23 Eylül 1932 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

23 Eylül 1932 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

r ergün Münderecatımızın çoklu- gundan dercedilememiş- tir. Para İçin Menemende Bir Kadıni Boğarak Öldürdüler Menemen ( Husust )— Görece köyünde kanlı ve feci bir cinayet olmuştur. -Âkıle H. isminde bir kadının gizli birçok parası oldu- ğunu zanneden Mustafa, Küçük Osman, Ahmet, Veli ve Hüseyin isminde beş kişi, geceleyin Âkıle Hanımı uykuda bastırmışlar ve iple boğarak öldürmüşlerdir. Şerirler yakalanmış ve cürümlerini itiraf etmişlerdir. Alaturka Güreşler Himayei Etfalin terlip ettiği alaturka güreşlere dün de Tak- sim stadyomunda devam olun- | muş, dolgun bir kalabalık tara- lan seyredilmiştir. İlk müsa- Karamürselli Hilmi ile ara- bacı Hüseyin arasında yapıldı, neti- cede Hilmi Galip geldi ve 50 lira mükâfat aldı. Sonra büyük orta pehlivanları — güreştiler. Bekçi Mehmet Pehlivanla Çanakkaleli | İbrahim pehlivan arasındaki ilk güreşte Mehmet pehlivan galip geldi. İ Manisalı Ömer ve Silivrili İbra- him pehlivanlar arasındaki ikinci müsabakayı Ömer pehlivan ka- zandı. Sonra çoban Mahmut ile Uzunköprülü Hüseyin pehlivan- lar karşılaştı, fakat biribirlerini yenemediler. Müteakıben Koç Ahmet ile Hayerbolulu Mehmet pehlivanlar arasındaki müsabakanın neticesi de alınamadı. Bu son iki müsa- bakaya bugün de devam edile- cek, bugün başa €en meşhur pehlivanlar girecektir. Vanda Gazi Heykeli Van, 22 ( Hususi ) — Burada Belediye dairesi önüne Gazi Hz. nin bir heykeli dikildi. Bu esna- da nutuklar söylendi ve merasim yapıldı. Heykelin rekzi büyük tezahürat yapılmasına vesile oldu. M. Mak Donaldnı Teyzesi Londra, 22 —(A. A.) — Başvekil Mak Donald'ın teyzesi BA4A yaşında olduğu halde Ar- dingiy'de ölmüştür. M. Mak Do- nald, cenazede hazır. bulunmak Üzere oraya gitmiştir. Rana Bey Geldi Yeni İktısadi kararnamelerin tatbik muamelesine nezaret et- mek üzere İnhisarlar vekili Ali Rana Bey bu sabah Ankaradan şehrimize gelmiştir. Bir Yangın İhhisar İspirto Fabrikasının Deposu Yandı Paşabahçesindeki İnhisar İs- pirto — fabrikasının — deposunda talaşlar tutuşmuş, yangın çıkmış ve deponun bir kısmı yanmıştır, Bir itfaiye neferi de yaralanmıştır. Elektrik Çarptı Kartalda çimento fabrikasın- da çalışan Ali Rıza Efendi, elek- trik cereyanına kapılarak düş- Mmüş ve muhtelif yerlerinden ya- ralanmıştır. Bir Facia Eğrikapıda — oturan — çımacı Mustafa Ef. nin 6 yaşındaki oğlu | Kemal, kale civarında oynarken duvardan düşerek tehlikeli suret- te yaralanmıştır. Şark Tâtlâç—Seyahaîine 1 — Çocukları dövdüğümüz zaman yaptığımız şey, çocukta en ziyade korunması, büyütülmesi lâzımgelen, izzetinefsi kırmaktır. Dövülen çocuk arsız, hayâsız ve izzetinefissiz olur. Atina, 23 (Hususi) — Başvekil son propaganda nutkunda Türk - münasebetleri ve bu dostluğun gayeleri bakkında? söylediği sözler Yunanistan efkârı inşirah veren çok müsait tesir ve akisler hâsıl etmiş- tir. M. Venizelosun bilhassa * İki dost cümhuriyet, bir gün gelecek ki bir tek cümhur reisi ile idare edilmek imkânlarına sahip olacak, iki SÖON POSTA 2 — Bir mahkümu kurtarmak için yapılacak şey onun izzetinefsini ko- rumak ve bu meziyetine istinat ederek onu doğru yola sevketmektir. M. Venizelosun, Yunan dostluk umumiyesinde devletin SON TELGRAF HABERLERİ | M. Venizelosun Beyanatı Yunanistan Efkârı Umumiyesinde Çok Müsait Akisler Husule Getirdi dostluğu bu derece yakınlaşacaktır. , mealindeki sözleri birçok mehafilde alkışlanmaktadır. M. Venizelos bu nutkunda Gazi Hz. ile Baş- vekil İsmet Paşanın meziyet ve iktidarlarından, Türk - Yunan dostluğu hakkında besledikleri iman ve itminandan hararetle ihtiyar diplomatın bu sözlerini müsait bir lisanla tefsir etmektedir. an yapan, İzzetinef- korumayı bilmiyen alığı yapabilir. bahsetmiştir. Gazeteler Esrareı_ıgii Bir Hâdise! İzmirde Zengin Bir Dul Kadın Ansızın Ortadan Kayboldu İzmir, 22 ( Hususl ) — İzmir zabıtası iki haftadanberi esraren- giz bir hâdisenin tahkikile meş- guüldür. Bir zabıta — romanına mevzu teşkil edecek kadar kari- şık bir renk taşıyan bu hâdiseyi şöylece hulâsa edebilirim: — Göztepenin dağ kısmında- ki evlerden birinde Pembe Ha- nım isminde, 32 yaşlarında dul ve zengin bir hanım ikamet et- mektedir. Senelerdenberi münze- vi bir hayat geçiren bu hanımın gürültüden hoşlanmadığı, altı se- nedenberi şehre inmediği söylen- mektedir. Pembe H. yaz günleri sabah erkenden yatağından kalkar, öğ- leye kadar ev işlerile meşgul olur; öğleden sonra eline örgü- sünü alarak Göztepe dağındaki bir tepeye çıkar, orada hava ka- rarıncıya kadar otururmuş. Kr- şın Pembe Hanımın evden çıktı- ğını hiç gören olmazmış. Bundan bir müddet evvel, 23 ağustosta Pembe Hanımın kom- şuları zabıtaya yaptıkları bir ih- barda kadıncağızın tögayyüp et- tiğini haber vermişlerdir. Bu il üzerine zabıta derhal tah- kikata girişmiştir. Pemg'erhltnıııın hapishanede bulunan — İsmail Hakkı Efendi ismindeki k'"îî..i ise zabıtaya verdiği ifadede: “ Haberim yok: ben hapishaneye girerken kar- deşimi Bahri Efendi isminde bir arkadaşımın himayesine terket- tim,, demiştir. Zabıta malümat almak üzere Bahri Ef. yi aramış, fakat bula- mamış, 23 ağustosta İzmirden harice gittiğini tesbit etmiştir. Yapılan araştırma neticesinde Bahri Efendi Aydında bulunarak buraya getirilmiştir. Fakat Bahri Efendi Pembe hanımı epey za- mandır. görmediğini söylemiştir, Kadıncağızın parasına tamaan öldürüldüğü — zannedilmektedir. Çünkü evinde para namına bir şey bulunamamıştır. — Adnan " Başvekil Paşa Bu Akşam Çıkıyorlar Ankara, 23 ( Hususi ) — Baş- vekil İsmet Paşa dün vefakatle- rinde Maliye, İktısat, Milli Mü- dafaa, Nafıa, Ziraat Vekilleri olduğu halde Elmadağına - git- mişler, köylülerle temas etmiş- lerdir. Başvekil — Paşa Bu akşam hususi bir trenle şark tetkik seyahatine çıkacaklardır. İsmet Pş. pazar günü Fevzi Pş. İs- tasyonuna muvasalat edecek, ora- KSTER, İN Bazan zabıta hâdiseleri arasında tesadüf ediliyor. İşte bunlardan bir STER Beyoğlunda Küçük Bayram sokağında 14 n evde oturan Madam Maryam, Büyük Bayram soka- gında M numarolı evde oturan Rıza ve metresi Neba- hat H. hakkında dedikodu yapmıştır. Bunu haber alan İNAN, Bir Define ., A . Hikâyesi İzmir, 21 (Hususi) — Metruk mallar müdüriyetine, Beyler s0- kağında Bedri Ef. nin dükkânı- nın dibinde 60 bin altın lira ve bir miktar mücevher olduğu ha- ber, verilmiştir. Fakat dükkânın altı kazılmış, hiçbir. şey bulun- mamıştır. dan Antep, Urfa, Maraşa gide- cekler, dönüşte Elâziz ve Malat- yaya uğrıyacaklardır. AN,”1ST pek - tuhaflarına yenisi: İSTER : ER İNANMA! Rıza ve metresi Nebahat dün akşam, bu dedikodunun hesabını sormak için Madam Maryamın evine gitmiş- lerdir. Madam Maryam, önünde görünce pencereden bunların başına bir kova dolüsü çirkefli ve idrarlı su dökmüş, onlar da ma- damın evindeki camların hepsini kırmışlardır. İNANMA! Eski Borçlar Yeni İtilâfnüme Her Tarafta | Memnuniyet Uyandırdı Ankara 23 (Hususi) — Eski Osmanlı borçlarının ödeme şekli hakkında Pariste son yapılan itilâfname büyük bir memnuniyet hasıl etmiştir. İtilâfnamede — senelik — taksit 750 bin Türk altını olarak tesbitji edilmiştir. Bu para üç veya beş sene sonra verilmiye başlana- caktır. Rıza ve Nebahati kapının | caksınız Düuktan sour | diırmak ve | den Bir Cuma Musahabesi.. Â E İşini bilir bir plâj sahibi ga- zetenin birinde —açıkta — denize giren bir zavallının boğulduğunu okumuş, hemen ayni gazete- den birçok nüsha satın alarak haberin etrafını kırmızı kalemle çizdikten sonra gazinosunun ma- salarına dağıtmış! Bana da gösterdi ve lâtifeyi sever bir adamdır: — Deniz kenarında oturan her Türkün yüzme öğrenmesini mecburi kılmalı, gemiciler de da- | hil olmak şartile.. Dedi, * Gemiciler arasında, Beşiktaş klubü- nün kalesini çok İyi muhafaza eden bir sporcu, Veliefendi yarışlarında mü- kâfat kazanan bir süvari, pokerde karşısına çıkanı hasta eden bir oyuncu, nihayet gemisini pek güzel Kullânan kaptan bilirim. Bu bilgilerine kendilerinden bir de yüzme öğrenmelerini i tk fazla alsa hile bütün Türkleri bu san'ati öğrenmeye tâbi tatmak — doğrudur. x Kendi hesabıma yüzmeyi bir prensip olarak — öğrenenlere gipta ederim. Mektepte iken birçok şeyler gibi bu mehareti öğrenmiye de nmafile yere çalış- tım. Mektebimizin bir spor ho- cası vardı, yazın sıcak günle- rinde istiyenleri deniz kenarına götürür, talim yaptırırdı. Hüölâ hatırlarım : Belimize ince bir. ip — bağlar, bir ucunu hocamıza verir, ve atladıık. Hoca ipi elinde tuttuğu müddetçe iyi kötü suyun üstünde durabilirdim, fakat ipi bıraktı mı derhal dibi bulurdum. Bir gün bu mümarese esnasında hocamızın ayağı kaydı, denize düştü, az kaldı boğula- caktı. O gün öEreııdhı ki, ken- disi de yüzmek bilmiyordu. x Holâsa edeyim: Yüzmeyi öğrene- mediğime memnunum, buna mukabil ata binmeyi öğrendiğime de mütesssi- fim. Zira olbette dikkat etmişainizdi Yüzme bilmiyenlerin Bsakına çekl sığlıkla durarak emniyet altında kal malarına mükabli, açığa açılarak bo- gulma tehlikesile karşılaşanlar yüzme bilenlerdir! ayni suretle attan düşme tehlikesine, ata biameyi bilenlerin maruz kaldıkları gibi ! Fakat hen büu kanaatte olmama mukabil herkeso zorla yüzme öğretil- mesini faydasız bulmuyorum. Esasen bunun için de denixze hatta havuza ç göstermiyen kolay bir untaçıştur. Bu usülün tatbikı için bir bardak ve bir kova su kâfidir. Yapılacak yey ervelemirde İnsan ağlunun tabiaten yüzgeç olduğunu kar famıza oymaktan — ibarottir! vel İnsan oğlu tablaten yüzgeçtir, d atladı mr balık gibi yüzmesi: lâzımdır. Eğer yüzemezse bucun sebebi ken- disine korku — gelmesi ve bu kor- kunun tesirile ağzına su - dol - dır. Binsonaleyh evvolü suya Yapacağınız şey sağ gözü- nüzü kapatmadan bir burdak suyun içine sokmak — va bir defa alış L L dal- beş dekika &u yutma- dan başaşağıya kalmaktır. Bu ogsersizi yaptıktan soura denize atlıyabilirsiniz, yüzeceğiniz muhuk bir balık — gibi ;kaktır İ x Maamafih ben üç aydanberi deniz kenarında oturmama rağ- men, yüzmeyi bir türlü öğrenemi- yen Darülbedayiin meşhur Beh- zadına bu usülü tavsiye ettim. Pek kanaat getirmedi amma ge- lecek mevsimin başında tatbik edecektir. * Sözün kısası: Bugün cuma, belki mevsimin son haftasıdır, | yüzmeyi bilip bilmemenin fazia ehemmiyeti yok, ayaklarımız yer- kesilmemek şartile denize girebiliriz, Fransız Sefiri Fransız sefiri, Suriye hududuna ve şimendifer iş'erine ait ihtilâfları hal üzere düm Ankaraya gitmiştir. X aR, sde

Bu sayıdan diğer sayfalar: