1 Eylül 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 1

1 Eylül 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

UL IYGY AKŞAMDAN AKŞAMA Yıldıray tahtelbahiri ve Sanat mektepleri Almanlar «Yıldıray» tahtelbahiri- mizi vermiyorlar, Bunun için gazete- ierimizde şiddetli neşriyat var, Bu, İn- tibah uyandıracak bir darbedir. — Bize ne lâzımsa hepsini kendi- miz yapalım!... Hattâ en yüksek tek- nik mahsulü gemileri de! Bu söz ilk nazarda pek te mantik imiş © İntibanı O bırakı- yor . Yüksek tekniğin ne demek olduğunu yakından bilenler buna gü- ler. Fakat Japonların misali var; ke- ga, kendimizin bu Cümhuriyet sene- misali var; ve anha minha sanayiin en yukarı Kademelerini de bizim gibi Aki elli, iki ayaklı insanlar meydana getiriyor. Onlardan hiç bir suretle zekâ ve kabiliyet noksanımız yoktur. «Var'u diyenin suratıma tahkirini iade ederiz, Şimdiki şeraite göre romantik bir Mddia, evet; fakat muazzam neticeler, muazzam isteklerden doğar, Biz de Aarşınımızı geniş tutalım. Arzularımı- gın, hırslarımızın ufku geniş olsun. Büna rağmen, ufuklara bir tek sıç- ramayle ulaşılmaz. İlerleme merhale merhaledir, Merhaleler de adım adım katedilir, Yüksek teknik derken, orta dereceli sanatkârlar meselesini düşü- nelim, Düşünülmüyor da değil, Zira, sa- nat mekteplerinin çoğaltılması maa- rif şürasında omevzuubahs edildi... Bunun üzerine, Alâeddin Eydar isimli bir zattan mektup aldım. İkazlarını enteresan bulduğum için hülâsa edi- yorum: «Ben de bu mekteplerin mezunu- yum! - diyor. - Elektrik şubesinden iyi derece ile çıktım, Şimdi bir müessese- de memur olarak çalışıyorum, Sınıf arkadaşlarıma da ötede beride raslı- yorum: Nahiye müdürü, kaptan, bay- tar olmuşlar, Velhasıl akla gelmedik türlü türlü mesleklerde yer tutmuş- lar, Sebebi? , Beş sene hükümet hesabına okü- yan bir talebe mezun oluyor, Eline orta mektebe muadil bir diploma ve- riyorlar. Onu kendi haline bırakıyor. lar, Bu çocuk az çok se derecesinde bir tahsil gördüğü için, hiç bir nazari yetişmesi olmıyan Ahmed ustanın ya- hud Mehmed ustanın yanında çalışa- miyor. Sermayesi ve ameli bilgisi de olmadığından bir dükkân açamıyor, Mecburen kendisine başka bir meslek | seçiyor. Halbuki mekteb mezunu bir sanatkârla o Ahmed ustanın arasın. da dağlar kadar fark vardır. Ahmed usta bin defa yaptığı bir işi gerçi pek | seri surette yapabilir; fakat alışmadı- ğı bir iş karşısında durur. Çünkü re- simden, hesaptan, hendeseden anla- maz. Bu gibi sanatkârlar, mederm fabrikalardan ziyade dükkânları ya. rarlar. Bizde ise aksinedir.i Sanat mekteplerinde okuyan tale. | beyi behemehal kendi meslekleri da- hilinde tutacak çareler aramamız lâzım geldiği anlaşılıyor. Aym zat, öğretmen meselesi üze- rinde de duruyor: «Ankarada sanat mektebinin için- de bir öğretmen kısın: var, Bunun da gayesi sanat mektebine muallim ye- tiştirmek, Buraya sanat mektebi me- zunları kabul edilir, Üç sene daha €debiyat, felsefe, ruhiyat ve biraz da diğer dersleri takipten sonra - ki lise- ninkilere muadil şeylerdir - hoca olur. lar. Bu muallim mektebi bütçesile üç ŞEHİR HABERLERİ Ihtiyat su Çırpıcı civarında büyük bir su deposu yapılacak Bakırköyüne sü getirmek üzere sular idaresi Çırpıcı çayırının muh- telif yerlerinde arteziyen kuyusu aç- mak için sondajlar yapmışlı. Çayırın bir noktasında 130, bir kısmında da 90 metre derinliğine kadar inilmiş ve her iki yerde de su bulunmuştur, 90 metre derinlikte bulunan su, çok mebzul ve iyidir. Bu su yalnız Bakır- köyüne değil, terkos su tesisatına bir yardım olmak üzere İstanbulun da mühim bir kısmına kifayet ede- cektir, Bu maksada Çırpıcı çayını civarında büyük bir su deposu inşa edilecek ve bu depoda kâfi miktarda Su bulunacaktır. Deponun suyu şehre ihtiyat ola- rak kullanılacaktır. , , Sahillerde inşaat Binalar denizden on metre geride ; yapılacak Deniz kenarlarında güzergâhında (yapılacak binaların bunlardan 10 metre geriye yapılması lâzımdır. Belediye bu gibi yerlerde inşaat yapmak istiyen arsa sahiple- rine bu şerait allında inşaat ruhsa- tiyesi vermektedir. Bu binalar bir bodrum ile bir kattan ibaret olacak- tır. Fakat şehircilik mütehassısı B. Prost Boğaziçinin bazı yerlerinde on metre geriye çekmeden bina inşası | için plânını hazırlamıştır. Bü gibi yerlerde sahile rıhtım ya- pılacak ve bu rıhtım üzerinde yapı- lacak binanın sahille arası kanun. daki mesafeyi muhafaza edecektir. EEE EEE ENER EEE EEE EEE EE SERA ENES ERİ sanat okulu açılır, Bizim müşahede- miz: Şayed sanat mekteplerinde te- ferrüd edenleri Avrupada tahsile gön- dersek daha iyi netice alırız. Zira biz sanatkârlar biliyoruz ki mevzuubahs mekteplerde muallim kadrosu ihtiya- ca kâfi ehliyette yetişemiyor.» B. Alâeddin Eydar sanat mekteple- rinin liseden bir sınıf eksik oldukları halde ancak orta mekteb telâkki edil- melerinden de müşteki, Bir sınıf daha Mâvesile bura mezunlarına lise me- zunu hukuku verilmesini istiyor, Bu mekteplerde, hademenin görme- si icab eden işleri talebeye gördürdük- lerinden şikâyet ediyor. «— Ya diğer mekteplerde de bizim- ki gibi olsun, yahud da bizimki öbür- lerine benzesin!» diyor, Fakat bu son noktai nazarı haklı bulmadım. Zira onların şeraiti baş- kadır, Bahriye zabiti olacaklara tay- falık ettirirler, yalınayak güverte yı- katırlar, Bu da © kabil bir alıştırma. dır, Gocunmamalı, Diğer düşünceler ve endişeler ise cidden yerindedir: İyi hoca, çok mek- tep ve bilhassa: Mezunların, nahiye müdürü değil, elektrikçi olmaları! «Yıldıray» tahtelbahirini vermiye. biliyorlar. Bu gibi vaziyetlere gelecek nesillerin de düşmemeleri için şimdi. lik yegâne çare, bu ilk adımları at- (Wâ - Nü) ve şimendifer | Karilerimizin şikâyetleri Şişli - Mecidiyeköyü caddesi pislik içinde işli istasyonu ile tramvay deposu arasındaki yolun bir tarafı, daima göl halinde çamur, yosun ve batak- aktar, Büvari polis kışlasına ait atların ahırlarını idrar ve gübreli piş sula- rile en güzel ve geniş bir cadde pek çirkin görünmektedir. Caddenin baştan başa parke yâpıl- dığı şu anmunda - parke yapılmadan evvel. bu hastalık imecrasının (ana caddeye değil) münasip başka bir ye- re akıtılmasına belediyemizin nazarı dikkatini celbediniz. Yoksa ne yapılan cadde bir şeye yarıyacak, ne de öra sakinleri bu pis ve: çirkefin doğurduğu #ıtmalı sivri- sineklerden kurtulacaklar. Alâkadarların nazarı dikkatini ceib için keyfiyetin (okıymetli gazeteni- se dersini rica ederim. Şişli - Mecidiyeköy caddesi No. 39 Mühendis A. Riza Çatar Icra memurlarına hakaret davası Maznun Fazılın iki ay 16 gün hapsine karar verildi Vazifelerini İfa sırasında icra me- murile polis memuruna hakaret ve dövmeğe kalkışmak Oo suçlarından mâznun Fazılın muhakemesi dün as- liye birinci ceza mahkemesinde ya- Pılmıştır. Mahkemede tesbit edildiğine gö- re, İstanbul üçüncü icra memuru B, Kemal ile polis memuru B. Meh- med bir tahliye kararının infazı için Fatih civarında Fâzılın evine gitmiş- lerdir. O sırada Fazıl evde bulunma- dığından kapıyi karısı açmiş, ve me murlar içeriye girerek oturup Fâzı- ın gelmesini beklemişlerdir. Biraz sonra eve gelen Fazil içeri- de icra memurunu görünce: — Sen benim evime nasıl giriyor- sun? Çık dışarıya... Diye küfretmeğe başlamış, işi da- ha İleriye götürerek memura bir to- kat vurmuştur. Bu vaziyet karşı- sında polis memuru müdahale et- miş, mütecaviz Fazılı yakalamak İs- teyince Fazıl bu defa da polis Meh- mede küfrettiği gibi tokat vurmuş- tur, Zorlukla yakalanan Fazıl kara- kola götürülüp hakkında evrak tan- zim olunmuş ve mahkemeye veril- miştir. Dün asliye birinci ceza mahkeme- sinde yapılan muhakeme neticesinde Fazılın suçu sabit görüldüğünden iki ay on altı gün müddetle hapsine, oluz lira para cezası ödemesine ka- rar verilmiştir. Fazl ayrıca davacı Kemal ye Mehmede ellişer - liradan yüz lira da taz verecekti, Üsküdar Cezaevi müdürüne iğten el çektirildi Adliye müfettişleri tarafından ya- pılan tahkikat nelicesinde görülen lüzum üzerine Üsküdar Cezaevi mü- dürü B. Cemile işten el çektirilmiş- tir. Tahkikat devam etmektedir. Bay Amcaya göre... EZ — Geçen pazar Floryaya gidip de- nize bir elvedâ diyeyim dedim bay ... Malâm a mevsim icabı, artık fırtınaların biri durup biri başlıyor!... ... Keşke gitmeseydim, Dönüşte kalabalık arasında bir çocuğun ezil- diğini gördüm... km çi | Asfalt yollar Şartname alan firmalar münaka- saya girmediler Eminönü meydanının Prost plânı- na göre tanzimi ile şehirin muhtelif semtlerinde yeniden asfalt olarak in- şa edilecek bir milyon elli bin liralık yolar için İlân edilen münakasa müddeti dün bitmiş, ve dün daimi encümen tarafından (talibine ihale edilmesi kararlaştırılmıştı. Fakat Be- lediye fen heyetinden iki firma şart- name aldığı halde dünkü münaka- saya hiç kimse girmemiştir. Bu su- retle münakasa müddetinin yirmi gün müddetle tekrar ilân edilmesi muvafık görülmüştür. Şimdi yirmi gün sonunda yapılacak yeni bir iba- lede yeni bir talip zuhur etmediği takdirde o zaman yol inşası şartna- mesi yeniden tetkik edilecektir. Yolların inşası münasebetile terkos su şebekesi dünden itibaren yaya kaldırımların altına alınmağa baş- lanmıştır. Istanbul mebusları Bugün halkla temaslarının neticesini Valiye bildirecekler İstanbul mebusları, bir müddet- tenberi şehrin muhtelif kazalarında halk ile temas ederek halkın dilek ve ihtiyaçlarını dinlemişlerdi. Mebuslarımız halk dilekleri etra- fında aldıkları neticeleri bugün sa- at 16 da Halk partisi salonunda ya- | pacakları bir toplanlıda Vali ve Be. lediye Reisi doktor Lütfi Kırdara bil- direceklerdir. Bu münasebetle bu akşam mebus- larımız şerefine bir ziyafet verilecek. tir. Arsa çaplarını gizliyenler Yangın yerlerinde inşaat yapmak | için Belediyeye müracaat eden bir çok kimseler, vâktile (Belediyeden aldıkları arsa çaplarima göstermiye- rek arsalarının vâziyeti cirüfında tapudan aldıkları haritaları ibraz et- mektedirler, Halbuki yangın yerle- rindeki arsaların İfrazı tarla kaide- sine tevfikan yapılmış ve ona göre, çapları verilmiştir. Bu itibarla Bele- diye, çapları ihtiva etmiyen müra- caatların inşaat taleplerini kabul et- miyecektir. Riyaseticümhur filârmonik orkestrası şefi Riyaseticümhur filâirmonik orkes- trası şefi B. Emst Proteryus Anka- radan şehrimize gelmiştir. Riyaseticümhur filâirmonik orkes- trası şefi kendisile görüşen bir. mu- harririmize; Ankaradan başka, İstan- bul ve İzmirde de yeni iki orkestra teşkil edilmek üzere olduğunu, bugün mevcud örkestramızın da Avrupa or kesiraları derecesinde mükemmel bu- lunduğunu söylenişitir. Bakırköy Ehli hayvan sergisi Bakırköy Ehli hayvan sergisi dün Veliefendi çayırında merasimle açıl mış, sergide teşhir edilen hayranlar- dan kazananlara nakdi mükâfatlar tevzi edilmiştir. .. Çocuk belki kurtarılırdı amma başvurulan doktor para almadan en- jeksiyon yapmadı!... ISTANBUL HAYATI İşportacı bozgunu — Seç seç al, beğen beğendiğini — Mağazalarda beş lira vermeyin baylar!.. İpekli gömlekler bir liraya... — Haydi, bayanlar, baylar, iflâs eden mağazanın malları geldi. Bir | çift çorap on beşe... b; Bahçekapıdan Postahaneye giden kıvrıntılı caddenin iki taraflı yaya kaldırımlarında adım atmanın imkâ- nı yok, Boydan boya işportalar sıra- lanmşı, çığırtganlar avuçlarını ağız- larma dayamışlar avaz avaz haykırı- yorlar, Her işportanın etrafı mahşer gibi kalabalık... Kulaklarımı tıkadım, ucuz jilet sa- tan delikanlının işportasına yaklaş tım. Renk renk paketlere göz gezdi- rirken öteden keskin bir ıslık vızladı. Ortalığı çınlatan gürültü birdenbire kesildi, Kaldırıma sıralanan işporta- cılar arasında sessiz bir telâş başladı, — | Boğuk fısıltılar duyuluyor: — Hadi, topla... Geliyormuş, tüye- lim... * Kıravatlar, gömlekler toplanıyor, işportaların sehpaları kaldırılıyor... Islık sesi, fısıldaşma derken, hum. malı faaliyet birdenbire paniğe dön- dü. Tramvay caddesinden, Yenicami tarafından sürekli bir akın başladı. Ellerinde teraziler, sırtlarında üriim, erik küfeleri, kucaklarında sepetler, işportalar, mukavva kutularla genç, ihtiyar çeşid, çeşid ayak satıcıları biribirlerini ite kaka kaçışıyorlar, Ka- labalık ilerledikçe kar topu gibi bü- yüyor, yol boyuna sıralananlar da koşanlara katılıyorlar, Tam bir boz- gun manzarası ve her ağızdan aym SES: — Geliyor... Hadi, toplan da kaç... Ayaklarım ezilerek, kafama gözü- me küfeler, sepetler çarparak bin 20. lukla kenara çekildim, Önümdeki iş- portacı resmigeçidini seyrediyorum; Yan sokaklara sapabilenler yol döne- meçlerinde kayboluyorlar. Daha fazla şıkışanlar büyük mağazaların kapi | | kenarlarına, han dehlizlerine sokulu- bir işportacının ardından avaz avaz haykırıyor: — Ayol, sen beni aptal mı zannet- tin?.. Paramın üzerini vermeden n6 reye kaçıyorsun?.. Yetişin, imdad, polis yok mu?,. Cadde ortasında çatır çatır adam soyuyorlar, Polis, pollilis... Beli kusaklı, bacakları tozlukla, şenber sakallı bir adam, başka bir iş, portacının eteğine yapışmış bağın yör: — Darılma canım. Haydi beş ku. ruş daha vereyim, Niçin kaçıyorsun? Malını zorla elinden almadım ya... 7 Hepsi kaçıştılar, sokaklar tenha- 7 laştı, İşin asıl tuhafı; bay komiser | köşeyi döner dönmez, yerden biter gibi peyda olan işportalar gene eski yerlerine yetleşiverdiler, N Cemal Refik İŞ İnhisarların yeni çıkaracağı sigaralar İnhisarlar idaresinin hazırlâmak- ta olduğu Doğu ve bayanlara mah- sus henüz ismi konmamış yeni siga- ra cinslerinin fiatleri yakında belli olacaktır. Doğu sigarasının şark vi- lâyetlerinde satılacağı ve Kölüden ucuz olacağı öğrenilmiştir. ... Doğrusu yakışıksız 1ş!.., ğ B. A. — Evet, hele sulh ve insaniyeğ j

Bu sayıdan diğer sayfalar: