15 Mart 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

15 Mart 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

S_ıylı_ 9 —. — — HİKÂYE lks/ Dört kişinin müştereken bir rapor dikkate çok Kumandan Maksvel; (Bekâr sokağı) nn Başındaki evden bozma apartımana yerleş- mişti, (1) Kıphnı.ndh-,mhmittı.mnm te sokağında bir apartımanın birinci katını İntihap etmişti. Kolonel Balara gelince; o, Kroker oteli - tin kısmen sokağa nazır olan dairelerinden hirinde kalmayı tercih eylemişti. Bir taraftan bu ikametgâh meseleri ile — Meşgul olunurken, diğer taraftan da (istih- — Barat servisi) nin resmi dairesi için bir yer — dranmıştı. (Bonmarşe) (2) nin karşısında biraz sola düşen beyaz cepheli büyücek bina — Maksada elverişli göründüğü için derhal bu- Tası tahliye edilmiş; (resmi istihbarat ser - Visi) me merkez ittibaz edilmişti. İstihbarat servisinin program ve hedefi, Mmuayyendi. Bu program, başlıca şu mad - delerle hülüsa edilebilirdi: 1 — Şark meselesini kökünden hallede- bülmek için Türkleri ve bütün Türkiyeyi nü- faz altına almak. a 2 — Halifeyi, kopmaz ve sarsılmaz kuv- Vetlerle, İngiliz nüfuz ve kudretine bağla - Mak, 3 — İngilterenin bu siyasetine engel olan lan birer birer zarar gelmiyecek hale sok- Tak. 4 — Türklerin ruhunda yerleşmiş olan Ve İngiliz siyasetine muhalif bulunan bütüa kanaatleri kökünden sarsmak, çı - kanp atmak... Ve sonra da şahsi menfaa- tine düşkün bir güruhu elde ederek bun - lar vasıtasile halkın rah ve hissiyatını ka- Zanmak, Bu programın esası, İngiliz — siyasetinin bütün müstemlekelerinde tatbik edilen si- tlarile birleşiyordu. * bundan da İngilizlerin bütün Türkiyeyi| bir müstemleke gibi idare etmek istedikleri anlaşılıyordu. Memleket, hercü merç içinde idi. Tam Tanasile L'ıhıııı.ı...ıııııyı.vııııı.ezııım.ıırııkiı- i gibi balık avlıyabileceklerini zan- Betmişlerdi. Gayelerine kolay ve yorgun- %umvuaowaau- töstermemişlerdi. İktidar bir anarşi baş göstermişti. İngiliz- mevküne gelen hükümetler, derin Ni aczü fütur gösteriyorlardı. (İttihat - Te- Rkki cemiyet ve fırkası) birdenbire da - Ülsiş; ber gün yeni bir fırka zuhur edi - Yer, fikirlerde şaşkınlık eserleri en açık ünasile görünüyordu. » Terakki cemiyet ve — fırkasına lenberi gayiz ve kin besliyen Üanhalif) markası altında birleşen şahsi _.Il—uuı & in bütün varlığı, acı bir - inhi- doğru kayıp gidiyordu. Ortalığı — ka- kavuran hirs ve intikam; topların, tü- f süngülerin bombaların — yapama- tahribatı yapıyor; İngiliz siyasetçi- yorulmasına meydan bırakmadan, Sİyasete en müsaid bir zemin hazırlıyor- H * # * İşte bu maksada binaen İngiliz istihba- tefleri, işe girişmemişlerdi. Sadece ölareke' şersitinin fatbik edilip ediköed- resmi ve hususi surette tahkikat iktifa eylemişlerdi. tahkikatı, irtibat ve kontrol za- yapıyorlar; — mühtelif hükümet Bücinin «0 büyük Amirlerine müracaat izahat istiyorlardı. Fakat; aldıkları cevaplara kanaat — et- ; zahiri şeklin altında gizli bir o- olmadığını anlamak için bususi kullanmayı da ihmal etmiyorlar- İtanbulda uzun müddet kaldıkları için N——Ih-d-iyıhn_d-ıhııııq olan h * Fru ile binbaşı Kampel, yeni teşek- istihbarat hey'etine bazı işe yarar (Ragıp) — ve ) Maksvel, bir müddet burada kal - 'mra (Abanoz sokağı) nın Mektep iltisak ettiği noktada (1) numa - *ve nakletti. ) Şimdi. Karlman pusujı, * Millt Mı'g'çadelede Son Postanın Tefrikası: 9 verdikleri ndı Sahte zabit (Adnan Şevki) yi yakalıyanlardan Bursa nokta kumandanlığı inzibat efradı (Ortadaki zat, eski nokta kumandanı süvari binbaşısı Hüseyin Hâki Bey onun arkasındaki ( X ) işareti olan da inzibat kıt'aı kumandanı başçavuş (Z...) dir) (Fevzi) isminde iki adam vardı. Bunlar, |rın zekâsı; bu raporun ne maksadla yazıl- umumi harp içinde ittihadcılardan zulüm |dığını anlayacak derecede yüksek değildi. gördüklerini iddia ederek koyu bir muha- | Ve ayni zamanda ittihadcıların ne vaziyet- lif gibi görünüyorlar ve bilhassa üttihadcı- | te bulunduklarını tahlil edecek — derecede lardan nefret ediyorlardı. Bu hisle müte-|de takdir ve tetkik hassaları eksikli. Çün- bassis oldukları içindir ki, umumi barp i-| kü, on seneden beri yalnız Osmanlı impa- çinde de bazı ufak tefek meselelerde Pa- |ratorluğu ülkesine değil; Avrupa ve Ame- paz Frunun işlerine yaramışlardı. rikada bile korkunç bir heyulâ gibi — yaşa- Ayni zamanda Mister Kampl de istih - | mış olan (İttihad - Terakki Cemiyeti) nin barat hey'etine iki kişi takdim etmişti. hatıraları, bunların Şark hakkında evhamı Bunların biri, vaktiyle polis komiserli- |ve hayalât ile yuğrulmuş olan dimağlarına ği eden (Dimitriyadis) ile, Türkçeyi bir | birdenbire bir ürperme vermişti. Türk kadar pürüzsüz konuşan —mahut— | — Bahusus, Dimitriyadis ile Papaz - oğlu Niğdeli Anastas Papaz oğlu idi. An>'-sın verdikleri raporlardan da az çok İstihbarat hey'eti, henüz — yapacakları|bı / deye temas eden bazı fikir ve mü- işi kararlaştırmadığı için bunlara hüsnü ka- | talcusardan bahsedilmişti. Ve ezcümle: bul göstermekle beraber kat'i bir - bedef | — (Ermeni ve Rum milletinin katili olan tayin etmemişti. Yalnız, Kolonel Balar | ittihadolar, bugün uğradıkları — feliketin bunlara ayrı ayrı: acısını çıkarmak için memleketteki bütün — Acaba; itilâf akislerinin İstanbula | biristiyanalrı katletmeğe hazırlanıyorlar.) gelmesi, halk üzerinde ne tesir hasıl etti ( Arkası var ) Efkârı umumiye hakkında bizi tenvir edi- niz. Memleketimize Gelen ve gelecek Olan seyyahlar Diye kısa bir emir vermişti. Bu dört kişinin verdiği rapor, muhte- Kf cephe göstermişti. Ragıp — ile Fevzi, zaten eskiden beri her şeyde ittifak eden ve ayni adımlarla yürüyen iki dost olduk- ları için, ayni mealde bir rapor vermişler; bu raporda da bulâsaten memleketin — va- ziyetini şöyle tasvir etmişlerdi: İtilâf kuvvetlerinin ve bilhassa İngiliz askerlerinin İstanbulda bulunması, Türk ve İslâm unsuru ürzerinde çok büyük bir mem- nuniyet husule getirmiştir. Mel'un ittihad- cıların yüzünden senelerce adalete susamış olan halk; bugün İngiliz medeniyeti, İngi- liz adaleti karşısında bulunduklarına kani- dir. Ancak ittihadcılar, yedi başlı bir ej- derdir. Ve bugün de, ancak bir tek başları ezilmiştir. Haşmetli İngiliz ordusu İstanbu- la girerken kaçanlar, ittihadı — terakkinin Adi birer göstermeliğinden ibarettir. Hal- buki ittihadı terakki cemiyetini senelerden ber idare edenler bunlar değil; şimdiye ka- dar göze görnmemiş ve hattâ, isimleri bile işitilmemiş ayrıca bir hey'ettir. Bu hey'et te :ıch İstanbulun bir köşesinde gizlenmiş- .İIM terakkinin bugünkü düşkün vaziyetini görüp te aldanmak, gayet büyük bir hata olur. Çünkü bugün sinmiş gibi gö- rünen ittihadcılar; bir anda yine orataya| Bir vergi işini örtbas etmek - için atılarak memleketin âsayiş ve emniyetini Danüp sigorta şirketi müdüründen altüst ederler, bu karışıklıktan istifade ede- 500 lira rüşvet alırken cürmümeşhut rek hükümeti de ele geçirebilirler. halinde yakalanan maliye müfettiş - *Yıkglın temas d&ıııı bazı ittihad- |lerinde Mecdinin duruşması dün ü- » mütareke teraitinin ağırlığından ve|'çüncü cezada devam etmiştir. Suçlu - d":"d:"“" MM—V"'—’- ve bazı yerlerİnun avukatı mahkemeye bir kâğıt bunları anlatmaktan çekinmi- ,L L LA an verildiği iddia edilen (100) bin Hiralık vergi kaçakçılığı raporunun — sahteliği — ve Düt Ve öraniyellü' bördeikü drvermesi | Mecdinin suçsuzluğunu ileri sürmüş, çok muhtemeldir. bu noktadan tahkikat yapılmasımnı is - Bugün yapılacak iş, gizliden gizliyo fe- | 'STmistir. sat kaynalan ittihadcıları gözden kaçırma- Mahkeme giliz vapurile 300 seyyah gelmiştir. Seyyahlara hazırlanmış olan — pro- grama göre şehrin en temasaya şa- yan yerleri ve bütün müzeler gezdi- rilmiştir. İngiliz seyyahları bugün ayni va- purla hareket edeceklerdir. Üç gün sonra general Vorı Steu- ben Alman vapurile 500 seyyah da- ha gelecektir. Bunlar da İstanbulda 24 saat kaldıktan ve gezdirildikten sonra ertesi gün saat 19 da Rodosa hareket edeceklerdir. Nisan, mayıs, haziran, ağustos birinci ve ikinci teşrin aylarında da muhtelif memleketlerden şehrimize seyyah kafileleri gelecektir. Bir rüşvat davası kısa bir müzakereden Dün limanımıza gelen Letitia İn -|PS'? Fransızcadan: —— Eskiden dükkânın üstünde «Kol tukçu Süleyman» levhası vardı. Za- man değişti, Süleyman da değişti. Sü- leyman değişince dükkânım üstündeki «Koltukçu Süleyman» levhasını da de- ğiştirmek lâzım geldi. Eski levha indi. Yerine yenisi ta- kıldı. «Mobilyacı Süleyman Koltuker» Süleyman Koltuker evini değiştir- miş, Aksaraydan Şişliye taşınmıştı. A- rada sırada karısına söylerdi: — Az zamanda ne değişiklikler ol- du. Eğer sen de değişmeseydin?.. — Ben değişeceğim kadar değiştim. ! Benim gibi asri kadın az bulunur. | —Şaka söyledim karıcığım, senin de | benim gibi asri olduğunu bilirim. Bir gün yine bu bahis üzerinde ko- | nuşuyorlardı. Bayan Süleyman koltu- ker salonun duvarına içini çeke çeke baktı: — Yağlı boya bir resmin olsaydı da duvara assaydık! | — Güç bir şey mi, hemen yaptırı- A Süleyman Koltuker az tanınmış res- samlardan birini, bir mektupla evine çağırdı. Ressam çağrıldığı gün, çağrıl- dığı saatte geldi: — Ben, dedi, ressam Mustafa Çiz- ger. Çağırmışsınız da. Bayan Koltuker kocasından evvel | cevap verdi: | — Safa geldiniz, bay Çizger. Biz de | | İsmet Hulüsü KOLTUKERİN RESMİ Tam on gün bayan söyledi, ressam dinledi. Resim modele benzemedi am- ma, bayanın arzusuna uygun oldu. Bay Koltuker titreyen — eliyle beş yüz lirayı tıkır tıkır saydı. Çizger te- gekkür etti. Kapıdan çıkar çıkımaz ra- 'hat bir nefes almıştı, kendi kendinesi — Ön gün çektiğimi ben bilirim, dedi, amma neyse beş yüz lira da az |para değil! Bir hafta ya geçmiş ya geçmemiş« ti. Ressam Çizger, Bayan Koltukerden bir mektup aldı; kendisini çağrıyordu. — Yine beş yüz lira kazanacağız galiba?.. Biraz sevinçli — biraz da üzüntülü Koltukerin apartımanına gitti. Bayan İçağırmasının sebebini söyledi: — Size zahmet oldu amma ufak biş retüş rica edecektim. Kocamın gözleri eskiden daha ateşliydi. Retüşle resmi düzeltseniz.. — Hay hay, bunu da yapayım! İsteksiz isteksiz reamin gözlerine biraz boya sürdü. Bir kaç gün sonra, Bay Koltukey bizzat ressamın atölyesine gelmişti, — Bir ricam vardı da.. — Buyurun.. — Bize kadar gidelim. Ufak bir res tüş. — Biraz işlerim vardı.. — Çok rica ederim, sizi l gölürüp getireceğiri. Ressam ne yapsa Koltukerin elin« otomobi- İden kurtulamayacaktı. Razı oldu. Bu sefer de, bay Koltukerin resimdeki |dört gözle sizi bekliyorduk . | — Bir emriniz mi vardı? Bay Koltuker atıldı: — Evet, * Bayan Koltuker telâşla kocasının | sözünü kesti; | — Kocam yanıldı, estağfürullah di-| yecekti. Bari ben söyliyeyim. Kocamın yağlı boya bir resmini yaptırmak i:ıî-; yoruz.. ı — Hay, hay yapayım. — Kaç kuruş? — Beş yüz İira! Bay Koltuker pahalı bulmuştu. — Beş yüz lira mı dediniz? Ne kadar | çok istiyorsunuz. — Çok değil, tablo yapmayı siz ka- lay mı sanıyorsunuz? Leonar de Vin- ciyi herhalde tanırsınız. — Epey ecnebi dostlarımız var am- ma bu zatla daha tanışmadık. Ne iş ya- | | — Ressam, — Ressam mı? Evet; © Jauconde - tablosunu yapmak için tam dört sene çalışmıştır. | — Ben de resmim yapılacak — diye| dört sene bekleyecek miyim? — Onu demek istemedim, yani re- #im işi bir san'at işidir. Bayan Koltuker pazarlığı kesti: — Ben bilirim, dedi, san'atkârlarla | pazarlık yapılmaz. Beş yüz lirayı b receğiz Bay Çizger; fakat iııed.iğjmizl gibi bir resim yapmak şartiyle. Ressam, müşterilerini tanımıştı ; — Hay hay bayan, istediğiniz gibi , bir resim yaparım. — Ne vakit başlayacaksınız? — Hermnen 'yarın. Ertesi gün ressam da, model de ha- zırlanmışlardı. Bay Koltuker en yeni! kostümünü giymişti. Bir koltuğa ©- turdu: — Haydi üstad başla. Bayan Koltuker ressamı ikaz etti: — Kocam şimdi çok şişmandır. Fa- İkat eskiden hiç te böyle değildi. Munta- jzam vücudu vardı resmi ona göre yap- sanız... — Peki bayan! Ressam çalışmağa başlamıştı. Ba- yan mütemadiyen söylüyordu: kravatı değiştirildi. Bayan Koltukeş kocasımın evlendiği zaman taktığı İzras vatı bulmuş resimdeki kravatın da bu. nun ayni olmasını istemişti. Günler, haftalar, aylar geçti. Res sam Çizger artık rahatsız edilmiyor, retüş için çağrılmıyordu. Bir gün Şişlide bir dostuna gitmiştâ Dönüşte Bayan Koltukere - rastladi Görmemezliğe gelecekti amma, Bayar onu görmüştü. Selâmladı: — Bay Çizger ben de sizi dum; ne eyi tesadüf.. Ressam içinden: — Femna tesadüf. Dedi, — Resimde ufak bir retüs yapamaz mısınız ? — Bu sefer muhakkak — kocanızın arıyon bir çorabr elinize geçmiştir. — Hayır zannettiğiniz gibi değil; kocam öldü. Ben yeniden evlendim. Eski kocamın resmini küçük bir retüş- le yeni kocama benzetmenizi rica ede- 16 Mart Şehitleri ihtifali adına ü sene yapılacak | İstanbul Halkevleri t Halkevind şehitleri ihti in geçen senelerde oldu- Hu gibi husüsi vapur. — kaldırılmıyacaktır. Kendilerine bir kolaylık olmak üzere sa « yın yurtdaşlarımızın saat 12,10-12,40.14 ve 14.20 de köprüden Eyübe kalkan va - porlarla gitmeleri temin edilmiştir. Her kes elindeki davetiye ile bu vapurların her han- gi birile parasız gidecek ve dönebilecektir, * Beyoğlu Halkevinden: İstanbul işgalinin yıldönümü dolayı «, siyle pazartesi günü saat 21 de evimis; salonlarında yapılacak toplantıda ev ba- kanı tarafından — bir söylev — söylenecek ve evimiz gösterit şubesi tarafından bir Çağrı kartlarını ev direktörlüğünden almalarını yurtdaşlar « gösterit verilecektir. idan dileriz. Milli Türk Talebe birliği genel sekre« terlizinden : M. T. T. B. bütün birlikçi arkadaşlarını 16 mart şehitlerinin hatırasını anınak için Eyübe davet eder. Köprüden saat 13, 14 — Gençliğinde kocamın kısa biyık- | 14 24 14.50 da kalkacak olan vapurlat lanı vardı. Bıyıkları da unutmasanız. — | davetlileri götürecektir. | — Unutmam Bayan! — Şunu da söyliyeyim, başını — 8a- Udi Nevres Münir Nurettin, tanburl Refik. Nuri Ha« mak ve bunları sıkı bir kontrol altında bu- |/Sonra bu talebi reddetmiş, müddeiü - kın saçsız yapmayın, eskiden — saçı dıı“,ı ve Bayan Fahirenin iştirakile- 16 mavt kundurmaktan ibarettir. ) muminin dosyayı tetkik etmesi — için Bu yazıları büyük bir dikkatle okuyanla- | duruşma başka güne bırakılmıştır. vardı. — Peki bayan saçlı yaparım. pazartesi akşamı saat 21 de Şehir tiyatree sunda bir konser verecektir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: