18 Mayıs 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9

18 Mayıs 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Çok Be l Sadi Karsan “Manevi kıymeti büyük olan dünkü galibiyet, Beşiktaşlıları biribirine bir kat daha bağlamış ve ısındırmıştır, şiktaş Apollon 'u 3-1 yendi görereecerces C'afer “Dünkü oyun, en bozuk devrinde bile Türk futbolünün,. Elen futbolünden daha yüksek olduğunu isbat etmiş- diyor... Cafer diyor ki: 'Ben maçı nasil! gördüm ? 23 yaşında genç ve tecrübesiz bir kafile reisi, komşu futbolünü tanrmak İstememiş, İstanbulun Beşiktaş, gibi küvvetli bir takımına defi atıyor: Ta- kımımız nefes kabiliyetine sahip, İyi elemanlardan müteşekkil, hattâ Milli Takıma bir kaç oyuncu da veren bir ekiptir. Demek ki çoktan beri susadığımız İyi bir maç seyir imkânı bize bit bu - Çük saat helecanlı dakikalar yaşata - tak, Maç başlıyor. Çelimsiz 11 oyuncu, adeta çocuk.. İlk intibarm bozuk. Re - islerinin dediği gibi kaşabilen bir ta- fakat “assoclation,, kabiliyeti çok < Ar, top kontrolu, pas veriş yekli adeta nn dolaşmasına tübi. Lüzumsuz dan ve lâalettayin oyun, hasmını *İle itme, bu da uzun boylu ve hava *yumuna alışık Beşiktaş takımının n Vanta jı.. Kalecileri: Az iş düşmesine rağmen Çeyik, canlı, vuruşları, degajömanı kuvvetli. Fındık kadar küçük bir topu fabii uzun atmak ta o kadar zor değil. Bekler: Yer tutmıyan, haflarla ir - tibatı az, fazla hava ve dışarı utma, Bgelen top ve akınları kestikten sonra, kendi oyuncularına topu atamamak ve ancak yurmaktan (l «cet bir tarz. İ - kinci kısırıda daha iyi, Sağ haf: Cüssesiz, esasen hava o - Yünuna müsait cüsseye malik — değil, felâşir, ayağında topu çok tutan, ka - Tarında isabet ve kat'iyyeti az bir o - Yuncu, İyi oynuyan sağaçığını hiç bes- Tiyemiyor. Santrhaf: Takımının en iyi bir o - Yuncusu. Semere veren kafa pasları, | Canlı oyunu göze çarpıyir. İki cenahı | belki aceleci, irtibat imkânın - | da müşkülüt çekiyor. Arkadaşıumnv' çırdığı fırsatları telifiyle meşgul, TI tarafa müessir bir tabiye kur - Mak imkânını bulamıyor. Solhaf: Kısa boylu, acul fakat çok Socuk, açık ve insaldiyle, santrla irti- tt yok denecek kadar nz. Dışarıya yor, stop kabiliyeti de — yok. A. Cafer (Devamı 10 ncuda) x—_— Tkinet gol yapılmadan bir an evvel, Avallon kalecisinin tapa çıkışı.. ça —<ıçomjr Agisgjl 2 ı © / a( reci ' tam 17 de başladı. Beşiktaş saha- ya çıktığı zaman — ilk defa haber verdiğimiz gibi Şerefin eski sol iç mevkiinde bulunduğu — görüldü. 'Takım şu şekilde idi: Mehmet Ali, Nuri, Adnan, Fey- zi, Hüsnü, Faruk, Eşref, Şeref, A- K, Hakkı, Hayati... Şerefle Eşref eski kulüplerine döndükleri, Hakkı ile Nuri de bu maç için Ankaradan geldikleri i- çin Beşiktaş tam kadrosile ve çok kuvvetli bir şekilde idi. Oyunun ilk dakikaları çok mü- tevazin ve zevksiz geçiyordu. Top mütemadiyen ortalarda dolaşıyor ve mütemadiyen taç oluyordu. Fakat 22 inci dakikada Ali. A. pollonun sol bekinden aldığı güzel bir pasr üç adımdan ağlara takın- ©a oyun biraz — hararetlenir gibi oldu. Şimdi Atina ikincisi sürekli olarak Beşiktaş kalesine iniyor. Tam 32 inci dakikada Yunan- hlar sağdan seri bir iniş yaptılar. Sağ açıklarının verdiği güzel bir pası sol açıkları hiç durdurmadan sıkı bir şutla göle çevirdi. Ve haftaymın sonuna kadar her iki tarafın gayreti bu neticeyi de- ğiştirmedi. İkinci haftaym — Yunanlıların mutlak bir hâkimiyeti ile basladı ve bu tazyik devamlı — olarak 30 uncu dakikaya kadar sürdü. Top bir türlü Beşiktaş kalesinden u- zaklaşmıyordu. Fakat — Beşiktaş kalesi bugün çok şanslı, İki üç de- fa muhakkak gol vaziyeti hasıl ol- duğu halde — top bir türlü kaleye giremiyordu. Fakat 30 uncu dakikadan sonra iş birdenbire değişti. İyice dinlen- miş olan Beşiktaşlı Forvetler Apol- lon kalesine âni bir hücum yaptı- lar. Top birdenbire — sola geçti. Çok güzel bir oyun oynıyan Şeref kalecile karşı gol, Yunanlı misafirler buna ofsayd diye itiraz etmek istedilerse de ne- karşıya kaldı. Ve - ÇÜĞ ” | 'ayrak merastminden sonra maç | fer kazandırmak için gösterdikleri tir,, diyor. - Apollon maçının ması beklenmek İr Feyzi, Yunanlıların meşhur sağ açığına, adım attırmıyordu.. ticede golü kabul ettiler ve maç | mamen müdafaaya çekilmiş görü- tekrar başladı. Şimdi Beşiktaşı ta- | yoruz. Yunanlılar buna mukabele için uğraşıyorlar. Fakat neticesiz. Tam 42 inci dakikada Siyah be- yazlılar tekrar ileri atıldılar. Şe- ref müdafileri güzel bir sıyrılışla Beşiktaşın BAAT 2 | kavvyakcen gezi nn Dün Beşiktaş güzel ve iftihar ede-| UÇ dakika sonra da maç bitti. cekrb:ı?gımt akn deşite.| . Moç smcaktan zder ' ilk devre. çın bu güzel zaferinden ziyade, . bir nin son dakikaları müstesna heye- çok düşmanlar tarafından bozguna! Sansız ve zevksiz geçti. İki takım uğratılmak istenilen, bu şerefli klü -| da vasat biroyun — çıkardılar, A- bün çocuklarını, tekrar yekvücut bir| pollon takımınımm fazla gol çıkara- halde görmek oldu. mamasının sebebi gerek şansızlık- Dün Beşiktaşın öz on birinin, bir -| ları, ve gerek Beşiktaş müdafaa- birlerinin, yanında, kardeş — kardeş sının nisbeten, sert sayılabilecek seyrettikçe... Beşiktaşa fenalık edilmek istendiği | Yünudur. Bununla şunu demek zaman ilk isyan edenlerden birisi de| istiyoruz ki Apollon takımı zayıf ben olduğum, ve kıymetli Beşiktaş| ve kuvvetsiz bir takım — değildir. klübü ile, onun mert âzalarına yakı -| Normal netice nihayet Beşiktaşın şır bu beraberlik gününün hazırlan -| 3 . 2 bir galebesiydi. Kalecileri, masında belki benim de naçiz ufacık $ manevi bir hizmetim olmuştur. diye gt Bilderi santrhafları, santefar, büyük bir sevinç duydum.. VALAR çi larından dahaiyi — oynadılar. Be- Ne zamandır beraber oynamadık - şiktaşa gelince heyeti umumiye i- ları halde, siyahbeyaz formanın altın- | tibarile ıü(el oynadılar. Fakat da birleşir birleşmez, daha kırılan eli| bilhassa Şeref, Eşref, Hüsnü, Nu- yeni alçıdan çıkmış sakat oyuncusun-| ri ve ikinci devrede santrför oynı- dan, en antrenmansızma kadar, Be - İn el i şiktaşın 11 futbolcusu klüplerine za-| î:'_M“"“" AA ÇAA İN Gare Yazması benden : varlığın mükâfatını, yalnız Apollona karşı elde edilmiş bir muvaffakıyet- le değil, binerce kişinin kalbine aşıla- | dıkları büyük sevinç ve muhabbetle kazanmış bulunuyorlar. . . * Uzun yazamıyacağım, Çünkü söylenecek herşeyi,Beşiktaşı vıkmak istiyenlere, verilecek en güze! cevabı, dün zaferi kazananlar, er mey- danım, en güzel bir şekilde verdiler. Yalnız şunu söyliyeyim ki, rahat urakıldığı zaman, Türkiye şampiyon- | '"ağuna kadar yükselen Beşiktaşın on! 'ri, muntazam antrenmanlarına baş- | tadıktan sonra, gene bu kadar yüksek | bir mevkie en ileri bir namzet bulun- maktan geri kalmıyacaklarını da, dün | Hisefir lakım oyuncuları birinci der ispat etmiş oldular. biltikten sahadı 4 İzzet Muhiddin APAK | AMAD ları, ve sağ açıkları diğer arkadaş- Dünkü galibiye- D tin kıymeti Çok buhranlı devrelere göğüs gerdikten sonra klüplerini ikiye ayırmak gibi büyük bir tehlikeden İ kurtaran Beşiktaşlıların bir taraf- | tan Apollona karşı tam kadroları | ile çıkacakları haberi, diğer ta - | raftan da bu seferki misafirleri- | mizin Olimpiyakostan daha tek - | nik ve üstün bir oyun oynadığının | teyit edilmesi, bize Cuma günü iyi | bir oyun seyretmek ihtimalini ya- şatıyordu. | Filhakika Beşiktaş sahaya ge- çen sene İstanbul ve Türkiye şampiyonluğunu kazanan oyun - cuları ile çıktı. Fakat takımın tar- zı teşekkülünde büyük bir — hata göze çarpıyordu. Uzun zamandan beri esasen oynamamış, oynadığı zamanlarda da daima müdafilik vazifesini görmüş olan Hüsnü merkez muavin mevkiine getiril - mişti. Bu hata müsabaka başlar başlamaz bütün takım oyunu üze- rinde müessir olmakta gecikmedi. Bir müdafi olarak yetişmiş olan Hüsnü itiyat neticesi geri kaçıyor, müdafileri sıkışık vaziyette oyna- mağa sevkediyor, orta boş kalıyor muhacimler bu yüzden iyi besle - nemiyor ve nihayet takımın bel- kemiğini teşkil eden merkez mu- avin vazifesinde iyi aksayınca ta- Sadi KARSAN BAF (Lütfen sayıfayı çeviriniz) göreeesirseseceseecereneEEEETENAN! !Apollon reisinin sözleri Maçtan sonra misafir takımın! ğ kafile retsi M. Malohos bize lruamî ? dedi ki: $ İ — Bizim takım aklımın almıya-| F cağı kadar fena oynadı ve mağlübi-i yeti hak etti. ; j Güzel ve haklı bir galibiyet ka -i Ş ınmın Beşiktaşı tebrik etmek lâzım-; İi dır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: