9 Ekim 1932 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3

9 Ekim 1932 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

A Çizmi meyle uğraşmıyan çizmecileri Seyyar sergi miz esnada bir kamarot, nazarı dikkatimi celbetmişti: Bu delikanlı hoş, namuskâr ve zeki insandı. Lâkin berbat bir ka- rottu. Kamaramı toplamı gelse, mutlaka bir eksiklik pardı. Yatağı topladığı vakit, yas- tığı masanın üzerinde, dökülme- miş sigara nn üstünde bırakır, giderdi, Bir keresinde de kasket un içinde unut” muş. Sonra, bütün gün, uş, bulamamış, liyin yatağa | girince ayağıma dolandı. — bu kamarot, vapurun yemek salonunda da potlar kırar- dı. Çorbayı bir hanımın üstüne döktü. Bir kere yemeklerin sıra- Sını şaşırarak, tatlıdan sonra et getirdi. Seyrisefainin diğer bütün ka- marotları fevkalâde işlerini bilir gençler olduğu halde, bu, onların arasında bir ucubeydi.. Kendisin- i idare de müşte Hattâ, Istanbul'a döner dönmez, onu işten çıkaracaklarını liyorlardı. Kamarot , zeki işlemiyor yoktu. Ne zaman anlatmağa başlardı efendim... Bu seyyar isefit havzasında yas Niçin böyle Helsingfors'lara, milli ticaretimiz oralara uzanıyoruz ? Bilmediği beni sey görse ne dirki Katiyen Hamburg'tan öteye geç- memeliydik... Amerika ile ticare- timiz iyi olduğu için, oraye kadar- da gidebi Size, vapurı şikâyet edeceğim... Niçin avdette Kiel kanalından geçmedik te Ska- jerrak, Kategont ve Sunt kanal İarını takip ettik? Böylelikle kat azla millerde yakılan lere yazık deği Sonra, sergi de iyi tertip edilir- di Ön taraftaki anbarın da bir meşher haline sokulma den hatalıdır. sergi komiseri olsaydım... Tik il ilb.. Ben, bizim vilâyet gazetelerini de bu seyyar sergideki delikan- lıya benzetiyorum: Ki n kendi vazifelerini yapmıyor; başkasının işile uğraşıyorlar.! “Büyük, işler- le. Daha evvelce de yazmıştım: lntişar ettikleri mahallin hayatını, | harsını sütunlarına ttirmek, bunların yegâne vazifesidir. Me- sela, bu son zamanlarda, Anado- lunun ber tarafında kullanılan öz Türkçe tabir ve kelimelere bütün millet merak ediyor. Hâttâ, şu şehrimizde şu söz, bu sehrimizde bu söz kullanı yormuş diye, biz Istanbul gaze- tecileri bile, bü uğurda sütün sarfediyoruz... Taşralı arkadaşla rımızın ekserisi ise, başmakalı lerinde, Cemiyeti akvam işleri ŞEHİR HABERLERİ Belediye cezaları Belediye adliye vekâletine müracaat ediyor Belediye © zabıta memurlarının esnafa verdikleri cezalardan bir kısmı sulh mahkemeleri tarafından ibtal ediliyor. Belediye reisliği, belediye ceza kanununun altıncı maddesine göre belediye ceza itirazlarının mab- kemelerce ancak dört noktadan iptal edilebileceğini, halbuki mah- kemelerin başka sebeplerde ara- dığını ileri sürerek şikâyet etmek» tedir. Kanunun tarif ettiği bu dört sebep şunlardır: Cezanın Salâbiyeti olmıyanlar tarafından, kanuna mugayir olarak verilmesi, zabıt varakalarınının — sahteli hükme müessir olacak fahiş ve maddi hataya munhasır olmama: Bu dört sebepten başka sebep- lerle itirazların kabul edilerek cezaların iptal edilmesi doğru görülmiyor. Belediye, makkeme- lerin ceza itirazlarını tetkik ede- rek kanunun bu dört maddesinin göze alınmasının ve gelişi güzel cezaların iptal © edilmemesinin temini için dahiliye vel tasile adliye vekâletinden rica etmiştir. Iki hırsız Zabıta bir şebeke meydana çıkardı Bir müddettenberi Üsküdarda kısıklı ve Bağlarbaşı taraflarına bir takım hırsızlar. dadanmış, bir gok evleri soymuşlardı Zabıta bu işin bir şebeke tara- fından yapılmakta olduğunu mey- dana çıkarmış ve bunlardan ikisini yakalamıştır. Yakalananlar Refik ve Hidayet isimlerinde iki kişidir hakkında tahkikat biti de Üsküdar adi edilmişlerdi Kadın yankesici üç aya mahküm oldu Geçenlerde Şevkiye isminde bir kadın yankesici iş başında yaka- lanıp adliyeye verilmişi Ikinci ceza mahkemesinde ya- pılan muhakemesinde yapılan mu- ede suçu meydana çıkmış, 3 ay müddetle hapse iy ran meselesini, devletin iktisat politikasını halletmekle meşguller... Katiyen asl kendi görmüyorlar. Çizme yapmayıp ta gizmeden yukarı çıkan çizmeci mevkiindeler.. Bu tarzda intişar eden gazeteler, kâğıt israfından başka bir netice vermez.. Almanya ile Fransa ibtilâfını, buh- (Vâ- Na)” vazifelerini | Grip başladı Mevsimsiz sıcakların bir neticesi Son günler zarfında hüküm süren mevsimsiz sıcaklar ve ağır hava yüzünden şehrimizde grip çoğalmıştır. Sıcaktan terliyenler küçük bir ihtiyatsızlık neticesinde soğutmakta ve gribe yakalan maktadırlar. Grip 39 dereceye kadar hara- ret yapıyor. Ve vücudu çok zaif düşi Ayni zamanda Anjin denilen boğaz ağrısı da baş göstermiştir. Buna sebep de terlemek ve ter soğutmaktadır. Bunun için çok ihtiyatlı bulun- mak lâzımdır. Bilhassa gündüzleri ince elbise ile sokağa çıkanlar, akşamları ve geceleri yanlarında birer pardesü bulundurmalıdırlar. Lotaryacılar yakalanıyor Ötede beride lotaryacılık ve fırıldakçılık suretile halke kumar oynatanlar gene çoğalnıştı Zabıta bunlar hakkında sıkı takibat yapmaktadır. Evvelki gün Kumkapıda, Dileran isminde birisi sokak ortasında fırıldak çevirirken yakalanmıştır. Balata Pandeli isminde bir adam da kahve ve meyhanelerde lotarya çektirirken iş başında yakalanmışlardır. Iki kumarcı ad- İiyeye verilmişlerdir. Çatalca cinayeti Katil yakalanarak mahkemeye verildi Geçenlerde Çatalcada bir cina- yet olmuş, Şakir ve Haydar isim- lerinde iki ortak bir.para mese- lesinden kavga etmişler, bunlardan Haydar, ortağı Şakiri öldürmüştür. Cinayetten. bir müddet sonra Haydar yakalanmıştır. Çatalcada cinayetin tahkikatı ikmal edilmiş, Haydar ağırceza mahkemesinde muhakeme edilmek üzere Istan- bula getirilerek adliyeye veril miştir. AKŞAM ABONE ücretleri ei SENELİK 1400 kuruş 2700 kurup SAYLIK 750» 1480 5 800 > 3AYLIK 400 » JAYLIK 150 > yap Abons Dcretleri doğrudan doğruya AKŞAM idare mamına gönderilmelidir. Adras tebdili için. yirmi beş ka raşluk pal göndermek: Jazamılır. Comazilahır 5 — Ruzulnr 157 5, laik Güneş Öğle İkindi Akşam Yata Emar 2S 62 a 31 5, Acımusluk sokağı 13 No. "Amca beye gör! İmiş, bu kahve | Belediye-Evkaf | Ayasofya avlusundaki kahve mesele oldu Ayasofya camli avlusunda bir kahve vardır. Asıl kahve küçük bir kulbeden ibarettir, Bu kulbe- de kahvelerini pişirir, fakat müş- teriler avluya konan sandalyalar- da oturuyorlar. Geçen sene cami avlisinde kahve bulunması doğru görülme- kapatılmış avlu boşaltılmıştı. Fakat sonradan gene kahve açılmış, avluya masalar, sandalyeler konmuştur. Belediye, avlunun umuma mah- sus olduğunu, işgal edilemiye- ceğini o düşünerek O kahveciye tekrar ihtarda bulunmuş, fakat kahveci buna aldırmamış, belediye zabıtası ceza vermiş, o kahveci mahkemeye müracaatla burasını evkaftan kiraladığı için devam edebileceğini tarafından menini istemiştir. Mahkeme, kahveciyi haklı bul- muş, cami avlusu umuma mahsus olmadığından © kahvecinin iş devam edebilmesine karar vermiş, belediye cezaları iptal etmiştir. Fakat belediye gene teşebbü: satta bulunmuş, kahvecinin ancak evkaftan kiraladığı yeri kul bileceğini, avluyu işgal edemiye- ceğini tekrar kahveci) bildir. miştir. Kahveci, belediyeyi pro- testo etini Belediye bunun için evkafada müracaat etmiş, fakat evkaf bu- rasını kiraladığı için birşey yapar mayacağımı bildirmi Bu suretle belediye ile evkaf arasında bir | anlaşamamazlık başlamıştır. Belediye, Istanbula gelen yahlardan çoğu ziyaret ettikleri bir kahve bulunmasını doğru bul- mıyor ve umuma mahsus yerleri biç kimsenin işgal edemiyeceğini iddia ediyor. Mezarlıklar Belediye ihtilâfları halletmek istiyor Belediye ile evkaf ve bazı kim- seler arasında © mezarlıklardan dolayı bir çok anlaşamamazlıklar vardır. Bunlardan çoğu mahke- melere düşüyor, sürüncemede kalıyor. Kime ait olduğu anlaşılamı bu mezarlıkları balletmek için belediye ve evkaf müdürlerinden teşkil mürekkep bir edilmişti. Komisyon yakında yacaktır. Belediye, ken işgal eden bu mezarlıklar mese- esasınden düzeltmek komisyon Parayı veren düdüğü çalar! Bir kaç gündür, Allahın karan- ğında meçhul bir canavarın sesile uyanıyor, yatağımdan fır yorum. “BööbööööBööl, diye bir ses beni saat dört buçukta tatlı Ondan uykumdan © uyandırıyor. sonra uyuyabilir: Mütemadiyen Yemeğe gi ö.. Velhasıl sabah" Böööö, akşam “Böööğl, Hem öyle bir yeni yeni ötmeğe başlı düdüğünden bahsetmek i hemen anladınız.. Çün- kü sisli günler başladıktan sonra bu böğürtüyü işitmiyen kimse kalmamıştır. zannederim. Fakat bazan dikkat ediyorum. Hiç sis filân olmadığı zamanlarda da sis düdüğü habire ötüp duruyor. Vakıa sis düdüğü epiyce kilâtle alındı. Tahsısat çıktıdı çıkmadı da, para vardıda, yel ip da... Bir sürü ilişik.. Nihayet hele şükür para verilip düdük alındı. Şimdi liman idar: — Parayı veren düdüğü çalarl, Darbı meselini ispat etmek için mümkün olduğu kadar fazla düdük çalıyor... O kadar fazla çalıyorki liman idaresinin: parayı verdik, Demek istediği belli r. Fakat, o kadarçok çalın- eğdi. artık, Hemde ba tü canımıza değdi. Hani adamın biri peynir yerine sabun almış. hatır batır yemeğe köpürüyor. Yeme. — Para verdim.. Köpürsün kö- pürmesin | yiyeceğim... Cevabını vermiş. Liman idaresi de — Para verdim... Sis olsun olmasın.. Çalacağım.. Diyip düdüğün ipine asılıyor. Hikmet Feridun Bir çocuk düşme neticesinde yaralandı Beyoğlunda Eleni isminde 5 yaşlarında bir kız çocuğu dün sokakta oynarken oradan geçmek: te olan 15 yaşlarında Kaminani isminde bir çocuk (birdenbire arkasından itip yere yu varlamıştır. Düşme neticesinde Eleni, sivri bir taşa çarparak tehlikeli surette © yaralanmıştır. — Çocuk hastaneye kaldırılmıştır. Yağ fiatleri yükseliyor Yağ Fiatlarında durgunluk devam etmektedir. Trabzondan gelen haberlere göre, ora piyasa- sında yağ fiatleri yükseliyor. Bu sene, yağ çıkan Maçka, kebir yaylalarında kuraklık olduğu işin, hayvanlar iyi beslenememiş, ve az yağ elde edilmiştir. Asma altında son yağ fiatı 95 kuruştur. İ mel” yaa İİ lige LİRA Yeki e 7 — Bu ne biçim illeti Amca Bey, doktora gitti bilmem -. Gece yalarken yarım okka halis süt... Her tana taze yumurta, eli dirhem halis tereyağı, raçal, siyah havyar yomolisiz.. ! « Bir elin işte ise bir elin yemekte olmalı, dedil, böyle 1 olazak azizim, (Derdi AB -N dava napszir) dedikleri,

Bu sayıdan diğer sayfalar: