5 Kasım 1937 Tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 6

5 Kasım 1937 tarihli Anadolu Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

- diğer taralın laalıyeti vakıa aza- Genğ kızlar, neden erkek olmak hevesine düşerler? Erkek iken kadınlaşan za- " vallılar ne hale gelir? Kız iken erkek olanların geçir- dikleri derin heyecanlar Horoz bile takim edilince öyle bir tavuk Trainvayda, vapurda, otobüste, yolda her yerde kulaklarınıza ayni mevzua ait görüşmeler ge- liyor, herkes o meselenin dedi- kodusunu yapıyor: — Armutluda bir kız, erkek kıyafetine girerek nişanlanmış. — Acaba maksadı ne idi. — Kızın parasına göz koy- muştur... ... Bütün bu konuşmalar arasın- da hiç kimse bu hâdisenin ilmi, fiziki sebeblerini araştırmağı ak- lına bile getirmez. İşte bütün bunları aydınlatabilmek için kıy- metli doktorumuz B. Necati Ke- male başvurdum. Dilsizler mektebinin müdiri- yet odasında, değerli doktoru- muzla karşı karşıyayız. Hâdiseyi görüşüyoruz.. — Yazl. Diyor. Sana bu gibi hâdiselerin neden ve nasıl hu- sule geldiğini izah edeyim: Gazetelerin ve umumi ef- kârın pek meraklı oldukları na- türel hâdiselerden birisi de “Erkek-kadın,, “Kadin-erkek, hâdiseleridir. Erkeğin yaradılışında kadın ve kadının yaradılışında erkek, hilka- tin pek tabit bir emaresidir. Burada yaradılıştan maksad, za- hiri ve morfolojik teşekkülâtüır. Veraset biyolojisinin ve antropa biyolojinin pek şayanı dikkat safhalarından birisi olan bu hâ- diseler, ilmen ve tamamen tet- kik, tayin ve tesbit edilmişlerdir. Cinsiyet cersume halindeki tenasüli prodüksyonların bir hu- susiyetidir. Kadın ve erkek cer- sümeleri birleştiği, yani ilkah vukua geldiği zaman ceninin şahsiyeti tebarüz etmeğe başlar. Bu şahsiyet erkek, kadın ve daha doğrusu müsbet ve menfi küdretlerin muvazenesine veya faikiyetine bağlı olarak inkişaf eder. Binaenaleyh biz her müzekker cersumeyi müsbet olarak telâkki edemeyiz. Öyle erkek cersume- leri vardır ki, birleştiği kadın gersumesi muvacehesinde passif ve menfi bir kuvvet olarak ka- hır, İlk ilkah devrinden itibaren tebarüz etmeğe başlıyan tabiatin cinsi şahsiyeti dahili rahim üç ve dördüncü aylar sonunda za- hirt ve morfolojik kıymetlerini de almağa başlar. Yani erkek ise tenasül harici temas uzuvları, kadın ise dahili tenasül uzuvları taazzuv etmeğe başlar. ..l Asıl dava şudur: Cinsiyet dahili ve harici uzuv- ların ifrazatı fonksiyonudur. Erkek şahsiyetini vücude ge- tiren âmil, evvelâ bilâvasıta hus- yenin dahili ve harici ifrazatı, saniyen bilvasıta busye ifrazatı ile birlikte diğer ifrazat güddele- rinin heyeti umumiyesinin vücu- de getirdikleri erkek metabolizm bazelleridir. Şu halde tarafeynden” birisi mevcud veya madum olmakla olur ki... lır, fakat büsbütün ortadan kalk- Maz. Doktor, tenasül — uzuvlarının üzerindeki — tesirlerini — izahtan sonra şöyle devam etmiştir: —Erkek ile kadının harici uzvu farikalarını vücude getiren âmil- ler sade tenasül uzuvları değik- dir. Tepeden tırnağa kadar, bü- tün vücud yapısı erkeklik ve kadınlık hakkında bize fikir ve- rebilir; Boy, saçların teşekkülâtı, kıl- ların vaziyeti, kemiklerin inceliği ve kalınlığı, göğsün teşekkülâtı, bel ve kalça kemiklerinin geniş- liği, darlığı hatta şahsın tenef- füsünün “göğüs teneffüsü,, “ka- rın teneffüsü, şeklinde oluşu bile bize cinsiyet farikaları ola- rak nişaneler verirler. * .. Ruhi çarpıklıklar, ruhi - ârıza- lar ve farikalar: Kadın ile erkek arasındaki morfolojik ve arşitektonik fari- kaları mütalea ettikten sonra, ruhi farikalar bahsine geçiyorum: Cinsi şahsiyetin doğrudan doğ- ruya bir dahili ifrazat fonksi- yonu meselesi olduğunu evelce söylemiştim. Şu halde erkek ruhunu vücüde getiren — dahilt erkek ilrazatı İaaliyette bulu- nuyorsa, şahsın harici beden kayıdları ne olursa olsun, ol şahsı erkek saymak icab eder. Bunun aksi de ayni mihanikiyet ile va- rid ve vakidir. Erkeğin ruhi karakteri şudur: Ses kalım, asabına hâkim, iradesi kuvvetli, cesur atılgan ve kadına karşı aktif bir heye- can duyan insan erkektir. Bu hasayisi vücude getiren âmiller de tamamen erkeğin tenasül if- razatının dahili mevaddı müecs- siresinin insan ruhu ve muvaze- nesi üzerinde yaptığı tesirdir. Binlerce tecrübelerle bu haki- katler ispat edilmiştir. Husyesi çıkarılan bir erkek kadın gibi şişmanlamağa, bilâkis kemikleri incelmeğe, sakal ve bıyığı dö- külmeğe başlar, Sesi incelir, ce- saretini ve iradesini kaybeder, ka-| dınlara — karşı aktif - bir iştiha duymaz. İlh... İnsandan başka — hayvanlar Üetinda de burtecrübeler yapıl- mıştır. Ve bütün bu teecrübeler de hayvanların erkekliğe mah- sus bütün fizik ve fizyolojik va- sıflarını yavaş yavaş kaybettik- leri görülmüştür. Mesclâ: Tenasül guddesi çıkarılan ho- rozun ibiği söner, kısalır, kuy- ruk tüyleri düşmeğe başlar, ra- kipleri ile kavga edemez, tavuk- lara karşı bir temayül göster- mez. Hulâsa tam manasile ta- vuklaşır.. Bunun aksini ele alalım: Ka- dın şeklinde bir erkek tasavvur edelim: Zahiri kadınlığına rağ- men sesi kalın, kemikleri iri, ba- kışları nafiz ve heyeti umumiye itibarile “Viril,, dir. Kadın — meclislerinde — bulun- maktan hoşlanmaz, tâ küçük yaştanberi saçlarını kestirmek, uzün pantalon giymek, erkek , Dr. Necati Kemal çocuklarla düşüp kalkmak ve erkek oyunları oynamak temâ- yülündedir. Büyüdükçe genç kızlara karşı cinsi bir heyecan duymağa baş- lar. Erkeklerden nefret — eder. Boyun bağı, caket, kilot pan- talon takar. Ata binmek, erkek sporları yapmak, sigara içmek ister, Sevicilik, Transvestiziym, Pa- silik, Omosiksolite ta zında te- celli eden ve bazan pek cani- yane aksülâmellerle kendisini gösteren tenasüli dalâletlerin esa- sında bu gayri tabülikleri mak İâzımdır. * * Bazan da işitiriz ki on beş, yirmi yaşına kadar muayyen bir cinş yet kadrosu içinde yaşamış kadın ve erkekler.n cinsi haya- tında ani bir tahavvul husule gelir. O zamana kadar erkek- lerden hoşlanaln normal kadın kıyafet ve muaşereti - içerisinde yaşayan bir genç kız, derhal muzevileşir, ekeklerden — soğu- mağa, kendisine bir. kadın eş aramağa başlar. Bu değişmenin sebeplerini bilmiyorsa, — derin bir inkisara düşer. Hele evlen- miş bulunursa hiç anlamadığı bir cins hayatın ve tatmadığı, bilâkis nefret ettiği pasif hisle- rin yeis verici, öldürücü tesiri altında intihara kadar varır. Bunlar nedel ri geliyor? Bliriz ki tenasül uzuvları ve güddeleri muayyen bir zamanla faaliyetlerini — arıtırırlar, ayrıca dahili ifrazları kemiyeten — ve keyfiyeten değişir ve çoğalır. İş- te bu zamana kadar cinsi den habersiz, yalmız zahiri gö- rünüşe göre bir kadroya girmiş bulunan şahsış bu — faktörlerin zoru ile bir takım ruhi tebed- dü ât ibraz etmeğe baş!ar. * . Hulâsa; heyeti umumiyesi iti- barile ilmi bir davanın bigünah süjeleri olan bu zavallıların ba- şına cemiyet içinde gelmeyen kal- maz. Altı parmaklı bir adamı, midesi zayıf bir insam, hatta kanburu ve şaşıyı tecessüse lü- zum görmiyen insanlar, gene bunlar kadar basit bir tabiat çarpıklığı demek olan tenasüli gayri tab ilikleri şiddetle teces- süs ederler. Şahsan bu gibi zavallıların teşhirinde hem ilim namına, hem de insanlık namına daima ince bir eza ve ıztırap duyarım, Bnilmi görüşme içinde yine onlardan bahsederken duymakta olduğum sızıyı efkârı umumiyeyi kendi lehlerine tenvir etmek tesellisi ile avunuyorum.. ANADOLU | Japonya-İtalya ve Alman anlaşmaları karşısında : İzvestiya, sulha karşı yeni bir suikasd var, diyor! Bu anlaşmanın “ komü hakikatte askeri esaslarda olacağını yazıyor. Moskova, 3 (A.A.) — İzves- tiya gazetesi İtalyanın yakında komünist aleyhtarı Alman- Japon paktına iştirak edeceğine dair olan haberleri mevzuu bahsede- rek Litvinofun Milletler Cemi- yeti asamblesinin son toplantı- sında komünist aleyhtarlığının coğrafi, iktısadi ve askeri ma- nalarını açıkça izah etmiş oldu- ğunu hatırlattıktan sonra di- yor ki: *İtalyan - Japon kamplosunu kuranlar şunu iyi bilsinler ki, “Komünistliğe karşı,, adını ver- dikleri müzakereleri İtalyan - Ja pon - Alman ittifakının -hak ki manası hususunda hiç kimseyi aldatamaz. İtalyanın, Alman- Ja- pon paktına iltihakının sebep- leri Japonyanın Çine tecavüzü ile a.âkadar hâdiselerde arama- hdır. Japonyanın Pasifik sahillerinde yapmakta olduğu harp, dünya- nin yeni baştan taksimi için ikinci bir umumi harbin çıkma- sında mühim bir âmil olacaktır. İşte bünun içindir ki, İtalya, mücadelede Japonyayı tabit bir müttefik addetmektedir. Japonya dahi komünist Asya- daki kendi düşmanlarına Avru- pada Afrikada hücuma hazır bir devlet olarak gördüğü İtal- yaya smsıkı yapışmaktadır. Bi- naenaleyh İtalyanın AlmanJapon ittifakına iltihakı bu ittfakı da- ha tehlikeli kılmaktadır. Bu askeri anlaşmaları imza edenler şunu da nmünde bu- lundurmalıdırlar ki, Alman- Japon muahedesinin tevsi bu muahe- . denin menfi neticelerini de ar- tıracaktır. 1936 da Japon - Al- man muahedesi, tam — Japonya ile Sovyetler Birliği arasında balık avı müzakereleri netice- lend ği zaman aktedilmişti. Bu- nun neticesi olarak müzakereleri biten mukavele imza edilme- miştir. İtalyanın bu pakta iltihakı da tam gene Japonya balık avı müuahedesiinin imzasını - istediği zaman vukubuluyor. 1938 de de Yunan kralı Romodan Parise geçti.. Paris, 4 (Radyo) — Yunan kralı Jorj bugün Romadan Pa- rise gelmiştir. M. Lebrun ve ba- yam, kral ve pren ' es Andre şe- refine Elizada bir ziyafet vermiş, B. Kaml Şotan, Politis, Piyer Kut ve bazı tanınmış rical ziya- fette bulunm ştur. Kral ve B. Lebrun arasında uzun görüşmeler olmuştur. Belgradda yeni bir radyo istasyonu yapılacak Belgrad, 4 ( Radyo ) — Bel- gradda 10 kilovatlık yeni bir radyo istasyonu inşa edilecektir. Japon imparotorluğu Romanya Tam yirmi altı asırlık Tokyo, 4 (Radyo)— Japonya imparatorluğunun tesisi 26 asır olmuştur. Bu münasebetle tesis tarih ne müsadif günde, burada büyük — şenlikler — yapılacaktır. Ayni günde olimpiyad oyunları da vardır. Alman matbuatı Edene hücum ediyor: “Alman müstemlekelerini zapteden Britanyadır,, « Italya da Ingiliz Nazırının sö- zünü reddetmekte haklıdır,, M. Eden Berlin, 3 (A.A.) — Alman gazeteleri başlıca Edenin Alman müstemleke talepleri- hakkındaki beyanatile meşgul - olmaktadır. Volkischer Beobachter gazetesi diyor ki: “Eden İtalyanları müstemle- kelerinden — vazgeçmek - isteme- mekle itham ederse yanlış bir yola sapmış olur. Çünkü Alman müstemlekelerini — gasbeden ve bugün de en geniş müstemleke imparatorluğuna sahib bulunan İtalya değil, Büyük Britanyadır.., Deutsche Allgemeine Zeitung şöyle yazıyor: *“Diğer devletler harpten son: ra müstemlekelere koşarken İtal- ya haklarından mahrum edil- mi Faşist ihtilâllerinin ve Habeş ihtilâfının ortaya çıkma- sında da başlıca ömil bu ol- muştur. - Binaenaleyh İtalya İn- giliz nazırının sözlerini reddet- mekte tamamile haklıdır. İngil- terede efkârı umumiyesi İspanya işinden başka taraflara çevir: meğe çalışan bir mubit vardır. Ve İtalyan - İngiliz gerginliğini artırmak istiyen de işte o mu- bittir. Bize öyle geliyor ki sol taraf İoglix gezeteleri Edeni | İtalyan düşmanı göstermekle fe- na şey yepiyorlar Germanıs da- dyur ki: “Almanys Ahrıkada müstemle- keleri bulunas — ürvletlerden fe- ragat beklemiyor. Onun istediği 1919 da kendisinden çulınan topraklar üzerimceki hâkımiıye- tinin yeniden tesisidir. Bu mevzu günün en mühim beynelmilel müzakere mevzırunu teşkil eden Avrupa muvazene- sle alâkadar olan hç bir ferd bu birinci derecede mühim mes- eeyi ihmal edemez. nistliğe karşı,, değil, bu keyfiyet Japon-Sovyet müna- sebatı üzerinde kendini herhalde hissettirecektir. Japonyanın bu muahedelerle uğradığı zararlar ancak mesele- nin küçük bir kısmımı teşkil eder. Almanİtalyan-Japon bloku harb istiyenlerin mutaarrız faa- liyetlerini artıracaklarına bir de- lildir. Sulha karşı yeni bir sui- kasd mevzuubahs - olmaktadır. Bütün sulhperverler bunu gözör nünde bulundurmalıdırlar.. Kızılkurd — Ali adında bir genci öldürdü Dikili, ( Hususi ) — Dikilinin Sahiller köyünde feci bir tina-” yet olmuş, Kızılkurd namile ma- ruf Kemal isminde bir azılı, Ali isminde bir genci çifte ile öl- dürmüştür. Hâdise günü Ali anası ile' birlikre zeytin toplamağa gitmiş çalışırlarken anası bir silâh sesi düymüş, başını çevirince de oğ- lsaun yere serilmiş olduğunu görmüştür. Hâdiseden jandarma haberdar edilmiş, Kemal derha yakalanmıştır. Kızılkurdun bu cınayeti niçin işlediği anlaşılamamıştır. Pomaya aai İ Roma, 4 (Radyo) — Roman- ya Hava Nazırı B. Rado İrines- ko, refakatindeki askeri heyetle birlikte bugün buraya gelmiştir. Romanya Nazırı, İtalya ima- lâtbanelerinde inşa edilmekte olan Rumen harp gemilerinin inşaat nı tedkik edecektir, Belçika kabinesi Bir türlü teşekkül edemiyor Brüksel, 4 (Radyo ) — Yeni kabineyi teşkile memur olan Âyan azasından B. Piyerlo, on bir gündenberi devam eden te- maslardan sonra kabine teşkil edemiyeceğini anladığından, te- şebbüsünden sarfınazar etmiştir. Kral, yeni kabinenin teşkilini Hariciye Nazır B. Spaha teklif edecektir. İspanyadan kaçırılan mücevherat Paris, 4 ( Radyo) — Fransız zabıtası, Havrde, CumhurîyelÖ İspanyadan getirilmiş olan külli- yetli eşya ve mücevheratı müsa” dere eşimiştir. (Laroşel) limanına — gelen ÜÇ vapurda da aynı eşya mevcud. olduğundan, orada 'da tediillii alınmış ve bütün bu eşya, hür kümet ambarlarına alınmıştır. Bozdağda Bizans devrine ait bir kire ocağı bulundu Ödemişin Bozdağ Kaplande resi mevkünde — Pulünan Âsafl” atikayı tetkik için Ödemişe S” den müzeler müdürü B. Selât heddin Kantar şehrimize dÖf müştür. I a Haber ald ğımıza göre, Kep'ar deresind. bulunanbu cseri zans devnre'sid çok enteresü'i bir kirdemid ocağıdır. - Kiremid — ocağının bütün teşkilât ve şer p sı sağlam olara< durmaktadır. Hava Nazırı

Bu sayıdan diğer sayfalar: