21 Mart 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

21 Mart 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

“ifşa eden idam olunur!,, Harb sanayi casusları arasındaki mücadele “son FosTA Litvanyalhı çamurları kurumanış bozuk kaldırımlı bir sokağa sapmış, yanı başımızda yarı belimizden aşağı yürümeğe başlamıştı. 1 boyile, topal ayağı üzerinde devrile devrile kide birde dönüp arkasına bakıyordu İki dakika sonra otelden çıkıp bir o- tomobile atlamış bulunuyorduk. Ben o- tornobile binerken Mösyö Mişel'e nere- ye gideceğimizi şoföre bildirmesini söy- ledim ve neresini söyliyeceğini de işi- debilmek için kulak verdim. Fakat ne- resini söyledi, bunu işitemedim. Cadde- lerden sür'atle geçen otomobilde üçü- müz de hiçhir şey konuşmadan süsu- yorduk. Bir aralık Olanda bir sigara yakmış, Litvanyalı kâşife de ikram et- mişti. Fakat Litvanyalı sigara içmediği- ni söyledi. Bu hareket Olandanın da, benim de gözümüzden kaçmamıştı. Zi- ra Litvanyalı kâşifin verilen siğarayı reddetmiş olması gayet ihtiyatkâr bir adam olduğuna da delâlet edebilirdi. Otomobil Parisin ışıklar içinde, fakat gayet kalabalık caddelerinden geçerken ikide birde duruyor, o vakit Olanda belli etmeden, fakat dikkatle dışarıya bakıyor, ben Parisi henüz tanımadığım için nereleri geçtiğimizi anlamıya Ça- lışıyordum. Bir aralık kulağıma eğilerek gayet hafif ve çok endişeli bir sesle: — Draveskiye her halde haber ver- olmalıydık!.. Dedi. Ben gülerek omuzlarımı silk- mekle iktifa ettim. Olandanın endişe- lerini anlıyordum. Fakat onun daha ziyade Litvanyalı kâşifin gayet çirkin bir mahlük oluşunun tesiri altında kal- diğına hükmediyardum. Zira, herifin garib ve insan pıhtısı gibi bir türlü atı- şılamıyacak çirkin şekli şemalli benim üzerimde de aynı meş'um tesiri yap- makta idi. Fakat bu garib Litvanyalı- dan çok büyük sırların kopması ihti- mali beni o kadar meraklandırmıştı ki tehlikeli bir iş yaptığımızı pekâlâ bil- mekle beraber sonuna kadar gitmekten kendimi menedemiyeceğimi kat'i su- rette hissediyordum. Filhakika bu araib Litvanyalı niçin bu kadar ihtiyatkâr, âdeta korkak ha- reketlerde bulunuyordu?. Otomobilde tek kelime bile konuşmamakla ısrar et- mesi, ihtimal ki şaförden bile çekindi- ği içindi. Acaba bakikaten keğşiflerinin sırf sanayii alâkadar eden keşifler ol- masından dolayı mı bu kadar ihtiyatlı harekete iüzum görüyordu? Yaoksa ken- disine fazla ehemmiyet verdirmek için bunu kasden mi yapmaktaydı? Bu tipteki çirkin ve kusurlu msanl.ı- Tın ekseriya her insan üzerinde uyan- dırdıkları meş'um hisler bu acaib Lit- vanyalı kâşif hakkında da ,muhakkak ki sarih ve mantıki hükümler vermeğe imkân bırakmıyordu. İnsandan ziyade iri bir çağanoza benziyen bu adam ha- kikaten -göründi gibi haris bir ah- maktan başka bir şey değil miydi? Yok- sa; bilâkis, ekseriya bu tipte insanlar- daki tabif kinin yarattığı meş'um ve şerir bir zekâ karşısında mıydık?. Şu muhakkaktı ki ne kadar mühim sırla- rin, ne kadar ehemmi, Tının elde edilmesi eğer, Olanda fevkalâde cesur bir ka- dın olmumış olsaydı, böyle bir adamın peşine düşüp de benimle beraber geı. meyi dünvada gözüne alamazdı. Bense, Palais des Decouverts'de gör- düğümüz elektron cihazınıı bu haris ve acaab mahlüik tarafından kat'iyen yapılmamış; olduğuna emniyet getir- miş olduğum için bu çirkin maskenin altında çok garib sırlar yattığından haklı olarak şünhelere düşmüştüm. Esasen Olanda We dünyanın esrarlı cebhesinde geçindiğim şu kısa müddet zarfında insanların en mühim esrarır nın ekseriya 'ya en güzel insanlar veya en çirkin, sakat mahlüklarda bulundu- ğunu, gizli hayatta tercihan bu tiplerin kullanıldığımı yakından görmüştüm. Binaenaleyh bu sakat ve iğrenç insan parçasının da müdhiş ihtiraslarile ken- dine dünyada göz kamaştırıcı bir cen- net yapmaya çalışmış olacağından, pek tabil olarak birçok büyük sırlara kârışa cağından hemen hemen şübhe etmi- yordum. Onun içindir ki bu Litvanyalı garib adamın elektron hâdiselerine merak ve alâkası tesadüfen olmadığı hakkın- daki şübhemi tahakkuk ettirmek, o takdirde bu adamın ağzından pek mü- him olacağı şübhe götürmiyen sırları tamamile alabilmek için son derece ma- haretle, ve hiçbir tehlkeden yılmaksı- zın sonuna kadar, kat'i bir azimle ha- rekete karar vermiştim, Ben otomobilde bunları düşünürken Litvanyalı kâşif elinde tuttuğu şoför- le konuşmaya mahsus Jlâstik boruyu birdenbire ağzına götürdü ve: — Dur! Emrini verdi. Araba fren yaparak derhal dürdu. Litvanyalı inmemizi işaret ederek kalın ördek sesile: — Buyrunuz! Geldik!.. dedi Bir hastabakıcı: Bu - Biocel - li cild unsuru Bir mucize gibi teni güzelleştirdi dedi Tesiri âdeta sihirli oldu. Birkaç gün zarfında yüzümdeki küçük çizgi ve buruşuklukların kaybol- duğunu gördüm ve iki üç hafta sonra kendimi âdeta on yaş genç- leşmiş buldum. Bir doktor de- mişti ki, «Biocel» cevheri bir Vi yana Üniversilesi - profesörünün büyük koşfidir. Bu cevher, şimdi pembe rengindeki Tokalon kremi terkibinde mevcuttur. Bu kremi ber akşam yatmazdan evvel kul- lanınız, Sabalıları da beyaz ren- gindeki Tokalon kremini sürü- nüz, İki kremin tesiri İle ©n es- mer ve çirkin bir tene bile yeni bir canlılık ve gençlik verir. Cik- di beyazlatıp tazeleştirir. ve bü- tün buruşukluklardan kurtatır. Bayanların nazarı dikkatine Satın aldığınız To- kalon kremi vazoları- nın büyük bir kıymeti vardır. Onları bayiini- ze iade ettiğinizde be- heri için 5 kuruş ala- cak, ayni zamanda kıy- mettar mükâfatları bu- lunan Toka'cn müsaba- kasına iştirak hakkını veren bir bilet takdim edecektir. Gelecek nüshalarımızda ilân edeceğimiz — Tokalon müsabakasının ikrami- ! yelennı oküyünuz.' Otomobilden inerken Olanda kula- ğuma heyecanla: — Mon Martredeyiz.. , Diye fısıldamıştı. Bunu bana söylerken | Olandanın gösterdiği heyecan'ın sebebini pek gü - zel tahmin ediyordum. Hiç şüphesiz Olanda da çocukluğunda cinal raman- lar okumuş olacaktı. Zira benim aklım- da da Parise aid olan mühim isimler arasında bu isim ancak cinai romanlar- dan kalmıştı. Binacnaleyh Olandanın şimdi en müdhiş bir hakikat etrafında yürüdüğümüz sırada (Mon Martre) kelimesine böyle bir ehemmiyet veri- şine sadece gülmekle iktifa etmiştim. Litvanyalı çamırları kurumamış bo- zuk kaldırımlı bir sokağa sapmış, ya- Im başımızda, yarı belimizden aşağı bo- yile, topal ayağı üzerinde devrile dev- İrile yürümeğe başlamıştı. İkide birde de arkasına dönüp bakıyordu. Biz de gayri ihtiyari herif'n nereye baktığına baktık. O vnkit Litvanyalı suratını de- rin bir nefretle buruşturarak: — Bu memlekette şeförlere bile iti- mad olunmaz, -diye homurdandı- Muh- terem doktor cenapları! Affedin!.. Sizi, bunun için, biraz ilerde indirdim!.. — Beis yok, Mösyö Mişell. Yalnız eviniz daha uzak mı? Herif ellerini başının hizasında ha- vaya kaldırarak: — Yok!. Hayır!.. Şuracıkta.. dedi. Litvanyalı kâşifin, şoför tarafından bile takip edilmemiz ihtimalini düşü- nüşü bizim pek tuhafımmza gitmişti. Olanda büyük bir hayretle dudakları- nı bükerek, yan gözle, çarpık ayağile önümüzde paytak paytak yürümiye başlamış olan bu garip adama tuhaf bir nefretle bakıyordu. — Arkası var — Basur Mmemelerinin ANTİVİRÜS İLE TEDAVİSİ REKTA PATI İÇ VE DIŞ BASUR MEMELERİNİ, BASUR MEMELERİNİN HER TÜRLÜ İLTİHAPLARINI, CERAHATLANMIŞ FİSTÜLLERİ AZ ZAMANDA EYİ EDER - Son Posta —Hi Yevmi, ll.rııl. Havadiş ve Halk gazeted Yerebatan, Çalalçeşme sokak, 28 İSTANBUL Gazetemizde çıkan yaznı ve resimlerin — bültün — hakları mahfu? ve gazetemize aittir. — ABONE FiATLARI 1400 TÜRKİYE YUNANİSTAN |2340 ECNEBİ 2700 Abone bedeli peşirdir. Adres değiştirmek 23 kuruştur. Gelen evrak geri verilmez. İlenlardar mes'uliyet alınmaz. Cevap için mektublara 10 kuruşluk Pul ilâvesi lâzımdır. Posta kutusu : 'TA1 İstanbul Telgraf : Son Posta Telefan : 20205 |Niçin daima tercih edıuyor? Çünkü Evvelki gün soğuk almıştı, dün yatıyordu, bu sabah dipdiri ayağa kalktı GRİPİN Bütün ağrı, sın ve saricıları lindirir. GRİPİN Soğuk algınlığına, nezleye, gripe, diş, bel, sinir, adale ağrılarile romatiz- maya karşı bilhassa müessirdir, Muhammen bedeli 20.000 lira olan 100 ton Klorütutya 9/5/1938 Pazartesi gük nü saat 15 de kapalı zarf usulü ile Ankarada İdare binasında satın alınacaktır. — Bu işe girmek istiyenlerin 1500 liralık muvakkat teminat ile kanunun tayin ettiği vesikaları ve nafıa müteahhitlik vesikası ve tekliflerini ayni gün saat 14 de kadar Komisyon Reisliğine vermeleri lâzımdır. : Şartnameler parasız olarak Ankarada Malzeme dairesinden, Haydarpaşada 'lb- | sellüm ve Sevk Şefliğinden dağıtılmaktadır. — (1515) 5 YA y Müuhammen bedeli 6536,11 lira olan muhtelif eb'atta 148,548 metre mikâbı meşe köprü traversi kapalı zarf usulile 2/4/938 Cumartesi günü saat 10,30 da Sirkecide 9 ncu İşletme binasında Mübayaa Komisyonu tarafından satın alıma- caktır. g Bu işe girmek isteyenlerin Nafia ve diğer vesikalarile beraber ve 490,21 liralık muvakkat teminat mektubu ile komisyona müracaatları lâzımdır. Şartnameler parasız olarak komisyondan verilmektedir. — <14386> İ ! v | | | MA 'Talebe ve Muallimlere Mühim tenzilât. 'Talebelere her zaman ve muallimlere Mayıs başından birinciteşrin sonuna kae dar umumi tarifeden yapılmakta'olan ©6 50 tenzilât 30 Mart 938 tarihinden iti- baren umuma mahsus tenzilli tarifeler üzerinden dahi yapılacaktır. Yeni ücret- ler, seyahat mıntakasında mer'i tarifelerin tenzilât nisbetlerine tebaan müte « havvil olmak Üzere mühim nisbetlerde tenzillidir. Talebe ve muallimlerin, Uumumi tedrisat dereceleri dahilinde bulunan resmi ve maarifçe musaddak hu » — susi bir mekteb veya üniversiteye mensub olduklarına dair kendi mekteb ve üniversiltelerinden veya Maarif Vekâletinden veyahud Maarif müdürlüğünden tasdikli ve fotoğraflı bir hüviyet varakasını hâmil olmaları ve bunları taleb vukuunda göstermeleri Vizımdır. Ayni şartlarla ecnebi memleketlerdeki mekteb ve üniversite talebe ve muâl- Bmlerinin hâmil olacakları hüviyet varakalarının, 'Türk — konsolosluklarından veya Türkiyede Maarif İdaresinden de tasdikli olması icab eder. Biletlerin, — Trenlere binmeden evvel alınması lâzımdır. 4 tafsilât için istasyonlara müracaat edilmelidir. —«719> <1462> köy Vakılf! Direktörlüğü nları j Mahallesi Sokağı No. sı Cinsi Altunizade Koşuyolu 20 Ev - » » 22 Dükkân > » 24 » » Küçük Çamlıca 28 , » Koşuyolu 36 Ev » » 40 » ü > » “ , » » 46 Oda » » 52 Ev d » 4 » » 56 » Yukarıda mevki ve cinsleri yazılı yerler kiraya verilmek üıcm açık ârtlır « maya çıkarılmıştır. İhaleleri 28/3/938 Pazartesi günü saat 15 dedir. İsteklilerin Kadıköy vakıflar — müdürlüğüne müracaatları. — (1465) Ş İstanbul Kültür Direktörlüğünden : Millet Kitapsarayında 12 lira maaşlı bir işyarlık açılmıştır. Memurin kanunu. nun 4 üncü maddesinde tesbit olunan durumda olanlardan Kitapsaraylar — kure sundan ehliyetname alanlarla kütübhane işlerile uğraşıp bu hususta teerübe sa- hibi bulunanlar tercihan atanacağından isteklilerin 30 Mart akşamına kadar di« lekçe ile ve vesikalariyle müracaat etmeleri. — <1529>

Bu sayıdan diğer sayfalar: