23 Haziran 1939 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5

23 Haziran 1939 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

23-6-939 23 aran 939 TAN ABONE BEDELİ Türkiye Ecneni 140 K 2800 hadına dahil Değişmiyen Dertler I stanbul şehrinin, göre değişen, © mevsimlerle birlikte meydana çıkan, ve me n | lerle birlikte ortadan kaybolan bir) Meselâ, her yaz, gok dertleri var mevsimlere | ortaya çikan bu müzmin dertler sında hatırımıza geliverenler şunlar. dır: 1 — Plâjların, gazinoların paha. klığı, 2 — Bazı semtlerin sivrisinekler | “Hataylı tarafmdan istiliya uğrayışı, 3 — Sıhhi imdat kıtlığı yüzünden, boğulma kazaları » pin artması, 4 — Su buhranı, ve su pahalılığı Buz buhranı, ve buz pahahlı. vasıtalarının — Sebze, meyva pahalılığı — Et, ekmek pahalılığı, 8 — Bayat gıda maddelerinin ç0- alması Biraz düşünülünce bunların sa - yısını kabartmak mümkündür. Halk, her yaz, bu dertlerle karş karşıyadır, Ve her yaz, gazetelerde, şu kabil havadisler intişar eder: i — Menba suları ucuzlayaca 2 — Buz çoğalıyor. Ucuzlayacak, sıkı siki gözden geçiriliyor: Yakında ucuzluk 3 — Gazino târifeleri var, 4 — Sivrisinekle mücadele şid « detlendirilecek. 5 — Plüjlardaki sıhhi imdat va » birler alınacak. 6 — Sebze, meyya ihtikâr kalko. cak 7 — Bi meselesi hal olunuyor: İş son kertesinde! $ — Bayat gıdalar kontrol edili. yor: Satanlara soluk aldırılmıyacak. Bütün bir yaz mevsimini, dertleri çekip, bu havadislerle avu - narak geçiren halkı, kış mevsim de karşılayan müzmin dertler, daha| az değildir. Ve bu yüzden, geçen Yıl lar, halkım, habire tekrarlanan vast- lere emniyetini azaltmıştır, Bugün, gazete sayfalarıa aksettirilen hayır. lı vaatler, okuyucularda ümit yeri - ne hazin ve mlistehzi bir Her biri birer © ebedi nükte, mizah, ve karikatür yevzuu halini alan bu müzmin dertlerin or. tadan kalkamıyacağını hemen herkes katiyetle inanmış gi bi. Bundan da © anlaşılmaktadır ki artık halk, kâr etmeyen, tesir etme yen teselliler değil, işler bekliyor. Fakat, bulda geçireceği ilk yazdır. Kısa bir man içinde, küçük büyük bir çok müsbet işler başarmış Lütfi Kırdarm, bu dertlere karşı açacağın. dan emin bulunduğumuz. mücâdele tebessüm uyandırıyor ebediyen yaz, yeni valinin İstan, lan den mağlöp çıkmiyacağından da e-| miniz. Fakat, gazete klişe haline girmiş olan o eski ve vaatkâr havadislerle karşılaşmak, bu yerinde emniyeti sarsabilir: Çün. kü artık neler yapılacağını okumak tan bıkmış olan halk, neler yapildi - ğını öğrenmek, görmek istiyor. Bu itibarla, gazeteleri belediye - nin verdiği kararlardan haberdar et. mekle vazifedar olan zevatın nazarı dikkatlerini bu noktaya çekmek riz sayfalarında te. Sırf havadis vermek zoru İle, ba. şarılacağından emin bulunmadıkları kararları halka bildirmesinler; Zira okunduktan sonra unululacağı sanı. lan o kararların sözde kalması, yine belediyenin yüzünti kızartacaktır: Bizce, İstanbul şehrinin en viran olmuş tarafı, imar edilmesi en zor olan tarafı, belediyeye karşı emniye. tidir. Ve İstaribul belediyesi için, ba. şarılması en güç olan dava, halkın kökünden sarsılmış bulunan emniye. tini imar etmektir bu | Şanlı ordumuzun A navatandan, ruh ve fi- kir itibariyle bir dakika bile ayrılmamış olduğundan on altı sene devamlı bir şahi- di bulunduğum Hatay, mesa- haca herhangi bir vilâyetim den çok farklı değildir. * hoş bir hususiyeti var - coğrafya ıstılahlarını küçücük bağrına top başına bir dünya kıtası dir. Sanki tabiat onu cihanm bu zengin bir fakültenin sine mahsus gayet hayret verici, as- bir mücessem, ka- üzere kur coğrafya şub atlı, sik lından fark bartma harita olmak alebe, taplerd b etrafına dizilip, ki okuduklarını bu. nun Ü e ko iki yüz ki, lometre ileri, geri gidip tatbika geçebtlirler. Hattâ o ufe cik yerde ve yarım saat içinde İk. Timler, imler değiştirebilir. ler, sıcak bir diysrdadır. lar, hurma ve portakal yetişen bir diyar.. Biraz sonra karları için için koflaşan dağ tepelerinde! De. n kış sonunda idiler; gelerel mi md. rttan o. ler mi artık yaza kavuş. sicak bir düzlüktedir. da karpuzlar kema- incir ballanmağa yüz muşlardır ler, tarlala ermiştir, tut Hatayda le medlğlü bulunmıyan tâbirleri yok | gibidir. bu tâ tarihi rast coğrafya irlerin hurlarına arsı İskenderun körlezi beynelmilel bir şi il, Mi Asyanın Afrikanın bir kapısıydı. Büyük İskender, koca Dara'yı bu ında, İssus ovasında yenmiş, Mısıra ve Hind hududuna o yoldan geçmişti. Kör. fezi çeviren dağlar, sarp geçitle. riyle yirmi üç asır, bütün cihan. gir ordularını kapana sıkıştırmış, fasılasız O körfez, haizdir. Yalnız bugün de an önce de öyle idi; körfezin bir ke arplere sahne olmuştu. Birkaç imparatorluk orada dev. birkaç saltanat © beybetleşmişti T muştur. yete rilmiş ye 0ros ayrılmak istemiyormuş gibi sağ kolunu Hatay Toros'lar at- bana, bu vazi- yanında yürüyen şından okşar gibi bir ana şefkati manzarası gösterir, Hatay dağlarında 2500 metreve yükselmiş sivri tepelere rastgelir- siniz; yamaçlar hep ormanlıktır, sulaktır; fakat her şeyden evvel &zametli, şahanedir. Frenklerin Casstus ve Arapla. rın Akra" dedikleri bizim Keldeğ büsbütün acaip görünür: Tâ de. nizin yanından, sipsivri, bir keçi oluna, bir avuç kumsala bile yer duvar gibi yükselir te. pesinin gölgesi ayağının altında! suya öyle akseder ki, durgun ha. âdeta, yavrusunu b vermeden, Hataya girdiği gün bir piyade kıtamız Hataylıların sevinçleri ve kadınların şükran hareketleri arasından geçiyor “ASİ,, NEHRİ VE ANTAKYA YAZAN REFiK valarda, uzaktan bakarken, biri derinde, öbürü havada iki rürsünüz ve biraz sonra hangisi- nin sahici dağ olduğunu farkede- mez hale gelirsiniz O, hilkatin bir deniz insan sinde billür bir adese ve bir ka- ırici ışık var bilir ve debilir ki, geceleri Akdi ze oradan bir yırtıcı nur uzanmak- tadır; yarısına kader, K Girid'e, Malta'ya kadar aydınlat maktadır X Tunuyor dan kurduğu Muazzam feneridir tepe» zan: rl", ine kunç bu dağ civarında kor- yalçın bir burun bu. Domuzburnu Burun. yade suya uzanmış bir ef. sanevi domuz tükenmez bir iştahla Bünü ve içtikçe şişip irileştiğini sanırsınız. Hatayın dünyaya şöhret salmış kafasıdır; denizi sömürdü. Şerefli ordumuzun Hataya giri; HALiD nağı vardır: Asi, ona Öronte ismini ş dır rı, nice bir ar F-enkler kıştırmışlar- nice şalrlerin # yecilerin k klar hikâ; aman- larını yaşi rm ci nehir, ilmaz, 500 kilom çer. Fakat bazısı gelip, rleşebil- ve ırklar ışlardır. nde mıştır, Oyle olduğu için de bütün ark ile beraber İs Avrupa 1 kanı içine Bun tırlar gibi su dolapları çinsi güt teviye dökmektedir 2181 tutunup ha ve dallarını sal n içinde d iya ıslat veren ve görünü ni hülyaya sürü bir Bu n es ünden kadınlar sevinçlerinden askerlerimizin ayakları altına böyle atılmışlardı Hulâsa birdenbire, & kavis çizer, cenuba yollanır; biraz daha dönüp çıkt dir ve bu itibarlada d hirlerinin bir istisnasıdır. alayda b ge Bunu Kendinden b klik fu gibi- nya ne- dolayı çevi- rir ve o bataklığı da yirmi, otuz misli bir ova ihat Iş bu. munla kalmaz, ovayı da dört ta. kucak Böylece tabint içiçe orada zı! eder. rafından ah dağlar Var. dır. renkli ve gittikçe koyulaşıp, sert- leşen bir manzara yaratmıştır. Mavi bir su tabakasını bir sari şın sazlık kucağına almıştır hğı da yeşil bir ova çev t ovayı da koyu “dağlar çerçevele. miştir. Dahası var: Dağlarır kında çöl, garbinde deniz ten (göz attığınız z daki çölde serap batıdaki den kenlerin süzüldüğünü siniz! Bu vilâyetimizde jeol mından pek kıymetli ve nadir a. razi, tabii den ısınan kürtlü sıcak pı şehri aydınlatır yanlar A; madenler yatar. ğini ; görebilir- bakı mağaralar, kendiliğin. kü. yüzlerce petrollü kayalar tecek çağla- demir da Kı- ye- nos'da zengin tâ Kızıldağ altın zerreleri bulabilirsiniz. larında hurma ve portaka tişir, ovasında ba pamuk ekilir, ir. ları boldur ve sir kıs- mı sade yemiş v dir Denizinde ve g geyikler dolu wi yapılır; ormanların: dolaşır, yamaçlarda keklik dur ördek. sıl mühimmi, Hatayda bir A Antakya vardır; bir za- maânlar karşısında Roma, Bizans ve İskenderiyenin sönüp sünepe. leştiği misilsiz medeniyet şehri, milyonlarca nüfusu barındırmış olan tarihi Kızılhaçlıl devrinde o Türk kanının dereler ve Türk şehametinin Antakya udur ki bataklıklarında belde gibi aktığı lağlar gibi yükseldi, Türkiye çin one mu tekrar, bir elinde İstan. Antakya, Akdeni- karşısına düny rihi şebr hudutların birisi şimalde, öteki cenupta pa ki tarih ve talih yıldızı şaretliyor ugür bul, zin ve cihanın nın en müzzam İki & öbüründe almış, öyle çıkıyor layan derler. Iş. te Toros'lar Amanos'larına kavu. şuyor. imdi bu satırları yazarken Ş müebbed yaşadığını bildi- imiz Atatürk ile hiç ölmiyeceği- ne artık tamamen inandığımız İ- nönü'nün karşısında Amanos sil Hata le, şükranla oluyorum Dağ dağa kavuşmaz. silesinin, namına mi Akdeniz müszzam gölgesinin rükün varan hevbetli aksini sevredivorum. n sularında nende | bımızın seyrini gözler Gizli Zehir Yazan: Sabiha Zekeriya Sertel D larda faaliyet ve rakkaselerin getirecekleri tehlikeleri işaret etmiş. tim. Benim eksik bıraktığım kısım « ları, genç bir musiki sanatkârından aldığım mektup tamamlıyor: Emin ket na mevzuubahsettiğiniz tehlikeler daha büyüktür nda gizli servislerde çal gibi, da Türk gençliğin ünkü yazımda ecnebi artistle - rin, bilhassa gazinolarda, bar. gösteren ecnebi ha. memlekete olunuz ki mem. Bu ecnebi rin baddi hesabı yoktur. tıkları o barlarda alacakları omasyon yüzdesi kabarık bir diye tuzaklarına di şürdükleri insanları nasıl soyd yekün tutsun k- Bu artis n zayıf ira. ile w larını bir görmelisiniz. lere gönüllerini kaptı arda ere dahi rastlanı Memleketimize artist kelimi n bu sarı sa iki bir artiste rastiı mâk pek nadirdir. bir hedefi vardır; Tür. kün parasını çekmek. Bu kadınla. yatı bilhassa barların pay « dos zamanından sonra takip edile. cek olursa, zabıtai ahlâkiye için ez tükenmez bir faaliyet sa. hası teşkil eder. Bilhassa son üç sene zarfında bu kadınlara inzi » mamen 2,007 numaralı küçük sas natlar kanunu i deli vatand çocu! yor. ka “Hepsini memleketimiz dahilinde çalışmaları memnu bu. yabancı kadın orkestraları da oldu. Bu orkestralar da müzikacılarının çalışma sa « lunan da Türk halarını işgal edip, biz ğimizi ellerimizden aldılar ket namına göst siyetinize teşekki kamlar da dikkat nizi dilerim.” Ecnebi artistler meselesi | siyasi mahzurlarından ziyade içtimai mah- zurları İhtiva ettiğini Türk gençliğinin barlarda ekme Mem. diğiniz hassa « ma » ni celbetme « rle resmi güsteriyor. kurulan zehirli hastalıklar alması, bu yüzden az di hi olsa barı ailelerin bozulması, üze. rinde duracağımız içtimai bir mese ledir, Bilhassa mektup sahibinin de. diği gibi kanunla faaliyetleri mene. dilen kadın heyetlerinin, kanına muhalif olarak faaliyetlerine devamları, pek tabidir ki Türk sa » matkârlarının infialini mucip olmak « tadır. Kanunun gayesi, küçük sanat sahiplerini, bu ecnebi istilâsına karşı korumaktır. tuzaklarda soyulması, bazan orkestra Müzikacılar, hanendeler, rakka « seler neden bunun dışında kalsınlar? Ecnebi artistlere karşı alınacak ted- birler yalnız Türk sanatkârların hi, maye ile kalmıyacak, Türk geneli nin bu zehirli kucaklarda zehirlen - mesine, gizli siyasi faaliyetlerin de. vamma da set çekecektir ki, her İti. barla hilkümetin bu mesele üzerinde dikkatle durmasını temenni ederiz —6&6——— m. Zonguldakta Kurtuluş Bayramı Zonguldak, 22 dakta acı işgalin A.A) — Zongul nihayet bulduğu milli hâkimiyete kavuş tuğu günün yıldönümünü kutlamak üzere 21 Haziran akşamı halkevin- Je büyük bir toplantı ya Bandonun çaldığı İstiklâl Marşı din- lenmiş ve bir çok hatipler tarafın- dan bugünün yüksek değeri belirti- li idare kudretinin Halke- vimizde yarattığı eşsiz eserler anla- tılmaştır. Bundan sonra Türk inki- hamleleri, Atatür» lrya, bütün inkılü- önünde can- latan film gösterilmiştir. Toplantı yine İstiklâl Marşı ile sona ermiştir. lâbında i ne ün doğduğu kutsi günden b rak 935 yılına kadar Karamanda Bir — Şehrimizdeki mintakanın kuruluş devri merasimle tesit olunmuştur. Albay Zeki Demirok, askere hita- ben bir nutuk irat etmiş, sonra mil i oyunlar, bisiklet ve sürat yarışla» rı, güre davetli askeri senevisi ler yapılarak akşama kadar r güzel bir gün geçirmişler. dir, Geceliyin de bir müsamere salo verilmiştir. ve

Bu sayıdan diğer sayfalar: