18 Ağustos 1935 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 4

18 Ağustos 1935 tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

h B | $ b | J; PST Komşularımızda neler olüyor? BULGARİSTAN'DA ! $ «Novi Dni» gazetesi bir ya - zısında «Bulgar ulusunun çalışkan olmadığı ve köylülerin şehirlere göç ettiğir hakkındaki düşüncele- re hücum ederek bulgarların, bu düşüncelerin tam tersine, çalışma- ğı çok sevdiklerini, ancak iç pa - zarlar fiatlarını yükseltmek ve dış pazarları sağlamak suretiyle ta - ramsal üretimi organize etmek ve böylece köy ekonomisini faydalan dırmak lâzımdır. Bulgar köyü sos- yal ve ekonomik görünüşünü de- ğiştirmiş değildir. Son otuz yılda bulgar köylü nüfusu » 67 artmış- tır. Bu sırada çifiçilerin sayısı da ©6 60 çoğalmıştır...» Demektedir, deki soğukluğun sebebleri neler - dir?» diye başlıyarak «Bu sebeb- lerin tasfiye edilmiş olan geçmişte bulunmadığını, tarihin iki ulus için de bağatırlık ve dayanıklılık fikrini sağlamlaşlırmaya — hizmet etmesi, türk ve bulgarların büyük ekonomik buhranla savaşmak için elbirliği etmeleri ve başta bulu - manların — barıştan, sevgiden ve iki memleketin iyiliğinden yana olanlardan başka şeyler yazma - mak ödevleri olan — gazetelerin etkisi altında kalmamaları gerek- tiğinis yazmaktadır. ROMANYA'DA: $ Resmiğ gazete, bakanlar ku- rulunun, yabancı memleketlerdeki konferans ve kongre gibi toplan - tılara her türlü hükümet salkur - ları gönderilmesini yasak eden bir kararını neşretmektedir Kesin lü- zum olursa süel salkurlar gön - kendilerinin olan yabancı para - ları başka memleketlere götüre - bilecekleri ulusa! banka tarafın - $ Vitorul gazetesi dış bakanı Bay Titülesko'nun — Moskova'ya gitmesinin kesin olarak kararlaş- tırıldığını ve bu yolculuğun ilkteş- Finin bumdı yapılacağını yazıyor. YUGOSLAVYA'DA: $ Hükümetin özel bir karariy- le Yugoslavya - Japonya arasında telefon konuşmalarına başlanmış- tor. $ Bakanlardan Bay Cura Yan- koviç, Bled'de bulunmakla olan başbakan Bay Stoyadinoviç'i gö - rerek yeni «yugoslav radikal birli- ği partisinin» statüsü ile progra - manın hazır olduğunu bildirmiştir. Şu hale göre eski radikal, eski halk sloven ve eski Bosna islâm kurumu şefleri arasında tam bir anlaşma olmuştur. $ Köylü borçlarının ödenme ve tarımcılara yardım şekilleri gaze - telerde uzun uzadıya aranılmak - tadır. YUNANİSTAN'DA: $ Atina'da çıkmakta olan «Es- tiya» gazetesi, arka arkaya neşret- tiği iki yazıda, ulusal savga siste - mini tenkid ettiği için, başbakan- hık vekilliğinin bir emri üzerine, hakyerine verilmiştir. Dava, süel sırların ortaya çıkmaması için, giz- Kce görülecektir. $ Finans bakanı Bay Pesmerz - Habeşistan ve siyah ırklar İtalyan - Habeş anlaşmazlığınımn türel bakımdan görünüşü Bugünlerde en keskin evresine girmiş bulunan italyan - habeş an laşmazlığının en dikkate de - der taraft, çok kimselerin gözü nden kaçmaktadır: Bu da anlaşma zlığın İtalya — ile Habeşistan ıııııı.lı Hmd,bqıı ır klarla siyah ırkların anlaşmazlığı şekline girmiş olmasıdır. Aşa - #ıdaki yazılardan birincisi, me seleyi bu bakımdan gözden geçirm ekte, ikincisi de bu işin yapı - lan andlaşma ve anlaşmalara göre türel bakımdan ne durumda Nasyonal Reviev'de son lerde çı- ikan bir yazı, italyan—habeş anlaşmız- lığının ırk bakımından olan önemi hak- kında Önceden söylediklerimizi açık bir surette berkitmektedir. Bugünler - de Gandi'den, başladığı işi başaran Ka« mül Atatürk'den çok bahsolhunuyor; Necid ve Hicaz karalı olup, kendi çö - lünde egemen olan İbnissuud'dan dü bahsolunuyor. Fakat, imparator Hayle Selâsie'nin de aynı imparatorluk kuru- cuları kategorisinden olduğu İyice an- laşılmıyor. Şüphesiz büyük olan ja - pon tehlikesi, aynıt büyüktlükte bir teh- Hkenin kapılarımıza dayanmış olduğu- nu açıkça görmemize — engel oluyor. Şimdi türk hasta adamı yolt; yarın dı belki Çin hasta adamı olmıyacak. İn- şaallah öbürgün bir Avrupa basta ada- mı olmaz. Yalnız sarı dünyanın değll. siyah dünyanın, İran dünyasının, türk- turan dünyasının ve arab dünyasının beklediği işte budur. Bunlardan bir ka- çını, hele son üçüncüsiyle siyah dün - yayı, kendi çerçevemize, kendi filozo- fik ve politik sistemimize sokabiliriz ve bu bakımdan Atatürk'ün yapmakta olduğu çalışma çok işimize yarayabilir, fakat acele etmemiz de Tazımdır. Habeşistanın özel durumu Bu bakımdan Habeşistanın özel bir durümü vardır. Habeş dünyasının bir ayağı arablar, bir ayağı siyahlar dünya- sındadır; çünkü habeşler, siyah kanlı karışmaş semitlerdir. Bunların çoğu br- ristiyan, küçük bir kısmı da — müslü - mandır. Bu bakımdan da iki türlü ha- reket imkânı vardır. Sabiden hür biri- tik siyah yahud melez hükümdaer olan imparator Hayle Selâsie, kendini siyah arkan asıl oruntağı ve onu — hürriyete götürecek adam olarak saymaktadır. A- merika zencilerine kadar bir çok kimse lerin ona koştuğunu, onun emrinde as- kerlik yapmak istediklerini — gördük. Öte yandan Habeşistanın, Şapdenizi - min iki kıyısındaki ulusları yani bir ta- rafta Mosırla Misir Sudanımı, öte taral- tan da Hicaz, Necid, Maverayışeria ve Yemeni içine alan sıyasal bir “manzu- me, nin bir parçası olduğu da unutul- mamalıdır. (Zaten unutsak bile İngil - terenin tavrı bunu bize hatırlatacak - tır). Bütün bu uluslar az çok birbirle- rine bağlıdır ve hepsi de ya İngiltere- nin kölemenliği altındadır, yahud dâ onun bağlaşığıdır. Bu da İngilterenin aldığı tavrın sebebini anlatan şeyler - den biridir. Renkli ırkların kaynaşması B. Musolini, ba işin çabucak beyaz- larla, habeşlerin ve dolayısiyle semit. lerin dostları olan beyazlar - trafından kuvvetlendirilmiş renkli ızklar arasın- da bir çarpışma olacağını nasıl çok iyi olarak gördüyse, yukarda söyledikleri- mizi de çok iyi görmüştür. Bununla be- raber, japonların da bu kadar kuvve'le işe karışacaklarını sanmış mıydı? Bu- na “hayır, denebilir. Japonyanın, sı dece mallarına pazar bulmak için böy- le yaptıkları söylenilmemelidir. İtal - yanlar Habeşistanı — ele geçirdikten sonra burası japonların on defa daha Fazla mal satacakları, on defa daha zen- gin bir pazar olacaktır. Japonyanın ma- nevrası sadece sıyasaldır. Eğer yarın Tbnissuud azı bayrağını kaldırırsa, ja- ponlar ondan yana çÇıkacaklar ve Mr - sır veya Hindistan ayaklanısea; onla - rın hakiki dostları Tokyo olacaktır. Bütün bu şeylerin mantıkla bir ilgisi yoktur.Jabonlar Mançuride ve Çinde, tıp kı italyanların Habeşistanda yapmak is- tedikleri şeyi yapmışlardır. Yalmz Ja- ponların işine yarayan nokta, ne ingi « Hizlerin, ne fransızların ne de amerika- hların kuzay çinin geniş toprakların- < İtalya tarafından da esaslı hiç bir şeye malik bulunma - maları ve Rusyanın da başka şeylerle yuğraşması olmuştur. Bu da, Tokyo - nun nasıl olup da bir taraftan Pekin - de ve öte taraftan da Adisababada iş gevirmekte olduğunu anlatır. Bir uzlaşma yapılabilecek mi? Şurası da var ki, Japonya uzaktır ve Singapur onun için iyi bir kiliddir. Sonra amerikalılar da fırsattan fayda « lanabilirler. Eninde sonunda bu iş Lon- dra, Paris ve Roma arasında konuşula- caktır, Bir uzlaşma olacağı umulabi- Hir mi? Neden umulmasın?. Uzlaşmadan önce harb olacak imı? Habeşistanın için de bulunduğu anarşik — durumda, harb herbangi bir derebeyinin emriyle baş - layabileceğine göre, bunu kim kestire- bilir? İtalyanın Habeşistanda nüfurzu - nun Üstünlüğünün, toprak satın almak, endüstri kurmak ve kendi adamlarımı o- raya yorleştirmek, demiryolu imtiyazı ile başka imtiyarlar almak imkânlariyle birlikte tanınmasiyle iktifa edeceği sa- mılabilir. İmtiyazlar monopoluna kadar gidilecek mi? Belki. Habeşistan, Uç- yali andlaşmasından sonra olduğu gibi, oruntanmayı kabul edecek mi? Bu şüphelidir. Negüs sı - nırlarda değişiklik yapacak mı? Habe- şistanla italyan Somalisi arasındaki sı- nır 700 kilometreden fazla bir yer ü - zerinde uzayıp gittiğine ve buranın bir kısnının eksilmesiyle Negüs'ün erki veya erkinliği duyulur derecede eksil- müyeceğine göre, çok yerleri göl olan Oganden'de yüz kilemetre murabbat yer kolayca — bulunabilir. İtalyanların 50, hatta on kilometre genişliğinde — bir toprak şeridi elde ederek Eritre ile So- mali arasında yapacakları bir demiryo- Tu bile İtalya için çok büyük bir asığ- dır. Halya çok ileri gitmiştir Herhalde İtalya, geti dönemiye - çek kadar ileri gitmiştir. Söylendiğine göre bir ileri hareketi için elverişli - lan mevsim, 1 eylülle mart arasıdır. 'Tam bu mevsimde Brenner'den geçmek imkünsızdır. Afrikada korkunç bir harb yapmağa hiç de istekli olmuyan İtalyanın, eylülde veya eylül sonunda, Negüa'ün beklediği gösteriyi yapacağı sanılabilir. Bundan sonra Negüs pazar- lığa girişirse İtalya şimdi Tacura'da sürgünde olan Menelik'in — torunu ve Lij Yasu'nun oğlu Menelik'i kullan - maktan çekinecektir. Unutmayalım ki, 1907? de Kazablankaya çıkan Fransa Fası 1911 de almış, Tafileyi ise geçen yıl iş- Bgal etmiştir. İngilizlerin — Mısırdaki ilerleyişleri yirmi yıl sürmüştür. Ü - çüncü ve belki en iyi örmek de, japon örneğidir. Japonlar 1895 denberi Çini basmağa başlamışlar: 1915 de de bura- sını “ilhak,, etmeyi denemişlerdir. Man- çukuo bundan bir kaç yıl önce kurul « muş, bunun arkasından da — Jehol ve Çahar gelmiştir. Ara yerde de Şang- haya çıkan japonlar, son günlerde Pe- kin üzerine yürüyorlar, — fakat şehre girmeden duruyorlardı. Büyük sıya- saj yapılar için vakıta ihtiyaç vardır. LaTribün de Nasvon, Paris - 8.48.935 Anlaşmaslığın türel bakım- dan durumu Habeşistanla İtalya arasındaki ilg- ler ilk defa — olarak 1889 da, Uçyali andlaşmasiyle düzen altına alınmıştır. Sonradan imparator olan Menelik'in tahta çıkabilmesi için italyanların ona yapacakları yardıma karşı, bu hüküm- dar da “kenditiyle başka devletler ve hüktimetler arasında her konuşma ya- pılışında, italyanların yardımını ara - mayı,, kabul ediyordu. 1803 de Mene- Yik tarafından bozulan bu anıdlaşmanın olduğunu anlatmaktadır. yerine, 1896 da Adisababada — yapılan andlaşma geçti. 1891 ve 1894 de İn - giltere ile İtalya arasında yapılan üç anlaşma gereğince, — italyan — habeş topraklarının hemen bemen — hepsinin italyan etgerlik bölgesi içinde olduğu tanınıyordu. Fakat 1902 de yapılan bir habeş — ingiliz anlaşmasiyle İngil- tere bu bölge içinde bazı haklar elde ediyor ve habeş hükümeti de, Tsana ve Söoba göllerinin sularını, mavi Nile doğru giden tabiiğ yatağından çevire - cek hiç bir girişimde bulunmamayı yü- keniyordu . 1906 da Menelik, İngiltere, Fransa ve İtalya arasında yapılan bir anlaşma- yı kabul etti. Bu andlaşma Habeşistan- da statüikoyu garanti altıma alıyor ve andlaşmanın 3 üncü maddesi de, üç devletten hiç birinin, öteki iki devletin Tızası olmadıkça, Habeşistanda herhan- gi bir işe girişemiyeceğini göz önünde bulunduruyordu. Statüko — bozüldüğe takdirde Habeşistanın bütünlüğünü ke- rumak için her türlü gayretler yapıla- caktı. Herhalde, üç hükümet, 1 — İngilterenin Mısırda Nil hav zasındaki, hele Nilin ve kollarının su- lJarını düzenlemekten yana olan asığ - larını, 2 — İtalyanın Eritre ve Somalideki, hele buraların hinterlandından yana ©- lan asığlarını, 3 — Fransanın, Somali kıyısında o- lan protektorasından ve bunun bhinter- landından, ayrıca Cibuti — Adisabaca demiryolunun yapılmasından yana o - lan asığlarını, korumak için anlaşarak hareket ede- ceklerdi. 1915 de, İtalyanın “itilaf,, devletle- ri ile birlikte harba girmesini onaylı - yan Londra gizli andlaşmasiyle, “Fran- sa ve İngiltere Afrikadaki sömürgel- - sini Almanyanım zararma olarak geniş- letirlerse, İtalyanın da buna uygun bir şey istemeğe,, ve hele, İtalyanın Erit- redeki|sömürgelerinin sınırlariyle ilk şikli meselelerin, kendisinden yana ola- rTak kotarılmasını istemeğe hakkı ola * cağını yeni bağlaşıklarına inançiayor - lardı. Eylül 1923 de İngiltere hükümeti İtalya ile bir anlaşma imzalıyordu, ki buna göre İngilterenin Tsana gölünde yaptıracağı bir baraj işinde İtalyanın kendisine yapacağı yardıma karşı, in - giliz hükümeti İtalyanın, Habeşistanın içinden geçerek Eritreyi Somaliye hağ - Tıyacak olan bir demiryolu imtiyazını elde etmesine yardım etmeyi yükeni - yordu. 2 ağustos 1928 de Ras Tafari İtalpa ile 20 yıllık bir dostluk paktı yapıyor- du. Bu paktın ikinci maddesine göre iki bükümet; 1 — İki memleketin erkinliğine za - rarı dokunacak hiç bir barekette bulun. samayı, 2 — Aralarında çıkabilecek ve no - mal diplomatik yollarla kotarılamıyan bütün meseleleri bir uyuşma veya yar- giç usulüne tâbi tutmayı, , yökleniyorlardı. Son olarak 7 ikincikânun 1935 de Romada, İtalya ile Fransa arasında a4- kıda olan meseleler hakkında bir anlaş ma imzalandı. Avrupada elde ettiği bil- yük sıyasal asığlara karşı, Franca bir taraftan Cibuti demiryolunun kendi e- Hindeki 3400 aksiyonundan — 2500 ünü İtalyaya bırakıyor, öte taraftan da ona Güney Libye'sine bitişik bir toprak şe- ridiyle, güney Eritreti sınırında başka bir toprak şeridi veriyordu. ğ La Reform, Kahire - $ *. 91$ lük, sağırlık, dilsizlik, kekemelik gİ $ İspanya'da açık saçık kılık- — lara karşı bir savaş başlamıştır. Mesela, denize girmek için mayyö yeter görülmemekte, kapalı bir kostüm giyilmesi islenilmektedir. Geçen gün, bir takım gençler, bu ve, bir yüzme havuzuna, herkesit kahkahaları arasında, 1909 yılm- da giyilen deniz kostümleriyle gek | $ Uluslar sosyetesinin önümüz- deki 4 eylülde Cenevre'de yapaca- — ğı 88 inci âdi toplantısının günde- mi belli olmuştur. Konuşulacak en önemli iş İtalya - Habeş anlaş- mazlığıdır. Bundan başka büdce işleri, arsıulusal tüze divanma bir Üye seçimi, giret ve çıkat mesele - leri, azlıkların korunmaları hak - kında iki sorunun cevablandırıl - ması, Dançiğ şehrinin katolik ve yahudi davaları, harbta İngiltere — tarafından kullanılmış olan Fin - landiya vapurları işi, İrak Asuri « lerinin birleştirilmeleri vardır. $ Londra'da bir «güzel koku - lar cemiyeti» kurulmuştur. Cemi - yetin ilk işi Londra'nın genel bah- — çelerinde çikekleri çoğaltmak ve ekilecek çicekleri de, daha çok. — güzel kokululardan seçmek için Londra urayına başvurmak olmuş — tüur. Cemiyet Başkanı diyevinde « büyük şehirlerdeki pis kokuları ] ancak güzel koku davasını herke- se maletmekle ortadan kaldırabi- Kiriz» demektedir. $ Küçük anlaşma konseyi bu ayın 27 veya 29 unda Bled şehrin- de toplanacaktır. Konseyin Tuna — paktı, Habsburglar meselesi, Sov- yetlerin Yugoslavya'ca tanınmast işleriyle uğraşacağı sanılıyor. $ Sinema ve dansing yıldız! Jozefin Beker «her renkten bir ha- yat> adıyla hatıralarını neşret miştir. Kitabta acıklı ve gülünç neler, neler vardır ! | $ Amerika'da ekonomik — du - rum düzelmektedir. Bu iyiliğin başlıca sebeblerinden biri tarım - sal bölgelerde perakende alım sa- — tımların çoğalmıs olmasıdır. $ Amerika'da, — İllinuva'da — ölen bir adam çocuklara, vasiyet - name ile, şunları bırakmıştır: «Kır- ların bütün çiçekleri, ırmak kıyı - ları, ağaçlar, içinde vüzülebilecek bütün caylar, kısın karla örtülü yamaçlar, çayırlar. — ormanlar...* Dünyada en değerli seyin tabia! olduğunu bir kere daha anlatmak için mi? 4 $ İngiliz telsiz telgraf kum - panyası spikerlerine şu on madde- Kik emri göndermiştir: İngiliz spi- kerlerine bundan böyle tecimsel markalardan bahsetmek; - sıyasal adamları tenkid etmek; ahlâka uy- gun olmıyan sözler söylemek; kör- bi eksiklikler hakkında iymalarda buhmmak; sarhoşhuğu övmek; di- ne ve ispritizmaya karşı propa * ganda yapmak; karı koca sada * katsizlikleri hakkında konuşmak; eyileşmez lıkları söze ka - rıştırmak; çi alay etmeki zencilerle eğlenmek. Yasaktır. $ Şimdiki Fransa hükümetinin dayandığı çoğunluk partisinin gar zetesi olan La R. timiz hakkımda şöyle bir habef veriyor: «Biraz sakinleştikten ra yahudi karşıtlığı Türkiye'de ye: niden başlamıştır. Eksçenç Tele * graf'ın duyduğuna göre zâten ay * lardan beri Filistin'e ve batı ment” Teketlerine gitmek üzere Türkiye” den avrılmakta olan - yahudiler? Larer halkı avaklandırmak — icifi her tarafa afisler yapıştırılmıştı"" Jalata'da (Galata mr olacak ) durum o kadar gergindir ki hükü met gerçin yapmak zorunda kal * mıştir.» Türkive'de bir yahudi mesele” si olmadığını bilmeven La Renüb* Kkfemi gülmeli. yoksa böyle ha Berleri bastan başa wvdurup düt vaya vavan Etscenç 'İ'ıleilif.'d Yazmalı 7?

Bu sayıdan diğer sayfalar: