4 Ağustos 1930 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

4 Ağustos 1930 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

> — 6 — VAKIT 4 Ağustos 1530 — Türkocakları nedir ? Memleket haberleri l Hem kız Hem kadın! Alborta niçin nişanlısınden vaz geçmiş ? İzmirde Ester isminde bir kızın kız- lığı bozulmadan gebe kaldığı, hastane- Mabet mi, kulüp mü ? “Hizmet,, beynibe ei Hamdullah Suphi , Beye cevap veriyor e e Küflü düşünüşlere veda etmeliyiz.duğu yazılmıştı. Bu hadise üzerine kı- © rakı içildiği hakkında bir haber çıkmış Hayır, biz esasen veda ettik, siz de-et-|zın babası tarafından evden kovulan “ve bu haber etrafında İzmir gazeteleri melisiniz , Alberto verdiği ifadede bu kızla nişan “ bir hayli neşriyatta bulunmuşlardı. — Oacaklar, eski bildiğimiz ocak.| bozulduktan sonra; hiç görüşmediğini Biz bu münasebetle Türkocakları'Jardır ve öyle kalacaktır. bu işten mes'ul olmıyacağını bildirmiş- merkez heyeti reisi Hamdullah Süphi| (Dediğiniz gün Türkiye dahilinde|tir. Ester Hanıma gelince bir gazeteci- Beyin şehrimizde bulunmasından İsti.)kapılarından yalnız idare heyetleri ge-|ye şunları söylemiştir: fade ederek bu mesele hakkında müta.İçen uyuşuk bir alay binadan başka bir) O— Alberto iyi bir çocuktu, Kendisile İeasını sormuşsve 23 temmuz tarihlilşey bulamazsınız. Onları zaman birer| tanıştım. Nişanlandım. Çok sevişiyor» sayımızda meşretmiştik. Geçenlerde İzmirde Türkocağında| gayelerini istihdaf eden bu betisir. essüs edip e. hurmiyeti hakkın-| şanı Sende. Fakat biz gene ço İzmirde muhtelif akisler uyandırmış-|da fetva verinciye kadar da böyle ka- duk, Arasıra başbaşa santlerce yaşar- — tır. Dünkü posta ile gelen Hizmet refi.|lacaklardır. dık. Günün birinde benim gebe kaldı. kimizde, başmuharrir Zeynel Besim) (— Türkocağı bahçesinde Takı ha?..Iğım anlaşıldı. Halbuki kızlığım bozul: Beyin Hamdullah Suphi Beye bir ce-JAman Yarabbi?.. Vurun kafasmı!.,. mamıştı. Çocuğumun babası Alberto- yabını gördük. Dikkate değer bulduğu.) © Bu fetvaya karşı ben de ilân ediyo-|dur. Fakat şimdi beni almıyor. muz bu cevabı aynen dörcediyoruz: | İrum ki; —>— » Hamdullah Suphi Beyefendiye -| — Rakı, şarap, viski, amer ve saire! Bir Türk genci “Muhterem efendim! yalnız dini mabetlerde ve mekteplerde EE Beyanatınız, çeşit çeşit mütaleslara| içilmez. Bu iki yerden başka, istiyen 40 bin ingiliz lirası dıraho- — yol açtı. Hattâ bu işin buradaki alâka. dilediği yerde zıkkımlanabilir... Kim- ma mi aldı? darları maksat tahrifine bile kalkıştı.İsenin karışmağa hakkı ve salâhiyeti Son hafta içinde İzmirde bir şayia “lar. Ihtimal ki zatı âliniz de yanlış bir)yoktur! kulaktan kulağa dolaşmağa başlamış» zan hasıl olur, bu sebeple maksadımı) (Hem bunları bırakınız efendim,ltır. Buna nazaran İsviçrede tahsil pe daha tekrar etmeme müsaadenizi|harsi sahada işleri biten ocakların|eden maden mühendisi Orhan Bey İs ederim: muarızıyım. Ocaktan anladığım şey vermeden - sinema işletiyor. Bana göre/ile birlikte gelen babası Orhan Beye dün başka idi, bugün büsbütün başka. pek “alâ da ediyor. Fakat yarın birisi| güzel bir köşkle 40 bin İngiliz liralık dır. Devir değişmiş, gaye istihsal edil.) Kalkıp taz bir drrahoma vermiştir. Bunu yazan İzmir gazetesi bu şayi- iliği meliyiz. dınlar geliyor, bu' sebeple ve bu açıkların doğru olduğunu,yalnız paraya ait Bu sözlerimi Ocaklar lâğvedilmeli irene Ankara ocağı bilmem ne ha-İkısmın müphem kaldığını yazıyor. Adanada keresteoilik 4 ölüyor mu? Yeni Adana gazetesi halka gösteri- — Milli mabette sinema ha? Aman). müşkülât neticesi Adanada keres, farabbi! Vurun kafasını! mu diyecek) enik işinin ölmek üzere oldağunu siniz? Hocam, hocam, girdiğiniz. çıkt) yayar. İzmir üzümleri şürüyecek mi? İzmir Ticaret gazetesi Misket üzüm- lerinin kemale geldiği halde inhisar bu gidişle 1 - 3 4 3 $ 7 8. 91011 küm olduğunu neşretmektedir. Tokat askeri lisesi Babalık refikimiz Tokat askert Yise- sinin sene başımda” Konyaya nakledile- ceğini yazmaktadır. Tentalosun mezarı el Milâttan evvel yaşamış Lidyalı bir İİ |kahraman olan Tantalosun İİ civarında bulunan mezarda bir Al. man profesörü tarafından tetkikat ya- pılmaktadır. Tantalos hakkmda tarih. te bir çok efsaneler vardır. kemiği yoktar, söylerler mi söy) zi © Fakat sizin'de » tıpkı Vakıt “retikimizg © vaki beyanatmızda olduğu gibi te bir gaflete düşmenizi bu satırları #ıralıyorum, Vaziyet şudur hocamı Ocakların türbeliği zamanı geçeli bir hayli dem “ olmuştur. Oraları şimdi birer” mahfel, birer klüp, birer yuvadır. Mabettir,” ca» midir, türbedir gibi safsatalara a “ lüzum kalmamıştır. Bu telâkki tarzı herkesten evvel mütefekkir ocaklıları İncitiyor. Bundan emin olabilirsiniz. Size bir hadiseden bahsedeyim: mü © him bir yerde bu meseleye” dair güzel bir münakaşa cereyan etmiş ve orada hazır bulunan - esâmisi bizce mazbut * zevatın hepsi de « ki ocaklıdırlar « şu) 7 noktada karar kılmıştır; — Ocaklara lüzum vardır, fı * Hamdullah Suphi Beyin” değil, Besim Beyin tarif ettiği ocaklara Zum vardır. Ocaklar'halen! kia birer mahfel mahiyetinded Ora. Jarda'rakı da içilir, çalğı da dinlenie, Evlenmeler tetebbuat ta yapılabilir, GE RE Iste bugünün hükmü,budur. Türk Beyoğlu cihetinde artıyor Verilen malümata nazaran son aylar zarfında şehrimizde evle- nenlerin miktarı artmıştır. Bu artma keyfiyeti bilhassa Beyoğ- lu evlenme memurluğunun İstatis- gen: iğinin ve bahusus Ocaklı gençli- “i bu hükmü almak için derisi yüzül ir. Bir Gazi yaratabilmek ve » büyük gayelerini tahakkuk ettir. « için binlerce ocaklı genç aziz ka- i w topraklara akıtmıştır. Artık tür. bil, mabetli irtica İstemiyoruz. Bu tiklerinde nazandikkate çarp- — sumsıkışık zihniyete yer vermiyoruz. maktadır. Bu cihetteki tezayüdün Sizin anlattığınız şekildeki ocakları sebebi şudur: Jüzumlu bulmuyorüz. Türk - Yunan itlknamesiniğ İçimizdeki derdi dökmeğe susamış “tık. Bir bakıma göre beyanatınız çok isabetli oldu ki bize kafalarımızı ve vicdanımızı burguliyan şeyleri ortaya atmak imkânını verdi. Burada tarihle- re, tecrübelere, bilgilere de istinat etse, maksadı dürüst kabul edecek ve tahri- fe uğratmıyacak muhatap bulmak çök güç olduğundan âdeta gazete münaka- tasdiki İstanbuldaki rumların va- ziyetlerini kat'i surette hal ve tesbit etmiştir. Bu suretle vaziyetleri tesbit edilen rumlar arasında evlenen- ler artmıştır. 1 — Satmak mastarının emri ha zim (3) Canin yongası (3) 2 — Düz kayık (3) Bir çalgı (3), 3 — Beykoz (3) Şark vilâyetlerimiz- den (53 Rabıt edatı (2) şasından kaçar olduk. Hatta yalnız! - $ < Lezzer (3). şeref (3), Ser (3). “ sizi muhatap addettiğimiz halde yazı- 8 — Dolu değil (3) Çalgı, (3) Rontgen “ larımızdan kendilerine hisse çıkaran- 2 a akan (3), Demir ile muayene ve tedavi Tar bile var. Pide ld i Anlatabiliyor muyum üstat? Bu tür e a GEZ b, T. Kâmil “be zihniyetinde ısrar etmeniz faydasız.) o 8 — Mar (3), Ağızdan çıkın (3) Kadıköyünde Bir güzel yemiş (3). 9 — Çok değil (2), vesaiti nakliye (5). ilenin muhaffefi (9). 105— Alık bir hayvan (3), Atım ayak kabısı (0) 1 — Ağızdi bulunur (3), Avrupada bir nehir (3) Yapan : Üsküdar İisesi 168 İHSAN dır. Çünkü hadiseler eskimiş şeyleri birer tekmede mazinin kuyusuna atr “yarlar, Aydın Türkocağının da güzel bir bahçesi vardır, gazinodur, orada da © rakı içerler. İcap budur, ocaklarda , Zarurete göre mevlüt te okunur, raki “da içilir. Bahariye caddesi Süreyya Pş. sineması sırasında No. 3İ. Cumadan başka hergün 2den sonra. Telefon Kadıköy 149 Adliyede | : “ ğe ik — Kesik baş cinayeti Bu kanlı ve esrarengiz vak'anın muhakemesine dün başlandı İki dağühin dey silâri fazla şahidi vardı Bir müddet evvel Bakırköyde bir kesik baş bulunmuş. bunun Ömer isminde birisine ait oldu- ğu tesbit edildikten sonra tah- kikat genişletilmiş, dört kişi fail olarak yakalanmıştı. Bunlardan Ömer, hapisanede ölmüş, tahki- kat yapan jandarmalar tarafından mevzuu bahsolmuş, bu dayak ve işkence kaydile de iki jandarma mahkemeye veril- mişti. Dün İstanbul ağır ceza mah- kemesinde öğleden evvel cina- yet davasının sağ kalan maznun- ları Sinan, Şaban ve Sinanın kardeşi Ahmet, öğlenen sonra da darp ve işkence maznunları olan jandarma Hasan ve Hüseyin muhakeme edilmişlerdir. Bakırköy civarında, yirmi lira- lık bir alacak meselesinden hu- sumet besliyen Ömerle birlikte Ömeri öldürmek, onun bir cür- müne iştirak etmekle maznun olanlardan Sinan, on yedi yaşın- da olduğunu iddia ve vak'ayı mahkemede ikrar ediyor : — Ömer, benim kulubemde uyuyan Ömerin başına dört beş defa balta indirdi. Kafasını boy- nundan ayırdı. Gece gri ile sabah vakti arası ...... » katile “küçük me . beni korkuttu, çukur Serda bağ- da. Çukura başsız ölüyü indirdik, Sonra ertesi gece bana kafayı mendil içinde verdi, ta uzağa fabrikası yanına attırdı. DE mmkie kardağla Ahmet ne yaptılar. — Onlar bir şey yapmadılar. Onları Ben yaktım. Çünkü şa- şaladım. Dayak, .... tekme dipçik zorile! Burada hakikati söyliyo- rum. Onlar gözcülük falan etme- diler! iz Başı gövdeden ayırmak için sen hiç balta vurmadın mı? vurmadım! Müddei umumi Burhanettin B., sordurdu: — Aradan bir gece geçmiş, gündüz ve ertesi gece cinayet ika ettiğini ve kendisini korkut- tuğunu söylediği küçük Ömerin yanından uzaklaşabilmiş. Niçin cürmü haber vermemiş de sus- muş? — Kabahat var o cihetten bende! Sinan, dördünün bir olup ci- nayeti tasarlıyarak yaptıklarını inkâr etti, Şabana gelince, şaştım doğrusu. Hep iftira, Ben köyde idim o gece., dedi, katin ikamda orada bulunduğunu in- kâr etti. Bu şekilde mazbut ifa- deyi de tazyika, dayağa atietti. Sinanın kardeşi Ahmet te «ben | maktul gömülürken beraberdim» tarzındaki ifadesini inkârla «o gece orada değil, köyde idim» jandarma Saadet oğlu Emin onbaşı, Şabanın mak- tulün tabancasının saklı bulun- duğu yeri gösterdiğini, jandarma Hüseyin Hulusi bağda bakla yığını altından cesedin nasıl Çı- Idığını, Bakırköy jandarma karakol kumandanı Mehmet Nu- ri çavuş, cesedin bulunmasını, tekaddüm eden araştırma ile beraber anlattı, ilâve etti “Sinan, vak'a yerinde cürmü ikrar etti. Cesedin bulunduğundan şüphe- lendiğim yeri kazmasını söyledim, tereddüt etti, sonra jandarmalar kazdı, başsız ceset meydana çık» b, dedi. Müddei umumi Ragıp B. le başka bazı şahitlerin daha celbi, gözcülük ettiği mevzuu bahis Ah- medin rü'yet kabiliyetinin veki- linin talebi veçhile muayene ile tayini için muhakeme 24 ağustos 13 buçuğa bırakıldı. Öğleden sonra muhakeme €- dilen jandarmalar, evrak okun- duktan sonra isticvap olunmüş- lar: Hüseyin de Hasan da darp ve işkence gibi işler yapmadık- larını, esasen kendilerinin maz“ o “bende | i nunları tutup isticvap edip za- bıt tutmadıklarını söylemişlerdir. «Biz ifade almadık ki döğe- lim! » şeklinde hülasa edilebilen ifadeler tesbit edilince ölen kü- çük Ömerin hapishanede darp ve işkenceden şikâyetine dair a- lnan ifadesi, müddei umumi Rağıp B. in maznunun tarafın- dan isticvap edildikten sonra döğülmüş olacağına dair kanaa- tini tesbit eden cevabı morg ; Ömerin dövüldüğünü kat'iyetle tayin eden raporu okunmuştur. Bu raporda Ömerin bilek ve bacaklarındaki bağ izleri, yözün- de ve sırtında görülen bereler kaydediliyor, ayağı kangren ol- duğundan burada açılan ceriha- nın mahiyeti kestirilemiyordu. Maznunların vekili Nuri B,, riyasetin istizahına karşı mevcut 24 şahitten bir kısmının gelme- sile iktifa edilebileceğini söyle- miş, “jandarmalar gelmiyebilir, fakat gardiyanlar gelmeli! ,, de- miş, müddei umumi Burhan B. “kısmen feragat olmaz. O halde hepsi gelsin! ,, demiş, mahkeme 24 şahidinde celbi kararile muhakemeyi 24 ağustos 13 bu: çuğa bırakmıştır. Bedi B.in muhakemesi Tıbbı edliden cevap gelme- diğinden 14 eylüle keldi Gazetemizin müdürü Giresun meb'usu Hakkı Tarık B.i yarali- yan Bedi B. in muhakemesine dün ağır cezada devam o'unmuş, kurşun seyrinin yüzde bıraktığı izin yüzün tenasübünü bozup bozmadığını tayin için Tıbbıadliye yazılan müzekkereye cevap gel- mediğinden, tekit kararile mus hakeme 14 eylül pazar on üç buçuğa bırakılmı"'ı Ufak bir kaza Dün Çengelköyünden (1,45) İpostasını yapan(53)numaralı vapur, Kuzguncuk iskelesinde yanlış bir manevre yüzünden karaya otur- muş ve yirmi dakika bu vaziyet- te kaldıktan sonra yapılan teda- birle yoluna devam etmiş ve köprüye yirmi dakika teehhürle gelmiştir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: