23 Mayıs 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

23 Mayıs 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

23 MAYIS — 1038 eğri değilmi? Bu ne sürat! Birçok ihtarlardan sonra tramvay şirketi, nihayet Beyoğlu caddesinin bozuk kaldırımlarını tâmir etmeys başlamıştı. Bir buçuk ay kadar evvel başlıyan bu tamir işinin şimdiye ka, dar çoktan bitmesi icsb ederdi. Hal, HABER — Akşam posts a 5 Tecessüsler : Dişçi sandal- yesinden neden korkarız? içtimai yardım Teşkilâtlarımızı genişletmeliyiz.. Istanbulda, ilâç ve gıda ve hastahane sıkıntısı buki bugünkü vaziyete göre, daha bir hayli zaman Beyoğlunun şimdiki ha» linde kalacağı anlaşılıyor. Şirket nedense bu tamiri; adetâ bir kaplumbağa süratiyle yaptırmaktadır. Bu hali görünce insanın: — Galiba devir muamelesi tamam- lanmcaya kadar işi savsaklamak İsti, yer diyeceği geliyor. Böyle bir düşünceye kapılmakta da haksız olmadığımızı, yine ayni şirke. tin zamanmda birçok münakaşalara sebeb olan Beyazıt meydanındaki ka vis işini bir gece içinde meydana ge, tirdiğini düşünerek anlıyoruz... Bu memlekette senelerce dünya ka- dar para kazanmış olan şu şirket, bir az hüsnüniyet gösterse acaba günsha Anadolu Anonim TURK SIGORTA ŞİRKETİNDEN İttihaz olunan bu karara tevfikan $a- yın hissodarlarımızın sahip bulundukları beher hisse senedi için ödenmemiş ser- mayeden ikinci rubunun mukabili olan beş lirayı işbu ilân (tarihinden itibaren 30 haziran 1938 tarihine kadar Ankarada Türkiye İş ve Ziraat bankaları merkez müdürlüklerine veyahut İstanbulda yeni postane karşısında Büyük (OKmacıyan «banındaki şirketimizin muamelât merke- “ire ödemeleri, aksi takdirde ödemiyen- lerin sahip bulundukları hisse senetleri- nin, şirketimiz dahili nizamnamesinin 10 nuncu maddesi hükümleri dahilinde Boş. sada arttırılmak suretile meşkür ikinçi ruba sermayenin ıstıfa ve satış bedeli noksan olduğu takdirde aradaki farkın hisse senedi sahiplerinden ayrıca talep 0- lunacağı ilân olunur... ZAYİ Nüfus tezkeremi zayi ettim. Yeni. sini aldığımdan eskisinin hükmü yol tar. Sürmene, Kuşluca köyü, Mahmud oğlu Beşir Çmar. (11234) letimal yardım iş - leri için oldukça bir milletiz biz.. ban yapmağa kalkarsak bulacağımız ye künlar korkunçtur. oGeçenlerde bir ve kilo balık yağını bulamıyan (zavallılar, aylarca, et, yumurta yüzü görmemiş ve- remlilerle karşılaşmıştım. Bunların için den mühim bir kısmına devlet bülçesin- den harcanan paralarla o yardımlar ye pilryordu. Fakat her şey yalnız devlet- ten, beklememek icap eder.. İstanbulda, hali vakti yerinde, hattâ zengin insan- ların adedi oldukça kabarıktır. Eğlenememek tehli- kesine karşı sigorta ÜTÜN dünya memleketleri topraklarına seyyah çek- mek için bin bir çareye baş vuruyorlar. İngiltere bu noktada çok ileriye gitmiş ve hayli garip bir sigorta Sstemi Seyyah şehirlerinde bulunan açık hava lokantaları, pa- çeken zavallılar kalmamalıdır <öe Heybeli verem sanatoryomumda hastaların kür yaptıkları bir balkan, İctimal yardım işinin tam randıman vermesi için, İşte bu insanların keseleri. nin ağızlarını açmaları İâzmgelir. Vasat veya vasattan yukarı bir hayat yaşıyan bütün vatandaşlar, hayır cemi- yetlerine azaolmağı ve kazançlarının hiç olmazsa yüzde birini bu işe harcama- yı kendilerine bir vazife bilmelidirler.. Diğer taraftan, bizim içtimai yardım ce- miyetlerinin bütün (hesapları. efkârı ü- mumiye karşısmda tamamen açık bulun- malıdır. Başta Kızılay ve Himayeletfal olmak üzere, bütün hayır cemiyetleri her sene başmda, halktan ve devletten gör dükleri vardım — miktarlarıar. ve buna mukabil yaptıkları işleri, (o harcadıkları paraların mahalli sarfını, matboat vast- tasile balka ilân etmelidir ki, halk da, bu €emiyetlere verdiği paralarm nerelere sarfedildiğini anlam. Hem bu wsulle; yapılan bütün İvi işler ve yardımlar da meydana çıkmış olacaktır. Bu belki bir çok vatandasları daha cemiyete getirerek, bayır işleri için bir çok yeni keselerin da ha ağızları açılmış 0- lacaktır. Kızılay, bimayetetali ve bunlara mü masil cemiyetlerin İş« lerini açıkça ilân et- melerinde en ufak bir mahzur bile bu- lunduğunu sanmıyo- ruz. Bu şehirde İkisi resmi diğerleri de hu $susi olmak üzere bir © kaç verem sanator- Ü yonu vardır. Hususi ler ateş pahasına ol- duğuna göre fakir halkın ancak parasız * olarak resmi sa- natoryomlarda teda. vi edilmesi kabildir. Fakat bu sanatoryomların yatak adedi, ihtiyaca göre o kadar nisbetsiz surette azdır ki, hemen hemen hastaların yüzde onuna dahi zor yetişmektedir. başlamış bir zavallı, iki üç ay zarfında sırası gelinceye kadar (hastalığın ikinci hattâ üçüncü devrelerine düşer. Ve ilk inlerde tedavisi yüzde yöz kabili sanatoryomda sırası gelinceye kadar hâ- yatı tehlikeye girer. İşte bütün bu acı işlerin önüne ancak ictimat yardım teşkilâtlarımızı kuvvet. lendirmek, ve vatandaşların hamiyetle rini arttırmaları ile geçebiliriz. Bü şehirde ilâç bulamadığı İçin mete Tap içinde kıvranan, hattâ ölen İnsanla” rm bulunması, her İstanbullu için koca bir ayıptır... İctimat yardım işlerini teşkilâtlandara- lum ve keselerimizin ağzını biraz da bu işler için açalım. HABERCİ Lehliler irtifa rekorunu kırmak istiyorlar $HLİLER balonla irtifa rekorunu kırmak niyetinde- dirler, Fakat bu hususta şimdiye kadar yaptıkları tec- rübeler büyük muvafiakiyet vermemiştir. Çünkü koca Le- histanda balonla uçmağa müsait bir saha yokmuş. Son zamanlarda hava tabakası haricine çıkacak bir ba- İçimizde öyleleri vardır ki diş ağrısın- dan kıvrandıkları halde bir türlü dişçiye gidip o elektrik sandalyesini hatırlatan acaip koltuğa oturmağa cesaret edemez. ler. Acaba çoğumuzu korkutan o iskem- lenin üzerinde çekeceğimiz ıstıraplı da- kilara mıdır yoksa bu korkunun başka, bilmediğimiz bir sebebi de var mıdır? İşte bir ruhiyatçı oüşenmemiş bu işi tetik etmiştir. Netice şudur: Evvelâ dişçi sandalyesinden korkma- nın cesaretle hiç bir alfkası yoktur. Öy- le cesaretlerile tanmmış adamlar vardır ki dişçi sandalyesinde soğuk ecel terleri dökerler. Daha geçenlerde o Amerikada, bütün dünyaca tanmmış olan meşhur bir sivil polis şiddetli bir diş (ağrısına tutulmuş, lâkin dişçiden korktuğu için tamam bir hafta o ağrıya tahammül ede- rek dişçiye gitmemiştir. En nihayet sekizinci günü uykusuzlu- ğa ve ağrıya daha fazla dayanamamış, bir dişçiye gitmiştir. Bekleme salonunda sırasını beklerken o kadar heyecanlar» mıştır ki ağrısını unutmuş ve bir bahane ile dışarı çıkarak oradan sıvışmıştır. Ma- amafih ağrı yakasını birakmamış, zaval- hı adam bir iki gün daha ıslırap çektik- ten sonra tekrar dişçiye gitmek mecbu- riyetinde kalmıştır. Hayatımda belki yüz lerce defa soğuk kanlılıkla (ve bilerek ölümle karşılaşmış olan bu adam dişçi sandalyesinin ona elektrik sandalyesin- den daha korkunç ve soğuk geldiğini i- tiraf etmektedir. O sandalyeden onun gi- bi ürken daha nice meşhur tayyareciler, paraşüt atlayıcıları, canbazlar, ve harp kahramanları vardır. Birçok kadınlar çocuk doğurmayı diş çektinmekten daha kolay buluyorlar. Halbuki bugünkü dişçilik o pek müte- rakkidir. Hissi iptal edilerek çekilen diş- ler hastaya hiçbir ıstırap vermezler. Has- talar bunu pek iyi bildikleri, çoğu nef- sinde de tecrübe etmiş olduğu halde diş- lerinin çekilmesinden hâlâ korkarlar. Ruhiyatçı korkuya insanların ta kab- Xettarih zamanlardan tevarüs ettiklerini söylüyor. Yapılan tetkikler göstermiştir ki diş çürümesi ve diş etlerinin iltihabı daha pek eski zamanlardan beri insanla- Ta musallattır. Eski Mısır mumyalarında gayet iptidai bir şekilde doldurulmuş dişlere tesadüf olunur. İnsanlar o zamanlar pek geriolan dişçilik ilmi yüzünden o kadar çok 1s- tırap çekmişlerdir ki bu müteakip nesil- ler üzerinde derin bir ruhi aksi tesir bi- takmıştır. Düşününüz ki bir ozamanlar ağrıyan dişin sindirini öldürmek için di- şin çürüğünden içeri bir tahta çivi soku- lur ve bu çivi köküne kadar mıhlanırdı, X, | sayırlar, kaplıcalar bu sigortaya girebileceklerdir. Bu mö- » İ esseseler isterlerse sigorta olmak istedikleri paranın yüzde on iki buçuğu nisbetinde bir prim vermek suretile müesse- #elerini sigorta ettiriyorlar. Eğer yağmurlar veya hava mu- (| balefeti yüzünden veya herhangi bir sebeble seyyaklar gel. *İ mezse ve onlar ümit ettikleri kârı bulamazlarsa sigorta ol- dukları parayı alacaklardır. Bu sigortanm en garip tarafı şu olsa çerektir: Seyyahlar *İ İngiltereye gelmeden evvel sigorta olmak İstedikleri paranın yüzde on beşi mukabilinde seyahatte ümit ettikleri zevki bu- lamamak tehlikesine karşı kendilerini sigorta ettirebilecek. lerdir. Her seyahat kafilesine uluslararası Turizm teşkilâtına mersup bir hakem heyeti arkadaşlık edecek ve bu heyet se- yahat kafilesinin kâfi derecede eğlenemedikleri hükmünü ve- rirse seyyahların masrafı kendilerine iade edilecektir. « Serseri çocuklar için banyo EVYORK belediyesi senelerdenberi dosyalarında uyu- ! makta olan bir projenin tatbikine karar verdi:Nevyork İ şehrinde binlerce yersiz, yurtsuz çocuk vardır.Bunlar umumi Son moda seyahat elbiseleri, Bu e: ! Parklarda, yeraltı tramvaylarına girebilecek kapı ağızların- biselerdin bir tanesi kumlu, diğeri de | da, bankaların kapı kemerleri altnda geceyi geçirirler. Kı- &fi kumaştan yapılmıştır. Kenarların. | yaletleri iğrençtir. Yüzlerinden ve vücutlarından pislik a- 'İR ve ceb kapaklarında daha açık | kar. Tenkte zırh vardır. Cehler, İçlerine İşte Nevyork belediyesi bu çocuklar için şehirde dört u- Şok kâğıt yerleştirilecek kadar geniş. | muml banyo yeri açılmasına karar vermiştir. Banyo yerleri- tir. Oturan kadının giydiği elbise da. | nin duşları olduğu gibi her yerinde büyük bir banyo havuzu ba uygun, daha pratiktir. vardır, onun kavalanmasına müsait bir yer bülmk için bir heyet teşekkül etti. Bu heyet altı ay bütün Lehistanı dolaştı. Gez- mediği bir karış toprak kalmadı. Nihayet muratlarma erdi» ler. Balonla havalanmak için ideal bir yer bulduklarını ilân ediyorlar. Burası Zakopan İsminde bir kasabanm civarmda« dır. Vakia bu ismi yeryüzünde kimse bilmiyor. Fakat birkaç ay İçerisinde bütün dünya öğrenecek. Bulunan yer dağlarla çevrilmiş geniş bir vadi imiş. Ba- lon burada doldurulurken etraftan gelen rüzgârlara karşı Korkunun ikinci bir âmili de diş kök- lerinin çene kemiğine gömülü oluşu ve bu yüzden dişe yapılacak her temasın çene- kemiğine, oradan da doğrudan doğruya beyni çerçeveliyen kafatasma geçmesidir. Bundan başka, diş üzerinden yapıları a- meliyatlardan husule gelen sesler de ku- lağım pek yakm olması dolayısiledaha tamamile kapalı bulunacakmış. mübalâğalı işitilir. Bunun tesiri de doğ- Temmuzda, Lehliler buradan irtifa rekorunu Kırmak ü- | rudan doğruya dimağa dokunur, gere balonla uçmağa başlayacaklardır. Maamafih bugünkü müterekki dişçilik * sayesinde bu korku yavaş yavaş Orta- dan silinmektedir. Birkaç nesil sonra ge- Bir kadını kurtarmak | ieceklerin ihtimal dişçi sandalyesinden uğrunda hiçbir korkuları kalmayacak, belki de or. li lar o sandalyeye şimdikiler okadarda muhtaç olmıyaraklardır. Çürkü diş çü- rümesini tevlit eden âmiller aranmakta, onlara mani olacak tedbirler, gıda tarz- ları bulunmaktadır. 5 yaşında bir delikanlı olan Con Hil, Londra ve civarında Avon ırınağı kıyısından geçiyordu. Yok da ırmağa düşmlş bir otomobil gördü. Otomobilde birisi kadın olan dört kişi vardı. Bu dört insan bir ağızdan hay. kırıyor, imdsd istiyordu. Con derhal soyundu, ırmağa atıldı. Önce kadını yakaladı. Sahile kadargetirdi. Öteki üç erkek de yüze yüze kıyıya çıktılar. Con kadın: sahile çıkardıktan sonra psrdösüsünü çıkarmış ve kadınım omuz ları üzerine koymuştu. Kurtulanlarla kurtaran polis komiserliğine gittiler. Kurtulan kadm omuzundan Conun pardösüsünü atarken cebinden birtakım milcevherler fırladı. Polis pardösünür ceblerini yokladı. 5000 ingiliz liralık banknotla çok kıy. metl! mücevherler bulundu. Con bu paraların ebinde ne A suretle bulunduğunu izah edemedi. Bu- nun Üzerine delikanlı derhal tevkif e. dildi. Tahkikat derinleştirilince bir ka- dını kurtarmak için suya atılan ada. mm bir çeyrek saat evvel Londra ci. varmda bir sayfiyeyi soymuş olan hursız olduğu anlaşıldı.

Bu sayıdan diğer sayfalar: