19 Ocak 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

19 Ocak 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

19 Kânunusani 1937 AKŞAM Sahife 5 SİYASİ icmaL ———— Dörtler misakı tekrar canlanıyor mu? M. Hitlerin sağ eli bulunan general Göring'in Romada M. Mussolini ile Yaplığı uzun görüşmeler Almanya üc İyanın Avru. a ve dünya polifika- #nda gayet sağlam ve sarsılmaz bir kil ettikleri zümreye İngiltere ile Pran- Sayı da almak yollarını Romada araş- tarmaşlardır. Bü suretle M, Mussolini, ötedenberi | bu dört devleti birleştirmek ve Avrupa W dünya politikasında birlikte hâkim. | u temin etmek için düşündü- | dü gayeye şimdi başka bir yoldan eriş- mek istiyor. M. Mussolini Almanya ile | wkt anlaşma yaptıktan sonra İngiltere | Üs Akdeniz üzerinde anlaşmasının sır- da buradadır. Roma görüşmelerinde Pransayı bu zümreye sokmanın çarele- Ti düşünülmüştür. Fransa, kendisinin müttefikleri ve Sovyet Rusya ile düşündüğü ve bir za- Mün İngilterenin de temayül ve tevcih Dösterdiği bütün Avrupaya şamil müş- emniyet: tasavvurunun artık git NAPOLYONUN TORUNU Napolyon Bonapartın torunu Kont geçenletde öldü. Kont Leon 10- kitaplarile meşhur bir kütüpha- Möln mümessili idi. Bu zat Bonapar- “İda benzerdi. Fakat çok mütevazı Şi amci Kendinden hiç bahset- 167, büyük babasile övünmezdi. Buna rağmen; bir gün başına garip Dir vaka geldi. Bir gnü Bordoda bir birahanede Sİürürken, müşterilerden biri yanına *okuldu: >— Ne kadar Napolyona benziyorsü- dedi. — Evet bönzerini, Yon büyük babamdı. eki bu sözü duyunca hemen za- bitaya haber verdi. Polisler geldiler, Uzun istintaktan sonra Leonun sahi- ©eh Napolyonun * torunu oduğunu an- lar, fakat merkez memuru gü- çünkü Napol- — Mademki Napolyonun torunusu- Müz, torunu kalınız, ancak dikkat “diniz, bunu kimse duymasın! dedi. ; DİŞ FIRÇASI — Fransada diş fırçasının 160 ınci Yili kutlanacakmış.. Diş fırçasını bir İngiliz icad etti ve 1777.de fırça Fran- Siya girdi. "O zaman diş firçasının sıhhale mu- “F olduğuna dair şiddetli bir cere- Yen başladı... NOTA YAZİ MAKİNESİ Bu sene Lâypzigde açılacak olan »Dânayırda şayanı dikkat bir makine hir edilecek: Nota yazmağa mah- $iS yazı makinesi. Bu makineyi icad eden bir İtalyan- dır. Mucidle makineyi teşhir edecek ilan Alman müessesesi arasında bir İhtilâr var. Müessese makineyi Ak Man markasile teşhir etmek istiyor, yan da buhs razı olmuyor... Bakalım nasıl anlaşacaklar. ! Zümre teşkil ettiklerine şüphe bırak- | Müdi, Bundan başka her iki devlet teş- | | | | i tikçe suya düştüğünü görmektedir. Al manya ve İtalya ve Japonya komünisi- liğe karşı birlikte milcadeleye karar ve- Terek müttehâd bir cephe teşkil etmeğe muvaffak olduktan sonra Fransa ile | Sovyetlerin müşterek emniyet plân: | büyük engel karşısında kalmıştı. Şimdi de M. Mussolininin bir zaman Romada imzalandığı halde sonradan | yeni birçok hâdiselerden dolayı alâka- daş devletler tarafından tasdik edilemi-| | yet dörtler misakını Almanya ile birle: mek ve İngiltere ile anlaşmak suretile | tahakkuk ettirmeğe çalışmasile müş- | terek emniyet tasavvuru daha büyük | bir engel karşısında kalmıştır. Fransanın dörtler anlaşmasına gir- | memesi için Sovgetler İspanyaya aid | politikalarını değiştirmek temayülünü gösteriyorlar. Fransız gazetelerinin ver- diği haberlere göre Moskova hükümeti birçok tereddüdden sonra şimdi İs- | panyaya karşı ademi müdahale politi- | kasını takip etmeğe kadi olarak karar vermiştir. İŞTAHA AÇMAK İÇİN Yemeklerden evvel bir iki kadeh içilen içkiye: Aperitif derler. Amma eskiden bu mânada kullanılmazdı. 1835 de, aperitif. ilâçtı. Akademi- nin diksiyoneri şöyle yazıyor: «Ape- ritifler idrarı zorlar.» 1878 de de. şöyle tarif ediliyor: «Aperitif ilâcı mesamatı açar, mayiin cereyanını kolaylaştırır». ve biraz son- ra da aperitif ilâçların iştahayı aç- tığını farkediyorlar . ve ondan sonra da diyorlar ki: — Aperitif iştahayı açan bir likör- dür. İştahayı açtığı söylenen Jikörlerin bir kaç kadeh yani fazlaca “içilirse, iştahayı açacak yerde . kapadığı da muhakkaktır. MÜCEVHER Her iş bitti, -bir bunu hesap etmek kaldı: Yer yüzünde ne kadar mü- cevher var. Hollandada çıkan bir istatistikte yer yüzünde 40,000 kilo mücevher ok duğu 'yazılı, Bu mikdarın üçte ikisi Amerika- dadır. SİHİRLİ IŞIK Eski zamanda sihirli külâh efsa- neleri vardı; - Bu külâhı giyen göze görünmezdi. Bir-İtiyan bilgini, insanı gözden saklıyan - bir işık keşfetmiş. Bu ışık röntgen şualarının aynidir. Yapılan tecrübeler müsbet netice vermiştir, Galata yolcu salonu için 50 maket hazırlandı Galatada Çinilirhtim hanı ile Mer- kez hanı arasına yapılacak Olan yeni modern Galata yolcu salonunun ma” ketleri müsabakaya iştirâk edenler ta- rafından hazırlanmıştır. 50 tane olan “ bu maketler 6 şubatta güzel snatlar akademisinde bir Juri heyeti tarafın- dan seçilecektir. En çok beğenilen maket salona örnek olacaktır. Ankarada yüksek ticaret ve iktisad mektebi mezunlarının 55 inci yil dö: , hümünü tesid resminde bulunanlar Ticaret filomuz Bir istatistiğe göre 273 vapurumuz vardır Ticaret filomuzu artması için son zamanlarda büyük bir çalışma vardır. Bugün muhtelit cinste 273 Yapurumuz mevcuttur. Bunun 121 tanesi yük, 111 adedi yolcu, 6 tenesi tahlisiye, 20 si romorkör, biri mek- tep gemisi, 2 si gaz vapuru, 2 si ara- ba vapuru, biri balıkçı, üçü su gemi si, ikisi duba, biri yat ve üçü de Al gorinadır. 273 vapurun 71 esi motörlü, 202 si ise buharlıdır.$ Hepsinin toni- lâto mikdarı net 123,374, Gros 213,890 i dır. Ancak bu 273 vapurdan Ereğli, yük motörüune tahvil edilmiş, Gazal | Zonguldakta batmış, Gelibolu ve İs- tanbul vapurları satılmış, İnebolü da İzmir körfezinde batmıştır; Bu su- retle mikdar 268 e inmiştir. 273 vapurdan 21 tanesi Denizyol- ları, 23 tanesi eski Vapurculuk şirke- tine aittir ki, şimdi Denizyolları ida- resi tarafından satın alınmış bulu- nuyor.? Bundan başka vapurların 3,264 to- | nilâtoluk altı tanesi Türk gemi kur- tarma şirketine, 13,295 tonilâtoluk beş tanesi Kalkavanzade acentesine, 15,387 tonilâtoluk beş tanesi Barzilây acentesine, 5,442 tonilâtoluk iki ade- di Hüseyin kaptana, 4,785 tonilâto- luk ikisi Mahmud Lütfi kumpanya- sına, 4,587 tonilâtoluk iki tanesi Yel- kencizadelere, 1,657 tonilâtoauk ikisi Cemal kumpanyasına, 1879 tonilâtoluk iki vapur Abdi acentesine, 2,397 tonilâ- toluk iki gemi Yekta kumpatiyasina; 3,861 tonilâtoluk iki vapur Kırzade- lere, 858 tonilâtoluk iki motör Ömer kaptana, 2027 tonilâtoluk gene iki vapur Ahmed kaptana aittir. Şu va- ziyete göre bizde 13 Türk vapur acen- tesi vardır. Kuyruklu adam Mardin hastanesinde kuyruğu çıkarıldı Kuyruklu adamm ameliyattan evvel alınan resmi Matdin (Akşam) — Kulp kazası âhalisinden biri, bundan bir müddet koçlarınkine benzer bir kuyruk pey- da olduğunu söylemiş ve muayene edilmesini istemiştir. Operatör Fevzi, derhal müracaat- Çıyı muayene etmiş ve hakikaten ar- kasında büyücek bir kuyruk hasıl ol- duğunu görmüş ve ameliyatla iyi edi- leceğini söylemiştir. . Operatör Fevzi, gmeliyat neticesinde bu kuyruğu çi- karmış ve hasta iyi olmuştur. Kuyruğundan kurtulan adam, şim- di bir mektepte hademelik yapıyor. Basin kurumu kongresi İstanbul “Basın kurumündati: . İs tanbul Basın kurumu umumi heyeti fevkalâde olarak 23/1/1997 cumar- tesi günü saat 14de Kurumun Bey- oğluda İstiklâl caddesinde kâln 42 numaradaki merkezinde töplanadak- tır. Sayın üyelerin gelmeleri rica Olunur. Ruznâme; 1 - Basın Birliği teşkili, 2 « Hüysiyet divanı seçimi, İ trenle Napoliye hareket etmişlerdir. M. Goering Romadan ayrıldı Konuşmaların bütün hedefi Sovyet Rusyanın başına çorap örmekmiş Herşeyden evvel Ingiltere ile bir anlaşma yapmak için çalışılıyormuş Roma 18 — Prusya başvekili M Goering ve maiyeti bu sabah hususi M. Goering geceleyin M. Mussolini ile üçüncü bir mülâkatta bulunmuştur. Paris 18 (AA) — M. Goering'in Ro- | mayı ziyareti Paris matbuatını meşgul l | etmekte devam ediyor. Gazeteler, iki | devlet arasında esasen mevcud olan dostluk münasebatını bu ziyaretin bir kat daha kuvvetlendireceğini yazmak- tadırlar, FRANSIZ GAZETELERİ NE DİYOR- LAR? Paris 18 (A.A.) — Roma mülâkatları ne gibi bir netice verecek? Almanya, bir| dörtler misakı veya müstemlekelerinin iadesi mukabilinde İspanyaya karşı ta- kip ettiği siyasetten vaz geçecek mi? Fransız matbuatı bu hususta biribi- rine uymıyan mütalealar yürütmekte- dir. Matin gazetesinin Roma muhabiri- ne göre Goemnig ile Mussolini İngilte- re tarafından evvelce tasvip edilen bir dörtler misakı projesini tetkik etmiş- lerdir, Echo de Paris gazetesinin Londra muhabiri İtalya ile Almanyanın kati bir ademi müdahale siyaseti taleb et- meğe karar vermiş olduklarını ve Soy- yetler birliği Valensiyâ “hükümetine yardım etmeğe devam ettikçe gönüllü sevkiyatını menetmeğe razı olmıyacak- Yarını bildirmektedir. Esasen İtalya İspanyada bir sosyalist; hükümetinin teşekkülüne muvafakat etmiyecektir. Diğer cihetten M. Hitler de İspanyaya karşı takip ettiği siyaseti terketmek için vesile arıyacak ve bu fırsattan istifade ederek Alman müs- temlekelerini geri almak için pazarlı- ğa girişecektir. Figaro gazetesinin Roma muhabiri $u satırları yazıyor: «İtalya ile Almanya, İngiltere ile bir itilâf zemini bulmağa gayret ediyor- İ lar. İtalya ricalının, İspanyada, sol c8- nah müfritleri hariç olmak üzere, bü- tün siyasi temayülleri temsil eden bir «milli cephe» hükümetinin kurulması- nı kabul edecekleri zannedilmektedir.»> Oeuvre güzetesi bu hüsusta diyor ki: «Romanın takib ettiği gaye İngiltere- nin yüzüne gilmek ve Sovyetler birli- ğini Avrupa manzumesinden dışarı ab» maktır. İtalya ile Almanyanın. cevap- ları şarta muallâk, Londraya karşı müb tefit ve Fransa ile Sovyetler birliğini uzaklaştıracak mahiyette olacaktır. Dörtler misakına gelince bu misakın akdinden evvel İtalyanın arzusiyle bir Alman - İngiliz muvakkat anlaşması yapılacaktır. İspanyada ise son Roma anlaşmalarının maddi bir delili olmak ve Hitler ile Mussolini arasında karar- | laştırılan son faaliyet plânı hakkında efkârı umumiyeyi daha geniş mikyasta tenvir etmek üzere, harp yeniden cam» lanacaktır.» Le Populsire gazetesi de şunları yaz- maktadır. «Romanın, Berlinin ve Lizbonun ce- vaplarınâ hâlâ intizar ediliyor. Fakat bu üç faşist hükümet büytk Britânya- nın teşebbüsüne engel olmak isteselei de bu tamir edilmez bir hareket sayıl maz. Çünkü, bir kerre.daha tekrar öde- lim, Londra ile Paris katiyetle isterler- se ademi müdahâle ve kontrol işlerini temin etmek kabil olur.» Le Jour gazetesinin Cenevre muha- biri; M. Hitlerin 80 kânunusanide söy- liyeceği bir nutukla Fransaya bir ikti- sadi iş birtiği teklif edeceğini kaydet- tikten sonra Fransız-Sovyet muahode- sini Almanya âşilmaz bir mania ola- Tak telâkki ettiği için bu teklifin siya- LE ME e General Franko diyor ki: Fasta bir tek Alman askeri yoktur, Fransa ve İngiltere müstemlekelerini sıkı bir zabt ve rapt altında bulundururlarsa iyi ederler Salamank 18. (AA.) — General Franko Havas ajansının muhabirini kabul ederek kendisile yarım saat gö- rüşmüştür. Mülâkat Fransızca olmuş ve general muhabirden kendisine vazih Süsller sormasını istemiş ve bunlara açık cevaplar vereceğini söylemiştir. General, Fas meselesi hakkında de- | miştir ki; «İspanyol Fasında Alman askerleri yoktur. Şimali Afrika müstemlekemize Alman kıtaatının veya gönüllülerinin ihraç edilmiş olduğunu kati olarak tekzip etmiştim. Hattâ bu mıntakalar- da hiç bir zaman bugünkü kadar a3 sivil Alman bulunmamıştır. Zaferleri- mizin her birinde yalan ve iftira neşri- yatıdaha ziyade şiddetlenmektedir. Millete ald olan topraklardan hiçbir parçasının başka birisne terki dün ol- duğu gibi bugün de milli hükümet için | mevzuu bahis değildir.» Harbin beynelmilel mahiyetine dair general Franko şunları söylemiştir: «Bu mahiyeti dahili harbimize veren .biz değiliz, biz münhasıran komüniz- mi memleketten çıkarıp atmak için mücadele ediyoruz: Memleketimizi ken- disine tamamen yabancı olan bir akis deden kurtaracağız, ve yalnız .bunu yapmak istiyoruz. Almanya ve İtalya da aynl mücadeleyi yapmışlardır. Bize olan teveccühlerinin sırrı da işte bura» dadır. Vakıâ bir çok ecnebi mütehassıs- larının yardımından istifade ediyoruz, fakat harp edenler, legiyolerimize nik zami dahilinde kaydedilmiş bir avuç gönüllü hariç olmak üzere hep İspan- yollardır.» Muteâkiben general Franko, İngilte- re ve Fransayı komünist tahrikâtına kaışı teyakkuza davet etmiş ve demiş- tir ki: «Kendileriyle daima iyi müna- sebetler idame etmiş olduğumuz Fran- sa ve İngiltere müstemlekelerini * sıkı bir nezaret altında bulundururlarsa çok iyi ederler. Çünkü buralar da teb- did altında bulunuyorlar.» General Franko Madrid etrafında ya- pılmakta olan muharebeler hakkında da şunları söylemiştir: «Kızıllar Madridi teteimamakiş bir cinayet işlemişlerdir. Fakat biz bu şehri-tahrip etmeden yine zaptedece- giz. Sonra marksistler güya bizimesir almadığımızı işae ediyorlar. Şefler ve katiller müstesna olmak üzere bütün esirlere ve mültecilere hayatlarını ba- ğışlıyoruz ve onları bittabi ihtiyatla hareket ederek yeni devletin bir un- suru yapıyoruz.» General Franko beyanatını şu sözler. le bitirmiştir: «Harbi askeri bakımdan kazandıktan sonra sınıf mücadelelerini ortadan kal- dıracağız ve mesaiye lâyık olduğu ş8- refli mevkii ve hızını vereceğiz. İspanyanın bilâ istisna bütün mil- letlerle idame edegelmiş olduğu samimi münasebatı en kısa bir müddet zarfın» da yeniden ihya etmek"arzusundayız ve bilhassa İspanyolca konuşan cenu- bi Amerika memleketleri nezdinde bü yolda sarfı mesal ediyoruz.» —— Çocuk Dünyası Hediye kazanan'ar yarınki nüshamızdadır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: