30 Mayıs 1938 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3

30 Mayıs 1938 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

30 Mayıs 1938 AKŞAMDAN AKŞAMAx Iskarpin yüzünden bozulan bir nışan İ Dünkü gazetelerden birinde şöyle bir serlevha gördüm: «Kötü bir hareket. - Yerli mallara karşı sulkasd mı? - Âdi malzemeyle yapılan eşyayı yerli malı diye satıyor- lar» Alt tarafını okuyunca, çerçeve ve perde yapmağa mahsus kornişten bahs olunduğunu anladım, Meğer tapon eş- yayı yerli malı şekline tebdili kıyafet ettirerek sürüyorlarmış!.. Bu münase- betle aklıma tanıdığım bir delikanlınm komik ve ayni zamanda acıklı sergü- zeşti geldi. Hamdi ismindeki bu genç, bana, yanayakıla anlatmıştı: — Ah, bir iskarpin yüzünden nişan- Uumı kaybettim. — Niçin? İskarpin istedi de alma- dın, sana hasis dedi galiba? — Hayır, öyle değil... Benim kendi iskarpinim yüzünden! — Allah Allah, garip şey... Anlat ba- kalım... Bay Hamdi şehrimizin büyük mües- seselerinden birinin adını zikretti. — İşte oraya gittim. Yerli malı de- nen iskarpinlerden beş buçuk lira ci- varında bir para vererek aldım. Biçim filân, harikulâde... Pek seviniyordum... Ertesi gün, nişanlımla bir randevum vardı, gezmeğe gidecektik... Kendi ken- dime; «Hayirli olsun, uğurlu olsun bu iskarpinlerim, ilk defa olarak böyle iyi bir günde giyiyorum! diyordum, — Dost başa bakar! Asıl şapkanı ye- nileseydin! - diye alaya kalktım. — O tedbiri de aldım. Fakat malüm ya, bizim nesilde şapka yok; saçlarımı friksion yaptırdım; traştan sonra ya- | mağıma kolonyalar sürdürdüm... İşte © zaman, şehrimizin ne derece pis oldu- Euna bir kere daha hükmettim... Zira, üzerimdeki misk kokularla sokakların mide bulandırıcı açık lâğım kokuları tezad teşkil ediyordu ki zahir, burnu. ma taaffünler çalımıyordu. Bir müd- det sonra ya burnum alıştı, yahut da sürdüğüm rayihalar uçtu. Artık birşey duymaz oldum ve sevgilimle buluştum. — Nerelerde gezdiniz?.. — Hava sıcaktı. Geçen pazar na- sıl günlük güneşlikti, değil mi?.. Sine maya gittik: «Midem bulanıyor, dışarı çıkalım!» dedi. «Aman hastalandı, taksiye bindireyim'» diyerek bir oto- mobil çağırdım, atladık. «Rica ede rim; pencereyi aç, boğuluyorum! Biraz hava...» dedi... Allah Allah! Buna da neoluyor?.. Bir surat, bir surat. Hattâ gezmeğe de devam etmiyerek eve dön- mek arzusunu gösterdi... Beni âdeta tersledi... Evinin kapısına kadar götür. düğüm halde içeri çağırmadı.. Ben- | den utanıyor gibiydi... Acaba ne yap. mıştım? Ne olmuştu?.. Hayretime, ye- isime, payan yok!.. Düşünün ki, o ak- şam, nişan yüzüğümü de iade etti. — Canım! Bunda iskarpinlerin ne kabahatı var?. — Nasıl olmaz, efendim? Derisi ko- koyur, derisi!... Kızcağız ise, bu ke- kunun satıhtan değil de daha derin- lerden geldiğini sanmış; böyle bir er- kekle evlenmek istememiş!... ... Yerli malların mutlaka ecnebi mal- lardan iyi olduklarına kanliz! Demek ki suikasd yalnız çerçeve kornişlerine değil; ayakkabılar hususunda da bir uygunsuzluk var. Bu çeşid bir yerli ma- Mı olacağına inanamayız. Mutlaka bir hile vardır, tedkik edilsin, Bahusus, İstanbulun ayakkabıcılığı bütün dün- yada meşhurdur. Bizim mallarımız en. iyidir, Ancak, âdi malzemeyle yapılmış eşyayı yerli malı diye satıyor olacak. lar, (Vâ-NO) SEHIR HABERLER Asfalt yollar Proje hazırlandı, yakında müna- kasa açılacak İstanbulda yapılacak yeni asfalt yol ve meydanların projeleri hazırlanmış- tır. Bunların 'tahsisatı evvelce şehir meclisince kabul edildiği için 938 se- nesi bütçesinin vekâletçe tasdikine ih- tiyaç görülmeden yolların inşası ya- kında münakasaya konulacaktır, Bu sene yapılacak yollar arasında Babıâli ve Ankara caddeleri de vardır. Ayasofyada Talât paşa konağı köşö- sinden Nuruosmaniye camisinin med- haline kadar uzanan cadde, Nuruos- maniye camisi ve Kapalıçarşıyı ziya- ret eden seyyahların daimi surette geçtikleri bir yol olduğundan burası- nm da asfalt olarak inşasına karar ve- rilmiştir, Bunun için de ayrıca bir ke- $if plânı hazırlanmaktadır, . Bursa seferleri Dün Bursadan bir kafile gezici geldi Denizyolları idaresinin Trak vapu- ru Mudanya hattına işlemeğe başla- dığı zamandanberi bu hatta faali- yet artmıştır. Bilhassa pazar günleri erkenden Bursaya gidip akşam dö- nenler çoğalmıştır. Ayni suretle Bursadan İstanbula gelip gidenler de vardır. Dün Trak vapurile Bursalılar bir tenezzüh yapmışlardır. Sabahleyin Bursadan trenle hareket eden üç yü- 26 yakın davetli, Mudanyadan kafı- lan 50 kişilik bir Kafile ile birlikte sa- at on ikide Mudanyadan şehrimize gelmiştir. Vapur on dört buçukta Tophane rıhtımına yanaşmıştır. Ge- lenler arasında Bursa valisi B. Şefik Söyerle tümkomutan general Cemil Tahir Taner de vardır. Bursalılar şehrin muhtelif yerlerini gezdikten sonra saat 22 de Mudan- yaya dönmüşlerdir. Vapurda Bursa şehir bandosundan bir caz da vardı. Bir tramvay bir lokanta çıra- ğına çarparak yaraladı Şişli Halâskâr Gazi caddesinden Şişli istikametine gitmekte olan vat. man İbrahimin idaresindeki tram- vay arabası, ayni caddede lokanta çırağı Cafer Karakaşa çarpmıştır. Çırak başından ve sağ kolundan yarâlanarak Şişli hastanesine kla- dırılmış ve bir müddet sonra da yer olmadığı o bildirildiğinden Beyoğlu hastanesine nakledilmiştir. Polis hadise üzerine tahkikata baş- lamıştır. Bir kadın, bir çocuğun attığı taşla yaralandı Fenerde oturan Mevlüde adında bir kadın evine giderken Yaşar isminde bir çocuğun attığı taşla bacağından yaralanmıştır. Çocuk yakalanmıştır. Bir çocuk kamyonun kapağile oynarken yaralandı Ortaköyde şoför Nurinin beş yaşın- daki oğlu Sadeddin Dere boyunda bir kamyonun arka kapağile oynarken kapak açılmış ve çocuk yaralamıştır, Haklı şikâyetler Araba vapuru ıslah edilmeli Araba vapuru, ismi üstünde, araba vapurudur. Yani arabalara mahsus... Lâkin buna insanlar da biniyor... Şimdiki vaziyette eski bir tekne, Üsküdarla Kabataş ara- sında işlemektedir. Yaz demez, kiş demez, gider gelir. Fakat yazları sefer durmaksınn devam eder, Çünkü pek çok kimse otomobili- ni iki yakada da kullanmak isti- yor; öyle günler oluyor ki, Kaba- taş meydanı iğne atsan yere düş- mez hale geliyor. Bu rağbet, araba vapurunun ye nilenmesi ihtiyacını hissettirecek gibi görünüyorsa da, şimdilik bir vaziyetin ıslâhım temenni edelim: İsmi geçen vapurda, gerek oto- mobillerile, gerek yaya olarak tn- sanlar da geçmektedirler. Halbu- ki, bunlar, güğertemesi yere tır- manmakta güçlük çekiyorlar. Oraya rahat bir merdiven takıl- sa... Zira bilhassa kadınlar ve Jimnastik bilmiyenler pek rahat- siz oluyor. Ayni vapurda yolcular için mümkün olân diğer wslâhatı da yapmak üzere bir tedkike gi- rişilmelidir. Pencereden düştü Bir çocuk ağır surette yaralandı Küçükpazarda oturan Zihninin üç yaşındaki çocuğu Nevzad Uğural pencere önünde oynarken 30 metrs- den aşağıya düşmüştür. Zavallı çocuk başından ağır suret- l te yaralanmış ve babası tarafından hastaneye kaldırılmıştır. Polis hadi- seyi haber alarak tahkikata başlar X —.-— Çilek 25 kuruşa kadar düştü Son günlerde İstanbula Ereğliden bol çilek gelmektedir. Bu sebeble çi- lek flatleri perakende 25 - 30 kuruşa kadra düşmüştür. Arnavudköy çilek- leri 50 - 60 kuruşa satılıyor. Bunlar da yakında bollanacaktır, Bu sene kiraz pek azdır. Manavlar- da 1$ - 25 kuruş arasında satılan ki- razlar geçen senelere nisbetle pek kü- çüktür. Ağaçlar çiçek açtıktan sonra olan donun kirazlara zarar verdiği anlaşılmaktadır. Yazlık ekim Bir haftadanberi havalar müsald gittiğinden her tarafta yazlık ekime büyük faaliyetle devam ediliyor, Mayı- sın İlk günlerinin çok yağmurlu geç- mesi bu faaliyetin gecikmesine sebeb olmuştur. Maamafih hava müsaid gi- derse bu teshhürün büyük tesiri olmi- yacağı tahmin ediliyor. Kırlara rağbet Dün pazar ve havanın güzel olması münasebetile kırlar çok kalabalıktı. Kâğıdhane deresi sandaldan geçilmi- yordu. İstanbulun bu eski mesire ye- rinde dün de pek çok halk vardı. Boğuziçi, Adalar, Kadıköy de çok kalabalıktı. Floryada denize girenlere tesadüf edilmeğe başlanmıştır. Yeni otobüsler Belediye sipariş için şartname hazırlıyor Belediye, şehir meclisinden aldığı sa- lâhiyet üzerine 30, 35 otobüs satın ala- rak işletmeği kararlaştırmıştı. Bu oto- büslerin şartnamesini hazırlamak Üze- re fen İşleri müdürü B. Hüsnünün r&- isliği altında belediye fen müşaviri B. Hulki, İmar müdürü B. Ziya. Makine şubesi müdürü B. Nusret ve makine mühendisi B. Tarıktan mürekkep bir komisyon teşkil edilmiştir, Komisyon, otobüslerin makine ve motör cinslerin! ve evsafile beraber. arabaların genişli- ğini ve uzunluğunu, dahili kısımları- nın ne suretle olacağını tayin edecek» tir. Her otobüsün en aşağı 30 yolcu alacak büyüklükte olması şartnameye konacaktır. Adalara akın Akay yaz tarifesini biran evvel tatbik etmelidir Bu söne kış uzun sürdü, fakat yaz da her seneden evvel geldi. Bir haf- tadanberi İstanbulda adamakılı s- cak vardır. Dün termometre 27 de. receye kadar çıkmıştır. Bu vaziyet karşısında son günler- de sayfiyelere akın başlamıştır. Hele Adalar, diğer senelerden bir ay evvel dolmuştur, Halbuki Akay henüz yaz tarifesini tatbik etmeğe başlamadı- ğından halk gidip gelmekte güçlük çekiyor. İşitliğimize göre Akay 20 hazi- randan itibâren yaz tarifesini tatbik etmek niyetindedir. Fakat yukarıda yazdığımız gibi bu sene erkenden Adalara göç başladığından halkı güç- lükten kurtarmak için haziran ipti- dasından itibaren yaz tarifesini tat- bik etmek çok muvafık olacaktır. Bu hususta Akay müdürlüğünün nâ- zarı dikkatini celbederiz. Çırağına kızdı, kavanoz ka- pağını başına fırlattı Erenköyde Kemal adında biri çıra. ğı Filipe kızmış ve . eline geçirdiği kavanoz kapağını çocuğun başına fırlatmıştır. Hafifçe yaralanan bak- kal çırağı ustasını şikâyet etmesi üze- rine Kemal yakalanarak tahkikata başlanmıştır. Ezik ve çürük meyva satılmıyacak Yazın ezik ve çürük meyvalar yüzün- den birçok hastalıklar olmaktadır. Bil- hassa çocuklarda mevsim ishalleri hep bu meyva yüzünden ileri gelmektedir. Belediye bunu nazarı dikkate alarak ezik ve çürük meyva, satışını menet- mek için esaslı tedbirler almağı karar- Yaştırmıştır. Yeni kasaplık hayvan geliyor Belediyenin Çukurova ve Ege mın- takalarından getirttiği kasaplık ko- yunlardan başka tüccarın da Hayma- na civarından koyun getirteceğini yaz- mıştık. Haziranın onundan sonra bu hayvanların ilk partisi şehrimize gele- cektir, İSTANBUL HAYATI ————— ——— Bunlar hiciv imiş! Konuşma mevzuu, son günlerde dedikodulara yol açan argo ve küfür bahsine intikal etmişti. Hazır bulu- nanlardan biri, bir kısım muharrir- lerin fikirlerini zarurgjler yısında küfrün meşru olabileceğini ileri sürüyordu. Fakat diğer ikisi bu fikre şiddetle itiraz edi- yorlar; — İnsan, nezahet ve nezaketten ayrılmamağa mecburdur. Bu da iti- dalin muhafazasile temin edilebilir, Binaenaleyh hadisat hiç bir zaman küfrü meşru kılacak kati bir zaru- ret tevlid edemez. Diye ayak diriyorlardı. Bir aralık telefon çaldı. Küfrün meşruiyetini şiddetle redderek uzun bir terbiye konferansına dalan yazıhane sahibi sözünü kesti. Telefon mükâlemesile beraber sokukta da bir gürültü kop- tu. Kavgaya tutuşan iki kişinin sa- vurdukları küfürler ortalığı çınlatı- yor, telefon başındaki zat yüzünü bu- ruşturarak kelimeleri tekrarlıyor, 60- kaktaki gürültüden canı &ikıldığı an- Jaşılıyordu. Üzüntülü bir mükâlemeden sonra telefon başından kalktı. Fena halde asabileştiği belli idi. Hiddetli hiddetli soluyarak homurdandı: — Bu gürültü arasında telefonla konuşmak ne mümkün. Herifler &80- kakta eşek gibi zırlıyorlar. Telefon- da da karşıma bizim sersem hizmelçi çıktı. Ne söylediğini bir türlü anlr yamadım. N Hiddetini yenemedi. Bir kaç küfür retlerin mevcudiyetini şimdi kabul buyuruyorsunuz ya!... Yazıhane sahibi bir kaç yutkun- madan sonra: — Yook, dedi. Fikrimden döne- mem, Bence, küfrün meşruiyetini ka- bul etmek dahi küfürdür. Fakat be- nim şimdi söylediklerime küfür de- nemez. Bunlar hicivdir. Ziya paşa merhumun vecizeleri urasına bile girmiştir. Öteki bir kahkaha atla. Kapıdan çıkarken mırıldandı: — Yani küfrün isim değiştirmesi, Küfur muarızlarının ikisi de sus- tular, Cemal Refik rss Bir kadının çalınan küpelerle ziynet altını bulundu Şehremininde oturan Fethiye, po- ise müracaat etmiş ve kendisinin evde bulunmadığı bir sırada odasın- da asılı duran çantasından beş lira kıymetindeki küpelerile bir lira de gerinde bir zinet altınm çalındığını söylemiştir. Kadının şüphelendiği Leylâ istic- vap edilmiş ve küpelerle zinet altını meydana çıkarılmıştar. Ölüm * Evkaf müzesi müdürlüğünden mütekaid sabık Samsun mebusu bay Hakkı Suyabasmaz irtihal etmiştir. Cenazesi bugün öğle vakti Büyüka dadaki evinden kaldırılacaktır. Ke- derli ailesine taziyelerimizi sunarız, Bay Amcaya göre... — Nedir bu Hatayda olan işler bay Amca?... > .. Biz ne kadar, işi tatlıya bağla muya çalışıyorsak...

Bu sayıdan diğer sayfalar: