15 Mayıs 1948 Tarihli Sebilürreşad Dergisi Sayfa 9

15 Mayıs 1948 tarihli Sebilürreşad Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

KNN e " 'Cilt 1i, Sayı 2 SEBİLÜRREŞAD . 25 '_Hmiye sınıfının vatan yolundq%a buyuk hszmetierı “Açılması düşünülen din mektepleri hak- kındaki neşriyattan öğrendiğimize göre, mekteplerin Diyanet İşleri Başkanlığına bağ- lanmasında bazılarınca tereddüt edilmekte, bu hususta yersiz vehimler gösterilmektedir. mekteplerin dint. bir mahiyet arzede- ceklerine göre onlarla doğrudan doğruya Diya- net Dairesinin alâkadar olması lâzımdır. Ancak bazı müfritler, memlekette dini hayatın inkişa- finı insetemediklerinden, Diyanet -Dairesinin faal bir dutumda olmasını ideolojileri için'teh- likeli gördüklerinden, devletin mânevi hayatı- nın en büyük istinatgâhı olan bu yüksek mü- esseseye karşı türlü türlü mânasız ısnatlaıda bulunmaktan geri durmamaktadırlar. Öz tarihimizin, öz dinimizin, öz mılletımı— zin bir sınıf insanlarına, din âlimlerimize, hele onların en güzide, müdrik ve yıllarca ka- rakterleri tecrübe edilmiş ve Maarif Bakan- lığı gibi kendisi de devlet teşkilâtında yer.-al- maş elemanlarını toplayan Diyanet İşleri dai- resine karşı dil uzatmak, ne büyük insafsız - lıktir!. Her sınıf arasında yolunu şaşıran bazı fertler. bulunabilir. Ferdin kusurunu cemi - yete teşmil etmek kadar Haksızlık tasavvur olunamaz. İ . Din ehvline,. ilim erbabina karşı reva gö- * rülen bu saygısızlık, komünizm diyarından bize gelen kötü bir seciyesizliktir. Türk mil- - letinin yüksek karakteri buna müsait değil - “dir. Faziletli ve imanlı Türk milleti, daima ulemasına karşı en samimi hürmet ve sami- miyeti göstermekle temayüz etmiştir. Bu mütevazı ve feragatkâr sınıf vatanda bütün tarih boyünca pek büyük hizmetler ifa etmiştir. Daha yakın zamana kadar ilmi vi kazat hayat ızda yegâne âmil olan, bızlerı okutup yetiştiren o idi. Taııhı seferlerde or- du ile birlikte savaşlara katıları, askerin ma- nevi kuvvetini artırmıya, ahlâkını muhafa- zaya çalışan o sınıftı. Uzaklara gitmeğe ne hacet? Yunan iş:- galinden evvel beş vilâyetin iştirâkile İzmir- de toplanari ilk «Reddi ilhak» kongresinin en capılı uzuvları onlardı. Kongre relisi rahmet- li Nureddin Paşsa, beş Vılayetın merkez ve ,kaza müftilerini-de o kongreye davet etmiş- til, i Balıkesirde ve havalisinde baslayan Ku- vayı Milliye ve on üç ay devam eden harekâ- tın kahraman nâzımlaıı arasında da yine o sını: kıymetli adamlarını görüyoruz. Ha- cı efendıler, hoca ef ndiler, hafız efendıler hep o harekâta iştirâk ettiler. Hatta bir kıs- miı milli alay kumandanı, mi i tabur kuman- danı, miHi menzil müfettişi olarak tâ başta çalıştı: Bugünkü Celâl Bayarın Balikesir milli idaresine bağlı Akhisar eephesi kuman- danlığında Galip Hoca adile sarıklı bir hoca kıyafetmde çalışması acaba sebepsız miydi? Âsiler, girdikleri yerlerde evvelâ oranın müftisine ve hocalarına taarruzları boşuna de- ğildi. Gönen müftisi rahmetli Şevket Efendi ile nice benzerleri bunun en bâriz misalidir. Ulemadan İspartalı merhum Hafız İbra- him Efendi (birinci ve ikinci devre İsparta mebusu) ile Aydın mebusu Hoca Esat Efen- dinin Afyonkarahisarlı çelik alayı kumanda- . nı Hoca Şükrü Efendi (birinci devrede Afyon mebusu) nin ve nice emsalinin milli müca - delernizdeki hizmetlerini henüz unutmadık. Konya isyanının bastırılmasında en muhım â&mil, hoca Şükrü Hfendi idi. " Birinci devre mebusları içinde 80 k sarıklı âlim vardı. Elyevm Mılletvekllllgmde bulunan Rasih Kaplanla, eski Şer'iye Vekili Mustafa Fehmi Gerçeker de bunların içinde idi. Atatürkün, muhtelif meslek ve kanaat erbabını o Mecliste aynı gaye.etrafmda bir - leştirip milli bir kuvvet teşkil etmesinin hik- meti neydi? O mailli kuvvettir ki, bütün bir memlekette sarsılmaz bir vahdetin kökleş- mesine ve binnetice dâvanım kazanılmasına sebep olmuştur. Bokk «İslâm dini», bir terakki dini, bir fazilet dinidir. O, insanların dünyevi ve uhrevi hü- tun saadetlermı tekeffül eden esasları muh- vi bir iâhidir. Hurafeler, gerilikler, fazıletsızhkler o dinin esaslarından tamamen hariçtir. ünün Dıyanet İşleri Başkanlığı- ni idare eden zat, bütün islâm âleminde ta - nınmış salâhiyetli, mütefekkir, terakkiper - ver, hurafelere düşman bir adamdır. Ona di- ni tesisatta tam bir serbesti vermek hükümet hesabına bir zarar 'değil, bilâkis büyük, çok (Devama 32 nci sahifede)

Bu sayıdan diğer sayfalar: