29 Mayıs 1954 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

29 Mayıs 1954 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SPOR Teşkilât Akisleri devam eden istifa B ir mücadele, neticesine göre hü- küm alır. Müsbet neticeyi elde ede- ne bütün şan ve şeref, yenilene tariz, acı, ıstırap... Ama, her zaman böyle değil! Son spor hâdiselerine bu zaviye- den bir nazar atfedecek olursak, Be den Terbiyesi Umum Müdürü Cemil Alpman ile Futbol Federasyonu sabık Başkanı Orhan Şeref Apak arasında prensip anlaşmamazlığı ile başlayıp ikincinin istifaya mecbur bırakılması- le neticelenen düellodan galibin şan ve şerefle çıktığı görülmez. Bu düello- da Alpman ilk raundu kazanmıştır, an cak hâdiselerin neyi göstereceği — za- mana bağlıdır ve kuvvetle muhtemel- dir ki zaman Apak'ın haklı bulundu- ğunu ispat etsin.. Yalnız, iki ayrı zihniyetin, muşte rek çalışmada bir gün çatışacagı tabıı idi. Beden Terbiyesi UmMum Müdür bir memurdan başka şey degıldır Bır— denbire spor idareciliğinde en üst ka- demeye getirilmiş, en kolay yol ola- rak da her şeyi mevzuat dairesinde görmüştür. Federasyon — başkanına gelince, spor idareciliğinin en alt tabakasın- dan işe başlamış, olgunlaşarak, kade- meleri birer birer aşarak son mevkiine gelmiştir. Mevzuat! Evet, ama — müs- bet işler sadece mevzuatın çerçevesin- de gerçekleşemez. Mutlaka, "insiyatif" de lâzımdır. İşte bu noktada iki zihni- yet birbirine girmiştir. azin olan, mukadder akıbetin tam Hdunya kupası maçlarının arefesinde gelip te çatmış olmasıdır. Patlağın boyle kritik bir anda ortaya çıkması- nın memleket sporu için hayırlı olma- yacağı tabiidir, ilk bakışta, zarardi- de Orhan Şeref Apak gibi görünebilir. Ama, aslında, kaybeden, son zaman- larda yeni bir hamleyle adından dün- yada bahsettirmeye başlayan — Türk futboludur Futbolumuzu ele alan iyi idare ortadan kalkınca, hamlenin kös- teklenmesinden, haklı olarak şüphe edilebilir.. Gönül İsterdi ki, zihniyet ihtilâfına rağmen bu tatsız neticeye varılmasın da, iki taraf anlayış gös- Fai(at ne yazık ki alâkalı yüksek makamlar tek tarafın iddiasını kabul etmi_şler, ötekini topyekün reddetmiş- erdir. Boks Yerinde sayan bir spor emleketimizde son yıllarda güreş, M futbol ve basketbol gelişirken, di- ğer taraftan boks ve atletizm — gibi spor kollarında hiçbir ilerleme kayde- dilmediği aşikârdır On, onbeş yıl öncesine kadar bir AKİS. 29 Mayıs 1954 ÂLEMİNDE Yurtta futbol kalkındırma faaliyeti ekrar vazifeye getirilmiş bulunan TU vi Yenal ve yeni Futbol Fede- rasyonundan beklenen pek çok hiz- met var. Bunların bir kısmı çok âcil halli icap eden dâvalardır; bazıları da senelerden beri hallini beklediği- miz meselelerdir. Futbol Federasyonunun bugün i- çin ilk hedefi dünya kupasidir. Her millete nasip olmıyan dünya kupası final turlarında oynamak şansını el- de ettikten sonra, Türk futbolunun dünyaya tanıtılması için bu şanstan en iyi bir şekilde istifade etmek lâ- zımdır. Önümüzdeki kısa çalışma müddeti içinde alınacak bütün tedbir lere başvuran federasyonun faaliyeti futbolcularımız formdan düşmekte oldukları bu sırada bütük bir feragat ve vazife hissile tamamlarlarsa, Isviç rede iyi bir intiba bırakabiliriz. İyi bir intiba mefhumu içine saha dahi- linde olduğu kadar, saha dışında da iyi bir intiba bırakmayı kasdediyo- ruz ki, sporcularımız senelerdir. bu muvaffakiyeti bize tattırmaktadırlar. Federasyonun dış temaslar bah. sinde dünya — kupasından sonra da bazı vazifeleri vardır. Bunların ba- şında genç takımlarla ılgılı beynelmı— lel temaslara lâyık olduğu ehemmi- yetin verilmesi gelir. Dünya genç takımlar turnuvasının bu sene Tür- kiyede tertibinin federasyonca — ele alınmasını bile tavsiye edeceğiz. Ay- rica genç takımlara münferit milli temaslar temini de bir zarurettir. Bundan evvelki federasyon başkan- lığı sırasında 27 milli teması birden tahakkuk ettiren Ulvi Yenal'ın bu defa da hem futbolumuzu tanıtmak, m de ilerletmek için aynı yolda gideceğine şüphe etmiyoruz; sadece milli takımımıza kaliteli rakipler is- tediğimizi de işaret ediyoruz. varlık olan Türk boksu, yıllar geçtikçe bu varlığı kaybetmek tehhkesı ile baş- başa durumdad Bugün eski yıldızlardan başka, ec- nebi memleketlerde şöhret yapmış kaç boksorumuzun ismini sayabiliriz k boksunun gelişmemesi sebep- lerini araştıracak olursak, bunların aşında: 1 . Sahasızlık, Antrenorsuzluk 3 - Alâkasızlık. bulunduğunu görürüz. Bu üç maniin kaldırılmasının Türk boksunun gelişmesinde mühim — bir rol oynayacağına şüphe yoktur. Bu. istiyoruz Tevfik Ünsi F'utbol federasyonlarının asıl — bü- yük faaliyeti iç dâvalarımızın hal- line mâluf olmalıdır. Futbol kalkın- ması dâvamız içinde milli maçlar an- cak mevzii bir faaliyet olabilir. Bu. gün futbol, memleketimzide bir mil- li spor mahıyetım almaktadır ve fut- bolde çok ilerlemeğe namzet bulunu- yoruz. Ancak bu hevesi körüklemek, çalışmaları — desteklemek — lâzımdır. Futbolün üç büyük şehrimize münha- sır olmadığını, her sene İstanbul, Ankara, İzmir takımlarında, Anado- ludan transfer edilmiş gençlerin par- aması, bunların milli formaya pek kısa zamanda ulaşmaları ispat et- mektedir. Şu halde bütün yurda şâ- mil bir kalkınma programı lâzımdır. Anadolunun futbol bölgeleri kaliteli hakem, işinin ehli antrenör, nizamı- na uygun muntazam saha istiyor. Görmek, öğrenmek, kendine ideal e- dinmek için sahasında büyük kulüp- leri seyretmek, onlarla boy ölçüşmek arzusunu hissediyor. Amatör olduğu için mali yardım bekliyor, himayeye ihtiyaç duyuyor. Bu bölgelerin fut. bol faaliyetini arttırmak, onların iyi elemanlarını, takımlarını tanıtmak i- çin klâsik bölge ve Türkiye şampi- yonlukları gayri kâfidir, İstanbul, do- layısiyle Türk futbolu Üzerinde vak- tiyle yabancı büyük takımlar, futbol yıldızları nasıl bir rol oynadılarsa, Anadolunun takımları ve futbolcuları üzerinde de İstanbul, Ankara ve İz- mir takımları, futbol yıldızları aynı rolü oynayacaklardır Ucuz, — basit fakat futbol ve futbolcu ıçın inşa e- dilmiş stadlarda, kaidelere vâkıf ha- emlerin idaresinde, hakiki antre- nörlerin çalıştırdığı kasaba takımları, buyuk şöhretli takımlarımızla maç yapmağa başladığı gün Türk futbolu en müspet ilerleme yoluna — girmiş olacaktır. gün çalışmak için bir saha ve bir antrenör bulamayan boksörün hangi izik kabiliyete sahip olursa — olsan başarısı arizidir. Bu anide parlayan başarı da alakasızhk yüzünden sönüp gitme ugün boksta ileri gitmiş — olan milletlerin başarılarının sebeplerini a- raştıracak olursak, bunların başında iyi antrenörlerin, — çalışma sahasının ve alâkanın mühim rolü bulunduğu görülür. Tabit bu şartlar altında yeti. şen boksörlerin spor hayatları hem başarılı, hem de uzun olmaktadır. Bu sahada yıldız bulundukça alâ- ka da artmakta, alâka artınca yıldız çoğalmaktadır. 31

Bu sayıdan diğer sayfalar: