8 Temmuz 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

8 Temmuz 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

8 Temmuz Hergün Yazıcıların Da Dertleri Var * Yaluz Türk yazıcılarının de- ğil, cütün dünya — yarzıcılarırın müşterek bir derdi var: Duyduk- larını, düşündüklerini, gördükle- rini ve bildiklerini serbestçe ya- zamamak. Geçen ay pariste toplanan yazıcılar kongresinde bütün dün ya muharrirleri bu noktada bir- leştiler. Kongreye dünyanın her yerinden 400 kadar yazıcı ge- mişti. Her biri kendi derdini #öy- ledi. Ve bütün muharrirler ser- best yazı yazamamaktan şikâyet ettiler. En büyük şikâyet Faşist mem- leketlerde yaşıyan — yazıcılardan geliyordu. Alman ve İtalyan mu- harrirleri, şahsi fikir ve ilhamla- rinı kaybettiklerini, ve kendileri- ne ne ve nasıl emredilirse o şe- kilde yarmıya mecbur oldukları- nt söylediler. Kongrede bulunan yazıcılar arasında ikl cereyan belirdi. Bir kısmı yazıcının müstakli ve ser- best olmasını müdafaa ediyorlar- dı. Bunlar Faşist ve Sovyet mem- leketlerinde hükümetlerin yamıcı- ya hiç hürriyet vermemesini pro- testo ediyorlardı. Fikirleri yuğu- ran, halkın duyğu ve düşünceleri ile oynayan yazıcının tazyik altın- da yaşayamıyacağını, inkişaf ede- miyeceğini iddia ediyorlardı. Bunlara karşı gelen sosyalist muharrirleri, İngiltere ve Ameri- ka gibi Demokrasinin ve matbu- &t hürriyetinin en yüksek merte- besine erişmiş memleketlerde bile yazıcının kapitalistler elinde bir nlet olduğunu söylediler. Yazıcı bulunduğu sosyal ve ekonomik muhitin mahsulüdür. — Muharrir kapitalist cemiyetin tesirler ve ilhamlarından kurtulamaz, dediler, Bunu, bir çok misallerle isbata çalışlılar, Faşist rejimde ise her şeyin devletten — ibaret olduğu nazariyesi hâkim olduğunu, yazır cnın devlet - tarafından — idare edildiğini ve devlet için çalıştığını, bu sebeple hiç bir hürriyete sahip olmadığını iddia ettiler, Sovyet Rusyada, yazıcının bugün hür ob madığını itiraf ettiler, yalmız ku- rulmak — üzere — olan sosyalist cemiyetinde kavuşacakları sonsuz hürriyete varacakları güne kadar, bu vaziyete tahammül edecekle- rini söylediler. Günlerce süren mlüzakereler- den sonra — ekseriyeti — sosyalist yayıcılar kazandılar. Fakat kon- gre ikiye bölündü, mubarrirlerin bir kısmı yazıcının şartsız ve ka- yıtsız hürriyetini müdafaa etmeye karar verdiler. Gariptir, bu kongre müzakere halinde iken, Istanbulda iki mu- harrir arkadaş da aynı kavgayı yapıyorlardı. Biri yazıcının serbest olması lâzımgeldiğini müdafaa ediyor, bir doktrine, bir akideye bağlanan yazıcının rühan — esir olduğunu söylüyordu. Buna karşılık diğer bir arka- daş yazıcının — rubü — istiklâlini kabul etmiyordu. Bunlar şimdi kavgalarını mecmualara nakletti- ler. Orada kavgalarına devam edecekler, * Yalnız bütün müzakere ve şikâ- yetlerden anlaşdan hakikat — şudur! Yezıcı, dünyanın hiç bir tarafında hür | değildir. Dünyanın hiç bir yerinde hükümetler ona duygularını ve dü: gündüklerini olduğu gibi söylemiye Mmüsaade etmem g erdir. Yazı hürriyeti demokraside de, faşizm- dede, sosyalizmde de bir hayal olarak kalmıya mabkümdur. [ Resimli Maka.e Başımız — ağrıdığı, tesolli veren, yaramıza mer Bulgarlar Bir Tür SON POSTA ble #kıntıya düştüğümüz, üzül- düğümüz, bayat kovgasında yıprandığımız. zaman — bize nmızı dürdüran, acımıza — gifa — veren, m süren ya karımız, ya anamırdır. Onun gönü'lere serinlik, rühlara huzur veren gelkatl olması SON TELGRAF HABERLERİ Daha Öldürdüler Göçmek İstî;; Türk Köylüleri Mal- ları Yağma Ediliyor Zaman zaman Bulgaristanda — buş- gösteren Türk alayhlarlığı ve Türke lere karşı yapılan tazyik, son gün- lerde yeniden başlamış bulunmak- tadır.. Bu —arada bazı köylerda Türkiyaya göçmek istiyan Türklar, emlâkini satmadan, hayvan ve para götürmeden gitmeleri için Bulgarlar tarafından sıkı bir tazyik altına alın- mışlardır. Hükümetin “gayrı n l şahıslar,, « atfettiği bu tazyik hare- kötlerinden bir yenisi daha evvelki gün vukun geliniştir. Sofya muha- birimize göce bu acıklı ve tksindi. rici vak'a şudur : Sefya, (Hususi) — Bulgarlar buradan göç eden Türklerin bütün mallarını alıkoymak ve hayvanla- rımı zaptetmek için, yeni bir tat- bik şekline başvurmuşlardır. Göç- mek İsteyen Bulgaryalı Türklere ancak bir mal, para, hayvan ab madan geniş bir müsaade verik mektedir. Mallarımı satıp biraz para temin edebilenlerin paraları belediye ve vergi borçları baha- ne edilerek - ellerinden alınmak- tadır. Bu arada Eski Cuma ka- sabasının Selim köyünden Hacı Hasan isimli bir soydaşımız 28 arkadaşile göç ederken Mustafa paşa (Svilengrad)da nezaret altına alınmışlardır. Hacı Hasana sonra illhak etmek ü--re geride kalan Bir gazetedö okuduk! Bir bildik anlattır etti. Reçeta yazdı. Gitti. Reçeteyi aldım, eczaneye gittim. turdu. — Borcum ne kadar? dedim. — 150 kuruş dedi. 150 kuruşu verdik. İlâçlar Öç günde bitti. Faydasını Benim hatun hastalandı. Doktor çağırdık. Muayene Eczacı veçeteyi yaptı. İlüç kutularımı — ölime tutuş- faydasını görürsek tekrar etmemizi .::ıklır tavsiye oğlu Ali 350 koyunile köyden çıkarken Bulgarlar tarafından pu- suya düşürülmüş ve öldürülmüştür. Sürü, hükümetin yine “gayrı mesul şahıslar,, sırasına koyacağı mütecavizler tarafından yağma edilmiştir. Bu son cinayet Bulgaryalı Türkler arasında yeniden endişe uyandırmıştır. Diğer taraftan bazı Bu'gar gazeteleri de Türkiyedeki küçük sanatlar kanununu ele ala- rüak yeniden atıp tutmağa başla- mışlardır. Bulgaristan da Komumnistler Sofya 7 (Hususi) — Gizli ko- munist faaliyetinde bulundukla- rından dolayı geçen Nisan ayın- da burada Bulgar komunist par- tisinin iki faal üyesi yakalanmış- t Bunlar Gavrail Karev ve Kap- rlel Kaprielavdır. Uzun zaman sorguya - çekilen bu adamlar ancak bazı ifşaatta bulunmuşlardır. Bunlardan Kav- rail 1930 da Sofyaya gelmiş ve Sofya ile Türkiye arasındaki bir güzli muhavere — kanalı kuzmıya memur edilmiştir. İSTER İNAN İSTER INANMA! — —- — E Kadın Şefkati Bi hayat bizim için daha dayanılmaz bir yük olurdu. Onum yumuşak ve merhametli eli, onun sevgi ve şefkatle dolu kalbi, bizim için bir kuvvet hazinesidir. Onun içindir ki büyük adamlar ekseriyetle ya analarına, ya karılarına borçlu olduklarını söylerler. Atatürk Çiçeği Bir Amerikalı Profesör Ye- ni Bulduğu Çiçeğe Bu Adı Koydu Şikagadan bildirildiğine göre Vanderbid Üniversitesi profesör- lerinden Dr. Kırklend. lâboratır varında çalışırken muhtelif ame- liyatlar netlcesinde yeni sarışın bir çiçek elde etmiş ve bu çiçeğe *Gazlatatürk,, adını vererek tescil ettirmiştir. * Atatürk dün Floryada plâjları gezmiş, halkla birlikte banyo ab mış, büyük önderlerini gören halk içten gelen gösterilerle Atatlirkiül alkışlamışlardır. Yunanistan Donanmasını Kuvvetlen- direcek Atina, 8 (Özel) — Yunanista- nım merkez kuvvetlerini ıslah için çalışan kurumun yaptığı program hükümetçe onaylanmıştır. Bu programa göre 1942 sine kadar yeni sistem 16 açık deniz muhribi ile bir zırhlı yap- tırılacaktır. Bu zırhli Averofun yerini alacaktır. Hava Yollarımız Ve Dış İstasyonlar Ankara 7 — Hazırlanan pro- jeye göre memleket içindeki ha- va hatlarının bir kısmının İrak, Iran, Atina ve Halep gibi dış merkezlerle bağlanması düşünül- mektedir. Yeni yolcu uçakları ismarlanmak Üzeredir. ettiği için, reçeleyi yine aldım ele. İstanbulda bir işim vardi, © tarafta yaptırırım, dedim. Raeçateyi İstımbul sonza uğrayıp alın, aldım: yakasında bir eczaneye götürdüm, — Bozcumuz ne kadar? Dedim. Eczacı bir anat dedi. Uğradım. Üâç kutularim — 165 kuruş, dadi. Şaştım. Ayaı ilâçlari bir eczane 150 ye, Stekisi 165 e yapıyon Morak oldu. Aymı reçeteyi, yaptırmadan, kaça çıkar diye üç aymı eczaneye götür. düm. Birisi 195, birisi 170, birisi 40 kuruş Hat biçtiler, iSTER İNAN İSTER İNANMA! üz ve bu sefer Sözün Kısası Hile Çh Yapan Esnaf Belediyenin sittin senedir va- dettiği şeylerden biri de hile ya« pan esnafla mücadeleye başlaya- cağıdır. Yıllardanberi bu hikâye- yl işitir, dururuz. Nihayet dünkü gazetelerde şu haberi okudum: “Belediye hile yapan esnal hak- kında cezalar vermiye başlamıştır.., Yal.. Demek nihayet mah>e hile katan esnaf ceza, cersir görmiye başlamış. Acaba hw semtlerde, kaçar yüz kişi yak. landı? Haklarında nasıl bir mua- mele yapıldı? İçlerinde elbette sütçüler, Yağcılar, sucular (lâh... türlü türlü esaaf vardır. Haberi okumıya devam ede lim: " Ketenciler kapısındakl helva- ctnın dükkânı Ikl gün müddetle ka- patılmış ve ayrıca pera cezası alın- muşttr. Bu helvacının helvaları Gis likozla yaptığı anlaşılmıştır. Şar- baylık kapatılan dükkanın üstüne niçin kapatıldığını da yarmış ve di- ğer esnafa bir ibret dersi göster- miştir.,, Allah allah... Sittin — senedir bahsi geçen hileli esnaf topu to- pu bir tanemi imiş?. O kadar tantanalarla, debdebelerle — ilân Server | edilen mücadeleden sonra niha- yet ele geçen adamcağız Ketem ciler kapısındaki — helvacıdanmı Ibaretmiş? Ibret olsun diye onun dükkâm iki gün kapandı ya, ar- tık öteki esnaf korkudan tir tir titreyecekler, — sütçüler, sucular, yağcılar, sebzeciler halis ve te- miz mal satacaklar, hile yapmı- ya caklar ha?.. Bıravol Yarından tezi yok, sütçünüze, sucunuza, yağcınıza ihtar ediniz, hileden vaz geçsin; aksi taktirde Ketanciler kapısındaki helvacıya döneceğini söyleyiniz, korkudan şırakkaduk düşüp bayılsın! Tuna Yolile Orta Avrupadan Gelecek Seyyahlar Sofya, 7 (Husuct) — Bulgar ga- zetelerinin neşriyatına göre bum- dan böyle Viyanadan kalkan Tuna gemileri Rusçuk ve Gorna Ore- hovista yolile ve Filibeden geçen trenlerle Istanbula bağlanmış bu- lenuyorlar. Bu süretle OÖrta Av- rupadan — kalkan seyyahlar için yeni bir yol temin olunmuştur. Bu süretle de İstanbula geler cek seyyahlardan Bulgarlar - isti- fade temin etmiş oluyorlar Galatada Bir Genci Öldürdüler Galatada Arapcamisinde Ya- yaşında mik banda oturan 19 Mustafa adh bir genç dün ab- desthanede yıkanır Kayserili Şükrü adında bir! tarafından ök dürülmüştür. Kayserli Şükrünün Mustafaya borçlu —olduğu anlaşılmaktadır, fakat cinayetin bu borç için ml, yoksa bir başka maksatla mı işlendiği henüz malüm değildir, Zağrepte Eski Bir Saylavın Evine Bomba Atıldı Belgeat, 8 (A. A.) — Zağrep 'ıkmh=6ı ;ımıb!ır'dı ulusal partinin eşki saylavlarından dok- tor Leoçiçin evi Gönünde bir bomba patlamıştır. Hasar hafiftir. Siyasal bir gösteriş olduğa zam vediliyor. Polis tahkikat yapmak- tadır. Pamuk Tarımı Programı Ankara T — Tarım Bakanlığı eni kurulan dokuma endüstrisl HL ae program hazırlamıştır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: