7 Mayıs 1934 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8

7 Mayıs 1934 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SEVDİĞİM KADIN — Zabıta Romanı — İktıbas Hakkı Almancadan Tercüme 7-B- 054 Nakili: Sadettin Reşit İhtiyar adam pek tabil vazife deruhte namus ve haysiyetine leke getir- miyecek bir iş olduğunu temin etti. Bununla — beraber eğer işi muvaffakıyetle neticelendirirse epey mühim — bir parı alacağıni da ilâve etti, bu sırada - binbaşı söze karıştı: — Dikkat ve çekingenlik lâ- zım! Aranızda tekarrür eden şe- raiti bir kâğıda — yazarak imza ettiniz. mi? — Oh, ondan da — fazlasını yaptık. İşte çek burada, — eğer muvaffak — olursam on beş gün soura sermayedar olacağım. — Eğer muvaffak olamazsan? — O zaman çekin bedelini ödemiyecekleri. — Direçkel hileler, desiseler kumkuması.. Yarından — itibaren çekin tediye edilmemesini temin edebilir! Dyie ihtiyar homurdandı, Emr mi cevaben: — Beui aldatmağa — cesaret edemiyecektir. — Menfaati buna mânidir. Öyle bile olsa, o zamam da bu güzel seyahat, satın aldı- him öteberi, ve bunlardan başka artacak olan birkaç yüzlük mark benimi' kârım olacaktır. — Seyahat etmen mi lâzım? Nereye? — Bundan bahsedemiyeceğim babacığım. — Senin bu husustaki tecrübelerinle bilirsin ki, ketumluk bu gibi işlerde başlıca şarttır, Bundan — mâda Direçke ile ara- auzdaki — münasebetin — dışarıya gaızmasını katiyen arzu etmiyorum. — Ben de istemem. Bu ada- min yanında insanın — kıymetini arttıracak — işler taksim etmezler. Fakat bugünkü felâketli hayat tarzı içinde, izzet seadet gibi ser- semliğe kıymet — verecek kim var ki? — Babacığım ben her - türlü şerait dahilinde namusumu muda- fan edecek kudrete malikim! * Emmt: kompartımana — girer girmez oturdu. — Asabiyetinden yene kalp çarpıntısı — tutmuştu. Başladığı işin pek iyi olmadığını idrak etmekle — beraber imkân haricinde olduğunu da teslim edi- yordu. Bu saniyede — bu cidalde ateş hattına — vâsıl olduğu için harbi ihmal etmek kabil değildi. Vicdanından çekiniyordu.. Kendi kendine her hangi bir sual sora- cağından korkuyordu. — Fikrinde hep ayni sual cevapsız kalıyordu. Acaba hakikaten muzalfer olmak niyetinde miydi? kendi kendisine taan ederek rubi bir mücadeleye girişti. Birbirlerine en nt hassa- siyet arasında perişan bir halde idi, Bu endişeli, sıkıntıl halinde Görmek firaati. kaçırılmıyacak bir film olan ve HELEN HAYES tarafından temsil edilen HATA YILDIZ Sinemasında (Eski Etuâl ) Kemali mavaffakiyetle devara ediyor geei GA R a | k olarak bu muavenetin nereden geldiğini sordu. Emimi Mösyö Direçkeden ettiğini samimi- yetle itiraf etti. İşin teferrüatın- dan tabiatile bahsetmedi. Yaluız | çalışmamız cumaya kadar devam mazel biz birbirimizi bir yerden tanıyoruz? - lokantasında güzel bir. saat ge- çirmiştik. onu dışarıdan gelen tatlı bir erkek | sedası kendine getirdi. Hol biletçi ile konuşuyordu. Emmi azimle ye- rinden kaktı. Son endişe ve kor- kularını bir kelime ile dağıttı: Dod-ı_ Bunu ben böyle istiyorum! | Tren kalkmıştı. Emmi koridora | çıktı. Hol bu saniyede göze çar- pan bir alâka ile ona döndü: — Eğer aldanmiyorsam mat- Hıdırellez Safası Dün Hıdirellez keyfi yapan Çingeneler ve segircileri Dün Hiıdirellezdi. Baharın müj- | decisi sayıldığı için birçok aileler uzak yakın mesire ve tenezzüh yerlerine gittiler, geç vakte kadar eğlendiler. Dün bilhassa Kâğıt- hanede, eski seneleri hatırlatacak kadar fazla bir kalabalık vardı. Dere sandallarla baştan başa dolmuştu. Hakikaten bikaç gündenberi mütereddit giden havalar dün iyiden iyiye düzeldi. Bilhassa öğle- den sonra ortalıkta tam bir yaz havası vardı. Hidirellez ayni zamanda Çim Son Postanın SON POSTA aamn Mahfuzdur Tefrikası No.22 — Evet Mösyö Hol. Rikof — Oo.. Demek ismiml hatır- liyorsunuz?.. İtiraf ediyorum bilet- çinin affedilebilecek ketumiyeti sayesinde sizin isminizi öğrendim. Siz Raynada ikamet eden Baron Şazberg ailesinemi mensupsunuz? | — Evet! Emmi bu cevabı kısaca ver« mişti. Çünkü samimi olmak lâzım gelirse bu isimde Baronun vücu- dundan şimdi haberdar oluyordu. ( Arkan var ) amamamr : aa | gününe çığrışanlar, koşarken yerlere se- | ürperti veriyor. genelerin bayram ittihar ettikleri gün olduğu için, dün, bütün Çin- | geneler muhtelif yerlerde ve bil- hassa Edirnekapı dışında topla- | narak eğlenmişlerdir. Bu arada | Edirne ve havalisi çeribaşılığı ta- | rafından Bir de beyanname neşres dilmiştir. İçerisinde bir bahar şarkısı yazılı bulunan bu beyan- namede, güneşin doğuşundan iti- baren, herkes bayramın tesidine davet edilmiştir. Beyannamenin en sonunda çingenece bazı şiirler | daha bulunmaktadır. Galatasarayla Fenerbahçe Nasıl Hazırlanıyorlar ? çalışıyor. Galatasaray, bize verilen bir haberde bu Cuma şu kadro ile sahaya çıkacaktır: Necdet, Muslih, Rasih, K. Faruki, Daayal İbrahim — Nihat — Kadri Faruk — Lütfi Avni Fenerbahçeye — gelince; — dün Zeki Beyle konuştuk. Kendisi kulüpte idi ve bize şunları söyledi: "—Her mühim maç karşısında olduğu gibi cuma günü için de | şimdiden çalışmıya başladık. Bu ( Baştarafı 1 incl sayfada ) . FEYZiYE MEKTEPLERİ Cemiyeti menfaatine Yarın akşam MEL FEVKALÂDE BİR MÜSAMERE iha Tevfik Hanım, Müuammer Bey ve en F 6 refiki Cöolile Enis Hanım, Dar Şevkiye H. Tanburi R Münir Nurettin Beyin hiç görülmemiş tangoları, Şort muzikal, Necip Bey orkostrası ve eair bir çok numaralardan mürekkep fevkalâde bir müsamtre. Hem eğlenmek hem Maarife hizmet etmek Biletler S_q ve l(_]) kuruştur. Sinema gişesinden ırı(ııy'ınıı.) | dan daha değişik bir şamba edecek. Salı günü kendi aramızda | bir ekzersiz yapacağız. — Takım nasıl? — Takımı henüz teşkil etme- dik. Belki her zamanki kadrolar- | takımla | çıkacağız. Cuma günü Galata- | saray karşısında mevki alacak | olan takımın hakiki kadrosu çar- günü belli olacaktır.,, Dr. KEMAL NURİ Cilt ve Zührevi haslalıklar mütehassısı Beyoğlu: Rumeli han 16 Tel : 40153 EK Sinemasında Hanım, Eduardo Bianco orkestram, | Canlı | şehir, | sokaklara bol su bırakılırsa, cekr M_u.hğırebe ( Baştarafı 1 inci sayfada ) | korku, dehşet ve şaşkınlık içinde çil yavruları gibi darmadağın oluyorlar. Ortalık bir ana baba dönüyor. — Bağrışanlar, rilenler, duvarlara çarpanlar, ezi- leslet, Çiğnebenler... Manzara müthiş değil mi ?.. İnsana tasavvura bile korku ve Yalhız. bu mu? Yalnız panik Birkaç dakika | sonra şehir sokaklarına yayılan zehirli gax tabakaları içinde ne- ler görünür, neler işitilir? Kor« kunç hırıltılar içinde boğazlarını parçalarcasına sıkan, mütemadi öksürük ve tıkanışlar arasında iki büklüm öteye beriye serilen, kıvrılan inşanlar, yerlerde sürüke |Öenenler, tırnaklarile toprağı eşe- | leyenler, iki duvar arası! iki kat sokulup kaskatı kalanlar.. Bakın, bütün bunları anlatırken, siz bile gözlerinizi açtınız? Korkunç şey değil mi? — Evet., — Zehirli gazların içinde en fehlikelisi Foskeyndir.. İlk tenef- füste birşey hiss z. Fakat yavaş yavaş dehşeti artar, sinirler gerilir, boğaz tıkanır ve boğulma başlar. Sonra Gebikeni gazi ge- lir ki, bu zehir mayi halindedir. üstünde — mütbiş bir kabarık, bir yara açar. Fakat şunu da düşünlün ki, Avrupada da, bizde de zehirli gazlerin tehlikesi fazlasile müba- Bir insan tedbir ne tehlikesi uzuvlar derin lâğa edilmiştir. bu gazlerin Mübalâğa - fazladır' ve | zin alınmadığı zaman kendini gö terebilir, Profesör Arnd sustu. Ben so- ruyorum: — Bir zehirli gaz hücumunda İstanbul ne hale gelebilir?, Profesör düşünüyor: ne deyeyim olmaz.. Fakat her halde müthiş bir panik baş gösterir.. Öyle bir panik ki, ine | sanı deli edebilir.. İstanbul sokak- ları karmakarışık bir hale gelebi- lir.. Şaşıran, muvazenesini kaybe- | den, gürültü ve feryattan afallıyan insanlar darmadağın, birer tarafa kaçmak ister, haçamaz. Bir akrep nasıl yuvarlak bir ateş dairesi içinde kaçacak bir yer arayıp ta bulamaz kıvranırsa, - insanlar da öylece sağa sola, öne, arkaya koşmak, geri dönmek, çırpınmak, bağırmak, — saçlarını — yolmakla uğraşır, dururlar.. Fakanat... Profesör burada birkaç saniye sustu ve devam etti: — Fakat — zehirli tehlikelerine * karşı tırılır, — ders — verilir, çareleri — gösterilirse, hiç bir —şey — olmamış gibidir. Yalmız derim bir süküt., Halk itidal ve soğukkanlılıkla mahzenlerine, korunma istasyon- larına çekilir.. panik namına | hiç bir hareket vuku bulmaz.. ku olmaz.. Hele halk bu işte ders görür, bir zebirli gaz hücumunda gazların halk alış- korunma © zaman e- hirli gazlar bir anda tesirini azal- | tarak kaybolurlar, Dedim ya, ze- hirli gaz mahiyetini bilenlerce tehlikeli değildir. Sonra zehirli gazlar içinde Gebk | kenz gözyaşı döktürür. Boğucu | bir kokusu vardır. Ağlamak ve hiçbir tarafta hiçbir şeyi göre- memek tehlikesi vardır. ehşeti ancak tedbir | ki.. kor- | | - Profesör Ârnd'e yeni bir sül soruyorum: — Zehirli gazlardan korunmal için, mahzenler ve istasyonlâl nerelerde yapılmalı?. j — En iyi yer, Yerebatandıfi Burası muazzam bir şey... Binleâ | insan alır. Sonra apartımanları bilhassa mahzen yapılmasına dik? kat edilmiyor.. Bu mahzenler, heft hangi bir tehlike karşısında ©© Bence - İstani tehlike zehirk iyi- melcelerdir. için en büyük gazlardan ziyade yakıcı bolttü balardır . Çünkü İstan! evlerinin ekserisi ahşaptır. Bu yi? kıcı gaz bombaları, bir kere düf tümü, fena, müthiş, büyük tehlike çıkarır, Evler bir anı tutuşur, yanar, insanlar kavrulufi Bunun önüne geçmek te güçâ Meselâ Avrupadaki evler tamiff mile kârgirdir. Üst katları, tar araları, kumlarla doludur. Böf — bir yakıcı bomba isabet ettti zaman kumların işinde tesiri ü'% denbire sönüverir ve hiçbir M.y yapamaz. | — ©Ö halde, lııunbıııııy-*'ıi i gazlerden en çok tehi likeye maruz yeri neresidir? — — Büyükçarşı, Mahmutpaflli Eminönü ve Karaköy.. Bilha':, Büyükçarşı, İstanbulan en tehlikede bulunan yeridir. Sonff | zehirli gazlerin hücumu daha ıiyJJ çukur olan yerlerdedir. Meselâ Eminönü, Bahkpapazâf! Karaköy, Haliç vesair çukur yef” ler, bunlar tehlilkce hududu içinde" dirler. Fakat buna mukabil yük sek yerler, bu tehlikeden kismef uzaktır. Çünkü zehirli gar dibtl iner, İ Profesör ile bu hususta uzuff uzun konuştuk.. Onua fikr'm#'t Belediyenin şebri siyanet için yf pacağı en iyi şey, Yerebatâf Sarayını bir mabzen halinde talfı zim etmektir.. Profesör birdenbire: — Ha, dedi. Birşey daha vüf Bunu bilhassa dikkatle dinleyif ve kaydedin: Şehir halkını panik” ten, zehirli gaz tehlikesinden K0 rumak için yapılacak en“iyi tayyarelerin — geldiğini sür'atlt haber vermektir. Meselâ, Almaff yada bu hususa çok dikkat odi yorlar.. Bütün halka zehirli gö maskesi vermek güç bir iş.. w hatta gayrimümkün.. ’ Bunun için istihbarat tqkiıla | yapılmıştır. Bütün — hudutları (100), (200), (300) metre fasıli ile ayrılan moktalarda düşmaf tayyarelerinin geldiği göıüllrh:ı bir anda bütün memleket bu tel? likeden haberdar edilir. Halk bi telâş — etmeden, paniğe uğ ramadan — disiplin dairesi: mahzenlerine çekilir ve tek can feda edilmemiş olur. Dedim ya, herşeyden ev' “haberleşme sistemi, lâzımdır. TÜRK ANONİM ŞİRKETİ İstanbul Acentalığı Liman Han, Telefon: 229256 Mudanya Yolu SAADET ve BARTIN yapurlarıCumartesi gününden m! HERGÜN :: ,30 &| Tophane rıhtımından kalkar.

Bu sayıdan diğer sayfalar: