12 Mayıs 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 6

12 Mayıs 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER den sessiz, tenha haline büründü. Er- tesi gün gazeteler D.P. Meclis Gru- bunun ekseriyet olmadıgından topla- namadığını yazıyordu. Halbuki pa- zartesi günkü Mecliste ekseriyet ol- gt vekilleri "hayati" olacağına dair tah- minler yapılan Grup toplantısına ka- tılmağa lüzum görmemişlerdi. Bunun sebebi son derece basitti. ira aynı salı günü, - bir takım milletvekilleri Mecliste Öteki arka- daşlarını beklerken onlar hatta kar- şıdaki Ankara Palasın rahat koltuk- larına kurulmuş çene çalmaktan çe- kinmiyorlardı. Meclis grubunun top- lanmaması istenmişti. Toplantı durup dururken tehir de edilemezdi. O hal- de yapılacak tek şey ekseriyetin bu- lunmamasını sağlamaktı. Nitekim Başbakana yakın olduğu bilinen kim- seler daha bir gün evvelden hareke- te geçmişler, kulaklara fısıltılar ol- muş, telefonlar işlemiş ve böylece milletvekillerinin Grup toplantısına gitmeleri Önlenmişti. Bunun sebebi son derece basitti: Başbakan Adnan Menderes grubunun karşısına çıkacak kuvveti henüz kendisinde görmüyor- du, hesap vermek için hazırlıklarım tamamlamamıştı. Grubun hesap so- racağından ise zerrece şüphe yoktu Cemal Köprülünün takriri bunu is- mek istermiş gibi Mılletvekıllerınden i Menderes muşlardı, ne bulmuşlardı. Hele bütün yurtta geniş akisler uyandıran Tem- yiz âzalarının tekaüde sevkedilmele- ri hadisesinin, suyu taşıran damla - ama ne damla - yerine geçtiği âde- ta gözle görülüyordu. İki mühim takrir E dirne milletvekili Cemal Köprülü geçen haftanın sonlarında Grubun ilk toplantısının gündemine alınması talebiyle iki mühim sözlü soru ver- mişti. Bunların birincisinde tekaüde sevkedilen hakimler meselesi bahis mevzuu ediliyordu. İkincisinde ise Başbakanın hükümet programım ne zaman tatbike başlıyacagı soruluyor- du. Takrirlerin ehemmiyetini görme- meğe imkân yoktu. Grubun havası i- se Başbakan için müsait görünmü- yordu nun üzerine iki taktiğe başvu- ruldu Cemal Köprülünün sözlü soru- su salı günkü grup gündemine alın- madı. Buna mukabil müstakil millet- vekili Hüseyin Balıkın hemen hemen aynı mealdeki bir takriri Maeclisin gündemine alındı. Hüseyin Balık ik- tisadi vaziyetin de vehametinden bah- sediyor ve Başbakanın demokrasıye inanıp inanmadığım sorarak kendi- sinden çekilmek mevzuunda ne dü- şündüğünü öğrenmek istiyordu. Söz- lü soruların Mecliste görüşülmesi ile Grupta görüşülmesi arasında büyük bir fark vardı. Mecliste soruyu soran- 6 la cevaplandırandan başkası konuşa- a mumi müzakere açıla- m kabil Grupta her soru hakkında herkes konuşabilir. Böyle bir takririn grupta ele alınması iti- mad —meselesine kadar gidebilirdi. Halbuki Mecliste, muzakeıeler aleni de olduğundan D.P. li mılletvekilleri hem karışamazlar, hem de meşhur "tesanüd" icabı Menderesin etrafın- daymış gibi goı'unebılırleroıı Fakat Hüseyin Balık o gün görünmedi. Ce- mal Köprülü taktiği anlamıştı ve kendi takririnin ehemmiyetinin azal- tılması için böyle bir oyuna başvu- rulduğunu düşünüyordu. Hüseyin Ba- lık gelmeyince tabii meselenin görü- şülmesi imkânı ortadan kalktı. İlk taktik, pazartesi günü muvaffak ol- mamıştı. az. Buna mu Salı günü herkes biliyordu ki Grup toplantısı açılır açılmaz Cemal Köprülü gündem hakkında söz isti- yecek ve grup başkanlığından kendi min muhafazası bahsinde bu toplulu- ğa şu anda büyük Vazifeler düşmek- tedir. Ama acaba grup bunu müdrik miydi ve üzerine düşeni yapabilecek miydi? D.P. grubu gibi havası İstan- bul havasından bile daha mütehavvil güçtü. Ancak pazartesi günü göste- rilen bir reaksiyon bazı hakikatleri gözlerin önüne serebilecek mahiyet- . Meclis tahkikat komisyonu u- mumi heyetten iki aylık daha müh- let istemişti. Divan kâtibi bu takriri okurken daha yarısındayken çok şid- detli gürültüler olmuş ve milletvekil- leri mühletin aleyhinde bulunmuşlar— dı. İki aylık mühletin mânası son de- rece açıktı: Tahkikat yaz devresin- Ğ milletvekilleri yaz aylarında seçmen- lerine ne diyeceklerdi? Tahkikat bi- tirilse de bir karara varılsa - tabii Köprülüler r - uad Cemal Sabır gırtlağa geldi sorularının niçin gündeme alınmadı- ğının hesabını öğrenmek istiyecekti. Grup başkanlığı belki vakit meselesi- ni bahis mevzuu edecekti. Nitekim mutad hilâfına gündem iki gün ev- velden basılmış ve ilân olunmuştu. Ama Cemal Köprülü hadiselerin va- hameti dolayısiyle takrirlerinin der- hal görüşülmesini istiyecekti. Buna karar verdiğini herkese söylemişti. kabul edilmesi ve müzakere açılması abildi. Adnan Menderes işte bunu isteme- mişti. Grubun havası B u haftanın başında Ankaranın si- yasi çevrelerinde rinde duru- lan e muhım mesele D P grubunun havasıydı. Herkes anlıyordu ki reji- kararın cinsine göre - seçmeni tat- min etmek kolaylaşacaktı. Halbuki meselenin askıda kalması büyük bir mahzurdu. Meclis böyle düşünerek istenilen mehili bir aya indirmiş ve bunun son mehil olduğunu da kuv- vetle hissettirmişti. Milletvekilleri suiistimal mevzuunda son derece hassas olmaları gerektiğim gayet iyi anlıyorlardı. Aslına bakılırsa bu, seç- menin hassasiyetinin bir skisinden başka şey değildi. Diğer taraftan Temyiz mesine müdahale olarak uğ "icra tasarrufu" da mılletvekıllerını heyecana getir- mişti. Bunun akislerini görüyorlardı. İktidar hata üstüne hata işliyor, her tabakayı ve her sınıfı sanki sistemli şekilde D P. nin aleyhine çeviriyordu. Bu ne zamana kadar devam edecek- ti? Zıra milletvekilleri pek âlâ bili- AKİS, 12 MAYIS 1956 mahke- tefsire

Bu sayıdan diğer sayfalar: