14 Eylül 1933 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

14 Eylül 1933 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SON A A POSTA Hergün Kıral Faysal Tahta Nasıl Çıktı Nasıl Düştü? * Kıral Faysal göçen gün İsviç- MN rede © esrarengi bir surette v etti. Bu münase- betle İngiliz gazetelerinden biri diyor ki: : “ Faysal, Mekke şerifinin ü- çüncü oğlu idi. Meşhur İngiliz casusu Lawrence ona para verdi. Suriye kirallığını temin edeceğini vadetti, Faysalı Türklere karşı isyana sevketti. Lawrence ve Fay- sal elele Şam üzerine yürüdüler. Fakat Şam daha evvelce :Fram sızlar tarafından işgal edilmişti. Fransızlar Suriyeyi Faysala ver- meyince Lawrence onu Iraka gö- türdü. İngiliz mandası altında bir Irak kırallığı ihdas edildi ve Fay- sal bu kırallığın başına getirildi. Faysal tahta bu şekilde çıktı. Ok Aynı gazete Faysahn düşüşü- Nasıl nü yiye anlatıyor. a aysal haya- Düştü? le kapılmıştı. Er- den, Irak, Suriye, Filistin ve Mek- keyi içine alan büyük bir Arap imparatorluğu O kurmak, Bağdat halifelerinin ihtişam devrini aç- mak istiyordu. Bağdat halifeleri zamanında Arabistan fen ve hars . sahasınde Garbe rehberlik edi- yordu. o Faysal bu muhteşem devrin hasretini yaşıyordu. Fakat Faysal birtakım mese- lelerle karşılaşmıştı. O, Irakta bir yabancı idi. Amerikan para kıralı Morgan masıl İngilterede saltanat sürmek hakkını haiz de- gilse, Faysal da Irak halkı üze rinde hâkimiyet iddiasında bulu- namazdı. Faysal, ya halkın arzu- suna dayanacak veyahut İngiliz sünyülerine güvenerek | saltanat sürecekti. O, Irak halkını tercih etti. Halk İngilizlere düşman olduğu için o da onların düşmanlığına iştirak etti. Ve bu suretle kendi mukad- deratını kendi elile tayin etmiş oldu. * Ayni gazete devam ediyor: “ Faysal kıral ailesinin taç ve tahtı İngiliz altı- nında yapılmıştır Faysalın bira- salın mazhar olduğu talie kavuş- muştur. Fakat biraderinin hulya- larına kapılmamıştır. Faysalın babası da vaktile İn- gilizlerin sayesinde kıral olmuştu. O, Mekke yerine Hicaz kırallığı- Bı kurmuştu. Fakat o da hulya- lara kapılınca tahtından indirildi, menfalara gönderildi ve orada İngiliz. altınlarının içinde öldü. , * Binbir gece masallarını andı- ran bu kısa hikâyeden çıkacak ie ders ermesi gazetesi- Biel Fakat bizim alacağı- mız ders şudur: İNGİLİZDEN VE İNGİLİZ ALTININDAN KORKULUR. Bursada Hayvan Sergisi Bursa a — Ekli bay vanlar sergisi (oAtıcılarda sergi mahallinde yedinci defa olrak İayemeli “elk ve tezimi iyi boğalar, “ inekler ve irk erimiş e RE een Kırallıktar | lıdır. O da Fay», Kendiliribdesi” büyüklerine “karşı insanlığını Unutan, derhal yılışık bir hal alan ve şahsiyetini kaybeden kim- seler, kendilerinden aşağıda bulu- nanlara Okarş omüstebit O hodgâm olurlar SON TELGRAF HABERLERİ Misafirlerimiz Şerefine Dün Ankarada Bi Efendi Ve Uşakjiğ Ne uşak olunuz, ne da zslim, büyük” leriniz karşısında şahsiyetinizi muhafaza etmesini, küçüklerinizin de insanlığına hürmet etmesini Öğreniniz. Hakiki Efendilik, şahsiyet sahibi ole makla ve insanlara insan musmelesi et mekle mümkündür. , Yemek Ve Çay Ziyafetleri Verildi ( Baştarafı İ inci sayfada) İkinci ve üçüncü maddeler Türk ve Yunan: harici siyasetlerinde beraberlik teminine dairdir, Bu maddeler mucibince beynelmilel mühim Siyasi ve iktisadi toplanmalarda ve Yunan murah- hasları O müşterek (Oo hareket (Obatı Oo üzerinde yürüyecekler, ikinci derecede konferanslar ise icabında Türk ve Yunan hükümetleri bir murahhas ya ora tümen ağ ney Kr ni ol maddeler en kabul edilmiş, hiç bir noktası değiştirilmemiştir. » Öğrendiğime göre yeni Türk - Yunan dostluk misakının ana hatları Bulgaristan büknmetine de bildirilmiş, bu suretle Bulgar hükümeti yeni misaka ıttıla kesbetmiştir. Ankara, 14 (Hususi) — Yunan devlet ricali şerefine Atina elçimiz Enis Bey tarafından dün Gazi Orman çifliğinde bir öğle yemeği verilmiştir. İkindi üzeri de Halk Fırkası Umumi Kâ- tibi Recep Bey tarafından misafirler şerefine Halk- evinde bir çay ziyafeti keşide edilmiştir. Bu ziya- feti müteakip Cümhur Riyaseti orkestrası tarafın- dan çok güzel havalar çalınmıştır. Balkan Birliği Reisi Trabzon Meb'usu Hasan Bey tarafından da -dost devlet ricali şerefine bir akşam yemeği verilmiş, ziyafetler çok samimi geçmiştir, Yunan devlet ricali yarın Ankaradan İstanbula gideceklerdir. M. Çaldaris ve arkadaşları şerefine Spor Kongresi Türk spor veçhesine daha ii bir cephe vermek için C. H. F. Umumi kâtibinin riyasetinde ya- i kında toplanacak olan kongrenin hazırlıklarına başlanılmış ve ih- | zari görüşmeler yapılmak üzere federasyon o reisleri oAnkaraya davet edilmişlerdir. Bir Gayrimübadilin.. | Müracaatı Girit gayrimübadillerinden Ali Cemalettin Ef. isminde bir zat Kandiyede 20 bin lira kıymetinde bulunan büyük bir arsasının sa- tılmasına müsaade edilmediğini, Kandi; belediyesi ( tarafından 1000 İiraya elinden alınmak is- tendiğini Hariciye Vekâletine bir istida ile bildirmiştir. muşlardır. Düyunu Mukavelesi Ankara 14 ( Hususi ) — Hâ- millerin nısfından ziyadesi kupon bedellerini a ğe ME Ml Mel e STER İNANMA! | ISTER İNAN İ Avusturyahlar, Türklerin Viyanadan çekilişlerinin 250 nci yılımı tes'it maksadile birçok nümayişler Yap” tılar. Viyanada bulunan bir Türk genci, bu münasebetle gazetelerden birine yazdığı bir mektupta diyorki: “ Bu nümayişleri gazetelerde okuyan hizmetçim geçen gün bana hayretle: — Türkler 250 sene evvel sahiden Viyana önlerine kadar gelebilmişler mi?,, diye sordu. Türkiyenin nere- de olduğunu bile bilmiyen bu cahil kadını elimden geldiği kadar tenvir ettim. Vaziyeti öğrenince büsbü- Gazi Hz. Reisicümhur Hz. dün akşam Bo- gaziçinde bir deniz gezintisi yapmış- lar, müteakiben #araya avdet buyur- Gazi Hz. Yunan arkadaşları müfarakat etmeden evvel İstanbulda bir ziyafet vereceklerdir. aldıkları için yeni Düyunu © Umumiye mukavelesi meriyet mevkiine girmiştir. Key- fiyet Maliye Vekâletine bildiril- miştir. cumartesi günü İstanbul Belediyesi tarafından Beyler beyi saraymda bir ziyafet verilecek, pazar günü de misafirler Patrikhaneyi ziyaret edeceklerdir. Hâkimiyeti Milliye gazetesi tarafından dün bu- radaki Yunan gazetecileri şerefine bir ziyafet verildi. Yunan Muhalifleri Taraftar Atina 14 (Hususi) — Muhalefet fırkası reislerin- den M. Papanastasyu yeni Türk-Yunan misakı hak- kında gazetelere uzun beyanatta bulunarak iki devlet mükarenetinin iki memleket ahalisinin menfaatlerine tam manasile uygun olduğunu, Türk - Yunan dost- İuğunun bütün Yunan fırkalarının esas siyasetini teşkil ettiğini söylemiştir. Atina, 14 (Hususi) — Bütün Yunan matbuatı bilaistisna Ankarada cereyan eden müza- keratı karşısında derin bir memnuniyet izhar et- mekte ve yeni dostluk misakını “alkışlamaktadır. Gazeteler Gazi Hazretlerini Atinayı ziyarete davet ediyorlar. Karadeniz Misakı Yapılıyor Rusya namına M. Litvinof, Romanya namına da M. Titulesko Ankarayı, İsmet Paşa da Sofyayı zi- yaret ettiği zaman Karadeniz misakı akti için kat'i müzakerelere başalanacağı söylenmektedir. Bu misak etrafında İktısat Konferansı esnasında Londrada iptidai mükâlemeler cereyan etmiştir. Misaktan Yunan hükümeti de haberdar edilecek, fakat iştirak etmeyecektir. 101 Pare Top I huriyetin onuncu yıl dönümü sa* bahı saat sekiz buçukta mem- leketin her tarafında yüz birer pare “top atılmasına karar ve- rilmiştir. İran Kabinesi İstifa Etti Başvekili ve Umumiye Tahran, 13 (A. A)— Kabine istifa etmiştir. İstifanin sebebi şimdiye kadar öğrenilememiştir. Bir Arının Cinayeti Mersin (Hi — Mersinin Tekke köyünden Zi beyir Efendi tilki Tirit bir eşekarısı sokarak on beş dakika içinde öldürmüştür. tün hayret etti: — O zaman şimendifer de yoktu. O koca dağlar ovalan' nasıl“ağtilar da buralara kadar geldiler?, dedi ve büyük bir takdir hissile başını iki tarafhına sallya- rak ilâve etti * — Türkler cidden büyük bir milletmiş', Avrupa papazlarının halkta Türk düşmanlığını art. tirmak mâksadile tertip eitikleri nümayişler, Türkler hakkında fena fikri olan halk tabakasında bu te'siri bırakıyorsa, bu nümayişlerin bizim için İcna netice verdiğine inanmamak İazımgelir. Sen de, İSTER İNAN İSTER İNANMA! EY NY m ME m Ankara, 14 (Hususi) — Cüm- - Sayfa 3 Sözün Kısası Efendiler Buyrun Aşağıki Mahzene! AE Meselenin lâtifeye tahammülü kalmadı: Belediyemizin, para bulur bulk maz zehirli gazlara karşı tahaf- fuz Omahzenleri (yaptırtaca herkesin de birer ram ime. ar tik tahakkuk etmiş farzedebiliriz. şimdilik o düşünülecek ilk şey edineceğimiz bu maskeleri harp zamanına intizaren sulh zamanın- da (ne yapacağımızdır. Öyleya Allaha şükür harp zamaninda değiliz, zehirli gaz yoktur, fakat madem ki para verilmiştir, bu mas- kelerin bir işte kullanılması lâzım, * İlk bakışta maskelerin sulh zamanında kullanılması da fay- dasız görünmez: Meselâ ayın nısfım bulmuşuz, cepte para kak mamış, aksi gibi: hergün kasabın bakkalın (Oönünden © geçeceğiz. Maskeyi oOyüzümüze (o geçirince gördü mü, recek mi sual- leri ile üzüntüden kurtulabililiriz. Yalnız acaba polis müsaade eder mi? Bir meseledir. Onun da gi suratları görmek için düşü: za sebepler olabilir. İşte size manzara: Yüzünüzde Maske köprüye ei Bir de bakıyorsunuz tarafı polisler tutmuş, ras- elenin burnuna ya; z > — Aç bakalım, çunul Altında ne var? Bir komedi ki deme gitsin! Anlaşılıyor ki maskeyi sulh zamanında sokaklarda Da yacağız. Fakat buna para Verik miştir, sokağa atılacak değildir, alelhusus saklanması için alın- mıştır, Bir yaraması tabiidir. Ne yapmalı Bir tesviye şekli bulur gibi oluyorum: Farzediniz ki bu akşam evde kavga çıktı, kadın elbise istiyor, alamıyorsunuz, ses yi iyor. Derhal maskeyi çıkarıp yüzünüze geçiriniz, kadın gözlerinize ba- karak ne düşündüğünüzü anla- yamaz, çaresiz ses kesmek mecbu- riyetinde kalır, siz de kurtulursunuz » Belediyenin para. bulması bir mesele olduğuna göre tahaffuz mahzenlerini (o yaptırtması biraz gecikecektir, demiştim. yanılmışım : Ekrem bi e çıkmış, İstanbulda Bizans zama- nından kalma, başta Yerebatan sarayı olmak üzere bütün şehir halkını istiap edecek derecede mahzenler olduğunu düşünmüş, haber vermiş. Şu halde mesele “ bu mahzenleri temizletmeye kaldı, demektir. Bu takdirde li muhakkak üç beş defa tecrübe yapacak, mahzenlerin hakikaten işe yarayıp De anla © mıya çalışa Bir cuma günü istirahattesiniz, birdenbire bir top sesi işidiyor- sunuz, bu bir işarettir hemen ko- şacak, en mahzene can atacaksınız. Bu vaziyette mahzen- lerde elektrik tertibatı da yep dığına göre acaba ne olur e niz? Kendi hesabıma: mahzenler kapkaranlık olsa dahi bizim idare müdürü ile ilân şirketi müdürünün arasma düşmemek şartile k mahzur görmem, Yalnız belediye ile vergi dairesine biraz borcum var, (oçıkarken belki vesika isterler düşüncesile kapana tutul- muş olmaktan korkarım! ” * Sözün kısası : Lehülhamt ufukta buna rağmen bömba, zehirli gaz ve maske ii pek hoşuma gitmiyor. Fia zi ke pe m a dizili

Bu sayıdan diğer sayfalar: