29 Haziran 1957 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 30

29 Haziran 1957 tarihli Akis Dergisi Sayfa 30
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

“Mandy” Harika çocuklara paydos!, rastlanır bir ustalıkla veriliyor. Man- ehester'deki sagırlnı— okulu tabii bır dekor olarak aynı rıyla film fazladan bir derinlik kazandırmakt&- küçük Mandy Miller'in şaşılacak ka- dar tabii ve rahat oyunu. Hiçbir yap- macık, hiçbir zorlama bulunmıyan hklı anlayış ve güvenin hneticesi ola- rak ortaya çıkmaktadır. Mackendrick, güç bir konunun, melodrama kolayca kayabılecek bır temanın hakkından büyük bir &ı yışla geliyor “Mandy” nin, genç re sörün üÜçüncü filmi olduğu düşunülür- e bu başarının ehemmiyeti daha iyi anlaşılır Üstelik "Mandy” Mackend- rick'in ası) “tarzı” dışında bir konu- Mackenâdrick, komedile- ile ye- yu ele almaktadır. Mandy'den sonra tekrar rine döndü, “The Mnggie" ers - Kadın Katilleri” Mac- kendnck in en başarılı eseriydi. n bütün eserlerinde tam bir İngı- kadar Avrupa Bevilen rejisörlerden biridir. Nitekim komedilerinin hepsi, yabancı filmle- rin pek az gırebııdığı Amenkıda bü- i, BO- meğe kendisini kandırdılar. Hecht - Lancaster şirketi adına son çevirdiği “The Sweet Smell of Success - Başa- rının Hoş Kokusu” birkaç ay sonra * _;şösterumeğe başlıyacaktır. L KSN Z ç — | Seramik Washington'da bir sergi u ilkbaharda Washington'da Franz Bader sanat galerısmde bir sergi açıldı. Bu bir ergisi idi. Renk ve motif çeşıt.lıliğı aksettiriyor- du. Biraz Klee biraz da Miro'yu an- dıran bir hava taşıyordu. Fakat hepsi, tarafını bütün elliği ile ile gözler önüne Beriyorları meri- an basını günlerce bu sergıden bah- Yer müessesesi burslarından birini ka- zanarak Amerikada hem çalışmakta, hem de tetkikler de bulunmaktaydı. sanatını kendini dile getiren unsur o- larak kabul eden Füreya kimdi? Füreya sanatkâr bir ailenin çocu- aka disini yaşatacak şeyi ancak İsviçrede bir sanatoryomda tedavideyken keş- fetti. Bu dinlenme devresi onun İ- çin biraz d, amen kendine döne- rek iç âlemine kulak verme devresi olmuştu. Kendini anlamıştı ve insan- hğa bir mesajı olduğunu biliyordu. Bunu en mükemmel şekilde vermeliy- di, duyurmalıydı. İşte seramik ça- hşmalarına ilk o zaman başladı. Ar- ık yaşama sebebini gözleri ile göre- bikyordu. Bu onu kurtardı, yeniden hayata kavuşturdu, ve Füreya ken- di sözleri ile sanuını hayatı kabul et- ti. Lausa ve Paris'de çalışma- larından sonra ilk sergisini 1951 se- nesinde Paris'de açtı. O günden bu yana 3 bine yakın, belki de daha faz- Ja eser yarattı. Atatürk Müzesi ve Hilton Oteli salonları onun eserlers ile süslendi. reya eserlerinde modern moufler kullanıyordu Renkler; par- ıiydi okuz sene ev- vel elln! bulaştıvdızı çamur, parmak- asında binbir şekle giriveriyor- du. Fllı—eyu Amerikan ve Meksika se- ramik merkezlerinde Doğu ile Batıyı birlikte yoğurduğu hamuruna kataca- B yeni dünya husu.sıyeuenm yıkala- mağa uğraşıyordu. n Fü reyanın eserleri bütün dürıya mes.aJı- nı tam vermiş olacaktı. Füreya kendisi ile yapılan röpor- tajlardan birinde, “Benim asrımın Türk kadınları, çalışan kadınlardır. Sanatçı, avukat, doktor, şu veya bu muhakkak bir işe, bir mesleğe sahip- tirler” diyordu. Füreya tanıtmağa ça- lştığı Türk kadınlarının iftihar vesi- lesiydi. —- Füreyanın seçmiş olduğu — sanat kolu, Türkiyede çok gerilere uranan köklü bir maziye sahipti. Orta Asya- daki Uygur Türkleri binalarının du- varlarını renk ve motiflerle süslerler- di, En son kazılardan da anlaşıldığı- na göre Türkler Anadoluda yerleştik- ten sonra da bilhassa cömlekçilikde çok ileri gitmişlerdi. Önce Selçuk, sonra da Osmanlı Türkleri hem renk hem de motif bakımından şahsiyı taşıyan bır seramik sanatının kalıbı- na dökücüleri olmuşlardı. Türk mi- marisi seramik sanatı ile en çok bağ- daşan, en cok elele giden mimariydi. 1200 ile 1700 seneleri arasında Ana- doluda İznik ve Kütahyada en mü- kemmel seramik eserleri meydana ge- tirilmişti. XVI. asrın sonunda bu sa- nat şahikasına varmıştı. Türk sera- mikcileri stilize motiflerle calışıyor- bir: RAnsızlıklnr yüzünd mahduttu. Bu- na Ti , bu renkleri karıştırarak olsun, eserlere renk çeşitliliği kazan- dıı'ılıyordu. ya da “Motiflerim için canlı renkler kııllamnm ve motiflerim ta- Şarklılar için, birçok Garplılardan da- ha kolaydır. Her abstre motif iç dün- yamızda bir tecrübenin izlemleridir. Güneşin doğuşu, tatlı bir ışık, abstre bir motifte dil bulur” diyordu. dern bir yaşatıcısı sanatı muhakkak onun Türk seramikçiliği veniden yoğrul- duğu modern anlayışla bir defa da- ha sahikasına ulaşacaktı. Wasi hing- tonda açtığı sergi ile üzü a ğartan ve ün sanat otontele- rinin nazarı dikkatini çeken genç Türk — sanatçısı Füre ral ise lâk Türkün haklı bir sanatkâr olarak kalplerimizde yer tutmağa hak kazanmıştı. Renk- ve motiflerindeki çeşitlilik, incelik ve zerafetle Füreya Koral modern Türk Sanatının Batı Dünyasında- ki temsilcisi olarak da ne kadar ö- vülse azdı Bahçelievler DÖRT MEVSİM ANA OKULU İYİ BAKIM . MODERN TESİSAT - TEMİZ VE BOL GEIDA Bahçelievler, 19 cu Sokak No: 31 ANKARA — TEL: 33425 | * olarak övünebileceği | AKİS, 29 gızfgj,g% LK Saf

Bu sayıdan diğer sayfalar: