30 Haziran 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 5

30 Haziran 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

BİR PARTİ VE İKİ JANDARMA NEFERİ HİKAYESİ Bir gün tarih İsmet İnönüyü, e- linde imkân — bulunduğu halde, 1950 nin arefesınde iki _ıandarma ne- feri gönderip "halkın sevgılı De- mokrat Partisi" ni kapatmamış ol- duğundan dolayı hararetle övecek- tir. Hem sadece Türk milletini de- mokratik rejime layık ve ehil bulan idealizminden dolayı değil; aynı za- manda devlet idare etmiş olmanın realizmine sahip olduğu için... İsmet İnönü'nün bu imkâna ma- lik bulunduğuna ve böyle davran- dığı takdirde hiç kimsenin — sesini çıkaramayacağına inanan onun ta- raftarlarından biri değil, en büyük rakibi Adnan Menderestır , Dünün muhalefet lideri ve bugünün Baş- akanı bunu geçenlerde Meclis kürsüsünden alenen ifadeden çekin- memiştir. Hâdise şudur: Basın Ka- nununun müzakeresi sırasında Hü- seyin Balık ile Adnan Menderes a- rasında bir çatışma cereyan etmiş- tir. Başbakan eski arkadaşına ce- vap vermek için 1949 a ait bir ha- tırasını nakletmiştir. Ifadesıne göre o tarihte Demokrat Parti bir teh- likeyle karşı karşıyaydı Onun için istişari kongreyi amak zarure- ti hasıl olmuştu. Iktıdar iki jandar- ma neferiyle milletin sevgili - De- mokrat Partisini — kapatabilirdi ve hiç kimse sesini çıkaramazdı. Bunu âzımdı. Nite önlemek lâ kim — Adnan Menderesin mahareti — sayesinde tehlike bertaraf edilmiş, iktidara emniyet telkin olunmuştu. İktidar a, elinde imkan ve mu- halefetin başındakiler o haleti ru- hiye içinde olduğu halde halkın sev- gili Demokrat Partisini kapatmamış, bilâkis o sevgili Demokrat Partiyle tamamen serbest seçimlerde karşı- laşmayı kabul etmişti. İsmet İnönü için dünyada akla gelebilecek met- hıyelerın en büyüğünü teşkil eden beyanat» bizzat Adnan Mendere- sın ifadesi olarak Türkiye Buyuk Millet Meclisinin zabıtlarına geç- miş bulunmaktadır. Fakat doğrusu istenilirse, I.nonu- den ziyade İnönücü olmaya es- ki Milkh Şefi. elinde olmayan İ tedbiri almadığı için alkışlamaya da lüzum yoktur. Zira eğer İsmet İnö- nü 1949 da iki jandarma neferı gönderip Demokrat Partiyi dağıt- maya — kalkışsaydı, bizzat kendisi- nin yedi sene sonra kullandığı ta- birle dünyanın başına zindan oldu- ğunu o hareketinin yapıldığı gece anlar, şahsını, yakınlarını, arkadaş- larım, partisini ve memleketini ta- rifi ımkansız felâketler ıçıne atar- dı. İnönünün demokratik rejime bu milleti lâyık ve ehil bulduğunun iki büyük delili vardır; — demokrasinin yolunu bizzat ve isteyerek — açmış oldugu da artık şüphe götürmez ha- atler arasında yer almıştır. İki delılın biri 1945 in sonunda çok par- tin bayata geçilme kararını — ver- AKİS, 30 HAZİRAN 1956 mesi, diğeri de 1947 Temmuzunun 12 nci günü Türkiyenin bir çok ye- rinde P aklarının levhaları mahalli idarelere teslim meşhur beyannamesini yayınlama sadır. Eğer kaderın icabı olarak ha- yatının bir kısmında, kendisine ve rilen Milli Şef sıfatım taşımış — bu- lunan, fakat aslında, kültür sahibi bir insan olduğu için demokrasinin faziletine daima inanan İnönü iste- memiş bulunsaydı demek çok parti- li hayatın dördüncü senesinde dahi partilerinin iki Jandarma neferiyle dağıtabileceği kanaatini taşıyan ba- la liderlere sahip D.P., iktida mak şöyle dursun, belki de ıktıdar için mücadele sahasına dahi atıla- mazdı. C. . Genel Başkanı, bu yüzden ıstendıgı kadaı' övülebilir; nitekim tartta içinde bütün Türkle- rin en büyüklerinden biri olarak da yerını şimdiden yapmıştır; — bunun- la kalmamış, iktidardan ayrıldı- gının altıncı senesinde milletin bü- yük kısmının sevgilisi ve ümidi ha- line gelmiştir. Ama yapılmayacak bir şey varsa, o da 1949 da iki jan- darmayla . yi dağıtmak kudre- tine sahıp oldugu halde, bunu de- nememiş bulunduğunu beyan — et- mektir. Hayır' 1949 da, hattâ D.P. liderlerinin aksi kanaatte olmaları- na ragmen, "_Iıı_rk Eıllştı bir büyük l - ferıyle -ne da ıkı iktidar hırslısı ta- dan- dağıtılmasına asla müsaa- de etmezdi ve bunu, sırtında mu- zaffer kumandan hırkasından Milli Şef etiketine kadar her türlü hilafa taşıyan İsmet İnönü bile akla ba- sında bir insan olarak başaramazdı. Ama İsmet İnönü aklı başında bir insan olmasaydı ve mutlaka ik- tıdarda kalmak hırsı teinde gözü nmüş bulunsaydı, yahut kendisi- nı muhalefete geçmeye cesaret ede- meyecek kadar suçlu görseydi iki jandarma neferiyle "milletin — sev- gili Demokrat Partisi" ni dağıtma- ya elbette ki teşebbüs ederdi Dev- letin kudreti kayıtsız şartsız elin- deydi ve o zaman hangi şartlar al- tında teşkil edildiği herkes tarafın- dan bilinen Tür Meeclisinde bir ekseriyet onun arzu- sunu görülmemiş tehalükle meşru kısveye bürürdü. Adnan Mendere- sin dediği gibi, bun üzel iki jandarma neferi mılletın sevgili Demokrat Partisi" ni dagıtmaya ye- ter de artardı bile.. Ancak. seden altı sene sonra degıl, altı ay sonra İsmet İnö bugün yaptığı gibi Ankara caddeleıınde elını ko- lunu sallıyarak gezebilir miydi? E- lini kolunu sallayarak gezmek ne kelime Acaba zırhsız bir araba i- çinde dolaşabilir miydi? Dünyanın başına zından olmasının manası, iş- te bundan başka bir şey değildir. İsmet İnönü buna teşebbüs etme- mek suretile, idealizmin — yanında -idealistliğini 1945 de ve 1947 de göstermişti- en katı realizmin ıca- bını yerine getirmiştir. 1949 da mokratik rejim milletin malı olmuş- tu ve millet, rejimi her ne pahası- na olursa olsun korumak azmindey- di. İki jandarma neferinin bir par- tiyi kapatması elbette ki kabildir; jandarmalar partinin kapısına kilit asarlar, Siz de zannedersiniz ki ra- hata kavuştum. Hangi rahat? Asıl o zaman siz, arkadaşlarınız, teşkilâ- tınız ve yakınlarınız dikenlerin üs- tüne geçmiş olursunuz. Asıl o za- man hayatınızın en tehlikeli dev- resi başlar. Tito'ya, Franko'ya, Na sır'a bakmamak İâzımdır. Gerçi on- ların da her anı bir cehennem a- zabıdır; ama iktidara geçme şekil- leri rejimlerine yaşamak imkânını sağlamaktadır. 1947 den sonra Tür- kiyede tek parti devrine dönmek, devlet adamı realizmine sahip kim- selerin aklından bile geçemez; bunun şartları o tarihten bu yana ortadan kalkmıştır. Ama İsmet İnö- nü de, 1949 da kısa bir müddet i- çin vaziyete hâkim olabilirdi. Ad- nan Menderesin endişe ettiği gibi ıkı jandarma neferi marifetiyle par- erin kapısına kilit vurdururdu. Hatt 1860 de, seçimleri kaybettik- ten sonra, bir darbei hükümet de- nemesi bile yapabılırdı Eğer bir sergerde, bir maceraperest, bir bu- dala olsaydı. Bırakmış ki böyle bir adam, daha 1945 de bir gün kendi- sini iktidardan ayrılmak tehlikesiy- le mecburen karşı karşıya bıraka- cak bir rejime gönül rızasıyla geç- mezdi. Ama sonradan aklını kaçır- mış olduğu düşünülse bile, bunun, aslında kendisine felâketten başka bir şey getirmeyeceğini görmemeli için gözlerin kapalı bulunması ge- rekir. Oldu sanılan bir çok şeyin hakikatte olmadığına, bu da güzel bir misâldir. Belki bir çok kimse şu anda bile İnönünün kâfi derece- de cüretkâr davranmadığından do- iktidarı verdiği zehabındada ve kendileri olsa böyle hareket et- meyecekleri, bu hatayı işlemeyecek- leri kanaatindedir. Halbuki İsmet İnönü, bir devlet adamının basiret ile hareket etmış, "milletin sevgili Demokrat Partisi" ni iki jandarma neferiyle kapatmaya teşebbüs deli- liğini yapmamıştır. Maamafih D.P. Genel Başkanını 1949 da nenin yanılttığını anlamak zor değildir. Geçirdiği acı Serbest Fıkra tecrübesi ve bu — tecrübenin nihayete erme şekli onda en büyük siyasi partilerin dahi — Türkiyede iki jandarma neferiyle kapatılabi- leceği, meselenin buna cüret etme olduğu fikrini vermiş — bulunabilir Halbuki aradan tam 19 sene geç- mişti ve bu arada Türkiyede köp- rülerin altından pak çok su akıp gitmişti.

Bu sayıdan diğer sayfalar: