24 Temmuz 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4

24 Temmuz 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 4 Hatayda vaziyet B. Doryo dün şehrimize geldi, beyanatta bulundu “Hatayda Osmanlı imparatorluğu dev- rinden kalma vaziyerin değişmesi bir mecburiyetti. Vaziyet v nermaldir,, Dün akşam Fran- sız bandıralı Pro- vidans vapurile Be ruttan — şehrimize 390 seyyah gelmiş- tir. Fransanın Ha- taydaki eski Suri- ye delegesi B. Dor yo ile Hindistanda Sahhar ve Malka Su'tanı prens İbni Galib ve eski Ha- lep valisi Mehmed Nebi de ayni va- pufla gelmişlerdir. Vapur, bu akşam Marsilyaya gitmek Üzere limanımizdan hareket ede- cektir. B. Doryo Fransanın Napoli konso- losluğuna tayin edildiğinden Hatay- B. Doryo dan kati:smrette ayrılmıştır. B. Doryo | dün kendisi ile görüşen gazetecilere, Hataydaki vaziyetin tamamile nor- mal olduğunu ve Hatayda tam bir sükünet hüküm sürdüğünü söyledik- ten sonra yeni rejim hakkında şahsi düşüncelerini anlatmış ve demiştir ki: — Şimdiye kadar Osmanlı impara- torluğunun kanunları ile idare edi- len ve hiç bir yenilik görmemiş olan Hatayda rejimin . değişmesi bir mee- buriyetti, B. Doryo, siyasi bakımdan Türkiye- nin hettı hâreketihi ve müdafaa tar- #ırı makul bulduğunu işaret etmiştir. 9. Doryo Hatayda delegelik vazife- sinden istifa etmediğini, Hatayda va- ziyetin müşkül olacağını * bildirmesi Üzerine hükümetinin teklifi üzerine Napoli konsolosluğunu kabul ettiğini söyledikten sonra demiştir ki: — 14 senedenberi Hatayda bulunu-.. yorum. Bu müddet zarfında bir tek Hâkimlerin, adliye memurlarının izinleri hakkında bir proje (Baş tarafı 1 inci sahifede) © © dolayı tayini cihetine gidilmiyen hâ- kimler hakkında da yukarıki esaslar dairesinde muamele yapılacaktır. Vazifeden ayrılma İstifa suretile vazifeden ayrılanlar gelinciye edilenler bir ay kadar gelmedikleri takdirde mafevk müddelumumlliği veya daire âmirini haberdar etmek suretile vazifelerinden ayrılabilecek- lerdir. Hâkim ve memurlar toplu olarak işlerini o bırakamıyacaklardır. Aksi takdirde mevcud ceza hükümleri, mucibince haklarında muamele ya- pılmakla beraber teşvik edenler doğ- Tudan doğruya adliye bakanlığı veya temyiz mahkemesi birinci reisi veya- hud adliye encümenleri tarafından tayinlerindeki usule tevfikan ceze- Tandırılacaklardır. İstifa edenler tekrar iş İstediklerin- de bunlar, yukarıda sayılı hâkim ve müddelumumilerle hâkim sınıfından sayılanlardan ise mesleğe kabulleri- ne dair ayırma meclisince karar ve- rildiği takdirde sıra bekliyeceklerdir. Vazifeye devam Muayyen çalışma saati içerisinde bü kanunda ünvanları yazılı hâkim ve müddelumumilerle hâkim Sıni- fından sayılanlar ve diğer memurlar vazifeleri başında bulunmağa ve ça- TEPEBAŞI BAHÇESİ Bugün ve yarınki pazar günü saat 17 1/2 da ahkaha kralları 3 FRATELLİNİ"lerle VARYETE TRUPU'nun iştirakile BUYUK MATINE Prens İbni Galib (Eski Halep valisi Mehmed Nebi Türk gencinin bileher bangi bir | devlet memuriyetine tayin edilidiğini | görmedim. Bu hadise de evvelce söy- lediğim gibi Hatayda Osmanlı dev- rinden kalma vaziyetin değiştirilme- sini icabbettiriyordu. Bu on dört sene içinde Türklerle iyi geçindim. Fakat her nedense Hatay meselesi ortaya atıldıktan (o gazetler bana hücum ettiler. Her mesele bir kurbana muh- taçtır, derler. Varsın ben de Hatay meselesinin kurbanı oluvereyim. El- verir ki Hataylılar mesud olsun bunu samimiyetle temenni ederim. Yeni delege B. Doryonun verdiği malümata göre, Hataya yeni delege tayin edilen Fransanın “Mısır sefareti müsteşarı B. Garro yeni talimatı hamilen Ha- taya gidip Eylülün birinde yeni va- gifesine başlıyacaktır. B. Doryo sözlerini şu cümle ile bitir- miştir: — Ben artık maziye karışmış bir adamım ve bugünden itibaren benim adım. Napolili Doryodur. luşma saati sekizi dolduruncaya kadar vazife görmeğe mecbur bu- Tunmaktadırlar. Bu suretle vazifesi başında bulunmıyanların vazifeye gelmemiş sayılarak o günkü maaşları kesilecektir, İş vaziyetine göre mahkemelerde sabah ve akşam celseleri yapılacak- tır. Bu celseler sabahleyin saat do- kuzda başlıyarak on ikiye ve on üç buçukta başlıyarak o mahkeme liste- sinde yazılı işler bitinceye kadar de- vam edecektir. Ancak saat beşten sonra listedeki mütebaki işlerden bir kısmı geri bırakılmak istenilirse o gün için müsfacel olmadığına karar verilmek suretile celse tatil edilebi- lecektir. 'Temyiz mahkemesi birinci reisi, ve olmadığı takdirde reislerden en kıdemlisi ve mahkemelerde yüksek dereceli hâkim tarafından her celse saatinde bulunan ve bulunmıyan hâkimlerin adları bir cedvele yazıla- cak celselerin kanuni saatte açılmış veya bazı sebeblerden dolayı açılma- mış olduğu bu cedvelde ayrıca göste rilecektir. Bu cedveller her ay s0 nunda bakanlığa gönderilecektir. Mahkemelerde işlerin daha süratle görülmesini de temin edecek olan bu yeni projenin meclisin bu toplantı dev- ee çalışılacak» Yeni yetişen muharrirlere dair... (Baş tarafı $ üncü sahifede) sanla, imlâsı ve ibaresi düzgün bir türkçe ile, sistemli bir çalışma idma- nile teşrif etsinler!... Gazete sahiple- ri bizi müstahfaza, redife çıkararak, onları haş köşeye buyurtacaktır! Zi- ra, patronlar, eski muharrirlerin am- cası değildir. Amcası bile olsa burası serbes rekabet meydanıdır: Böttürü!... “ Bir de memnuniyeti mucip olan ci- het var: Gençlerin hakkını teslim et- meli... Böyle bir münakaşa mevzuu es- kiden ortaya atılmış bulunsaydı, der- hal küfürler, tezyifler, tahkirler baş- lardı. Halbuki mevcud genç muhar- rirler eski nesilleri bu cihette mahcup edecek bir mevkie Sokmuşlardır. Yaz- dıkları cevaplar hep rabıtalı, terbiye- li, zarif... Hani tokat yemekten çekinen bir adam, mütemadiyen adalelerini tekal- | Jüs ettirip dirseğile yüzünü örter... Ah beni görseydiniz: Cevapları hep © hisle okudum. Meğer hacet yokmuş... Çirkin bir muştaya hedef olmadım. Sezarın hakkını Sezara vermeli... Akşamcı Küçük parçalar (Baş tarafı 3 üncü sahifede Bergson: oBaşkaları hakkında ver- diğimiz hüküm ne kadar ağır olursa olsun yine onları kendimizden iyi bu- Turuz» der. Bu, kendimizde bulunma- dığını bildiğimiz vasıfların, bize sua- det, gönül rahatı yereceğini sandığı- mız içindir. Ben de çabuk çabuk, ko- şar gibi yazanlara imrenirim: «Onlar gibi olsaydım! Benim kafama da fi- kirler akın akın üşüşseydi!» derim. Onlar gibi olsaydım o zaman da hiç şüphesiz benim gibi onların haline imrenmek çaresini bulurdum. v Bazı kimseler var, aruz ile şiir söy- lemenin, eski tarzda arabi ve farisi ke- raktığımıza kaniler, «Beceremedikleri için onları birer kusur saymağa baş- ladılar» diyorlar. İtiraz ettiniz mi, ce- vabları hazır: «Yaz da görelim!..» Bi- zim de bugün, bütün kaidelere uygun kasideler, eskilerinki tarzında nesir- ler yazmamıza imkân yok; çünkü o kaidelerle uğraşmadık; arabi, farisi «lügat» lar ezberlemedik. Fakat bizim yapamadığımız bir işin güç olduğunu tasdik etmemiz lâzım gelmez. Çünkü o kaideleri, o «lügatr- ları biz de öğrenebilirdik. Kaidesi olan her şey kolaydır. v Bay Peyami Safa, geçenlerde yazdı- ğı bir makalede, bugünkü şürlerin yavanlığından Ziya Gökalp'ın nazari- yelerini, «irşadat» ımı mesul tutuyor- du. Mahirane bir izah! Haklı görün- düğü yerler çoktu. Fakat şunu sorabiliriz: «Edebiyatı - Cedide'ciler, Fecri - Aticiler, Nesli - Ati- ciler de gayet yavan, bugünkülerinki kadar yavan şiirler yazdılar. Onlar. dan kim mesul?» Nurullah Ataç 23 Temmuz 1937 (Baş tarafı 1 inci sahifede) Bu sebepten dolayı Hariciye Nezareti, 'B. François Poncetyi B. Fon Neurath nezdinde protestoda bulunmağa me- mur etmiştir. Hariciye Nezareti, İtalyanın mattı hareketinden de pek memnun değil- dir. Birkaç günden beri hiçbir İtal- yan vatandaşı" Fransayâ göçmemek- tedir. Bizzat İtalyan memurları, İtal- yanlara Fransaya gitmemeği tavsiye etmekte, onları Fransaya gitmekten vaz geçirmektedirler.» Popoulair gazetesi, yazıyor: Bir ta- kım yalanlara istinad eden bu müca- delenin yegâne hedefi B. Grandinin Londrada İngiliz plânına karşı giriş- miş olduğu taarruzu takviye etmektir. Roma ile Berlin, İspanyadaki hakiki ve geniş mikyastaki müdahalelerini örtmek ve plânın icrasının tertibini altüst etmek için bahaneler âramak- tadırlar, Z Le Joumalin Londra muhabirin- den: Londra, Paristen daha fazla nik- bin değildir ve ademi müdabale $is- teminin nihayet bulacağı tahmin olunmaktadır. Franconun sleyhinde bulunmamı- za lüzum yoktur, biz Almanlarla İ- talyanların bizim yüksek menfaati- mize muhalif olarak İberik yarımada» sına sokulmalarına karşı cephe alma» uyız. > Cebelüttarık yakınında tah- kimat yapıldığı doğru değil Salamanca 23 (A.A) — Nasyona- Ust İspanyol hükümetinin “diplomasi kabinesi şefi, aşağıdaki beyanatı teb- liğ etmiştir: «Birçok ecnebi gazeteleri, Alman zâbitlerin Cebelüttarik yakinine top- lar yerleştirmiş olduklarını bildiren yanlış bir haber neşretmişlerdir.» Daily Herald adındaki İngiliz gâze- tesi, bundan başka. Pirene hududla- rında da Alman bataryaları bulundu- gunu iddia etmektedir. Tamamile uy- durma olan bu haberler, kati surette tebzib edilmektedir. Belgradda temizlik amelesi grev yaptı Belgrad 32 (A.A) — Payıtahtın tanzifat amelesi, grev yapmışlardır. Ücretlerinin artırılmasını istemekte- Baş eB$| ir. $ 8 5 9 55 0 » 20 » 20 >» 91/4» (AKŞAM KAPANIŞ FİATLERİ) ESHAM ve TAHVİLÂT İstikrazı dahili Mi Türkiye Cum- 8750 1083 ietikrazı lam Ünitürk 1 1510 , n 4 hande AM , MI 1440) Telefon 1 Mümeseli 1 3860| “Terkos , » TH 40480) Çimento 05 » - NE İttihad değir- 1049 14150440 oğan, 1 öpi9d 2 yazl0 İş Bankası 080) menleri UYTTAYNI > hamiline 990 gark değir. | 080 apmsagug skıpaag x99914 Müessis TIİ menleri I1La487d0 Y'TVR ee Evlenme Paris AlJ06| Sofya GİDA) aldi subaylardan MÜTEAHHİD Londra 220185 yete mam) Berin O 14435) CEMAL ACARİN KIZI MEFKÜRE Milâno O 160146) Madrid 1345 Acarla DENİZ SUBAYLARINDAN Atina 867480) Belgrad O 343650) ZEKİ ADARİN evlenme törenleri dün Cenevre — 34416) Zen, << Çiy | bir çok güzide zevat huzurile icra kı. Brüksel 48037) Bükreş zassozs| Unmuştır. Türafeyne saadetler temen- Amsterdam 14296 Moskova (| 204025) mi eyleriz. didik 67: Sirli Se e SKİ a i AKŞAM enin DENER Si 24 Temmuz 1937 2 AKŞAMDANAKŞAMA fransa ile Almanya Ebedi nişanlı! Bulgaristanda genç kızları dolandıran biri yakalandı Bulgar gazetelerinin yazdıklarına göre, Sofyada, kendini mütemadiyen doktor diye takdim ederek genç kız- larla nişanlanan ve bunlardan para çeken bir dolandırıcı yakalanmıştır. sEbedi nişanlı; lâkabile şöhret alan bu dulandırıcının ismi Valko D. Gü- lemerofdur. Son zamanlarda Gülemerot, İvay- lovgrad kasabasında iki saf genç kı- zı daha dolandırmıştır. Bu kızlardan birine, kendini yeni tayin olunmuş bir hükümet doktoru diye takdim et- miştir. Kız, buna inanmış evlenmeğe razı olmuştur. Delikanlı güya mua- yenehanesini tanzim etmek için lâ- zım olan 3000 leyayı da kızdan çek- meği unutmamışlır. «Ebedi nişanlıs aynı şehirde diğer, bir kızı daha dolandırmıştır.. Buna son sınıftan bir tıp talebesi olduğunu. ve kalan son bir tek imtihanını da Kazanmak için 2000 levaya . ihtiyaç. olduğunu . söyliyerek, paraları almiş ve Sofyaya gelmiştir. Sofyada da aynı şekilde genç kız- Jarı dolandırmakta devam etmiştir. Nihayet yakalanarak: İvaylovgrada; gönderilmiştir. Zabıta «Ebedi nişan- hs dan kızların korunmalarını” ilân etmiştir, Festivale bir Rumen heyeti geliyor Bu seneki festivale iştirak edecek olan 26 kişiden mürekkeb Rumen heyeti, 16 Ağustosta şehrimize gele cektir. Profesör Besim Ömer ve ar- kadaşları geldiler Çekoslovakyada toplanan Cemiye- ti Akrama müzaheret cemiyeti top- lantısına iştirak eden saylavlarımız dan profesör doktor Besim Ömer Aka- ın ile arkadaşları dün şehrimize dön- müşlerdir. B. Ahmed İhsanın gözüne Cenevrede ameliyat yapıldı Türk matbuatının eski emekdarla rından Uyanış (Serveti Fünun) sahi- bi Ordu saylavı Ahmed İhsan Toksöz. bir müddetten beri gözlerinden ra hatsızdı. Üstad, son günlerde tedavi edil mek üzere Avrupaya gitmiş ve Cenev rede göz hastanesinde gözlerine ame- liyat yapılmıştır. Teessüfle haber ak dığımız muhterem saylavın bir gözü- nü kurtarmağa, fiilen imkân görüle memiş ve yapılan ameliyat neticesin- de gözün birinin çıkamlmasında za- ruret hasıl olmuştur. Üstada geçmiş olsun der ve sıhhat, âfiyet temenni ederiz. Beynelmilel felsefe kongre- sine iştirak edecekler Üniversite profesörlerinden Mustafı Şekip, mülkiye mektebi müdür mua- vini Suud, Üniversite doçentlerinden Sabahaddin Pariste toplanacak bey- nelmilel felsefe kongresine iştirak etmek üzere dün akşamki trenle şeh- rimizden hareket etmişlerdir. Turizm kongresine giden mu rahhaslarımız döndüler Pariste toplanan beynelmilel tu- rizm kongresi nihayet bulmuş ve Türk murahhaslarından Emniyeti umumiye müdür: mvavini B. İzzed- din şehrimize dönmüştür. Diğer mu- rahhas gümrükler umum müdürü B, Mahmud Nedim, gümrük işleri etra- fında tedkiklerde bulunmak Üzere Paristen Belçikaya geçmiştir. Oradan da İsviçreye gidecektir, B. İzzeddin kongre hakkındaki ra- porunu hazırlamıştır. o Seyyahların gittikleri memleketlerde bir takım küçlüklerle karşılaşmamaları, paha- hlıkten müteessir olmamaları, şehir- lerde kolaylıkla gezmelrinin temini, gümrük kontrol ve muayenelerinin basitleştirilmesi ve süratleştirilmesi kongreye iştirak eden devletler ara- sında müşlereken halledilecektir. Avdet Fransız Diş Tabiblerinin Paris'de akdet- tikleri Milli kongreye iştirak eden ve mes- leki tedkikatta bulunan Diş tabiblerimiz. den Kemal Sun ve Reşat Methi şehrimiz. avdet etmişlerdir. gbi öğ .

Bu sayıdan diğer sayfalar: