16 Mayıs 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8

16 Mayıs 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ga Tarihin ayırışına göre, en esk | medeniyetlerden biri olan Mısı:| medeniyeti, Firavunlar devrinde ilim, sanat, taş üzerine oymacı el hk noktasından çok - ilerilemişti İkinci Ramses ile birinci Tot mozis zamanında da esirlere çek- tirdikleri taşlarla yüksek nıılıetle" surlar ve daha sonra da , gelecek nesillere kendi eserlerini — göster- mek için ehramlar — yaptırmışlaz dı. Mezarlarını bu ehramların al tında yaptırdıkları çok — müzey - yen dairelerde muhafaza ederler di. Son zamanlarda bu işlerle uğ- raşan etnografya mütehassıslar: ehramların etrafında da bir takım mezarlar — ve eski sanat eserle ri meydana çıkarmışlardır. Totmozis, o vakit — Anadoluda kuvvetli bir hükümet teşkil etmiş olan Hititler ile muharebe ederek mağlüp olmuş, ve bu mağlübiye- tini büyük bir destanla çocuklar' na nakletmiştir. Bu hatıraları ya- şatan yeni kitabeler, son toprak altı araştırmalarında — meydamı| çıkmıştır. Nil boyunda da yeni eserler a raştıran İngiliz ve Alman âlin: leri, buralarda yerleşen Mısırlı - ların aslı Asyadan gelmiş ve bü- yük göçten sonra Nil boylarına | tarihi kitabelerden birinde, ar yayılan Türkler olduğunu, yen' vesikalar göstererek isbat etmek- tedirler. Bu araştırmalardan anlıyoruz ki, bütün — medeniyetlerin kök'ü Asyadadır. Ve Türkler kuraklık tan sonra kol kol, küme küm: bütün dünyaya yayılmışlardır. Mısırın Karnak — mabedindeki Sü mer krallarından — birinin Mısız hükümdarını nasıl mağlüp ettiği yazılıdır. Bu eserlerden ve daha garp âlimlerinin bir çok vesika - larından, Mısırlıların da kökü As-| yada olduğu anlaşılmıştır. “Ehramlarda çalışan bütün sa- natkârlar, rendeciler, oymacılar, ve bütün ustalar Türklerdi. Mı sıra oymacılık sanatini ve mima-- lığı Türkler getirmiştir. Bu sana!. kârlar, Dicle Frat kıyılarında bü yük medeniyetler kuran Sümerli lerdi.,, Bu sözleri bir İngiliz âlimi söy- lemiştir. İşte bugün Mısırda gör düğyünüz yüksek enrâmlarda kırk bin esir taş taşırken, bu — taşlası ince bir hesapla birbiri üstüne yı- ğan ve ucu göklere —ulaşan bu muazzam abideleri Türk ustaları yaratıyordu. Kemal Tunçel — Anneciğim, ben de onlar gibi kaymak istiyorum! Baksan a, dü- | şe kalka ne güzel kayıyorlar... — Yavrum, sen, kaymadan düşüyorsun! Hele onların bakalım..! yaşma gel Resimli hikâye: 1 — Koca aslan hiddetle yuvasın dan fırladı.. Gücünü şu minimini yavruda denemek l istedi. Onu bir hamlede yedi.. MEŞHUR % Musikişinaslar î Charles Gounod 1818 — 1893 Bugün Fransız musikişinasla rından Charles Göunod'yu tanıya- caksınız. Üstat musikiye 12 yaşında baş- lamış ve 1839 da Romada büyük musiki mükâfatını kazanmıştı. Kendisi Lejiyon Donör nişanının büyük tütbesini taşırdı. Gounod'nun yarattığı — eserler arasında Sapho, La None Sang- lante, Faust, Philamen, Bancis, La Reine de Seba, Mireille, Ro meo et Juliette, Polieucte ve Le Tribut de Zamora en meşhurları dır. Gounod, öldüğü zaman, Fransa hükümeti parlak bir cenaze me rasimi tertip etmiş, sanayii nefis » nazırı tarafından — parlak - bi. nutuk söylenmiş ve bu merasimde bütün Fransa münevverleri hazır bulunmuştur. Gounod gömülürken, - talebe sinden biri hazirunu şu ağlatmıştır: “— Ben Gounod'nun ölümüne sözlerle Yunus balığı şerefine Bu hikâyeyi uydurma sanma yın! Bize, sözüne inandığımız ta- nınmış bir dostumuz anlattı. Bakın... Eski devirlerdeki mek- teplerde çocuklar nasıl yetişiyor larmış? * Anadolunun oldukça ma mur bir kasabasında — oturuyor- duk, Ben o vakit dokuz yaşında bir çocuktum . Kasabada üç sı - : Babamm vermişti. nıflı bir mektep vardı. beni de bu mektebe Muallimimiz çok komik ve geniş yürekli bir adamdı.. Bizi her gün| mektebin bahçesine sahverir: “Haydi, çocuklarım,, güneş alın.. Koşun, oynayın!, Derdi, Kendisi de dershanede masasının önüne geçer, mütemadiyen şiir — yazar, saatlerce kafiye arar dururdu. ağlamıyorum. Çünkü o bize, dai- ma aramızda yaşıyacak — eserler bıraktı.. Sesini ve bestelerini bı - raktı. Onu her zaman işitebile ceğiz. Ben, kendim için ağlıyo - rYum, Üstat! Beni çök çabuk Omu tacaklar. Çünkü ben senin — gibi, nesilden nesle intikal edecek eser ler bırakamıyacağım !.,, ! Bugünkü bilmece ı | arr SST KTT e laramnn tü İki heceli, altı harfli bir keli | meyim? Beni söndürürseniz, karanlıkta kalırsınız! i İlk üç harfim vücudunuzda ek- silirse, zayıf düşersiniz! Son üç harfim olmazsa, konuşamazsınız ! Bildiniz mi ben neyim? Birinciye 5, ikinciye 2,5 lira Ve ayrıca 200 — okuyucumuza Böylece aylar ve seneler geçi - yor, biz hiç bir şey öğrenemiyor duk. Mektebi ne gezen, ne teftiş e den vardı. Abdülhamit devri bu... WYPYAYNYE, TAYENE YAHgriLamtye A, candan kendisini taltif — bile et - mişlerdi. — Kasabamızda bir kaç Karamanlı Rum ailesi vardı. Bun- lardan biri de Yorgi adındaki ço- cuğunu bizim mektebe vermişti. Yorgi çok zeki bir çocuktu. O ça- da muhtelif hediyeler veriyoruz. Bilmece müddeti 15 gündür. Bil - mecelerinizi kuponla birlikte gön- dermeyi unutmaymız! HABER Gocuk sayfası Dilmece kuponu 16—5—935 Hiddetle kalkan, nedametle oturur".. P . AUA | — Merak etmeyin, çocuklar! çisidir.. Bana top işlemez! De « yi x SY e — A 0 P tir BÜ e d 2 — Fakat, koca aslan biliyordu ki, zayıfları ezmek, mertlik değildi.. Yer de duran â "_' rabaya ve yavrucuğun kuşağına hazin hazin bakarak, yaptığından utandı! , Benim babam kırk yıllık kale b lışmak, bir şeyler öğrenmek isti yordu. Bir gün dayanamadı.. Mi allimin yanma girdi... Biz ders | hanenin kapısına — üşüşmüştük. Yorgi sordu: İ — Hoca efendi, arkadaşlarım. vaktile Yunus balığının kımındır bir peygamberin günlerce yaşadı. ğını söylüyorlar, doğru mu? Hoca efendi birdenbire sevin; le yerinden hopladı: — Yakaladım.. Yakaladım.. Diye haykırmağa başladı. Kapıda bekleşen çocuklar gül - mekten çatlıyorlardı. Hoca efendi neyi tı? Bunu bilmiyorduk. Muallim kalemini aldı.. Esne - di... Gerindi ve biraz sonra şu © vabı verdi: — Çocuklar! — Üç gündenberi (Tunus) kelimesine kafiye art bulamıyor yakalamı! yordum... Bir türlü duüum. Yunus... tiye... yakaladım. Şşımdı ne kadar mes'udum. — Şiirimi t mamlıyacağım. Haydi, evleriniz gidin.. Mektebi yunus balığı şe refine üç gün tatil ediyorum!,, Müaide Sertelli çık e) DA Z BdLGR b

Bu sayıdan diğer sayfalar: