23 Eylül 1932 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6

23 Eylül 1932 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Dünya Hüâdiseleri Macqristanda Bir İntihabat Düellosu Peşte 23 (Husust) — İntiha- batta propaganda yapılmak me- selesinden dolayı meb'usan azasın- dan Kont Hunyadi ile yüksek mektep talebelerinden Con Ham- mer isminde bir genç arasında şiddetli bir. münakaşa — çıkmış, talebe, kontu tahkir etmiş, bunun üzerine iki siyasi hasım arasında düello yapılmasına karar verik miştir.Düellonun ilk safhası taban- ca ile icra edilmiş, iki hasım, biri- birine yirmi beş metreden ikişer kurşun atmışlarsa da isabet etti- rememişlerdir. Bunun — Üzerine mücadele kılıçla devam etmiş ve Kont Hunyadi boynundan ağır bir yara almıştır. Düclle yapmak memnu olduğu için yüksek mek- tep talebesi tevkif edilmiştir. Fennin Yeni Eir Harikast İsviçreli Doktor Boşun yaptığı tecrübeler üzerine insanlık, mü- | him bir keşif daha kazanmış bulunuyor. Bu tecrübeler uzun seneler devam etmiş ve ilk müs- pet netice bir sene evvel alın- mıştır. Doktor Boşe göre insan- ların gerek eşya ve gerek man- zaralara karşı bünye itibarile insiyaki bir cazibe veya dafiası vardır. Meselâ bazı insan patlıcandan hoşlanır. Fakat bazıları da ağız- larına bir zerre yumurta koya« mazlar. Sonra bir kısım insan turp yer, midesine iyi gelir, Bir kısmı ise bu nebattan zarar gö- rür. Bu hal, her insanın bünyesi- nin teşekkülüne göre — değişir. Bu itibarla bünyelerde mahiyet itibarile esaslı bir başkalık mev- cuttur. Yine doktar Boşe göre insanların muhtelif mevadda kar; duydukları cazibe veya dalia hislerinin miktarı mahdultur ve bunların adedi yetmiş ikiyi geç- mez. Bugünkü Fen, çocukluk çağın- da, her insanın bünyesinde muh- telif eşyaya karşı mevcut olan bu zıt malzemeleri bugün kat'iyetle tesbit edebilecek bir mevkidedir. Meselâ muayyen — üsüllerle — muüa- yene edilen bir çocuk, hangi gıda maddelerinden zarar görebilir ? Bütün bunları kat'i bir bükümle tesbit etmek mümkündür. Ve bu imkândan dolayıdır ki insanlar, hangi —maddelerin — vücutlarına zarar verebileceğini, hangilerin- den fayda ılıebşlııuklenp:iddok— tor tavsiyesile peşinen öğrenebil- nh;h:-'hıgı ııuâkeııuini de ona anzim e di yliyebilmekte- Doktor. Böş'ün tesbit ettiği esaslar henüz yeni olduğu için bu usul yalmız bir. senedenberi, o da pek mahdut bazı memle- ketlerde tatbik olunmaktadır. Afrikada Kırmızı Derililer Afrikanın zencilerle meskün kısımlarında garip - bir. kısım si- yahilere tesadüf edilmiştir. Bu zencilerin hem ırklarından fark- ları şudür. ki, derileri kırmızı, saçları sarıya meyyal ve düzdür. Bu zencilere tesadüf eden Avru- palılar ilk evvel yeni bir ırk karşı- sında bulundukları zannına düş- müşlerse de bilâhare hata et- tiklerini anlamışlardır. Zira derileri kırmızı ve saç- ları sarı olan buü insanlar ha- kikatte zencidirler. Fakat bir nevi Aferika sıtmasına tutulduk- larından derilerinin rengi değiş- miş, saçları Aasli mahiyetlerini kaybeylemiştir. w © PENCE SON POSTA REDEN SOKAĞA 'Yedi Okka Mazhar Osman, Yüz Elli Dirhem Timarhane... Rivayete Göre, Bunları Bir Araya Getirip Güneşe |— Koyarsanız Bir Müddet Sonra Sirke Olurmuş!.. Ay tutulduğu gece idi. Bütün mahalle halkını uykusundan uyan- dıran bir feryat koptu: — Mazhar Osman.... Mazbar.. Osma.... n ! Sonra hep bir ağızdan tuttu- rulan bir oyun havası : — Ah yalâlellim.. ya.. lellim.. ya.. lel. yalel, yalel, yalel.. yalel yalel... Salkımsöğüde giden sokağın başında birer ikişer meraklılar toplanıyor. — Tıbbiadlinin demir parmaklıklı arka odasının pen- cerelerinde bütün ışıklar yanmış, odada bir curcunadır gidiyor. Müşahede altına alınan akıl hastalarının bu gece, anlaşılan keyifleri yerinde... Akıllı geçinen- ler, akıl hastalarının bu eğlenti- sini — çekemediler, — pencerenin | önünde duran bir tanesine sata- şıyorlar: Yetiş ve, şekerli mi olsun, sade mi? Herif, demir parmaklığa aba- narak dişlerini gıcırdattı: — Ulan.. bir aşağı inersem topunuza birden muzika çaldırı- rım!... Akıl hastası deyip geçmemeli. İçlerinde, günün vukuatile alâka- dar olanlar var: — Yandın oğlum... Unkapanı köprüsünü — kaldırdılar. Çeşme- meydanına bakalım nasil geçe- ceksin? Bir başkası, avaz avaz bağı- riyor : — Yarım okka domates, yedi okka Mazhar Osman, yüz dirhem timarhane... Güneşe koy, sirke olur!.. Müşahade — altıma — alınanlar içinde ağır - başlıları da eksik değil: Hele bir tanesi var ki, yüzü hiç gülmüyor. Elinde tesbih, aşağı yukarı dolaşıyor. Arada bir, içini çekip mürakabeye dalar gibi ha- ler geçiriyor. Arkadaşları - takıldılar : — Uan 448.. Karadenizde gemilerin mi battı bel.. D Aşağıda toplanan - kalabalık arasından bir ses: —-448 de kim? Kolundan — tutup — pencereye getirdiler: — Düaya güzeli Keriman H.- n süt bacanağı.. Halis idamlık- tır!.. Malümya, 448 inci madde... Adını böyle koyduk.. Aşağıdakiler çenesini tutuyor muya.. Tekrar sataşmıya başladı- lar. Biraz evvel sirke tarifi ya- pan uzun boylu herif, celâllandı, Başını pencereden uzatarak; istihzada en ileri giden gence kıştız ” l’—- Sende iki paralık cesaret varsa yukarı çıkarsın.. Sonra ilâve masın... Dedim ya, ben adamı sesinden tanirım... Aşağıdaki, bu tehdide kulak asmadı; alay ediyor: — Pazarola kasap başı... Ka- raman koyunu mu — kesiyorsun bel Deli güldü: — Karamanin koyunu, sonra çıkar oyunu... Şişi yediğin zaman, vay anam dersin amma, geçmiş ola... Deliler, yine kendi aralarında konuşuyorlar: - "i'opıl.. Neredesin — ulan.. Çık meydana da, herkesin gözü nurlansın... Tıbbıadil binasının önden ve arkadan ikl manzarası — Bir altı okka yapalım da anla... Aşağıdaki seslendi: — Erbapsan sen gel!. Yukardaki kükredi : — Baksana buraya.. Ben in- sanı sesinden tanırım.. — Yarın öbür gün Sirkecide elbet elime geçersin... Biz adımızı deliye çı- karmışız oğlum!, Derken, aralarinda tekrar bir gürültü koptu. Hep birden oda- nın içinde boğuşmıya başladılar. Birisi bağırıyordu : — Baştan kara yapıyoruz be.. Çımacı, ver şu iskeleyi... Arada sesler: — BSarı yapıncak, sarrrrı! — İhsan!.. Kulağıma çekirge kaçtı... Ne yapacağırz... — Doktor Bey! Gözün aydı... Misafir var... R Vakıa, Morgun önüne, bir ölü arabası yanaşmıştı. Yine kim bilir, hangi zavallının mezardan çıkarılmış cesdini getiriyorlardı. Delilerden biri, burnunu elile tıkadı: — Ortalık yine gül bahçesi gibi kokuyor... Boğuşmalar bir aralık durdu. Bu sefer yine sokaktakilerle cenkleşme başladı. Seyircilerden biri haber verdi: — Ay tutuluyor ! Deli kızdı : — Hay çenen tutulsun ! Sağ elinin dört parmağını uzaltıp terdi: — Bu kaç? — Sekizi çeyrek — geçiyor. Dedi amma, pişman oldu. Gözle- rinin akı siyahına karışarak ağ- zi köpük - içi aykırdı: — Gün ola harman ola... Sen hancı, ben yolcu.. sen akıl- h, ben deli... Şişhane yokuşunda senin kaburga kemiğine iki şiş saplamadan Allah bu canimı al- Topal, çarpık bacaklarını sü- rükliyerek pencereye yanaşınca, halka takdim ettiler: — Anasını ustura ile kesen pehlivan bu işte... Topal, kıskıs gülüyor: — Usturayı biledik be.. Baş- ka bir şey yapmadık!. — Bandırmalıyı çağırın gelsin! Bandırmalı kızdı: — Bana dokunmayın.. Efkâr- liyım.. — Ampes olsa çekersin ya.. — Mis gibi.. Bandırmalı hakkında veriyorlar : — Yedi canın tepesinde bay- kuş gibi öttü. Buraya gelince dut yemiş bülbüle döndü.. Derken, ne münasebetle bil- mem, akıllarına esti. Hep bir izahat * Aman doktor, canın çıksın doktor, derdime bir çare ,, Şarkısına başladılar. Aşağıdekilerden biri, — şarkı bitince, iri yarı deliye seslendi: — Ben, seni tanır gibi ok dum.. Askerlik ettin mi, askerlik. Deli cevap verdi: — Ettim ya... — Hangi taburda idin? — Bitirim —alayının yandım Allah taburunda... Bu muhaverenin sonunda tek- rar ağza almmaz küfürler, hay- kırışlar... Vakit epeyce ilerlemişti. De- lilerden biri akıllılık edip pence- reyi kapadı: — Haydi — paydosl.. safa geldiniz!.. Büyük Meraklılar, daha bir müddet | pencerenin karşısında bekledik- ten sonra ses sada kesildiğini görünce istemiye istemiye ayrıl- Eylâl 23 ea Geçen Bilmece- mizi Doğru Halledenler (Dünkü nüshadan mabat) Birer adet hikâye kitabı ala- | caklar : Aksaray Namıkkemal caddesi Nö- 35 Necmiye Hasan, Manlaa polis mı adli relak Kemal Bey oğlu Aziz, Soltanühmet Dizdariyo mahallesi Şar tır sokak No. G Hulüsi, Aydın Orlar moktep — talebesinden 819 — Mustala, Istanbul Darüş)afaka lisesi talebesin- de Adaan, — Salihli — Altına: kıt- Di — talel Adana — Tütün İnbi tindo jyer M. Enver, a Nalfın dairesi ambar memuru Bez oğlu Sudi, Samsun Doktor Sırrı Rüşit Boy vasıtasile Ali, Adana Erkök lisesi ta> lJebesinden 365 H. Basri, İstanbul Kız Ortamektebi talebesinden 871 Hikmet Eyüp E y Kumr kapı E i ioa 16 - Artin, Samsun Evkaf veznedari Ahmet Efendi kızt Zahide, İzmir İki- çeşmelik li N ık!' Ci ııf:f:&.mm No. 11 B.Lütfi, Birer adet muhtıra defteri alacaklar : Çömberlitağ Muhtelit Ortamektebi talebesindeu 993 Hüsamettin, Edirne- kapı Sultançeşme — caddesi No, 24 Kadri, Kartal Maltepesi Gülsuyu cad- desi No. 21 Lâmia, İstanbal Kız Ör- tamektebi talebesinden 560 Muzaflor, Cağaloğlu Molla Foncari zokak N, 4 Molih, Çapa 31 Inci mektep talebesimn den 242 Muhittin, Adana posta kutu- su 99 Bisan, İzmir Karşıyaka Şayoste sokak No, 41 Fikret, İstanbı Posta kuülüp azasından 160 Nuriye Hanım ve Beyler. Birer adet kart alacaklar : Aksaray Corrahpaşa caddesi No, 44 Bülent Şinasi, İstanbul 25 inci mektep talebesinden 233 Muzaffer, Afyon Beyçeşme karşısında halk ter- zihanesinde Salim, Eakişehir istakyon caddesi No. 181 Fethiye İlilmi, Ka- sımpaşa Tahtagati No. 4 Kâmil, Ka dirga — Şehasuvar — caddesinde No. 58 Besim, — İstanbul Divanyolu No. 96 Yusuf Ferhat, Fatih Darüşşafaka lise- Bi talebesinden SöÖL — Celâl, Bo Boğanağa — mahallesi — Xo. 1 Rıza, Ankara Yenişehir. memuri leri ve sokağı No. 9. Sahibi Balıkesir Erkek Ortamektehi sınıftan 46 Neşet, Çengelküy Talimha- ne sakak No. 90 Sermet, Mersilon Hacı Hulki zade Mustafn Bey oğlu Halki, Üsküdar Ayazıma moktep & No. 7 Neriman Zühtü, Çorlu miye mahallesinde — No. Vedat, Adana Belediye bahçesi karşısında M Yılmaz, Burdur Memleket bhastanesi müdürü Tevfik Bey oğlu Ahmet, İs- tanbul 45 inci mektep talebesinden 1716 A Saim, Balıkesir & Eylül mekte- bi talebesinden 120 Hilâl, Ankara Erkek Ortamektebi talebesinden 285 Balih, Antalya Müddelumumi- kâtibi Tamail Bey oğlu Salâhattin, Mardin İkinci mıntaka mülhakı Zeki Bey oğ- (a Memdah, İzmir “Halil Ttifatpaşa eaddesi Hadiboy sokak No. 9 M. Sab- ri. Antalya Iilal mağazasında Meh- met Bey zade, Neclâ, Tokat cümhuri- yet mektebi ikinel sınıftan No. 136 Aygün, Ankara — Samanpazarı arkâ sokak No. 5 Mücellâ, Samsun Meçidi- ye caddesinde İnşaat evinde Ferit Balih, Beşiktaş Kılıcali Döngel sokak No. 18 Hüseyin, Adana millt mensu> cat fabrikasında M. Hikmet, Çine avukat Mehmet Sadık Bey oğlu Sedat, femir Çamsliğı memlehası müdürü kızi Melek, Adana kale kapısında fırinet Nustalfa — Bİ. oğlu Hüseyin, Ankara Samanpazarı Arka sökal Naz: miye, Adana posta kutusu No, 99 Relik Fazıl, Ankara Yenişehir memu” rün sokak No. 7 Dündar, Samsun Nur man Bey zade kâtibi Hâmi Bey kızt Neclâ, Çanakkale Ortamektebi taleber sinden 70 Rıza, Samsun Feşel zade ip, Ankara san'atler mektebi mif talebesinden 73 Mehmet, Son'Posta kulüp azasından 107 Suar det Asaf,Tokirdağı OÖrtamektebi tale* besinden Abdurrahman, Ankara Orta Ti mektebi talebesinden 108 Ser a, Adana Selânik bankasında staj” yer Rüseyin Vicdani, Akhisar Pamuk” han Ali - Hikmet, — Niyantaşı baytar Ahmetefondi sokak No, 90 (brahitür Adana istikamet eezaneşi Talât )acit Bey ve Hanımlar. üdüriye"

Bu sayıdan diğer sayfalar: