13 Eylül 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

13 Eylül 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ie Bu kısa ve belki de tamam- lanmamış hikâyeyi fransız câdan naklediyorum. Asıl mütercimi Pitre - Chevali - er isminde bir Fransız. Bu hikâyeyi nereden bulup çıkardığı belli değil, Şiller | tercümelerinde buna ben- zer bir şe okuduğumu da hatırlamıyorum. Yazı ho - şuma” gitti. Römanük bir Yelsefesi var, Ama aynen nakletmiyorum. “Birazda krsalttrm, Selâmi İzzet Iki kardeş ayni kıza âşıktılar. fakat biribirlerinin hissiyatını bil- , miyorlardı. İkisi de, bütün kalpleriyle se- viyorlardı, çünkü bu ilk sevdala- rıydı. Nibayet sevda gönüllerinde i- yics kökleşti, Sevgililörine gönül- lerini açtılar. İs meydana çıktı. İki kardes, fedakârlık edecek halde değillerdi. Kıza: — Birimizden birini tercih et, ! dediler. Kız. iki kardeğin afasına girmek İstemedi. ç — Siz arariizda anlaşınız, de - i Bir gün, büyüğü küçüğüne de- di ki: © Ül Oksi; 'Behim katlar 'öönün de © © isrdiğine eminim. Bunün için vi pi ) ş “ “Büyüklük #inınr göstereceğim. O- nu unutmak icin dünyayı dolaşa - cağım. Sen burüdâ kal; Eğer unu- dabilirsem sana yazarım, evle - nir, mes'ut olursünuz. Eğer unu - tamazsam; benden sonra en uzun bir seyahate çıkarsın... Büyüğü kalktı; Helandaya git- ti. Fakat sevgilisinin hayali göz - lerinden gitmiyordit. Hastalan - di, yataklara düştü. Holandadan Amsterdama geç- iti Fakat gözüne üyku girmiyor, kalbi ateşler içinde yanıyordu. Doktorlar derdini anladılar, memleketine, sevgilisinin yanına gitmesini tavsiye ettiler. Memleketine bir kadit halinde “döndü. Küçüğüne: © © — Kardeşim, dedi; görüyorsun ya, unutamadım.. Ve sevgilisinin kollarına düşüp bayrldı. . eg Ertesi gün küçüğü dedi ki: — Sen vazifeni yaptın. Sıra , bende. Ben daha uzaklara gidece- “ğim, Fakat ben yazmadan evvel © Çsakm evlenme.. Sana kapalı bir k “zarf bırakıyorum. Ben gittikten id k - sonra açarsın. j Kardeşiyle sevgilisi arkasın * dan baktılar. Genç kızla kardeşin gönlünde, uzaklaşan arabanın te- kerlekleri, gök gürültüsü tesiri yaptı ve genç kız.. Ama sonunu bekliyelim.. i Kapalı zarf açıldı. Kücük kar- deş, Batavyada işlerini düzeltme- ğe muvaffak olursa, Almanyada - ki malını büyüğüne bırakıyordu. “© Günlerden bir gün: büyük kar- ” — deşi küçüğünden şu mektubu al - dir “Burada rahatım. Muhite alış- z © öm. Bir insanm yapacağı en bü - | İtalyan grupu buraya gelmiş, tüc-| na .. yük fedaktrlığa n bir yaş aktı Müellifi : Şiller Bu sonuncudur) > Sevgilin “senin , Olsun, onu sana bağışlıyorum.. O- | munla evlenmem münasip değil - di Onu mes'ut edemiyecöğimi dü- şünüp teselli buluyorum... Eğer bir gün benimle mes'ut olacağını dü- şünürsö.. Kardeşim, büyüğün a -| girliğini sana btrakıyorum.. Onu! sen mes'ut etmeye çalış. Onun dai ma âşıkı ol. Bana evleneceğin | günü yazma, yaramı deşme.. Yal- nız bana sadetinizi yaz.. Bana ge- lince, kalbimden onun kalbini çı- karmıyacağım..,, ». e Evlendiler, Bir sene mes'ut oldular. Onlar için herkes dünyanın en mes'ut çifti diyordu. i Bir sene sonra kadın o öldü ve ölürken itiraf etti: İki kardeşten, Batavyaya gideni seviyormuş, kü- çüğüne âşıkmış.. Iki kardeş hâlâ hayattalar. Bü- yüğü tekrar evlendi, Almanyada yaşıyor. Kücüğü Batavyada çok zengin oldu, Oranın en mes'ut insanla - rından birisi, .. Fakat o sözünde durdu, evlen» medi..Evlenmiyecek de.. Gandi milliyetperver fır- ikayı.tensika memur. edildi Bombay; 12 (A.A.) — Mili ve kongrenin idaresine karşı olan İ ve görigrönin idaresine karşi olan tam itimadını bir daha teyit et - miştir. Büro, Mahetmayı milli - yetperver fırkanın başında gör - mek arzusunu izhar ve fırkanın tensiki için kendisine tam salâhi- yet vermeği kararlaştırmıştır. Büro, pırlamento komisyonun- dan başka bir inzibat tesekkülü ihdâs etmiştir. Büro, milliyetper ver firka dahilinde teşekkül eden muhtelif temayüldeki grupların yaklaştırılmasına imkân ver&cek bit formülün bulunmasına teşeb - büs etmiştir. Kongrenin tarihi ietimaı teşri- nievvelin son haftası içinde bir milyon kişinin iştirakile Bombay- da olacaktır. Köngrenin hâkiki idaresi Gardi farâfından temin edileceği anlaşılmaktadır. Gandinin sivil itaztsizlik mü - cadelesine başlamak için kongre- den vazife almağa çalışması muh- temeldir. Bu takdirde hükümetin : . . verilmemiş mi ? Nevyork, 12 TALA:) — Morro- kastl, şiddetle yanmakta #evam €- diyor. İtfaiye gemiyi terketmiş: | tir. Yangını seyretmiye gelen halk plâjdan çıkarılmıştır, Çünkü, yan- gınım, gemide mevcut yağ depo - larıma sirayet etmesi ve bu depo- larm patlıyarak plâjda bulunanla rım üzerine demir ve sair paraçlar | yağdırmasından korkuluyor. Şimdiki halde, iki tahkikat ya- pilmaktadır. Birisi, ticaret neza- reti tarafından yapılan ve dün baş- İanmış olan tahkikattır. Bu tah- kikat neticesinde, cinai bir ihmal #thamı yapılmıştır. İkinci tahki- Kat gizli celse ile büyük jüri heye- tinin Kuzüründa yapılan adli tah- kikattır . Ticaret nezareti © tahkikatına memur olanlar dün, makine'#efi M. Abbett'i dinlemişlerdir. Maki- †şefi,“ tulumbaların mütemadi - gen işlediğini; ” fakat © yangının s#ndürülemiyesek kadar büyük ol- Yuğunu söylemiştir. M. Abbott de- miştir ki: -—- Kaptanın emriyle; bir numa- yl tahlisiye sandalına memur edil di. * Bü sandala otuz üç kişi-bin- di. İçlerinde yalnız iki yolcu var- dı. Güverteyi . terkettiğimiz Za“ man görünürde hiç bir yolcu yok- tu. Makine çayuşu M. Stemper de, denize atıldığı zaman , güvertede hiç bir yolcu görmediğini, fakat dehşet ifade eden sesler duyduğu- nu söylemiştir. Diğer bir makine çavuşu, Kü- İ balı M. Bujia, içinde yirmi otuz kişi bulunan bir tahlisiye sandalı- na bindiğini ve zanneltiğine gö- re-bu sandalın içinde yalnız bir İ yolcu olduğunu söylemiştir... Kurtarılanlardan birisi vakit tehlike Gn söylemiştir. Buhü söğliyen zat, Doktor, öperatör M; Felpsdir. Bu “zat, ticaret nezareti tahkikat ko - misyonunda şahadet eden ilk.yol- cudur. M, Felps, şunları ilâve etmiştir: a ni ,— Panik halinde bulunan yol- culara tahlisiye sandallarında yer vermek için hiç bir teşebbüs ya - pilmamıştır. Zevcem beni uyan - dırdı. Kabinemize düman giri » yordu. Yangın çıktığını söyledi. Zevcem, oğlum ve ben güverteye çıktık. Orada yolcular korkuyla bağırışıyorlardı. Zevcem bir za- bite, sandelların ne z7man deni - kongreyi gayri nizami ilân etmesi | ze indirileceğini sordu. Zabit, muhakkaktır, güverteiindön emir “yerilindö in - ——— . dirileteği cevabını verdi.,, - Sofia vapuru — . M. Felpa ile zevcesi ve çocuğu .nihayet denize atlamıslar ve son- radan kurtarılmışlardır. Doktora göre, yolculara tahli- siye simitleri dağıtılmak için biç İzmir, 12 (A.A.):— Yeni ya- pılan ve limanımıza ilk seferini yapan Almın bandıralı Sofia va- purunda dün'göce verilen'ziyafet çok parlak “geçmiştir. (Ziyafette vali Közrm Pasa ile mebuslarımız. bütün dâvair rüesâsı, ofis erkânı, Ücaret odası azalır! ve “Alman Konsalösu hayr bolemmeşlardır. rr Bafrada bir İtalyan grupu Bafra, 12 (A.A.) — Tüccarlar | yağcı * bilshare kurtarmak üzere rımızın elinde bulunan 933 tütün | denize bir gok nie e Si de yoktu. » Doktor, « yangının gü- sültüsü ve inliyen rüzgâr arasin * da kumanda köprüsünden. erair duymak için beklemenin aptallık olduğunu söylemektedir. mahsulünü satın almak üzere bir |ra beş numarals tahlisiye sandalı bindiğini söylemiştir. carlarla temas ve müzakereye | (Bu sandalda bir gayret yapılmamıştır. Ve e-l sâsen bu gayreti yapacak kimse ““Antönyo Geörigö isminde bir | Ni “a : — Pek âlâ, çocuğun hakiki a - dı neymiş? — Çiftçinin karısının bundan haberi yokmuş. Raul bağırdı: — Çocuğun adını bilmemekle yordu. söylemiş değildir. — Yalan söylüyorsun! O baş - ka şeyleri biliyordu ve bunlardan bahsetmiştir. | — Hayır bilmiyordu. Bartelmi bazı şeyler öğrenmeğe çalışmış. Kadının bindiği otomebil köye on kilometre kalınca bozulmuş. O - tomobili'tamir eden makinis oto - mobil şiltelerinden birinin altında bir mektup bulmuş. Meçhul kadı- nm ismi Kontes o Kağliyostro i - miş. Raul sıçrıyarak dedi ki: — Kontes Kağlyostro mu? — Evet. — Otomobilde bulunan mek - tup ne olmuş? —Bartelmi, makinistten — bu mektubu çalmağa muvaffak (ol imei 4 -——Sen bu mektubu gördün mU?..1, i —Bartelmi bana bunun derecatını a süsü , — Mektupta ne yazılı olduğu: nu, hatırlıyor musun? — Metnini hatırlamıyorum. —— Pek âlâ hatırladığın nedir? — Bir tek isim. Bu isim yedir? — Çocuğun babasının ismi. sew Söyle, çabuk . söyle diyo- rumi — Raul. Raul herifin üzerine atılarak iki kolülü'yaka'adı: — Yalan söylüyorsun! dedi: — Yömin ederim. — Yalan söylüyorsun! Uyduru- yörsun. Raul adı bir şey ifade'et- mez, Fransada yüz binlerce Râul vardır. Hangi Raul imiş ba? -— Raul dö Limezi".. © Raul d'Avermi gibi Arsen. Lüpen vari bir isim... Raul sendeledi. Vaktiyle Raul Limezi ismini taşımış oldeğunu ha tırlıyordu, Fakst Felisiyen'in ken- di oğlu olması kabil miydi? — Palavral dedi. sen aklma gs- ileni uduruyor ve söylüyorsun |.» — limezi ismini; suyduramam ya! ” — Sana bu fsmi ifşa eden kim- dir? N — Bartölemi?. — Pertölemi bir disankasdan baska bir şey değildir. Na ben 0- gn İnrrrorum ve ns'de o beni ta- nıyordu. i | — Hasir tenrsordu. | — Kabil değil. | —Erarin altında hizmetetmiş- tir, mün * beraber çiftçinin karısı diğer bazı | hakikatlerden haberdar bulunu -' — Belki, fakat kimseye bir $ey | | Yazan: Maurice Leblanc iv ettirmişti. Raul başını iğdi. Pek güzel ha- IX Raul başını eğdi. Pek güzel ha- tırlıyordu. Maceraparestane ha - yatının ilk devresinde bu ; Ogüst Deleron maceralarının en faal er” kânından biriydi ve en gizli kare ketlerine karışmıştı. Başvekâlet meselesindenberi ondan hiçbir ha ber almamıştı. Şimdi ise Ogüst Deleronun Bartölemi olduğunu ve aleyhinde- ki bütün bu tertibatı yaptığı mey” dana çıkıyordu. Raulün bu halini gören Tomas küstahlığını arttırmış ve galibane bir vaziyet almıştı. — Şimdi de, dedi, bir para ek- sik olmzmak şartiyle iki yüz bin frank istetim. Sonra da lâubaliyane bir . tavır i i takmarak: — Anlıyorsun ya, iş sana taal- lük ettiği zaman umurunda olmu" yordu ve para vermek istemiyor * dun. Fakat oğlun orlaya çıkınca iş değişti. Bunun için, iki yüz bin değil üç yüz bin lira vermediğin takdirde tahkikat hâkimine red * di kabil olmüiyan deliller verece - ğim ve onun: Raul d'Averninin, daha doğrusu Arsen Lüpenin oğ * Tu olduğunu iki kere iki dört eder kuş vurulmuş olacak - değil mi d'Avemi. Arsen Lüpen, Felisiyen de Raul dö Limezi'nin yani Arsen Lüpenin oğlu.. Raul .dö Limezi vaktiyle matmazel. Râul başını kaldırdı ve âmira* ne'bir tavırla: i — O ismi telâffuz etmeni me * »ederim! dedi. * Fakat Raul bu ismi kalbinde | gizliyor ve abıyordu. Bütün 6 a” kli maceralar, Kler d'Estik'e karşı beklediği saf aşk ve muhab” i bet; hissiz ve merhametsiz bar - bar bir kadın olan Jozefin Balsa” imo, yani, Kontes dö Kağlyostro- ya karşi hissettiği iptilâ gözünün önünde dirilmişti... Uzün vahsiya” na mücadelelerden © sonra * Klef d'Estig ile evlenmesini, beş sene sonra doğan ve nüfüsa Jean dö Uâmösi'âdr altında yazdırılan bif döcüğu döğduğunu, zeveesinin 16 hüsa halinde öldüğünü ve bu feli” Ket ânlarmda Köntes Kağlyostr0” Rün çocuğü kaçırmış olduğunu b” tirliyördu. : Bu hırs ve intiksm ümeeli Kontes Kağliyostronün vaktile Puatu yakınındaki çiftei karrsn* teslim ettiği cocuk acaba Jeön Limesi, yani kendi çocuğu muy” ; du? Kler d'Estiy” gibi ilâhi bi zevcesinin batırağı olarak” z fazâ sidek Ve büyütmek istediği toğük; ” kendi aleyhine tahrik © dilen ve Vesineye gönderilmiş © lan müzlim yaradılışlı Felisi miydi?: * Hapse attırdığı bu g© Köndi' oğlu muydu?” İm Butölemi mi2. “ "Raul kürüszeai 1 — Evet, Keli herarzkie erke» | Kağlyostronun' völaüşür” daşlarmdandır. Enlat o zaman iş- | Zanaediyorüm, dedi. dö ei Başta delili iel), OY olsa bile gözuk yağ — Pek Alâ nevdi?... .. Bu göcük Fölisiyen dir. van — Onüst eleron idi, Âep — Buna dair elinde yenik z polis müdiri iken, onu da | var mı? Size sz — İbapvekitete hedereliğe dapin yapm -gibi'ispat edeceğim. Bir taşta iki i $ , o

Bu sayıdan diğer sayfalar: