16 Eylül 1967 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 5

16 Eylül 1967 tarihli Akis Dergisi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

sını kapayarak, gerginlik ve çatışma yolunu açmak kalır" dedi. Sonra, elindeki metnin Kıbrıs meselesine ayrılmış çok kısa bölü- münü okumağa devam etti: — Bu gibi hallerde katı ve de- Bine bir formül üzerinde direnip kalmak, meseleyi (o barışçı yollarla çözmeyi zorlaştırır, âdeta imkânsız kılar. Benim için tek çözüm yolu budur diye ortaya çıkmak, bir şartı dikte etmektir. Mukabil taraf için kabul veya redden gayri yol kal- maz." İktidarın başı Demirel, haftanın başında Salı günü yaptığı basın top- lantısınd'a bu sözleri söylerken, o- yuna getirilmiş bir komutan ka- dar telâşlıydı ve odavranışım hoş gösterecek mazeretler aramakta olduğu anlaşılıyordu. Halbuki, bir parça uzağı görenler ve uluslarara- sı politikadan anlayanlar, daha Keşan - Dedeağaç görüşmelerin- den önce, alınman muhtemel sonu- cu belirtmiş ve Hükümeti uyarmış- lardı. Bir "fatih" edasıyla yola çı- kan ve yapılan işi büyük bir göste- rişle "tarihe mal eden" AP İktidarı, aslında, havanda su dövdüğünü ve yapılan toplantının bir "tanışma toplantısından ileri gitmediğini, bu basın toplantısında, bizzat Baş- bakanın ağzından itiraf ediyordu. Boş fıçıların gürültüsü Türk ve Yunan Başbakanlarının, Kıbrıs konusunu görüşmek a- macıyla, biri türk topraklarındaki Keşan, öteki de yunan toprakların- daki Dedeağaç kasabalarında olmak üzere, iki defa buluşacakları, geçti- gimiz haftanın ortalarında Atina ve Ankarada büyük bir gürültüyle açıklandığı zaman, dış olayları ya- kından izleyen gözlemciler, için için de olsa, gülümsemekten kendileri- ni alamadılar. İşte, muhalefette ol- duğu sıralarda "şahsiyetli ve dina- mik dış politika" diye bağırıp du- ran AP'nin Demirel İktidarı, böy- lece, şimdi, dış politikada hangi noktada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyordu. Kıbrıs okonusunda bir süredir bazı gelişmeler olduğu ve bu geliş- melerin arkasında Birleşik Ameri- kanın yattığı, dil olayları yakından izleyen gözlemcilerin meçhulü de- gildi. Kıbrıs anlaşmazlığının türk ve yunan politikalarını kendi işine gelmeyen yönlere ittiğini ve zaten genel bir çözülme halinde bulunan NATO'nun güneydoğu kanadını te- melinden çökerttiğini pek iyi bilen 16 Eylül 1967 HAFTANIN İÇİNDEN Yepyeni bir AKİS! AKİS, bu haftadan itibaren büyük bir hazırlığın içine girmiş bulu- nuyor. Türk toplumunda ve türk basınındaki bir büyük boşluk 12 Ekimde yepyeni bir tarzda çıkacak AKİS ile doldurulacak ve bu renkli. dergi bütün aileler için bir ihtiyaç olacaktır. Bugün AKİS, tiryakileri bulunan bir siyasi dergidir. Hazırlığını yaptığımız AKİS ise, bütün önemini muhafaza etmekle beraber ma- gazin aktüalitesi daha kuvvetli ve politika meraklılarının yanında her sınıf okuyucuyu doyuracak bir nite lige sahip olacaktır. Her sahadaki olayların en ilginç tarafları bazen bir sayfada, bazen iki sütunda, ba- zen tek sütunda gözler önüne serilecektir. Yeni AKİS'in bir karakteri usun yazıların bırakılıp canlı çizgiler taşıyan özlü yazılara geçilmesi olacaktır. Bu suretle, okuyucular bir bakışta bir olayın hem mahi- yetini, hem de çeşitli taraflarım anlayacaklardır. AKİS, genellikle bir "imza dergisi" olmamış, yazanlar anonim kalmışlardır. Yeni AKİS bu kuruluktan da kurtarılacak ve bir yan- dan yazarlar imzalarını kullanırlarken diğer taraftan en ilgi çekici şahsiyetlerle şimdiye kadar bizde hiç rastlanılmamış orijinallikte rö- portajlar yapılacaktır. Bu şahsiyetler politikacı (olabilecekleri gibi politika dışındaki sahalardan da seçileceklerdir: Sanatkârlar, ilim adamları, iş adamları... Fotoğraflar, AKİS'in daima bir e teşkil etmiştir. Yeni AKİS'te fotoğraflar hem büyümektedir, hem de âdeta konuşur cins- ten olacaklar, yazıları süslemekle kalmayıp mânasını da verecekler- dir. Kuvvetli bir fotoğrafçı kadrosu kurmak, hazırlıklarımız enam- adın e bir çerçeve içinde taze bir politika anlayışı ve olaylar kar- Böyle şısında değişik, yeni bir tutum AKİSİ herkesin dergisi yapacaktır. 14 Mayıs 1954te yepyeni bir dergi türk basınına hareket getir- mişti. 12 Ekim 1967'de kendi kendisini hu derecede yenileyen AKİS tekrar bir basın ve hattâ bir memleket hadisesi yaratacaktır. Birleşik Amerika, uzun süredir, A- tina ile Ankara arasında bu konu- da bir diyalog kurulmasını istiyor- du. Hele Atinadaki, demokrasiye karşı darbeden ve darbecilerin dün- ya kamuoyunda büyük tepkilerle karşılaşmalarından sonra, yalnızca kendisi tarafından desteklenen yeni yunan rejimini oherkesin gözünde kuvvetlendirmek amacıyla, bu di- yalog fikrine daha sıkı biçimde sa- rılmıştı. Yeni Yunan Hükümeti de. Birleşik Amerikanın desteğini ol- sun kaybetmemek için, Türkiye ile, hiç değilse, görüşmelere girişmeye çoktan razıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse, türk kamuoyunun ve Kıbrıs türkle- rinin, kendisine, hangi ad ve biçim altında olursa olsun, yutturulmak METİN TOKER istenecek elverişsiz bir çözümü ko- lay kolay hazmedemiyeceğini bilen Demirel Hükümeti, başlangıçta, ö- zellikle İngiliz Dışişleri Bakan Yar- dımcısı Mr. Mulley'nin geçen aylar- da yaptığı Ankara ziyareti sırasın- da ortaya çıkan "Us karşılığı eno- sis" söylentilerine karşı beliren sert tepkilerden sonra, Atmadan, daha elverişli bazı tâvizler koparacağını aklı kesmeden böyle bir diyaloga girişmek istemiyordu. Hükümetin bu düşüncesi, önceki haftalarda An- karada yapılan uzun ikili görüşme- de, Demirel tarafından, Amerikan Büyük Elçisi Parkel Hart'a ME söylendi. Eğer Yunan Hüküm türk kamuoyuna "ikili enosis" diye kabul ettirilebilecek bir çözüme yaklaşırsa, Ankara ancak o Za-

Bu sayıdan diğer sayfalar: