26 Nisan 1932 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

26 Nisan 1932 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

26 Nisan 1932 Sahife 5 Tütün meselesi Bu sene az tütün ekiliyor Akhisarda satılmamış 700 bin kilo tütün var Akhisar 25 (Hususi) — Tütün zeriyatı başlıyalı birkaç gün oldu. Zeriyat diğer senelere nisbeten az olduğu gibi müstahsil de neşesiz görünüyor. Son senenin vurduğu darbe çifçinin kısmı âzamını tütün dikmekten sarfı nazar ettirdi. Nefsi Akhisarda henüz satıla- mamiş, müstahsil elinde yedi yüz bin kilo tütün mevcuttur. Bu tütünler geçen sene tütünlerinden daha parlak ve daha temiz oldu- ğu halde alıcı bulunamamıştır. Geçenlerde Ankarada toplanan tütün kongresinde omıntakadan giden murahhaslar tütünlerimiz üzerine bir çok tedbir alınmasını istemişlerdi. Zeriyat başladığı halde kongre- de alınan tedbirlerin hiç birine riayet edilmediği gibi bununla meşğul olacak bir heyet de görülmüyor. Yeanne d' Arc zırhlısı Venedikte Venedik 25 (A. A.) — Fransız Jeanne d'Arc kruvazörü buraya gelmiştir. Sefine süvarisi amiral Marouis karaya çikarak dük de Gânes'i ziyaret etmiştir. 15 bin lira ) İstanbula selâm.. Arjantin güzellik kraliçesinin sözleri Miş EY ye yi) v NANE nlansi iL ğ din N ak ;! - yi” Wi | Arjantin güzellik kraliçesi Izabel rrahk Paris, 16 ( Hususi) — 1932 Senesi Arjantin güzellik kraliçesi matmazel) Isabel Frahk bir müd- dettenberi burada bulunuyor. Arjantin güzelinin (Istanbulu ziyaret etmiş olduğunu bazı dost* larim' bana söylediler kendisini ziyaret ederek memleketimiz hak- kındaki ihtisaslarıni sormağı ken- dim için bir vazife addettim. Arjantin kraliçesi beni büyük bir nezaket ve samimiyetle kabul etti ve “Akşam, da neşredilmek için son çektiği fotoğrafilerinden birini de hediye ederken “Akşam Sürmene ziraat bankası vasıtasile Türk milletine selâmlarımı kasâsindân para aşırılmış Trabzon, 24 (Hususi) — Bayamda Sürmene Ziraat bankası memu- rinin cebinden kasanın anahtarını aşırmışlar ve kasadaki on beş bin lirayı aldıktan sonra anahtarı tekrar memurun cebine koymuş- lardır. Memur sabahleyin daireye ge- İip kasayı açınca meselenin fars kına varmıştır. Hadise resmi ma“ kamlara ve buraya aksetmiştir. Ziaat bankasi ikinci mmüdütü Ali Haydar bey tahkikat için bankanın otomobilile Sürmeneye gitmiştir. Yunanistanda Tasarruf için yeni tedbirler alınıyor Atina 24 (Hususi) — İngilizler tarafından harici borçların tediye- sine devam edilmesi şartile teklif edilen2 milyon sterlin miktarındaki istikraz efkârı umumiyede birçok dedikodulara sebebiyet veriyor. Hükümet ağlebi ibtimal bu teklifi reddedecektir. Çünki teklif edilen para mik- tarı, Cemiyet Akmvam mali komitesi huzurunda, izah ettiği mali ve iktisadi programının tatbiki için kâfi değildir. Yunanistan 10 milyon isterlin ve beş sene borc taksitlerinin tecilini istemektedir. Hükümet tasarruf meselesile ciddi surette meşğul oluyor. Hattâ tasarruf maksadile Garbi Trakya, Girit ve Epir vali umumiliklerinin o Jâğvedilecekleri muhakkak addediliyor. Amerikada bir heyelân Marmet 25 (A.A.) — ( Ameri- kada ) birbirini takiben vukubulan 3 toprak kayması mıntaka dahi- linde bir su bendinin çatlamasına sebep olmuştur. Kaza neticesinde 5 kişi ölmüş ve diğer 3 kişide enkaz altında gömülü kalmıştır. Birçok yaralılar sayılmıştır. iblâğ etmek,, nezaketini de esir- gemedi. Lâtin ırkının bütün güzelliklerini, nefsinde temsil eden bu güzellik kraliçesi, (o İstanbul (o hakkındaki ihtisaslarını şöyle anlatıyor: — Istanbul! Bu kelimeyi telâf- fuz etmek bilseniz bende ne lâtif hatıralar uyandırıyor, Şarkın incisi olan İstanbulu, görmeden evvel yalnız Pier Lotinin eserlerin- den tanıdığım zamanlar, daima hayalimde yaşatıyordum. Fakat tali, Arjantine güzellik kraliçeli- ğine intihap edilmezden evvel, İstambulu, kısa bir müddet için ziyaret (o etmekliğime (müsaade etti. Istanbulun dünyada eşi yoktur. Istanbülu ziyaret ettikten ve Bogaziçinin oşaitane ( sahillerini gördükten sonra, bu emsalsiz belde için dilim ve kalemle tasvir edemiyeceğim. Tatlı hisler besliyorum. Bu his- lerim, ölünciye kadar kalbimin derinliklerinde yaşayacaktır. Hattâ saçlarım ağardığı fakat kalbimin bütün (ogençlik ve tazeliğini muhafaza edeceği sıralarda Istanbul hakkındaki tatli duygu- larım zafa uğramıyacaktır. O zamanlar, İstanbulu ziyaret 'gün- lerimi, hayatımın en tatlı bir hatı- rasi olarak daima hatırlıyacağım. Gazi Hz. nin teşekkürleri Ankara. 24 (A.A.) — Riyase- ticumhur kâtibi umumiliğinden : Reisicumhur Hz. 23 nisan bayramı münasebetile resmi ve hususi ma- kamlarla bir çok zevattan aldık- ları telgrafnamelerden bu suretle haklarında izhari olunan samimi hislerden dolayı memnuniyet ve teşekkürlerinin iblâğına Anadolu Ajansını tavsit buyurmuşlardıt. Akhisarda kaçakçılıkla mücadele Akhisar 25 (Hususi) — Kaçak- çılıkla mücadeleye sıkı surette “devam ediliyor. Kaçak sigara kâğıtları hemen hemen kalmamış gibidir. Kaçakçıların kismı azamı yakalanarak ihtisas mahkemele- rine sevkedilmiştir. Alman intihabı Fransızlar memnun değil Faşistlere karşı ittihat tavsiye ediyorlar Paris, 25 — Prusya intihaba- tının neticesi burada geç vakit haber alınmıştır. Bu sebeble ga- zeteler uzun uzadıya makale yaz- mağa vakit bulamamışlardır. Bu- nunla beraber bütün gazeteler Alman faşistlerinin muvaffakiye- tinden müteessir görünüyorlar. Le Journal gazetesi, Hitler taraftarlarını en büyük alman siyasi fırkasını teşkil ettiklerinin bittec- rübe sabit olduğunu ve ancak kuvvetli ve mahir bir temerküz kabinesinin (Hitleri Almanyada esaslı bir rol oynamaktan menede- bileceğini yazıyor. Echo de Paris gazetesi, bu muvaffakiyetten alman parleman- tarizminin her gün bir parça daha kaybolmakta bulunduğu neticesini istihraç ediyor. Le Matinde şunları yarıyor: “ Vaziyet hiç te (memnuniyeti mucip bir derecede değildir ve belkide pek uzak olmıyan ati için tehdidiamiz kalmaktadır. Loeuvre ve Le Populair gibi sol cenah gazeteleri, temerküz kabinesinin ( Hitlercileri ouzakta tutarak Almanyayı bu suretle bir felâketten vikaye edebilecek- leri kanaatini izhar ediyor. Mançuride Vaziyet gün geçtikçe daha ziyade karışıyor Londra 25 — Japonya yeniden Mançuriye asker göndermektedir. Şimdilik bir liva sevkedilmiştir. Mançuride vaziyet karışıktır. Bu günkü hükümete hasım olan kuv- vetler şimale doğru ilerlemekte- dir. Küçük Istasyonlardaki Japon- lar buralarını tahliyeile (Harbin şehrine müteveccihen yola çık- mışlardır. Vaziyetin karışıklığı (o hasebile Cemiyeti Akvam heyeti tetkikat yapmak için Japonyada seyahatte ciddi müşkülâta tesadüf ediyor. Japon eshamı Londra borsasında Japon eshamının kıymeti düşüyor Londra 25 (A.A.) — Mançuride Rusya ile Japonya arasında bir gerginlik mevcut olduğuna dair şayiaların'deveran etmesi ve Man- çuri ve Şanghaydaki askeri kıtat mesarifatının Japonyaya ağır mü- kellefiyetler tahmil eylemesi, esasen Japon eshamı üzerinde çok gayri müsait tesirler oyapıyor. Şang- haydaki Çin-Japon sulh müzake- relerinin betaati de bu menfi tesire munzam olmaktadır. Bu zafiyet oJapon hükümet eshamı ile Japon belediyelerinin ihraç etmiş oldukları sanayi eshamı üzerinde kendini göster- mekte ve bu eshamı hissedilecek derecede zarara düçar etmektedir. Gayri mübadiller heyeti Ankara 24 — Buraya gelen gayri mübadiller heyeti bugün maliye vekili tarafından kabul edilmiş ve gayri mübadillerin vaziyeti hakkında izahat vermiştir. Heyet yarın emlâki milliye müdürü Rüştü ve muhtelit mübadele komisyonunda türk baş murahhası Şevki beylerin iştirakile bir içtima aktedecektir. (Heyetin (o akşam Istanbula hareket etmesi muhte- meldir. — — AKŞAM'ın tefrikası: No: 92 —— ZINDAN HATIRALARI Abdülhamit devrine Muharriri : Nihayet 9 temmuz 1901 salı günü Cenevrede İntikam gazetesi idarehanesine müdürü mesul Ali Fahri beye bir celpname geldi. Bu celpname Ali Fahri beyi ertesi gün için polis komiserliğine davet ediyordu. Halbuki Ali Fahri bey kurulan tuzağı bir kaç gün evvel haber almış, ve bu sebeple bir gün evvel kalkıp Fransaya geçmişti. Ali Fabri bey komiserliğe çağrı- lıyordu, teb'it edilecekti. Isviçre- reden hudut harici edilecekti. Onlar hudut harici edeceklerine, o, kendiliğinden çıkmış oluyordu. Ertesi sabah çıkan gazetelerde Bern Obükümeti merkeziyesinin (Ali Fabri beyin kanunu esasinin 70 inci maddesine tevfikan Isviç- reden ibracına ) dair istar ettiği emri neşredilmiş idi. Emir neşredilmişti, fakat mat- buat ta artık küplere binmişti. O zaman bütün efkârı günlerle, hattâ haftalarla işgal eden bütün Isviçre gazetelerinin ilk sahifele- rini kaplıyan bu hadiseyi o günkü gazetelerden bazı parçalar alarak, en doğru ve bitaraf bir şekilde sizah etmek isteriz:. Intikam şöyle diyordu: Isviçre dünyada belki en âdil bir hükümettir. Maamafih hissiyatı ehaliyi okşayacak hâlâtin burada da zuhuru ber muktezai beşeriyet, müstebat değildir. Netekim Ali Fabri vakasının ne olduğunu - biz değil - İsviçre- liler, tercümanı efkâr ve hissiyat- lari olan “matbuatla meydana koydular ve Isviçrenin taşımakta bulunduğu güzel namın bihakkın müstehakk: olduğunu isbat ettiler. (Löpope Döjonev ) gazetesi aynı gün (Nöbet kimin? ) serlev- halı baş makalesinde diyordu ki : Artık hazım ve ibtiyat yeter! Küçük memleketimizin şöhreti çamurlara sürüklendi. Hükümet, ellerini (Katiliâzam) tarafından döktürülen kanlara bulaştırtı. Bu cehalete oObir nihayet vermek lâzımdır. Büyük (Omemurlarımız Münir beye temellük ediyor. Isviçreli olmak şerefli bir şey idi. Artık bu da kayboluyor. Bize (Sultanın uşakları) diyecekler. (Lojenevua) gazetesi de (Ali Fahirnin ihracı) serlâvhasile şu satırları yazıyordu: “Biz, bundan amik bir teessür bissediyoruz. Ve bu hissimizde yalnız da değiliz. Gazetde Lozan da neşrettiği uzun makalelerinde Istanbul gazetelerinin bizim için mücibi âr ve hicap bazı fıkrala- rını yazıyor, ki bunda biz (taçlı katil) in kulu, kölesi gibi göste- rilmişiz. Artık tahammül taştı. Bu aciz va meskenet poloitikası aleyhine hareket zamanı gelmiştir. Meclisin küşadını sabırsızlıkla bekliyoruz. Isviçrelilerin o elbette söyliyecek sözleri vardır. Müstebitler bizim düşmanımız- dırlar. Hele hepsinin en hunharı Sultan Abdülhamit! Lasüis gazetesi ise, meseleyi inceden inceye tetkik ettikten sonra kanunen Ali Fabhriyi. Isveç- reden çıkarmanın inkânsız olduğunu yazıyor, ve hükümete hitap ederek “Ayıptır, ayıp!,, diyordu. Jürnal de Genev'in makalesin- de: “Hükümet bilir ki Isviçre mih- mannuvazlığını sui istimal eden ec- ait hakiki maceralar * nebiler hakkında hareket ettiği vakit kendisine yardım etmeğe amadeyiz. Fakat bu hareketin bilâ temyiz icrası asla caiz değildir. Jön Türkler Isveçrenin ne dahili, ne harici asayişini ihlâl etmiyorlar: Gazetelerinde bazen şiddetli bir lisan kullanıyorlarsa da Türkiyede olup biteni nazarı itibara alırsak onları tamamen mazur görürüz. Ba husus Gladastonun İngiltere parlamentosunda ( söylediğinden fazla, Sultan aleyhinde bir şey söylenemez!... Onlar da söylemi- yorlar.., Kurye Döjenevden: o “Kızıl sultan yalnız tebaasına değil bir itaati mahsusa ile arzusunu icraya müheyya düveli ecnebiyeye bile artık ferman ferma oluyor. Mü- kemmel hareket ediyorsunuz ey cumburiyetçiler, ey Isviçre, aferin sizel ,, (Liberte): Bu hadiseyi Isviç- renin şerefine bir şin buluruz, dedikten sonra: “ Isviçre Istan- bulda hüküm süren kızıl katile şeriki cinayet olmak için balk olünmamıştır ,, diyor. (Nasyonal Süis) ise: “ Hükü- mete göre Ali Fahrinin gazetesi Kızıl sultan hakkında hakaret ve tehdit amiz'makaleler neşrediyor- müş. Yıldız köşkü şakini meşumun- dan hakaretsiz nasıl bahsoluna- bilir, Hangi medeni memleketin gazetesi kızıl sultanın suratına en şiddetli, fakat en muhik tabi- ratı fırlatıp atmıyor ? ,, ( Tribün Libr) de, ( Gladste- nun - katil azam - tesmiye ettiği bir adam için İsviçrenin göster- diği mümaşat şayanı muahazedir, Ali Fabrinin ibracı her yerde bir feryadı şikâyet ve nefret yükselt- miştir ) diyordu. Gazeteler gün- lerle, uzun uzadıya. bu meseleyi takip ettiler. Bir Jön türkü, Ali Fabriyi Isviç- reden Fransaya uzaklaştırmağa muvaffak olmuştu ama, bütün Isviçre matbuatını bir hamlede, aleyhine çevirmişti. Hem öyle bir çevirmiş ki, hepisi kızl sultana ateş püskürüyordu. Isviçredeki Jöntürkler bu hadise üzerine büyük bir içtima yaptılar, Bu içtimada Ali Fabrinin tebidi üzerine Abdülhamit aleyhine mü- cadelenin daha şiddetlendirilmesi, ve bütün esrarın daha esaslı bir surette ifşası kararlaştırıldı ve yeni Osmanlılar cemiyeti kuruldu. Oradan hudut geçilerek Ali #Fabri ziyaret edildi. Abdülhamit Yıldızda Isviçredeki bu hadiseyi hatve hatve takip etmiş, evvelâ memnun görünürken, matbuatın aleyhine kıyamı üzerine mütçessir olmuş ve mırıldanarak: — Bir Ali Fahri için, yüz bin- lerce insanı üzerimize saldırdık, hata ettik demiştir. Isviçre ve Atinada hazırlanan suikasıt Isviçredeki Jön Türklerden bazı- ları, Avrupadaki komite, fırka ve cemiyetlerin yalnız söz ile, yalnız neşriyat ile iş görmelerine muarız görünüyorlardı. Artık anlaşılmış, kat'i surette öğrenilmişti ki Abdülhamidi nasi- hat ile yola getirmenin, sözle, mantık ile ikna edebilmenin imkâr ve ihtimali: yoktu. Abdülhamidin ölümünü bekle- mek ise bir mesele. (Arkası var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: