17 Mart 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 12

17 Mart 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SON POSTA Akdeniz incisi Kadircan Katlı G5» 173/956 <em> Yazan : Düşmanla çarpışma müthiş olmuş, muvaffakiyetle neticelenmişti.. Venedik gemisi Pulat reisin ge - misini görmüştü. Onu kendi gemile- rinden birine benzettiği anlaşılıyor. du. Çünkü hızını arttırmıyordu. Za - «en aldanmaları da bekleniyordu. Zira bu gemi bir hafta önceye ka *İrında denize düştü. dar sahiden Venedik bayrağını ta- #iyordu ve Venedikte yapılmıştı. Pulat buna sevindi. Güvertedeki İeventleri gizledi. Külâh ve kavuklarını çıkartarak ka- ra, kırmızı veya başka renkte bezler bağlattı. Aralarında beş altı yüz adım ka - lıncıya kadar bu hal devam etti. Venedik gemisinin kaptanı, bu ge- minin amirallık tarafından böyle karaya boyatıldığını, Kıbrısa mü - him bir emir veya bir kumandan götürdüğünü düşünüyordu, yahut Kıbrıs valisi tarafından Türk kıyı - larında keşfe gönderilmişti de şim- di geri dönüyordu. < Pulat reis Murada döndü: — Çabuk aşağı in, leventler yu - karıya çıksınlar. Fakat güvertede yere eğile eğile iş görsünler. Düş - man işi anlamasın. Venedikli mülâzim kovalanan ge- minin Matyanoya ait olduğunu hâlâ şüphesiz bir surette kestirememişti. Pulat reis ona çıkışınca da can kor - kusile şöyle diyordu: — Ben donanmaya gireli pek az oldu. Yüzden fazla geminin içinde seksenden çoğu birbirine benziyor- du, bunların arasında Matyanoya ait olanı nasıl hemen ayırmak müm. kün olur? Poyraz Burnunu » Dönünce Pulat her kim olursa olsun buna rampa edecekti, Matyanonun gemisi ise iş bu suretle bitmiş olacaktı. De- ğilse, aradığı geminin hangisi ol - duğunu öğreneçekti, Simdi başlıca leventlerle bir ara- da idi. Deli Mustafa şöyle dedi: — Poyraz burnunu kıvrılmadan suna yetişmeliyiz. Böyle olursa di - ğerleri bizim rampa ettiğimizi gör- © mezler ve başbaşa kalırız. Veli hemen tasdik etti: — Çok doğru... Çabucak hakla - riz. Venedik gemisi Poyraz burnunu kıvrılmak için ancak on on beş da- kikalık bir zaman istiyordu. İki geminin arasında ancak yüz adım kalmıştı. Güvertesinde zırhlı veya zırhsız askerler vardı. Hepsi de karaya bo- © yanmış olan gemiye merakla bakı - yorlardı. Fakat bu uslu ve sessiz ka- » abalık birdenbire karişıverdi. Bağ- rışmalar, kumandalar birbirini ko - valadı. Topların hazırlandığı, nam- luların Türk gemisine çevrildiği, kıs — lıçların sıyrıldığı görüldü, © Pulat: — Bizi tanıdılar!... Diye homurdandı. Sonra Velinin omuzuna dokunarak: — Çabuk, vardiyanbaşıya söyle, daha hızlı... Yalnız ona güveniyo- ruz. « Pedi. Kürekçilerin yanlarından kırbaç sesleri ve küfürler duyuldu. Kürek- > ler hızlandı. Elli adım kaldığı zaman Venedik © gemisinin bordasında birbirinin ar- kasından üç alev ve duman görül - “dü. Pulat reis onun burnu gecmesi- we, ne mâni olacak şekilde manevra ya- pıyor, kıyı ile kendisinin arasına a- lıyordu. Gülleler Türk gemisinin yakınla- Özlenen Savaş Türk gemisi düşmanla ayni rota- da olarak onu otuz kırk kulaç ge - çince birdenbire provasını sola çe- virdi. Düşman gemisinin bordasına doğru prova toplarile ateş etmiye başladı. Düşmanın yolu kesilmişti. İki taraf arasında yaman bir top ateşi başlamıştı. Fakat Türk topçuları her zaman olduğu gibi Venediklilerden daha hızlı ve daha çabuk ateş ediyorlar-| dı. Ayni zamanda bütün hızile düş- | manın bordasına doğru yürüyordu. Düşman da dümeni iskeleye kır- dı. Kıyıya yaklaşmak, hattâ icap e derse geri kaçmak istediği anlaşı - yordu. Çünkü ileri gitmekten ümi- di kesmişti. Bu yüzden bir müddet daha top kavgası devam etti, Rampa ettikleri zaman leventler günlerdenberi özledikleri savaşa büyük bir sevinç ve heyecanla baş - lamışlardı. Pulat Venedikli mülâzi. me düşman gemisinin kıç kasarası üzerinde sağa sola emir veren ince uzun boylu bir adamı gösterdi: — Geminin kaptanı bu mudur? — Evet... Lâkin bu Matyano de- ğildir. — Doğru söyle... — Şimdiye kadar yalan söyledim mi? Pulat ileri koştu. Yalın kılıç le - ventlerin arasına girdi. — Bir esir... Bana bir esir ve - rin!... Diye haykırdı. Tekgöz Ali bir eli- le kıhcını sallarken, diğer elile de bir Venediklinin ensesinden yaka - lıyarak Pulatın bulunduğu yere fır- lattı. Spor Türk Atletinin Londradaki Muvaffakiyeti İrfan kazandığı dereceyi kolaylıkla geçebilecek kabiliyettedir İrfan şehrimizde bir spor günü Ge'ata- saray bayrağı taşıyarak sahaya çıkarken Galatasarayın emektar atleti ülleci İrfan bu mevsim yine me yapılon oksfort - Kem- briç arasındaki izm maçında gülle atma birinciliğini bütün ra- kiplerini yenerek kazandı. Üç senedir Kembriç oüniveristesinde tahsilini yapan İrfan geçen sene de iki üniveriste arasındaki senelik müsabakalarda gülle atmak sure- tile birinciliği almıştır. Her sene muntazam bir mesai ile terakki eden İrfan cumartesi günü yapılan senelik atletizm maçında Kembriç üniversitesi na- mına müsabökaya girmiş ve gülle İstanbulda ve İngilterede yap- tığı bütün müsabakalarda irfan şimdiye kadar 13,/0 den fazla bir derece elde etmemişti. Kembriç « Oksfort üniversite- lerine ait rekoru kırmış olan İrfan mevsim zarfında bu dereceyi de kolaylıkla geçebilecek kıymette bir atlettir. Şehrimizde yapılan altıncı Bal- kan oyunlarından evvel apandisit ameliyatı geçiren İrfan, ufak bir idmandan sonra da Balkan oyun- larında gülle atma ikinciliği ka- zanmıştır. İngiliz üniversiteleri arasında yapılan bir müsabakada rekor yapmak suretile muvaffakiyet gös- teren bu gencimizin şayanıdikkat muvaffakiyetini takdir ve kendi- Pulat bu adamın göğsüne hançe- rini dayadı. Süleyman da: — Kaptanın adı ne?7. Diye sordu. — Leonard... — Malyano nerede? — O en öndedir. Bize kılavuzluk iyordu. Kayalara Düşüyoruz, Geri!... Bu sırada Sessiz Ali araya girdi: — Reis, kıyıya sürükleniyoruz. Kayalara bindireceğiz. Pulat kıyıya göz atar atmaz Ses - siz Aliye hak verdi ve savaşan le - ventlerin arasına girerek: öğ — Geriye!.. Kayalara düşüyoruz. Kundak atacağız... Diye haykırdı. Leventler gerilediler. Kundaklar zaten hazırdı. Türk gemisi düşman gemisine at- tığı kancaları kesti ve ayni zaman- da bir kaç yerine birden, kundaklar atıldı. Bunlardan üçü bir anda yel- kenleri tutuşturmuştu. Venedik ge- misi yanmağa başladı. Pulat reis borda toplarile bir kaç ta gülle ya - pıştırınca büyük bir kargaşalık ol - du. Gemi çabuk çabuk kıyıya gidi- yor, ayni zamanda yan yatıyordu. sini tebrik ederiz. Güreşçilerimiz Olimpiyada Hazırlanıyorlar 1936 Berlin yaz olimpiyatla- rında kendilerindan en fazla mu- vaffakiyet beklediğimiz güreşçi- lerimiz hummalı bir faaliyetle ha- zırlanmaktadırlar. Haber aldığımıza göre; bu yıl ilk defa olarak olimpiyatlara Greko - Rumen güreş takımından maada imilli serbest güreş takımı da götürülecektir. Bunun için güreşçilerimizden mühim bir kısmı serbestte çalış- mağa başlamışlardır. 56 kiloda Kenan ve Koca Ö- mer çalışmağa başlamışlardır. 61 kiloda Yaşar çok kuvvetli bir güreşcidir. Eğer hâlen Maca- ristanda bulunana Abbas milli ta- kıma alınabilirse Yaşar serbeste girecektir. 66 kiloda Sadık, 72 de Anka- ralı Hüseyin, 79 da Mersinli Ah- met, ağırda Ankaralı Necmi ha- zırlanmaktadır. 4 Sporcu Çiğ Altında Kaldı Bükreş, 16 (A.A.) — Dağ sporları yapmak üzere Bükreşten gelen sekiz sporcu Sinaya yakınında bir çığ altın- da kalmışlardır. Sporculardan dördü gemisi, Musavvaya gitmek üzere, ge- Bu şubede yazılı kardeşlerin (Arkası var) kurtarılmış, dördü ölmüştür. atmada 13.87 ile birinci olmuştur. | Hitlerin Nutku (Baş tarafı 1 inci yüzde) ve sağlamladığını anlatarak bütün Al- manlar arasında ayrılık namına bir şey kalmadığını söyledi. Arada «biz demokrasiye düşman değildir, demokrasiyi birliğimizde yaşa- tıyoruz» dedi, ve sonra «memleketin siyasi hayatını teşevvüşlerden gurtar- dık» sözlerini söyleyerek (o Nazizmin kazandığı muvaffakıyetleri saydı. Her Hitlerin nutkunda bugünkü hâdiselere temas eden ve Almanya tarafından tutulan siyasetin harp de- gil, fakat sulh siyaseti olduğunu gös- termeyi istihdaf eden bir manzara bilhassa ehemmiyetle karşılandı . Her Hitler bir aralık, bütün dinleyi- cilerine hitaben bağırdı: — Ey Alman milleti! Fransa ile anlaşmak istiyor musun? Anlaşmak listiyorsa, «eveti» de, anlaşmak istemi- yorsan, «hayır!» de. | Bu sual ile beraber o muazzam ke- ilabalık bir ağızdan haykırdı: I — Ya! Ya!. (Evet, evet!). Nutkun en mühim noktası budur. Mecburi askerlik usulünün yıldönümü Berlin 16 (Hususi) — Bugün Al manyada mecburi askerlik usulünün kabulünün yıldönümü kutlulandı. Ak manya harbiye nazırı (Frankfurt) ta- ki askeri kıt'aları teftiş etti. Bu mü - nasebetle yapılması düşünülen büyük resmi geçitten vaz geçildi. İ Fransız haberleri mübalâğalı Londra, 16 (A.A.) — Deyli Eks pres gazetesi hususi (o muhabirinin Karlsruhaden bildirdiğine göre, Fran - sız hududu yakınında yapılan Alman keri görmüştür. Hududa en yakın bu- haberleri mübalâğalıdır. Hudut mın - takasında yaptığı bir dolaşma esnasın- da muhabir seksen kilometrelik bir mesafe üzerinde ancak 30 Alınan as- keri görmüştür. Hududa en yakın bu- İlanan kuvvetler bu hududun beş kilo- İmetre uzağında yer almış bulunuyor - lardı. Fransız parlâmentosu namına bir heyet hududu teftiş etti Paris, 16 (A.A.)—Meclis ordu encü meni tarafından neşredilen bir tebliğde, İmeclisin tayin ettiği husust bir heyetin Fransanın şimali şarki tahkimatını teftiş ettiği ve kıtaatın burada mane- vi ve sıhhi bakımdan çok mükemmel İşerait içinde bulunduğunu müşahede İettiği bildirilmektedir. Encümen, sivil ahalinin normal ya- İşayış tarzına dokunmadan icap eden bütün tedbirlerin sür'atle alınmış ol - İmasından dolayı memnuniyet izhar etmektedir. i Diğer bir heyet, yakında şimal İtihkâmatını teftiş edecektir. Eski bir İngiliz nazırı: Almanya haklıdır, diyor Londra, 16 (Hususi) — Büyük İharpte nazırlık etmiş ve Versayı im- za etmiş olan Core Barnes bugün söy- lediği bir nutukta Versay muahede - sinin Almanyayı silâhtan tecrit, o ve |buna mukabil galiplerin de silâhlarını halbuki (Fransanın silâhlarını arttırdığını başka memleketlerin Fransa gibi hare- ket ettiklerini, nihayet İngilterenin de layni yolü tuttuğunu söylemiş ve niha- yet &Almatiya kandırıldığı gibi biz de kandırılmış olsaydık ne yapardık? Her halde isyan ederdik. Almanya da bunu yapmıştır» demiştir. Petrol Yüklü Bir Yunan Vapuru Yandı Süveyş, 16 (A.A) Küllyetli miktarda petrol yüklü Styliani adlı Yu- nan vapuru Kızıldenizde ateş almıştır. Tayfanın Fusi Jama ismindeki İtalyan vapuru tarafından kurtarıldığı söyle - niyor. 1828 tonluk bir tekne olan Styliani is azaltmalarını kabul ettiğini, ve İçen pazar Süveyşten hareket etmişti. Beyoğ.u Birinci I Noterlik Dairesi Mühürlendi Diğer İki Noterlikte Daha Tahkikat Yapılıyor İ Tevkif edilen birinci noterin dairesi Bundan bir müddet önce Beyoğlu Jbirinci noterliği hesaplarında bazı a !çıklar görüldüğünü, bu münasebetle defterlerin tetkik edilmekte bulundu - ğunu ve bu açıklar tahakkuk ettiği için birinci noter Selâhaddinin tevkif edildiğini yazmıştık. Noterin tevki (fine sebep hesaplarında 8500 lira açık zuhur etmesidir. İ Bu para 927 senesindenberi tera * iküm etmiştir. Defterlerde yapılan tet kiklerde her sene sonunda birer mik - İtar açık görüldüğü, fakat hesapların bu açık farkedilmiyecek bir şekilde tanzim edildiği anlaşılmıştır. Noterli- ğin bütün defterleri tetkik edilmek « tedir. Tetkikler sonunda daha başka suüis timallerle karşılaşmak ihtimali de var dır. Birinci noterlik dairesi dün mu - İvakkaten kapatılmıştır. Suç tamamen noter Selâhaddin &ze İrinde toplanmaktadır. Binaenaleyh ba bâdise dolayısiyle mes'ul tutulan baş” Ika kimse yoktur. Hâdise adliye mü * fettişliği © deltletiyle & mahkeme” ye intikal etmiştir. Ve bu işle adliye müfettişi Ekrem meşgul olmuştur. Noter Selâhaddin dün kendisiyle tevkifhanede görüşmek isteyen geze” tecilerle konuşmaktan imtina etmiş * tir. Diğer nolerliklerde yapılan teftişler ! Geçenlerdede Fatih liği bir teftiş yapılmiş, noter Şükrünün iki bin'liralık bir açığı tesbit edilmiş ve kendisine işten el çektirilmişti. O 28" man bu teftiş yalnız bir senelik işlet üzerinde yapılmıştı. o Şimdi diğer 80 nelerin işleri tetkike lüzum görülmü#" 'tür. Beyoğlu altıncı noterliğinde de ikinci derecedeki memurlardan bir ke” çı ile oradan çıkan eski bir memuru İve bir kaç avukatın sahte bir senet İ yaptıkları iddia edilmektedir. | Bu iddiaya göre varissiz 8len bir ib” tiyarın emlökine bu suretle tesahüP edilmek istenilmiştir. Bu hususta başlanan tahkikata — vam edilmektedir. Müddeiumumili ehli vukufa, noterliğin defter” i ikat ya Tr, erinde tetki yaptırmıştı” Tüberküloz Cemiyeti Toplantsi İstanbul Tüberküloz. cemiyeti. el Jaylık toplantısını yanın saat 18,30 da İğaloğlunda Etibba odasında yapacaktı. * | Beşiktaş Halkevinden: Beşiktaş Halke” vi dil, tarih ve edebiyat şubesi yarın *e 17.18 de genel bir toplantı yapscskti” top! İgelmelerini dileriz.

Bu sayıdan diğer sayfalar: