23 Şubat 1933 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10

23 Şubat 1933 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

l — Bu şapka için de diyace- Şiniz birşey yok ya, başınıza | tastamam geldi. Ne Lüzum Var Dadı küçük çocuğu banyoya koydu. Anne gördü: — Na yapıyorsun ; su sıcak mı, soğuk mu bir kere derece koyup baksana |.. — Vazgeçin — Hanımefondi, Çocuğun yüzü morarırsa soğuk- tur, Kızarırsa sıcaktır. Dereceya Be İüzüm var?.. Tecrübe Paraşut tecrübesi yapılacaktı, muallim tâlebesine irahat verdi: — Beşyüx metreye yükselince kendinizi kaldırıp boşluğa atar- #nız, paraşut açılırasa sağ salim yere İnersinlz.. — Ya açılmazsa.. — Ö saman #ize başka bir paraşut veririz. Tecrübeyi onunla yaparmnız!.. Cebi Delik Ziyafetten sonra ev sahibi bir gümüş çatalla bir gümüş kaşığı #ofadaki halının üzerinde bulunca, kendi kendine: — Acayip dedi ve davetliler- den birinin cebinde delik varınş amma, hanğisinin?.. Salata Soğan Şalr, aynı zamanda bahçe meraklıı idi. Babçesini kendi salatalar, soğanlar diker, oulara bakar, yetiştirirdi: Geçen gün ziyarete gelen bir dostunu bahçede — gezdirdikten #onra: — İşte, dedi, bir yandan Şilr yazar, bir yandan da salata, so- gaa yetiştiririm. Dostu gülümsedi: — Ah azizim bu iki İşten birisini bıraksan, hemde sana, bem de başkalarına faidesi d- kunan yalnız salata soğan ekip biçmekle uğraşsan!.. Aynını — Yaşlıca fakat çok güzel bir Hanım, çenççe fakat çirkin bir kıza sordu ; — Benim kadar güzel elaca- Şanı bilsen, ne verirdin ?.. — Benim kadar genç olmak için vereceğinizin aynını |.. KN TAAZE ZD ı DŞ Gidenden Kalana * Kümran Şerife - Gak, dedi, gökte karga.. Dedim, kaptan alarga.. Hemen burdanm gidelim; Dayanmam yalvarmaşğa.. Ege geldi yanaştı, Deniz köpürdü taştı.. Sevgilime yalvardım, Duymadı sanki taş'tı., Hiç bakmadım ardıma, Muhtaç mıgun yardıma ?.. Ereceğim bilirim, Gün gelir muradıma.. Nerde i6e pârkin kaptları kapanacak.. — Bu soğuk havada şimdi: ye kadar açık tuttukları kaba- hat, herkes — içeride —donu- yorl.. Karga, dedi yine gak !.. Saçın sarı yüzün ak, Acaba nerden geldi Bana şimdi bu nnrıak. . H Hasisin Tenceresi Hasis uşağına bir mektup verip tencere satan bir dükkâna gön- derdi. Mektup şöyle idir Tencereci Efendi.. * Uşağıma bir yemek tence- resl veriniz. Parası olan beş lirayı zarfa koydum.,, Hamiş: * Beş lirayı #arfa koydum de- dimse de unutmuşum. Siz yine tencereyi gönderiniz, ,, Giden uşak-elinde bir meks tupla döndü: * Bayefendi. * Emrettiğiniz tencereyi uşa- ğınızla gönderiyorum. ,, Hamiş: * Uşağınızla gönderiyorum de- dimse de uşağınıza vermeyi unut- muşum, Siz yine yemeği eskisl gibi !ıımui'ı pişiriniz! ,, — Bon bir şapkayı UÇ sene giyerim, birinci sene kurdelâ- sını İkinc! sene şeklini değiş- tirlrim — Ya Üçüncü sene., — Şapkayi hir- yerde hir yenisile değiştiririm. — * tabakta ne kadar gyemek varsa hep- sini önüne aldık- tan sonra, yanın- da oturanın elin- deki tuzluğu gö- rereki L — Tuzu diraz h de - bana verir İ misiniz efendim?. — Hay hay « fendim, fakat bil- mukabele siz de Bana — tabaklaki Fir misiniz P. wuş kirem parasını esirgemez. — Bizim Hanıma da şaşıyorum, yüz paralık yemek yağının yemeği biraz ve hesabını sorar.. sonra da suralin) yağlamak için yüzlerce ku- divacı, hem de KATTERRAL AA —— Fren Kurtuluş ı"rn:l ,.ı;: - Yazın Eren- pencereden sark- b mıştı. Memur — i- köye gideceğiz, kar etti: #iade bizimle be- dlir müsi- — Beyefendi, ".b'; KA pencereden surk- niz P. mayınız |.. — Biz Erenkö- — Bir tehlike gün bir resmini | mi vardır ? aldık. — Odamıza — Mükemmel ressamdır., Bil. | — Hayır, fakat asacağız. Bu sa- | hassa ince bir. xevki varl. sakalınız çok u- T © gede hem masraf- — Yanındaki kimdir?.. Tun tren yürürken — Könüşürken ikide bir #öy ediğiniz nükteler güzel amma, fan kartulayoruz, — Kariıti.,. trenin — rür'atini niya yarar ki Son Postanın mizah şahitesini ben GSizdan daha hemi de wivrisi- kesiyor.. #evvel okudum. nekten ! Ava Giderken A Kuzum Bekledim usanmadan, Kaç senedir a kuzum !.. Gel bana haydi bir an; Bugün nedir « kusum l.. Olmalısın alışık ; Demişler bana âşık, Âşk illeti sırnaşık, Bir kenedir. « kuzuml.. Nazlanma gine a kız, Yaşanmaz yalnız yalnız ; Dargınlık bir manasız, Bahanedir. a kuzum !.. Söyledim binbir kere, Yakışmazsan Ne çare |.. Yorulmasın boş yere; Bu çenedir a kuzum !.. *& — Dün akşam baloda her- kes senin- yüzüne bakıp gülü- yordu.. — Çok mu bayamışım aca- ha?.. — Bilâkia — dudağına — boya sürmeyi unutmuşsun!.. — Suphi Beyin bir aşk izdivacı . yaptığını — iddia — Ben aksini seylemedim kil — Nasıl söyle- medin, aşk izdi. vacı demedin mi? — Ecet, aşk iz- para aşki. | için.. Uzun zaman Hindistanda ye- şamış bir avcı anlatıyordu: — Biz Kaplan avına gidece ğimiz zaman Fillere binerdik. Dinliyenlerin — arasından bir çocuk sordur — Kaplan avına giderken Fil- lere iyordutur, peki Fil avına de Kaplanlara mı biner diniz ?., Süpürüyor — Dün akşam sizin evde gördüğüm kuyruklu entarili kadın çok sinirime dokunuyor. Ne vakit bir çay verseniz muhakkak onu Çağırırsınız. — İşimize yarıyor da — onun için. — Anlamadım. — Kuyruklu — entarisile evde kadar toz, süprüntü varsa sü- :hp temizliyor. Ertesi günü bize iş kalmıyor. Saatler Bir hamal kocaman bir duvar #saatini arkasına âlklıııml; götü- rüyordu.. Suphi bunu gördü. Bir bamalın sırtındaki saate, bir de kendi kolundakine baktıktan sonra: K — Kol saati, dedi, her halde | daha kullaniışlı bir şey.. Müfret Çerçöp zade kendi Iddliasına göre çok kibardı. Herhanği şey ' — Niye böyle yaptınız?.. Denilse hemen: — Biz kibarlar böyle yaparız!.. Diye cevap verirdir. Birgün * — Biz kibarlar böyle yaparı: Cümlesini tekrar ettiği zaman yanında bulunanlardan bir gramer — Size verdiğim - romatlama | ilâcından memnun musunuz ?.. — Çok memnunum doktor, | ağrılarımı serre kadar - fazlalap- | tırmadı |.. çe

Bu sayıdan diğer sayfalar: