinilmeden, ma- deni yağ ile karışık olduğu gerek- çesiyle İtalyadan iade olunan zeytin- yağı olayına adı karışanları, yâni suçluları, himaye eden bir ortamın mevcut ini anlatılmak isten- mektedi Bu yazı ile açıklanan görüşün, yanlış ve hatalı temellere dayandı- ğını peşinen açıklamak isterim. Ha- kikatte; İzmirli bir firma tarafın- dan, İtalya'ya ihraç olunan ve ma- deni yağ karıştırıldığı iddiası o ile geri çevrilen 500 ton zeytinyağı o- layı, haber alınır alınmaz, Bakanlık Müfettişlerince ve Teşkilâtınca der- hal, 30.7.1967 tarihinde, işe el konul- muş ve yapılan tahkikat sonucunda tanzim olunan 14.8.1967 tarihli 5 sa- yılı müfettiş raporu İzmir Cumhu- riyet Savcılığına tevdi Olunmuş ve suçluların cezalandırılması istenil- miştir. Herkesçe bilindiği gibi, Ba- kanlık bu konuda, 11.8.1967 tarihin- de, bir açıklamada bulunarak, bu i- şe gereken önemi verdiğini ve ted- birleri Zamanında aldığını, tahkika- ta C. Savcılığı De birlikte devam et- tiğini, kamu oyuna arzetmişti. Sanıklar hakkında (o İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış ve konu adalete intikal eylemiştir. Herhangi bir toplulukta, iyiler arasında kötülerin de bulunabilmesi olağandır. Zeytinyağı olayı da, bir veya bir kaç tüccarın bilerek veya bilmiye- rek yaptıkları ve suç teşkil eden bir işlemin sonucunda meydana gelmi: olup sorumluları ancak olayı yara- 16 VE MALI tanlardır. Bundan bütün özel sek- törü sorumlu tutarak onların tümü- nü suçlamak, yerinde ve doğru bir hareket olamaz. Zamanında hareke- te geçerek suçluları adalete teslim eden Hükümeti suçlamak ve bunu Hükümetin özel sektörden yana o- luşu nedeni ile izaha çalışmak da o kadar yanlış ve maksatlı bir görüş tarzıdır. Muhtelif vesilelerle açıklandığı gibi, memleketin kalkınmasını ve re- faha kavuşmasını, kamu sektörü kadar özel sektör çalışmalarına da- yandıran, karma ekonomi kuralları- na göre çalışmayı hedef tutan ve uygulayan AF. Hükümetinin bir ü- yesi olarak, hangi sektöre mensup olursa olsun, doğrunun o yanında, zeytinyağı olayında olduğu gibi doğ- ruluktan ayrılanın karşısında bulun- duğumuzu bir kere daha kesinlikle ifade etmek isterim. Ticaret Bakanı V. Seyfi Öztürk D.P.T. Bir raporun dedikleri Devlet Plânlama Teşkilâtının, pa- ra darlığı, ihracat ve ithalât du- rumu, fiyat artışları, stoklar (o ve protesto edilen senetlerin durumu gibi çok sayıda konuyla ilgili olarak hazırladığı etraflı bir rapor bir İs- tanbul gazetesinde (o yayınlanınca. Teşkilâtın başındakiler, raporun ba- sma nereden ve nasıl ulaştırıldığını araştırmağa koyuldular. Karamsarlığından ötürü hasıraltı edilmeğe çalışılan raporda, "net dö- viz rezervlerimiz 1964 ve 1965 yılla- rı ile mukayese edilemiyecek kadar azalmıştır" denilmekte, enflâsyonist baskılara karşı da, para darlığı me- selesine karşı da alınacak tedbirle- rin esasta bir ve tek temele dayana- bileceği belirtilmekte, bunun için tarıma dayalı bir ekonomiden kur- tulma, ye. sanayileşme öngörül- mekte, ayrıca, para darlığı ila, 1967 Yılının ilk beş ayında bile Merkez Bankasından piyasaya yö- nelen kredilerin yüzde 40 - 45'inin ö- zel sektöre gittiği, bunlardan ancak yüzde 0.5'inin sanayiin hizmetine su- nulabildiği açıklanmaktadır. Devletin en güç şartlar içinde bulunduğu aylarda bile, kamu sek- SAHADA törü kredilerinde "* yüzde 11" dan — yüzde 1.3'e varan bir düşme ol- duğu halde, özel sektör kredileri, geçen yılın aynı devresindeki " yüzde 29.5"den "* yüzde 7.4e çık. mış; ancak aracı, ithalâtçı gibi -ra- porda belirtildiği üzere para darlı- gından fazla etkilenmeyen- özel sek- törün "en nazenin" takımından son- ra sanayicilere önemlice bir pay düş- memiştir. 1966 yılının ilk beş ayına oranla, bu yılın aynı döneminde protesto edilen senetlerin sayı olarak yüzde 44, toplam lira olarak ise yüzde 46 fazla olduğu belirtilen raporda, ay- rıca cevher, maden ve petrol üreti- minin yüzde 10; demir hadde ma- mullerinin, taşkömürünün, dokuna sanayi üretiminin yüzde 10 - 15 ora- nında gerilediği açıklanmaktadır. Fiyatlarda ise, mevsimlik dalga- lanmaların dışında, toptan eşya fi- yatlarında net olarak yüzde 5.S'lik bir sıçrama görülmektedir. Sınai ve madeni yağlardaki yüzde 9.7'lik ar- tıştan sonra yakacak maddeleri ka- leminde yüzde 15.1 oranında ait fi- yat artışı vardır. Raporun ilgi çekici bir diğer nok- tası da, ithalâtta bu yıl, gezen yılın ilk beş ayına göre 16 -17 milyon do- larlık bir azalma görülmesiyle ilgi- lidir. İthalât, geçen yıldan ağır git- mektedir. İhracatta ise hız, 5 milyon dolarda kalmıştır. Net döviz rezerv- leri hızla eritilmektedir. Bütün bu şartlar karşısında, -blokaj süreleri- nin uzatılması ile birlikte-, ithalât teminat hadlerinin yükseltilmesi yo- luna gidilmiştir. Ancak, teminat hadleri ile bu konuda sağlam bir tedbir alınamıyacağı, raporda, "bu yolla, ithalâtın güçleşmesi ve hattâ yatırımların bile gecikmesi, zarar örmesi muhtemeldir" şeklinde be- lirtilmektedir. Banka mevduattan ve bankaların likidite durumları geçen yıldakinden düşüktür. Piyasada önemli gösterge- lerden birisi olan altında; Reşatta yüzde 8.8'lik Cumhuriyette yüzde 3'- lük, külçe altında ise yüzde 3.8'lik bir yüksek seyir tespit edilmiştir. Plânlama Teşkilâtı, karamsarlı- gından ötürü hasıraltı edilmeğe ça- lışılan bu rapordan sonra, şimdi, ye- ni bir rapor hazırlamakla meşgul- dür. Bu raporun iyimser olmasına özel bir gayret gösterilmektedir. 16 Eylül 1967

Bu sayıdan diğer sayfalar: