18 Eylül 1961 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 8

18 Eylül 1961 tarihli Akis Dergisi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YASSIADA DURUŞMALARI M. B. K. Üyeleri ve Gürsel toplantıdan çıkıyorlar. Gece rahat uykunun ilgili tebliğden sonra meraklar zail odu. Tebiğ, yukardaki iki maddeden ibaretti. ferahlık Ölüm cezalarıyla ilgili neticeler böylece alındıktan sonra hapis ce- zalarının infazı için harekete geçildi. Bu iş için uygun görülen başlıca ce- zaevi Kayseri Cezaevi (oolduğundan, bir hafta kadar evvel gerekli ikmal yapılmış, konulacak mahkümlar için 850 adet plâstik tabak, 890 adet bar- dak, 75 adet sürahi temin edilerek gönderilmişti. Ankaradan tutulan bir ahçı Kayseriye yollandı. Bu arada Kayseride de hazırlıklar bitmek üze- reydi. Bir dişçi ve bir doktor ile an- 8 Nakl-i mekândaki sırrı: o Vicdan huzuru laşma yapıldı. Haftanın sonundaki gün nakl-i mekân için gerekli hazır- lıklar tamamlandı. Kayseri Hava A- lanı ile Cezaevi arasındaki güzergâh kordon altına alındı. Kordon asker ve polisten meydana geliyordu. İs- tanbuldan,, vazifeliler için kokartlar da gönderilince sâkıtları karşılama- ga hazırlanıldı. - Cumartesi öğleden sonra C. 47 tipindeki nakliye uçakla- rı nakil işine koyuldular. Ameliye, kelimenin tam mânasıy- la Kurmayca hazırlanan bir plân mücibince, en medeni şartlar içinde cereyan etti. Yassıada bir taraftan boşaltılırken Deniz kuvvetleri eski adalarına yeniden yerleşmeye başla- dılar. Her şey göstermektedir ki bu haftanın ortasında Yassıada sâdece bir hikâyeden, D.P. iktidarı ve me- sulleri ise Türk tarihinin vir acıklı sayfasından ibaret kalacaktı M.B.K. Sırtta üniformayla Başkentte ogün bitmek üzereydi. Bü- yük Millet Meclisinin giriş kapısı önündeki geniş meydan alacakaran- lığa gömülüyordu. Güneş, Harp Oku- lunun arkasındaki sırtlarda kaybol- du, kaybolacaktı. Yeşil renkli bir Sta- tion - Wagon büyük kapının önünde- ki geniş merdivenlerin önünde sert bir frenle durdu. Şoför, acele etme- sine rağmen, kapıyı açmakta geç kalmış, biri Albay, diğeri Yarbay olan resmi elbiseli iki kurmay subay arabanın iki kapısından aşağı atla- mışlardı. Albay olanı daha kısa boy- lu, şakaklarında kırları bir hayli art- mış kısa saçlı ve biraz toplucaydı. Yarbayın saçları altın sarısıydı. OE- linde otuzüçlük, san - lâcivert bir tesbih vardı. Tesbihi çifter çifter, a- ma sükünetle çekiyordu. Geniş merdivenlerden iki basa- mak çıktılar. Etraflarını aniden ka- rınca sürüsü gibi genç adamlar sar- dı. Bunlar gazetecilerdi. Albay Sami Küçük ve Yarbay Suphi Gürsoytraka melül melül bakıyorlardı. İki Kur- may bir müddet öylece kaldılar. Sa- mi Küçük biraz daha heyecanlı, Gür- soytrak ise, inadına soğukkanlıydı. İlk konuşan Albay Küçük oldu: — Memleket için hayırlı olanı ya- pılacaktır. Bütün mesele memleketin hayrına olanı yapmak, o karara var- maktır" dedi. Sesi o hafifçe titriyor, yüzünün çizgileri, (Albayın ruh halini açıkça gösteriyordu. Kendisini iyi tanıyan- lar, Albay Küçükün, 27 Mayıs sabahı Çankaya Köşkünü teslim alırken, şu andaki gibi heyecanlı olduğunu ha- tırladılar. İhtilâlin kudretli Albayla- rından biri olan Küçük, sanki ayni ânı yeniden yaşıyordu. Başladığı işi bitirmek üzere bulunan ve sözünde duran insanların heyecanı, rahatlığı içindeydi. Altın saçlı olanı Albayının ağzın- dan lâfı aldı. Tesbihinden iki tane da- ha parmağının öbür tarafına aktara- rak: — Hayırlı olan yapılacaktır. İra- deler çelik gibidir!' dedi. Gülümsüyordu. İki Kurmay daha fazla durmadı- lar. Ağır adımlarla geniş merdiven- leri tırmandılar. Çıkarken bir ara başlarını , kaldırdılar ve Meclisin bi- rinci katında, Komitenin toplandığı M.B.K Başkanlık o Divanı odasının AKİS, 18 EYLÜL 1961

Bu sayıdan diğer sayfalar: