17 Mart 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

17 Mart 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

17 Mart BN Li Denize Düşen FVılana Sarılır Kabilinden.. #n emri vakünin garip bir tezahürü de şa oldu ki, hakkında zecri ted- Bir tatbik edilen İtalya, Lokarno muaha - desini temin edici devletlerden biri mfatile Almanya hakkında düşünülen tedbirlere iştirak etmeye davet — olumdu. Habuki bugün, İtalya, Cemiyeti Akvam Aan tarafından mütecaviz addü ilân olun- Muş bir devlettir. Bu sıfatla, aleyhinde bir | takım zecri tedbirler alınmıştır. Hatıâ bir kaç gün evvel bu tedbirlerin şiddetlendi- & alınması tilmesi ve İtalyaya gönderilen bargo konması dahi di idu. Der- ken, Lokarno misakının ihlâl edildiği iddi- Güle Almanya, bu muahadeyi feshetti. Ve herkesi bir telâştır aldı. O kadar büyük bir telâş aldı ki, esasen kendisi maznun İlân olunan bir devlet, beriki maznuna kargı harekete davet olundu. — Bu vaziyet İyanın başını döndürmedi. tkukan muahedelere — murayir beraber, — simdilik, iktifa edeceğini bils. yeti terketmek için ileri sür- düğü şart ise, gimdiye kadar hakkında a * “kamış olan kararlardır. Bu münasebetle l yan matbusnam neşriyatı bilbassa İn- Biltereye karşı müteveccih bulunmakta ve enin, eskidenberi olduğu gibi, da- ha iyi hâkimiyet kurmak için ortalığa tef Tka soktuğunu iddia etmektedir. Bu münasebetle bilhastın Stampa gaze nin neşriyatı dikkati çekmektedir. Bu Razete diyor,ki: *İngilterenin — Akdenizde kimiyet, Fransa ile İtaly Mazlıklarına istinat edi; Tnütevassıta ihtiyaç göstermeden bu iki 'let aralarında atlağverince İngiltere Yeni bir plân yaptı. Ba plânın şimdi ilk kur- n Fransa oluyor. Nitekim daha evvel fayanın başına çorap örmüştü. Nitekim nelmilel politika sahasında mutlak bir Mübesli sahibi olduğunu Sovyet 'Beya dahi İngilterenin bu şeytanf plânına an gidecektir.» teris vin anlaşama- n Her bangi * Öörülüyor ki, haklı veya haksız olarak İyan matbuatı, bugünkü vaziyetin ve « netinden bilhama İngiltereyi mes'ul gö- Töyor. Bu görüşte, büyük bir infial hissesi Mevcut bulunmakla beraber, bazı hâdise- İhik mahiyatlüs nüfuz ötmek soktasadan, İN Geşriyntin bürük faydam dokümüyet. Benim kanaatime göre, bu dürümu yal- Biz İngiltere değil, emperyalist — hırslarına bir türlü fren vutamayan — bütün büyük Vrupa devletleri ihdas etmişlerdir. Bun- 'dan bazılarının, bir icabı tabii olarak, i kazdıkları çukura düşmeleri kadat Minuki ne olabilir? — Selim Ragıp Arnavutlukta Kısmi Seferberlik Ve Yunanistan Âtina, 16 (Hususi) — Arnavut - umumi seferberlik ilân edildiği "e İtalya tarafından askeri bir heyetin vutluğa gönderildiğine dair ga - görülen haberler üzerine sü general Metaksas, Arnavutlu - ri ordusunu takviye etmek seferberlik yaptığını söyle- ha Yunanistanda Endişe Atina 17 (Özel) — Seferbetlik ilân e- Arnavutluğun Yügoslavya hududün - tahşit etmekte olması ve orduda tayyareleri mütemadiyen Korfo üzerinde ve İyonyon denizinde do - 4 üzerine Yunanistan İtalyaya mü - , !© ve bundaki maksadı sormuya karar Bir Ermeni genci yaip Gedükpuşada oturan tubafiye töccar - Karakoçun oğla 20 yaşında Yer- | M B3 gündenberi kaybolduğu, ve va- c ç “rafından arandığı haber verilmek - ettiği | SON POSTA Türk - Sovyet Dostluğu Moskova muahedesinin 15inci yılı dün kutlulandı Sovyet Elçisi, “ H&p Tehlikesinin Kapımıza Dayandığı Bugün De Yine Beraberiz,, Dedi (Baş tarafı I ı'ııeı"yıîlı.dı) Ziyafeti büyük bir süvare takip et- elçiler de iştirak etmiştir. Ziyafetin sonlarına doğru Şükrü Sa- racoğlu aşağıdaki nutku söylemiştir : Büyük elçi hazretleri, bayanlar, baylar . ” Bu akşam, bu Türk - Sovyet aile inci yıldönümüdür. Bugünü tes'it yo- lunda hepimizin hissettiğimiz sevince başarılan eserin büyüklüğünün tama- miyle muhik gösterdiği iltihar bissi karışmaktadır. Bu asrın en karışık bir devritide, iki komş$u memleket, kendilerine ver- dikleri yeni hayat unsurlarında, bir çok asırların toplanmış kinlerini bir kalem- de silmek kuvvetini bulmuşlar ve gü- |ler yüzlü ve ümit verici yeni bir bina- Jnın temelini atmışlardır. Türkiye ile Sovyetler - birliğinin karışıklık içindeki dünyaya, insa ti, alçaltıcı ve iğrenç aç gözlülüğün karmak için takip edilmesi lâzım ge- len yolu gösterdikleri bu mes'ut gün- |denberi on beş yıl geçmiştir. Evet, baylar, başarılan eserle ifti - har edebiliriz. Moskovada, konulan, bu ilk dostluk taşına daha bir çokları ilâve edilmiştir. İnsani idealizmin bu ilk. tezahürü - ne o kadar gâyretler ve o kadar başarı- lar aşılanmıştır ki, bugün sonsuz arı- zalar arasında lekesiz yükselen bu güs zel, bu asil, bu yıkılmaz Türk - Soy - yet dostluğunu sevinçle temaşa edebi- liriz. Büyük elçi hazretleri: İmanla ve her sahada başarılarla do- lu olan bu mazi Türk - Sovyet dostlu- ğunun istikbaline emniyetle bakmayı kabil kılmaktadır. Yüksek sulh davasi yolundaki iş birliğimiz çok — semereli olmuştur, ve her adımda karşı — çıkan güçlüklere rağmen, bu yüksek - ideale litimatla bağlı kalmaktayız. Muhakkak ki yeni gayretler yap - mamıiz İâzıtln gelecektir. Fakat bu hu- susta ihtiyacımız olan kuvveti, millet« lerin meşru menfaatleri, bunların sul ha ve saadete olan hakları için savaş- |mak yolundaki hararetli arzunun döğ- iduğu tükenmez kaynaktan almaklığı- |miz kabil olacaktır. Buna derin bir itimatladır ki, bizleri biribirimize bağlıyan paktı temdit et tik. Bu sabah protokolumuz Mosko « vada teati olunmuş ve bu suretle tec- 'rübeden geçmiş, itimatlı iş birliğimize on yıllık yeni bir devre açılmıştır. Bugün dostluğumuz, inanmıya ve başarmıya tereddüt eden dünyanın ü- zerinde bir sembol halinde yükselmek- tedir. Bu kuruculuk eserinin büyük işçi- leri şerefine kadehimi kaldırırken bü- ea K a Kamann < — — Dün ldim, — Yeni köprüye de ne ol-| ... du, Hasan Bey amca? bür eskisi gibi orta verin -| den ayrılmış... doğurduğu adt kavgaların fevkine çı-| yük bir heyecan duymaktayım. Sövyetler birliğinin şefi Kaleninin trole am-|miş ve buna sivil ve askeri erkân ve ' sıhhatine, Sovyetler Birliğinin tcâli ve refahına içiyorum, Büyük Stalinin, o- nun yüksek iş arkadaşlarının, büyük ve aziz dostumuz Litvinofun ve bü « yük elçi hazretleri, bu akşam kutlu - ladığımız muazzam esere yüksek şah- siyetinizin damgasını vuran ve her za- uat ürün şöleninde bizi topluyan hâdise, Mostko-|man ve dalima dostumuz olan sizin hateket | Ya Muahedesinin imza edilişinin 15 -'sıhhatınıza içiyorum, Sovyet elçisinin nütku Bu gutka Sovyet büyük elçisi Ka- rahan, şu mukabelede bulunmuştur: Bugün tes'it etmekte olduğumuz yıldönümün telkin ettiği derin fi - ikirlı—ıi fevkalâde parlak bir — surette izah eden muhterem Şükrü Saracoğ - lunun sözlerine tamamiyle ve şükran- la iştirak ederim. Türk - Sovyet münasebatının son 15 sene içindeki neticeleri karşısında yüreklerimiz bihakkin iftiharla dol - |maktadır. İki memleketin münaseba- |tı hakkiyle mucibi imtisal telâkki — o- lunmektadır ve şurası muhakkaktır ki bütün devletler bundan örnek alsalar dünya, şu veya bu devirde içine yu - |varlandığı endişe ve karışıklıklardan kurtulur. ve beşeriyet, maattcessüf sür'atli adımlarla bize doğru gelen ye- ni bir barpten korkusu olmaz. 1920 muahedesinin mes'ut yıldö - nümünü Avrupanın üzerinde fırtına- tekrar toplandığı bir anda, kutlulayo- ruz. Bütün dünya, sulh ve emniyet me- selesi etrafında yapılmakta olan mü - zakereleri heyecan ve bariz bir endişe ile takip ediyot. Milyonlarca insanın bu heyecanı ve endişesi tamamiyle yerindedir. Çün « kü, mevzuu bahsolan şey bir usul ve- ya hukuk meseleleri değildir, müna - kaşaların esasını fi'len bir dünya har « binin hazırlıkları teşkil etmektedir. Harbin bugün patlamıyacağı dü - şüncesiyle müteselli olmaya imkân yoktur. Hiç kimse bu felâketin ne zaman 4l.-ııçıınıı.ı geleceğini bilemez. Harp, |içinde bulunduğu bir çok müşküllerden sıyfılmayı ve — bunaltıcı - sıkıntilardan kuvvete müracaat suretiyle sıyrılmayı harpte arayanın elindedir. Bu harp, onu hazırlayan - tarafın - dan silâhlarının icap eden seviyeye gel- diğine ve beynelmilel siyaset kuvvat- leri arasındaki muvazenenin de ken- disine müsait olduğuna hükmedildiği gün ve saatte açılacaktır. Sovyet Rusya ve Türkiye daha mevcudiyetlerinin ilk gününden iti- baren sulh uğrunda mücadeleye baş- Mogolistan Ve Mançuko İhtilâfı Mogollar Bir Komisyon Toplanmasını Teklif Etti Moskoya, 16 (A.A.) — Ulanba - turdan bildiriliyor: Mançuko dış ba- kanı 6 Martta Mogolistan diş bakanı « jna bir nota vererek muhtelit bir ko - imiayon teşkili hakkındaki — Mogol ta- lebini kabul ettiğini bildirmiştir. Mo -| gol hükümeti, 14 Martta verdiği ce -| vapta, kamisyonun sıra — ile ve Mançuko topraklarında toplanma- sını teklif etmiştir. ŞEAML LA vEMeLEReEAN SÜ SANE GEFTERENE EELECEk KUGSEMACEREMALARAA mücadele ottiler. Sovyet Rusya ve Türkiye sulh için 'hudutlarının tamamiyeti için, ve ya - şayışlarını — istedikleri gibi kurmak için yaptıkları bu mücadelede biribir - lerine çözülmez rabıtalarla bağlı bulu- nuyorlardı. Ve harp tehlikesinin kapımıza da - yandığı bugün de gene beraberdirler. Taksim kabul etmez sulh ve kollek- | tf emniyet: İşte bize sulh mücadele - mizde rehber — olan iki prensip. Bu prensipler hemen hemen bütün Av - Taksim kabul etmez sulh aleyhinde | muştur. l Taksim kabul et mez sul aleyhinde söz söylenir ve şükranla — karşılama - maya imkân olmayan bir hulüs ile dünyanın bir tarafında sulhu garanti etmek kabul ve diğer tarafında bun - dan imtina edilirsee, harbin nereden geleceğini de bilmiş oluruz. Bugün yapılacak şey en titiz. hu - kukçuları bile memnun edebilecek for- müller yapmak değildir. Milletlerin ve devletlerin hayatf menfaatleri mevzu- ubahistir, ve sulh muhabbeti bir ta - kım çürümüş tarzı hallerle tatınin edi- lemez. Fakat vaziyet her ne olursa olsun sulh yolunda mücadelemize daima devam IdıdM"bl:d".l'g.yıl r teati edi- iden geçti, mes'ut v zamanda ve mahrumi- e mesai e 'y:âıırlı dolu yıllar. Ti ve Sovyet Rusya, sulhün uğrunda mü- z ulu*il;ıder Atatürkün sıhhatine | kadehimi kaldırıyor, yüksek bir | devlet adamı olan çok muhterem Başbakan İsmet ve aziz ve büyük dostum doktör Aras'ın sıhhatine ve dostlüğumuzun sadık tarafdarı olan sizin sıhhatinize içiyorum. Balıkçılık Enstitüsünde Yolsuzluk Balta Kimanında balıkçılık enstitüründe yapılan teftişlerde bazı yolsuzluklar gö - Tülmüş. Bu hunata tanzim edilen evrak Pazar Ola Hasan B. Diyor Ki: lamışlardır. Bidayette sulha olan hak-| yi verilmiştir. Yolsuzluk » larını silâh kuvvetiyle elde etmeleri 'ta alâkası görülenler arasında bir müdür, lâzım geldi. Sonra da, bir çok defa - |bir liman reisi, bir idare âmiri, bir lâbo - |lar tehdide uğrayan sulhu muhafaza | ratuvar memuru, bir hesap memuru ve bir tiçin her gün diplomatik vasıtalarla |hademe vardır. — ——a— — e— sabah — erkenden | — ... Halk, kavıklarla geçi - baktım ki ©o da, & yor. Tıp fakültesinin Yıldönümü münasebetile ı 14 mart günü kutlulanacaktı, fa « kültenin eski hocalarından Hamdi Suadın ölümü üzerine geti bırakıldı; bir iki gün p fakültesinin 19 uncu yıldönümü sonra yapılacak. Memleketimize çok faydası dokunmuş olan bu değerli ilim yuvasının kuraluş ta- rihi zaman zaman münakaşa edilir; bunun sebebi de şudur: Hekimlik Türklerde pek eski bir bilgidir, islâmliktan önceki çağ - larda Türklerden değerli hekimler yetiş - virlerde de Türkler bu ilim şubesine ehem- miyet vermişler, hekimliğe — dair kitaplar yazmışlar, mektepler açmışlardır. Bu iti- barla şimdi kutlulanmak istenilen yığdö- nümü olsa olaa Avrupa hekimlik bilgisini okutmak için açılan mücesesenin kurulu - gana ait olmalı. Osmanlı padişahlarından ikinci Mahmut 1826 da Yeniçeriliği kaldırarak Avrupa u- #ulüne göre bir ordu kurmuştu; 1827 de bu yeni aekere hekim, ve cerrah (opera - tör) yetiştirmek üzere bir mektep — açtı; bu mektebin adı «Tıphanei ümires dir, ye- Ti Şehzadebaşında Veznecilerde Tulum - bacıbaşı konağında idi. Bu mektep yatılı değildi. hünkârın hekimbaşımı — büyük up âlimlerimizden Mustafa Behçet bu mekte- bin müdürü idi; kardeşi Abdülhak Molla da hocalar arasında idi. O, Abdülhak Mol- la ki Saray eczahanesinin kapısında amlı «Ne ararsan bulunur mevte devâdan gay- rile misrainı, «Ne ararsan bulunur detde devadan gayril» şeklinde okuyarak büyük bir zarâfet göstermişti.. Tıphanei âmirede derslerin bazısı Türk- ge, bazısı Franszca okutulurdu. Bir zaman sonra cerrahhane tıphaneden — ayrılarak Topkapı sarayı içine getirildi. başına Fran- sız biz hekim getirildi, sonra tphane de Topkapı sarayı içine naklolundu, nihayet Tanzimatı hayriyenin ilânından bir sene önce 1838 yılındu şimdi Galntasaray İise- sinin bulunduğu yerde «Mektebi Tibbiyyel adliyyei şühünev kuruldu; Viyana üniver- sitesi profesörlerinden Bernard bu mües- sesenin başına getirildi; bütün dersler Fran- sırzca olarak okutulmuya başlanıldı. Tıbbiyye 1849 da Galatasarayda çıkan yangında yandı, mavekkaten — Hasköyde eeki bir kışlaya taşındı, 1864 de derslerin türkçe okutulması kabul edildi. Mülkiye tıbbiyesi 1873 de kuruldu. 1875 de askeri ve mülk? kısımlar bir arada ölarak önce Ahırkamda, sonra Kadirgada bir konağa nakledildi. Haydarpaşadaki binanın iaşası 1902 de bitmiş, Tıbbiye Demirkapıdan buraya © tarihte taşınmış ve 1933 yılına kadar ora- da kalmıştır, 1933 de de İstanbula şimdiki yerine geçirilmiştir. Tıp Fakültesi kurulaşündanbeti memle- kette ilim haysiyetini daima üstün tutmuş bir mücssesemizdir; yetiştirdiği mezünlar- Ia tedavi sahasında memlekete ettiği hiz- met meydandadır; bu fakülteden yetişen hekimler aramtda çok değerli eserler ya- zap ilim hayatına hediye etmiş olanlardan başka ilmi keşiflerile isimlerini beynelitilel tababet âlemine tanıtmış olanlar da var- dır. Yeni Demiryolları Merasimle Açılıyor Ânkaradan Hususi Bir Tren Karakuyuya Gidecek Ankara, 16 (Hususi) — Afyon Karakuyu demiryolunun

Bu sayıdan diğer sayfalar: