4 Kasım 1931 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

4 Kasım 1931 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Asrın umdesi «Milliyet» tir. 4 TEŞRİNİSANİ 1931 IDAREHANE — Ankara cadde- si No: 100 Telgraf adresi İstanbul, Telefon numaraları: 24310 — 24319 — 24318 ABONE ÜCRETLERİ G Türkiye için Hariç için | 400 kuruş 800 kuruş! 0 , 140 ,, 1400 20 , 3 aylığı 86 Gelen evrak geri verilmez Müddeti geçen nushalar 10 kuruş tur, Gazete ve matbaaya ait. işler için müdiriyete müracaat edilir. Gazetemiz ilârların mes'uliyetini kabul etmez 2 SAR Bugünkü hava Yeşilköy hava rasat mer- kezinden aldığımı malü- mata nazâran bugün hava kismen bulütlü olacak,rüz- İgâr şimalden kuvetli ese- cektir. Marmarada sis muh temeldir, Dün azami suhunet 8, as- ğâri sıtır derece idi. Karanlıkta vergi | tahsilâtı İtiraf etmeliyiz ki; Defterdar hık sinemaların vergi hususile ciddi surette meşgul olmakta- dır, Geçen seneden beri sinema lar müşkülâta uğraması, hal- kın rahatsız olması için ne yap mak lâzımsa ihmal etmedi. Bu yüzden sinemacılar bükümet merkezine kadar gittiler, şikâ- yetler ettiler... Geçen seneki da va şu idi: Sinemalar senns başında bir çeyrek zarfında bütün salonun | biletini kesecek, seans başladı mi, artık kimse içeri girmiye- cek., Gelenler kapıda, sokakta, ötede beride sürünecek, sonra i kinci seansa gelecek.. Bazı fi- kirlerin mantıkı az olur. Bazı yemeklerin tuzu az olduğu gi- bi... Bu iş sökmedi. Şimdi de ne çıktı biliyor mu sunuz? Halk bir filmi seyreder ken defterdarlık memurları içe ri girip sıra ile âleme bilet 50- ruyorlar.. Bizim lügatte bir say gısızlık kelimesi vardır. Bunun mahalli istimali acaba neresi- dir?.. Bilmiyorum, bir adamı zev- kinden ayırıp vergi tahsilâtın: kontrol etmeye memurların ne dereceye kadar hakkı vardır? Vetgi işini kontrol etmek hal- kı bizar etmemek kaydiyle mu kayyet olmak lâzım gelmez mi? Kapıdan girerken biletleri kon trol ettikten sonra bir de içeri- de âlemi hırpalamaktaki mâna nedir?.. Farzedelim ki, seyirci bilet göstermedi.. Ne olacak?. Dışa- rım çıkaracağız? Yoksa ceza ms alacağız... Ben korkuyorum ki, günün birinde beni uykudan kaldırıp 915 senesinin vergi makbuzla- Trv sormasınlar! sehri yapmak istiyoruz... yah demek kocaman Milliyet'in Edebi Roma BAŞI DÖ başı kurşun gibi ağırdır Kirpik İleri düşüyor, göz kapakları be men kapanrıak istiyordu. İki- dir Süheylâ - Hak Demişti. zuyu bam tefsir etmiş, — Sabırsız kalım. Diye okşamağa bozmı Delikanlının kafası ii #alnız iki düşünce kalmıştı - Acaba Süheylâya para | neselesini açayım mı? Acaba Muhteşem Nihat | Nebahata bir şey yapar mr? Durmadan içilen içkilerin tuharı arasında kendini kay- seden Ahmet Nebil, bu sual- #rin beynini burguladığı d ikalarda, kafasının artık hi irşeye karar © veremiyecek! ya yavaşça gidelim artık. Genç kadın, bu ar başka bir şeki'i> kuzu! Bekle, bi | mi? Bir talâk hikâyesi Milliyet, Jules Karak kendisine ilk defa deniz kenarmda tesadüf İm Pek hoşuna gittiği için tanımakta ve kendini tanıtmak İ ta istical gösterdi. Öğrendi ki bu kadm boşan | mıştır. Bu sebep uzaklaşmak- tan ziyade, bilâkis yaklaşma- | ğa yaradı. | Güzel bir kadındı... Bakışı | güzel, yürüyüşü güzel! Teni- İ min matlığı ve vücudünün hat İ ları harikulâ İ Kadm Jules Karak'ı haşin karşılamadı. Fakat ima etti ki, kendisi erse, ancak meşru bir muhabbetle Binaenaleyh ni dairesine yol görünüyordu Karak bu mâniaları atiat- sev sever. e Vesper eski kocasmdan, bir zina davasından dolayı bo- sanmış. ' Mesele ciddileşmişti. İdi bir temayülü tatmin etmek- İle gülünç bir mevkie düşmek İ arasında intihap etmek lizım | İ geliyordu. Kadın belki bunu © anladı İ ve bir akşam deniz kenarında şunları anlattı: — Boşanmış oldu liyorsunuz. Fakat hangi şera- it dahilinde boşandığımı belki bilmiyorsunuz. On sekiz şmdayım. Pierre'i la gelip bir günde camileri do- laştıktan sonra giden değildir. Asıl seyyah, İstanbulda bir | müddet kalıp para bırakandır. Biz bunlardan kazanırız.. İstan İ buldu zaten vakit geçirecek hiç bir şey yoktur. Elde üç tane si- nema salonu var. Oraları da böyle bin türlü akla gelmiy: oturulmaz, girii- mez hale getirirsek kısın İstan buldan âlem kaçmıya bakar, si nemalar boşalır.. Bundan # | macılar kadar, dubul ayyen vergi alan hazine 2 eder. Defterdarlık geçen sen le bu sene arasındaki istatistiklerine baktı mı | bunlar arasında artan mı, eksi | len mi bir nisbet var, söylerler | mi acaba?, Kimsenin aklına g miyen sapa tedbirlerden ar vazgeçsek iyi olur. Kadının tahammül edemediği şeyl Malüm ya! Kadmlar herkese herşeye hâkim olmak, faik ol- mak isterler... Bu meyanda en çok gözlerine kestirdikleri ini lük erkeklerdir. Bir kadın ke zaman, her noktada erkeğe mü tefevvik olmak hırsındadır. Bu nun yalnız bir İstisnası yardır. Kadı erkeğe, yâni kendisinin Kkoyca erkekten yüksek olmasına ta- hammül edemez, Acaba bu istis nanın sebebi nedir? Ben bula- madım. Hanımlar bulup ta be- i müşkülden kurtarırlar müşkülâtla 2 FELEK mı: 68 NÜKLER bir bitkinliğe düştüğünü duyu yor, içini yiyen düşünceyi sil mek, unutmak için densa, ya hat içkiye atılıyordu. Onun da swnokini bürüşmüş, siyah boyun bağısı yana kaçmış, saç ları dağılmış, gözleri kanlan- muştı, Süheylâ! — Acanım! — Sana bir şey soracağım. | — Sor bakayım. — Ama fena anlama kın, Yok, yok. | — Senin paran © var, değil — Var, sun © — Hayır, fena anlıyorsun işte. para mi istiyor- — Fu esdan — lızdım. Ve himayeye cam vardı. Amcam ve bana bakan ye- güne adam hercayi meşrep ve ayyaştı, Benimle meşgul olamıyordu. Ve etrafımda şüp heli adamlar belirmeğe başla- dı. O zaman Pierre'le mek münasip olup olr ma sordum. M O zaman çon | zengindim. Hâlâ da zenginim. Fakat çok geçmeden anladım ki bu adam mle param için © evlendi eçtikçe muhabb yifladı. He renmeğe başladım. zdan altı ay sonra ayni çatı altında kedi köpek gib umu bi- | | yorum. Çok uzağa kendinden kısa boylu | — Peki. Nedir? — Paran nerede senin? iralarda evin dostlarmda Behi sevdi. Ben de etimden aşkını red- ünmedim. Berzber çıkıyordük. Hattâ defn birlikte seyahat et “Fakat biç bir zaman dost- huk: hudutlarını aşmamıştık. 5 hoşuma gitmiyordu. boşanıp ona o var- arzu duymuyor. sıralarda o kocamın bizi ettirmekte sm i sane , tedbirsizce bir ha- reketti, Eve polisler © geldiler ve sadece,benim vinde olduğumu gördüler. Faz la bir şey yok. Muhakeme edildim. Orta. hiç bir delil bulamadılar. ihtiya- | | as n- | (190 İHTİRA İLANI ir barerette kömür hi borulu fı ğlundö Taksimde Sıra Servi kâin daireli & İpe bin beş yüz W- Galatada ihalesinde Kılıç i eski 98 ilâ 116 ve Kılıç Ali Paşa x çıkmazı 1 4 tarafı Bazan Fransez çıkmazı bazen Hü- sol tarafı bazen edeceklerin (yüz yarısı maya İşticale eti şnuhamminesi olan yüz) “Mira: nispetinde İ A âzımdır. Hakları vit olmayan ipotekli er alâikadarların ve rinin ve hususi srafa dair olan iddi itibaren 20 evrakı müsbitelerile ı ilân tarihinden sile daireye bildir Aksi halde hakları olmak | Lusye'nin e- | İ hususla Şöttaame 10-11-931 artık kocamdan o | renmiştim ki, mahke- ede hattâ kendimi müdafaa bile etmedim. Mahkeme, ko- cam lehine talâk kararı * rdi. | Zuten kocamın da maksadı, seryetimin yarısı almaktı. Şimdi pek © seve sefahat Bütün hikâyem bundan iba rettir. Size anlatmaki mak sadımı da izah edeceğim. Hi: settim ki, niçin boşandığım sizin de kulağınız: geldi. Fa- kat hiç olmazsa sizin bana kar şı olan hürmeti muhafaza etmek emelile meseleyi anlat | tım. Belki muvaffak o olam dım. Ne yapayım? Yarn gidi gideceğim

için ihtimal artık hiç görüşe- meyiz. Adiyol,, Ge: - kadın. elini Karak'a uzattı, Pek müteheyyiç olan Karak bu küçük eli avucunda tuttu ve onu kaybetmemek arrusile yandı. — Çok istirham dedi, gitmeyiniz. ederim, — Ha! Sanki paranı nere ye yatırdın, demek istiyorum canım! Ha! Şu.. Evet, Söylesen e! Ne yapacaksın? — Hiç. Merak. — Doğru söyle. — Sen cevap ver hele, — Şeyde.. Nihat İlhami- nin şirketinde... — Hal — Ne o? — Hayır, yok. — Söylesen e, azizim, hayır, bir şey ne — Bir şey yok. Demek o | şirkette, ba? — Evet. er din? - Bankalar çok az faiz ve riyormuş » — Şirket çok mu veriyor? — Evet. Yüzde on iki. — Bunun için demek, — Evet, — Bunu kim münasip gör. bankaya o verme- talâktan | s1 ve takdiri da dosyasında mlerinde dolaşıyor. | hbat Yurdu dabili ve ox hekimi Dr. Süleyman Sırrı hastalıkları ber ve, tedavi Her tü zaman yur uayene j eder. seviyorum. Ve bütün hayatım ca seveceğim. Kadın da müteheyyiç oldu. Ve hüzünle © karşısındakine baktı: — Sonra pişman olursunuz dedi, Ertesi sabah kadın kaybol. du. Karak bu muammal ka- dını memleket memleket ara- fakat bulamadı. ? Kocan mı — Hayır. Nihat İlhami, — Yal - Yazıcı Zade Nazmi Bey de, Ha! O da mı? — Evet, Ne oluyorsun? — Hiç, hiç. — Doğru söyle. Sende bir şey var. şey soracağım, ama fena anla- ma dedimdi ya! — Evet, ceğim. Ama sebebini diyeceğim. — Ne gibi nasihat? — Paranı oradan çek. — Paramı oradan çekeyim mi? Cazbandın bütün sürükleyi ci velvelerile, içki ve dansın başında yarattığı baş döndürü sorma, cü neş'eye rağmen (o Süheylâ birden bire durdu. Dikkatle Ahmet Nebile baktı: — Evet. Çek. — Neden? — Sebebini sorma. dedim — Dinle: Demin sana bir| — Şimdi de bir nasihat vere | İ ustadı İ WİLHELM THEİLE Yarın akşam ARTİSTİK te BALO FRANSIZÇA sözlü ve şarktlı yeni filmini takdim edecektir. Mümessilesi: DANİELLE DA RİEUX 13 yaşında olup başlan- gş olarak oynadığı rol esir müptediler için çok ağır görü necektir, Rejisörlerin Diğer mümessilleri: ANDRE AUR ile iki sene evvel şeh rimizin Fransız alkışladığımız GERMAİNE DERMOZ satrosunda İp ŞAFAK KEŞİF KOLU “mm | RICHARD BARTHELMESS <ummmus MEMEK Meşhur piyanist ROBERT € ASADESUS tarafından FRANSIZ TİYATROSUNDA verilmesi mukarrer konser önümüz, gününe & 15,30 matine olarak tehir ed gem wi A Ji Wic3 BAR i İlâveten Ağrısız Diş Çekiliyor Fransızca kk Yüksek mektepler mübayaat k« misyonu riyasetinden: Mülkiye mektebi talebesi kım: elbisenin imali tur. Taliplerin şeraiti görmek müdürlü; münakasaya iştirak için Fi sinde Yüksek mektepler mübayaat kon ve açık art |Mummmummamanmınammmmammanazan.. Jemeleri ve minakasanın saat 15 te hitam | Tiyatro, Sinema A Yeşi İstanbul Belediyesi | Darülbedayi temsilleri Bugün akşam saat 21.30 da KALBİN SESİ yi Ti Piyes 3 pe ı LU il tablo Yazan: A, (ll ii Bisson Tercüme E: | — Mükerrem Atâettin “HM Zabitan gecesi. Yakında: Doktor Ihsan, Üsküdar Hâle Sinemasında ŞAFAK, Mümessilleri Ja- net Ganyor George O'Brien. İlâvesi: Yıldırım Ekispres. Muhterem Müşterilerime Sirkeci Sucu sokağındaki Nur Perukârı yine Sirkecide Ebussunt cadde- sinde Meserret otelinin kapısı karşısındaki 86 owmerolu dük kâ arz ve teş ziflerini intizar eylerim. Nur berber salonu sahibi Mehmet İRTİHAL htetit Hakem Mahkemeleri Türkiye Hükümeti Ajanı, Muallimlerinden a maklettiğimi “ | Bey irtihal İ eylemiştir. Cenazesi yarın Cağaloğ- kında Orhan Bey apartımanındaki | ikametgâbından kaldırılarak cenaze namazı Fatih camii çerifinde eda edildikten sonra Merkezcfendideki bristanına defnedile Müözhüm ilim, ahlâk ve fazi mihayet beynel- milel mahkemelerde çok derin bir aşk ile bağlı olduğ Gatamı için, a” — Nasıl olur? — Bilmem, Fakat çek, İ — Tehlike mi var? — Belki de.. — Bilmem ki nasıl çeke- yim? Ne diyeyim? — Nasil çekersen çek, Ne dersen de, — Mukbile söyliyeyim öyli se, — Söyle, ama benden de- ğil, ha! İ — Fakat o gelirse kendisi yer, — O da var. — Ne yapayım? — Paranı çek. Bir bankaya ver. — Nihat İlhamiye söyliye- yim, öyle ise, — O vermek istemiyecek. — Zaten ben de sebep gös- teremiyeceğim. Ahmet Nebil, birden bire fazla ileri gittiğini anladı. İç- ki başına vurmuş, dansı vücu dile beraber kafası da sürük- | lemi, — Ben de hir ann bi. Yüksek mektepler mübayaat e ve 26-11-9031 tarihine mü ek olan 110-120 konulu için diktiril için Yıld mekt e gün klıda Güzel S syonun. bulac ko misyonu riyasetinden: Mülkiye mektebi talebesi için alınacak olan 300-350 metro elbiselik erli malından olmak üze kumaş aleni nakasayaâ konulmuştur. Taliplerin şeraiti anlam: sini görmek üzere Yıldızda kâin Mülkiye mektebi müdürlüğ ne ve ihale tarihi olan 26-11-931 perşembe günü saat 15 te Fr dıklıda Güzel San'atlar Akademisinde Yüksek mektepler m hasebeciliğinde mübayaat komisyonuna müracaatları ilân olunur. (3640). lüzum Yüksek mektepler mübayaat ko- misyonundan: Mülk mektebi talebesi için yaptırılacak olan 120 iskarpin pazarlık suretile Yıldızda Mülkiye mektet günde ihale câilecektir. Taliplerin 4-11-931 günü saat 14 te Yıldızda Mülkiye mekte çarşamba tarihine müsa bi güne müracaatları lüzumu ilân olunur, (3642). KARON Alman Bayoğlu” Tünel kitaphanesi meydanında 523 Yüksek mektepler mübayaat ko- misyonu riyasetinden: Mülkiye ve Yüksek muallim mekteplerinin 93 ekmek ihtiyacı o pazarlık süreti ile mali sene S-11 - 931 perşeml günü Fındıklıda Güzel San'atlar Akademisin ler muhasebeciliğinde mübayaat komisyonu tarafından İ edilecektir. Taliplerin mezkür müracaatları lüzumu ilân olunur. (3641). ROSE günde saat 13,15 te komisyon LAND (PARK OTELİ) Ayaspaşa - Taksim Her gün saat beşten itibaren TE DANSAN JİMMY FYKES AND rum. Yalnız bir şüphe. — İyi ama. — Dinle: Reşit Beyle mimi misin? — O! Evet. — Onun fikrini ax, — Iyi, — Ama benden bir şey duy müş olmıyacaksın. har, lim. — Gidelim, ram. — Hayır, bayır. Sabırsız değilim. Fakat çok voruldum —o! — Süheylâ! — Canım! — Bir şey daha.. — Söyle. — Muhteşem Nihat Hanım o zavallı kıza bir şey yapma. sm. — Hangi zavallı kıza? — İşte o Fatihli sevgili de- diğinize., — Ne yapabilir? — Ben ne bileyim?. sabırsız yav- | — Hadi şimdi artık gide HİS BAND Habeş caz: maz, — Sen haber alırsön ban bildir, olur mu? — Olur. — Ama her şeyi de almalısm. habel — Haber alırım. — Hadi artık gidelim. — Bir fokstrot daha yapa lm da öyle... — Peki, Yine dansın velvelesi için karıştılar. Ahmet Nebilin içi deki üzüntü azalmış gibiydi Şimdi karmakarışık beynini içinde Süheylâ bir dost, Neh hat bir sevgili, Muhteşem N hat bir düşman kıyafetini all mirşti, | İ Otemebille Şişliye doğru İ çarken, Süheylö yorgun vüe İdünü Ahmet Nebilin koygun da ısıtmağa çalışıyor. Ahme Nebil de. bu yumuşak sıcaktı ” ğa kendini vermiş, yuklu du

Aynı gün çıkan diğer gazeteler