16 Eylül 1967 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 8

16 Eylül 1967 tarihli Akis Dergisi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER AKİS muhabiri, ni duy du: — Yani sizce, Celâl beyin bura- ya gelişi bir nabız yoklaması şek- linde değil midir?" sormak gereği- Adam, tam karşısında oturmak- ta olan, açık kahverengi elbiseli, ko- n kahverengi kravatlı, ak saçlı za- , "Hocam, ne dersin?" gibilerden baki. sonra, muhabire döndü, " — Kesin birşey diyemem ama, sanmıyorum da.." cevabını verdi. Olay, haftanın başındaki Pazar akşamı, saat 19.25'te, İzmirde, Kara- oğlu otelinde geçti. Beyaz spor göm- lekli, kırçıl saçlı adam, madan dört saat Önce, İzmiri Ka- difekalenin eteklerinden seyreden Varyanttaki ünlü "Şato" gazinosun- da, Celâl Bayar şerefine, 90 kişilik, içkili bir yemek düzenliyen -iddiaya göre, bu yemeğin 3000 liralık mas- rafı, "alman usülü" ödenecekmiş- İzmir AP İl Başkanı Mehmet Kara- oğlu idi. AKİS muhabiri salona gir- diğinde, Karaoğlu ile başbaşa ver- miş, alçak sesle konuşmakta olan ak saçlı, orta boylu zat ise, -neden- se, o yemekte bulunmıyan, fakat bir gün önce 8 kişilik bir AP * DP takımıyla Bayarı ziyarete giden- Cumhuriyet Senatosu AP Grup Baş- kanı Cahid Okurerden başkası de- gildi. AKİS uhabiri, Karaoğlunun, Celâl Bayanı İzmir e, üç gün içinde üç defa ziyaret edişinin nedenini ve bu arada sorduğu sorulara aldığı cevaplan bitiyordu. Bilmediği tek şey, AP İzmir teşki- lâtında gerçekten sözü geçen bir kişi olan bu İl Başkanının, bir siya- si yatırım için mi, yoksa Süleyman Demirele karşı kullanılacak taktiği öğrenmek için mi Bayarı bu kadar sık ziyaret ettiği idi. İşte bu me- rakladır ki, Karaoğlu ile, kendisine ait otelde konuşmak istedi. Aldığı sonuç, hayli ilginçti. 1 saat 5 daki- ka süren bu konuşmadan çıkan so- nuç, gerek Bayarın, gerekse AP Ege teşkilâtının arzu ve amacını belirt- mesi yönünden -sürpriz olmamak- la beraber- dikkate değer bir nite- lik taşıyordu. AKİS Gezen pabuç toz getirir İstanbuldan, geçtiğimiz hafta Çar- şamba günü, bir elin parmak sa- yısını geçmiyen bir akraba ve ahbap grupunun sessiz sedasız bir şe- kilde -bir buket Çiçek dahi verilme- den- yolcu ettiği Celâl Bayar, erte- si gün saat 12.00'de İzmir rıhtımın- da, 2-3 bin kişilik bir topluluk ta- rafından, "Yaşa, varol baba! Allah seni başımızdan eksik etmesin!" bağrışmaları arasında, oldukça şa- tafatlı bir şekilde karşılandı. Hattâ bu arada, koyu bir DP'li olan İbra- him Yıldırım adlı şahıs da kurban verildi. Bu yaşlı adam, geçirdiği bir kalp krizi sonucu, Bayırla, kucak- laştıktan iki saat sonra öldü. Fakat, gazetelerde oldukça büyük yer işgal etmesine rağmen, meselenin bu ya- nıyla ilgilenen olmadı. Zira önemli olan, Bayarın İzmire gidişindeki amaç ve alınan sonuçtu. Çeşitli çev- relerle oyapılan temaslarla, bizzat gezi ve konuşmaların izleniminden edinilen bilgi şu oldu: İzmire, Bayar, -bundan bir ay önce “bu dergide (Bak: Sayı: 687 Celâl Bayar, Eski mal, işbaşında.. şerefine verilen ziyafette 16 Eylül 1967

Bu sayıdan diğer sayfalar: