27 Aralık 1933 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9

27 Aralık 1933 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İ İ | | Okumaktan zevk alanlara mahsus Ben bir kitabı elime aldığım za| son sayfasını da kapattıktan son- N evvelâ kitabım ismini iyice ez | ra bir sigara tellendirerek balkona | im ve kimin tarafından ya»! çıkmalı ve semadaki yıldızları sey | “mış olduğunu hatırımda tuta-! retmelidir. Gazeteye el uzatılarak m. Kitabı okuyup bitirinciye ka- | günün haberleri ile meşgul olma- da hür bunları unutmamak çok mü» | malı, ev kirasının henüz verilme - İ dir. Kitabı okurken kimin ta-| diği, elektrik ve havagazi fatura" İ n yazıldığını ve kitabın is! larının o ay pek kabarık olduğu, ! hi ne olduğunu hatırlamak için o- | kış birden bire bastırdığı için kö- | “un bırakıp kabına bakmağa | mürün kifayet etmiyeceği filân ha| ür olmak tatsız bir şeydir. | tıra gelmemelidir. İnsan bir kita- Üllenmitniiş lü Kinölerm ek bın son sayfasını kapattıktan son» | “riya, süyEaliriii kesmek lâzım | A bir müddet yalnız o kitabın telir. Bu bir mahzurdur. Fakat ha münderecatile meşgul olursa, an -| Yar 0 siyialeri kesmek cak o zaman kitaptan zevk almış Mâ tir sevk alması bilirler.) “9” İ Sayfaları iğri büğrü kesmemeğe) dikkat etmek hakikaten bir zevk:| San söz: Hiç bir kimseye ödünç kitap verme, hiç bir kimseye ö-| dünç kitap verme, hiç bir kimseye ödünç kitap verme!.. Dedikoducu Kilisede cinayet Kitabın sayfalarını buruşturma: | Malıdır. İç sayfalarını bükmek ta- tatsizliğine delâlet eder. Yeni bir kitap ele alındığı zaman iyice açıl. Malıdır. Hattâ ikiye ayrılan kısım | . NEVYORK, 26 (A. A) — rms biribirinden koparırcasına ! Evvelki gün dini âyin yaparken Msılmalıdır. Böyle yapılırsa önde- | hançerlenerek öldürülen şimali A kap sayfasının yukarıya ve ar-| merika ermeni kilisesi reisi baş - © DÜNYA HABE RLERİ O, Kara i tahta yerine projektör! Talebeyi, muallimleri ve hatipleri sevindirecek bir icat Alman fabrikalarından birisi | yeni bir ders ve konferans projek törü imal etmiştir. Bu projektör | | sayesinde ders veren muallim ve- ya konferans veren bir zat arkası nı talebeye ve hazuruna dönmeğe | mecbur olmadan ders ve konfe - rans verebilmektedir. Bu projek- törden en ziyade mekteplerde is tifade edilecektir. Ders veren mu allim önünde bulunan ve (Cello- İ phon) dan mamul bulunan küçük | levhaya istediği rakkamları ve eşkilleri yazdığı zaman yazılan şeyler yukarıdaki resimde görül- düğü gibi dıvardaki tahtaya akse decektir. Bu sayede şimdiye ka - dar kullanılan kara tahta üzerine tebeşir ile yazmak ve sonra yazı- “Belçikadaki skandallar büyüyor! lan şeyleri silmek külfeti ortadan kalkmış olacaktır. levhasında yazılı bulunan yazıla | rı silmek te lâzım gelmiyecektir. Çünkü bu küçük levha bir maka İ vaya sarılı olan uzun bir şerit ha- Belçikadaki zabıta skandal -| dürü aleyhine şehirdeki darülfü - İ ları gittikçe büyümektedir. İşin | nun talebesi büyük bir nümayiş (Cellophon) | i kap sayfasının aşağıya doğ Ni sarkması menedilmiş olur. Bir kitabı okumağa başlamadan | *vvel sayfalarmı karıştırmak mus | Vafıktır, İnsan her şeyde olduğu i tibi bir kitabı okumadan evvel de | Merak hissini tamamile tatmin et- melidir, Bu suretle kitabın sonu na Mİ bittiği evvelinden öğrenilse bi- bu bal kitabın sizi memnun et- Mesine hiç bir nakısa vermez. Bir kitap okunurken okuyuştaki sürate, İrktay, Bazı yerleri yavaş ve bazı Yerleri süratli okunmalıdır. Kitap! nerelerinin süratli, ne-| telerinin yavaş okunması lâzım teleceği anlaşılır, Bu suretle kita- | bin €n tatlr yerleri tamamile tadıl- olur. Birkitap okunurken kurşun ka -| ininde elinizde bulunması | tiyyen unutulmamalıdır. Çün-| insan çok hoşuna giden bir ye- ti hatırında tutmak ister. “Aman papas Türenin katilleri olarak dört kişi tevkif edilmiştir. o —— İspanyada bir hapisanede kavga Madrit, 26 (A.A.) — Hapisa- İ neler umum müdürü, Oviedo ha pisanesinde mahpusların bir kav- ga çıkardıklarını bildirmiştir. Hü- i cum kıtalarının celbini icap etli- ren bu karışıklık neticesinde dört değişiklik verilmesi muva: | mahpus hafifçe yaralanmışlardır. Castillon de In Plana hapisa- nesinde (omahpuslar, diğer bir mahpusu İinçetmek istemişlerdir. Polis silâh kullanmış, bir mahpus yaralanmıştır. | | Foto Süreyya Foto Süreyyanın 3 üncü sene n“atbanmıza Gelen *«Eouy,rp 30 unucu nüshası bir çok resim - #ürasına işaret edeyim!,, diye, fa- | lerle süslü olarak çıkmıştır. Balo, t işaret etmeden geçer. Buna İ Meydan vermemek için hoşa gi- den yerlere kurşun kalemile işaret ! *dilmeli ve kitabın okunması bit- tikten sonra işaret edilen yerler “on sayfaya fihrist halinde kaydo- lunmalıdır ki onlar ileride aranıl- dığı zaman kolaylıkla bulunabil- Sin, Bunu yapmak güç bir şey de- ildir, Ekseriya en ziyade calibi dikkat olan bir kelimeyi kaydet- mek bütün bir sayfayı hatırlamak için kâfi gelir . Kitap okurken en ziyâde iç sr bir mesele de o kitapta birer sinema, tiyatro ve spor resimleriy- ile mücehhez ve günden güne terakki eyleyen (bu mükemmel j salon mecmuasını O karilerimize tavsiye eyleriz. Mülkiye mecmuası Her ay muntazaman intişar et- | mekte olan Mülkiye mecmuasının 33 üncü sayısı çıkmıştır. Mülki - İ yenin 57 inci yıldönümüne ayrı» | lan birinci kısmında: Prof. Baban zade Hüseyin Şükrü, Prof. Mene- menli zade Etem, Prof, M. Cemil, M. Atıf, Hayri Beylerin yazıları Yol oynıyan şahıs isimlerinin hatır | bulunmaktadır. a kalmamasıdır. Bilhassa roman- da, en ziyade tercüme edilen tomanlarda, muhtelif kadın ve er- kek isimleri biribirlerine karıştırı- » kim kimin nesi olduğu unutu- » bir kaç sayfa daima anlaşılma | an geçer. Buna mâni olmak için çarevardır, o da kitapta geçen her ismi okumadan geçmeyip iki üş defa, hiç olmazsa, bir defa söy mektir. Mesküt geçilen her is- Min, ne kadar dikkat edilirse edil *in, ekseriya unutulduğu, fakat sa da ile söylenen isimlerin hafızada ğı tecriibe ile sabittir. Bir kitabı okuyup | bitirdikten, | İçtimaiyat kısmında: Rusyada içtimai ilimler, beynelmilel beşinci kongresi Ürbanizm; ikti - sat ve maliye kısmında: Fransada aksiyonlu şirketler, muhasebe mü- tehassısları, nasyonal sosyalizm ve plânla iktrsat, politik kısmm- da: İngiliz emperyalizmini tehdit eden tehlikeler © ismini taşıyan etütler bulunmaktadır. Memleke timiz neşriyatının içtimai ilimler sahasmdaki boşluğu dolduran bu mecmuayı okuyucularımıza bil « hassa tavsiye ederiz. içinde yalnız Paurich'in benzin | tertip etmişlerdir. Çünkü mev | mağazası değil, daha büyük işler | de karışmaktadır. Bir çok Brük- sel polis komiserleri bazı şüpheli ve gizli fuhuş evlerinden rüşvet almakla itham edilerek tevkif e - | dilmişlerdir. İ Tevkif edilen Louven polis mü- | Iskoçya sahi i o bu canavarı dö | Sonzamanlarda İskoçya sahil ! lerinde görülen veya ( (Her sene görür gibi oldukları!) canavara | dair, son gelen İngiliz gazetele- | rinde mühim tafsilât verilmekte- İ dir. Bu tafsilâtın vardığı netice ! ye göre bu garip, &fsanevi mah- | lâkun 410 yaşında fakat çocuk gis İ | bi bağıran bir ucube olamsı lâ | zım gelmektedir. Deyli Ekspres muharririne gö- | re son hafta içinde görülen cana» var “Filhakika,, mevcuttur: 1522 İ senesinde Norveçe yakın bulunan İ italya sefiri bunu görmüş ve o za- man pek küçük olduğu tahmin e- dilen bu garibeyi o şekilde tasvir etmiştir. 1877 senesinde canavar, tekrar görülmüş, fakat bu (defa daha i büyük ve bir timsah kadar besli bir halde müşahede edilmiştir. 1903 senesinde İngiliz lordla» | kuf polis müdürü çok sert bir a - dam imiş. Talebe hapisanenin ö- nünden geçerken “Kahrolsun Gil- bert diye bağırmıştır. Bu aralık bir de mali skandal meydana çıkarılmıştır. Brüksel» de parlâmento Oo azasından biri İlerinde g ıt yüz senedenberi ii Canavarın uydurma resim- lerinden biri Canavar 1904 te de büyük Ok- oru Mavi gözlü, çocuk sesli, kocaman kafalı, sarı yüzlü içtimai hastalık» ' lardan firengi, hukuk kısmında: | avukatlar birliği ve | İ rından biri Brezilya civarında bu | mahlüka (rastgeliyor. Canavar, | yanusta bir Farnsız gambotu tara İordun yatiyle karşılandığı zaman | fından görülmüştür. Canavarm ı kabarıp hiddet alâimi göstermiş- | bu uzun seyahati, adeta kendini | İ tir. İ yormuş olduğu hissini vermekte İ Belçika sosyalistlerinin Bir yıl dönümü | kongresi PARİS, 26 (A. A.) — Havas| ajansmdan: Reisicümhur, garbi | A e Afrika valisine bir AM eriş . rek ilk Fransızların Sudana gidi » şinin 50 inci yıldönümü münase - betiyle yapılan şenliklere bütün Fransanın iştirak ettiğini bildir » mıştır. yalist kongresi mesaisini bitirmis | ve kapatmıştır. | Alman bir kararda kanunu e - sasiye uygun yollarla hükümetin ele geçirilmesi için mücadeleye başlanması istenmektedir. Mak- MAİ Çiy ve Ka sat kütlelerin alım kabiliyetini im! ka, plânı kabul eden grupların | kişaf ettirmek üzere dizginli rktr - ! yardımmı kabul edecek fakat ka- | sat tatbiki ile kredinin tahvili ıçın | bul etmiyen hükümetlere iştirak İbir plân vücuda getirmektir. Fıs | etmiyecektir. © ——— aaa linde ileri ve geri götürülebildiğin den levhayi değiştirmeden onu i yuvarlıyarak yazıları kaybetmek kabil olmaktadır. Bütün alet bir kişi tarafından idare edildiğinden İ muallim bem ders verecek ve hem de projektör ile dersini divardaki levha üzerinde gösterebilecektir. Yeni projektörün ismi (Belsa. zar) dır. Bu nam altında piyasa - ya çıkarılmıştır. Resimli konfe « İ ranslar verildiği zaman (Cello - pbon) levhası kaldırılarak onun yerine fotoğrafları koymak kâfi gelecektir. Demek ki, kara tahta ortadan kalkiyor, ama yerine mü kemmeli geliyor! Mektep talebesi bu haberi duyunca o kadar sevin | mesin! Ostende inşa edilen ve 80 milyon franga mal olan balıkçılık lima - nının hiç bir işe yaramadığını ifşa etmiştir. Bu liman para çalmak için uydurulmuş bir şey imiş. Ay» nı şehirde inşa edilen pazar hâli de hiç bir işe yaramıyormuş. Bel- çika hükümeti bu inşaat için 20 milyon frangı boşuna sarfetmiş oluyormuş. len canavar görenler varmış ve süratçe yavaşladığı görülmek te imiş. 1905 te gene aynı canavar, meş ihur İngiliz sair ve hikâyecisi Rudyord Kipling tarafından hat- tı üstüva yakınında görülmüştür. Rivayete göre canavar obu defa tam istirahat halinde idi ve uyu- yordu. Canavarı görenler bu kadar de ğildir. 1912 de gene bir İngiliz romancışının kızı, bu garip ca navarı görmüş ve tam bir tarifini yapmıştır. Bu tarife göre cant var: Mavi gözlüdür. Bir çocuk gibi sesi vardır. Kocaman kafalıdır. Sarı yüzlüdür! 1917 de bir İngiliz — zırhlısı, ! kendine ateş açmış, 1926 da bir - Kanada gemisi tarafından öldü- rülmek tehlikesine uğramıştır. Canavar mütemadiyen seyahat etmekle ve her yerde ayrı ayrı bi- rer poz vererek, korkmıyanlara tasvirinin yapılmasına imkân ha- zırlamaktadır.,, , Boşanma davâsı Pariste, gayet garip bir bo- şanma davası açılmıştır. Davayı açan kadın 18 senelik evlidir. Kocasından ayrılmak is temesinin sebebi şudur: Kocası fevkalâde hasismiş, & ve sabun almıyormuş ve pazardan pazara ancak yüzünü yıkıyormuş. 18 senedenberi hamama gitmemiş ve vücudunu yıkamamış. Mahkemenin vereceği (o karar merakla bekleniyor.

Bu sayıdan diğer sayfalar: