July 7, 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

July 7, 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hin bu yeni icada cephe aldı. Pak hak- h olarak iddia ettiği gibi henüz araş- tırma çağında olan sesli filmcilik, si- nema sanatını ilk günlerindeki basit- liğe donduruyord u. Sesli- filmler bü- yük bir seyirci kütlesinin alâkasını toplarken o 1931 de sesli fakat ko- nuşmasız şaheserı 'City Lights-Şehir Işıkları nı çevirdi. Ekonomik krizle- rin ve işsizliğin dünyayı sardığı bir zamanda yapılan filmi pek tabii gene ferdin sosyal kuvvetlerle ezılışını pro- testo ediyordu. Sokak serserisi ile kör çıçekçı kızın aşk macerası trajik şıı- itün acılığı ve güzelliğiyle seyır- cileri sarıyordu. "Şehir Işıkları"nın ses özelliği produktor, senarist, re_ıı— sör, aktör Chaplin'e bir de fon mü- zığı bestecısı Chaplın eklemıştı ar' (1936) iilmı şu yazıyla başlıyordu "Asri Zamanlar endüstrinin, — ferdi teşebbüsün, saadet ugrunda çab la- yan ınsanların hikâyesidir." yeni bir savaşa dogru gıderken fer— din karışık durumu bundan — daha ıyı f de edılemezdı Olaylar insan- lar yak uyduramadığı bir — hız- la gelışıyordu Işsızlı açlık, isyan, baskı çoğalıyordu Hapıshanelerı dol- dura bir n hırsızların büyül kısm! aç kalmamak ıçın buraya duşmuşler- di. Bir zamanların güzellik, sulh v istediğini yapabılecek kadar serbest- lik isteyen Chaplin'i şimdi güvenlik— ten başka birşey aramayan şaşkın bir ışsız olmuştu. Teknik kusurları- na rağmen “Asri Zam yetin durumuna bakışı ile büyük bir film olarak sanat tarihine geçti. 1940 de yaptığı "The Great Dictator-Şar- lo. Diktatör" siyasi bir komedıydı Fazşist rejımler altında sürü haline getirilen insanlar gösteriliyor, dikta- törlerin budalalıklarıyla alay — edili- ordu. "Monsieur Verdoux" daha — geniş konulara el atan bir filmdi. Kadınla- rı paralarına tamaen öldürmek su- çuyla idama mahküm edilen — Ver- doux, sosyal ve ekonomik düzensiz- liklerin bir neticesiydi. — Cemiyetler varlıklarını meşru sayılan yollardan başkalarının hayatları üzerine kurar- ken, o, bu işi kendi başına amatörce yapmaya kalkışmıştı “Parisli — bir Kadın" dan beri hiçbir filminin ha- vası bu kadar karanlık ve kötümser değildi. Öbür filmlerinde cemiyetin en aksak taraflarını gucun gucuyle tenkit ederken ümitsiz değildi. İnsanlığı karşılıklı sevginin, hoşgorurlugun kurt inanı- ordu. Ama artık yaşlanıyordu İki du nya savaşı görmüş, fakat insanlığın geçırdıgı bütün tecrübelere, atlattıgı tehlikelere rağmen olanla d der: şahit olmuştu. Insanlıgın almadığına herşeyin üstünde hayata sıkıca sa- rılması gerekiyordu. "Lime — Lights- Sahne Işıkları nda (1952) intihardan kurtardığı genç kıza milyonlarca yı- lın meydana getirdiği varlık mucize- sini bir anda nasıl yoketmeğe kalkış- tığını soruyordu. Daha iyi hayat için çırpınan insanların ancak basısı ba- şarıya ve saadete ulaşabilirdi. Yük- AKİS, 7 TEMMUZ 1956 Charlie Chaplin İnsan aşığı selen ve hutura erişen — insanların nında, ezilenler, yıkılıp, silinip gi- denler olmuştu ve oluyordu da. Ni- tekim sokaktan kurtardığı kaldırım çıçegı, zengin bir adamın metresi ol- muşken — Verdoux idam — sehpasına doğru ilerliyordu. Calvero ise yata- lak bir dansözü ölümden kurtarıyor, onun başarılı bir balerin — olmasını saglarken kendı mahvoluyordu Ha- yatın en acı tarafı bu ön geçil- esı ımkansız tezadlar beşerı ada- letsizliklerdi. Ana fikirlerinin bütün — büyüklüğü ve ağırlığıyla, cağımız — sanatçıları arasında Charles Chaplin kadar çe- şitli sınıf halk tabakalaıına etmiş kimse yoktur. manda dü tesir "Şarlo" kısa sa- ünyanın sevgilisi oldu. Kü- çük adamın sıkıntıları, ızdırapları, elinden alınan hakları onun sayesin- de sanat tarihin sayfaları arasına geçti. Içınde yaşadıgı çağı öyle göz- lerle gören, sıkıntısını yaşay ve gosteren o kudre aşka bir — sa- natçı gösterileme: z S gara — paketi yaptığı sardalya kutusundan zanf ha- reketlerle bir izmarit seçişine -Kü- çü güzel bir kızın kendısıne bakıp gulumsedıgını rak esıne, işaret edilen başkası oldugun n- layınca hayallerinin yıkılmasına -Al- tına Hücum-, annesinin omuzundan sarkan bebeğin elindeki gizlice yemesine -Sirk-, S fah heykelinin açılış —merasiminde örtü kaldırıldığı zaman altından u- yuklamakta olan bir sokak serserisi- nin çıkmasına -Şehir Işıkları- çocuk lar katıla katıla gülerken bu garip lıklerm, tezatların, arkasında gızlı mânâyı sezen büyüklerin ilgisi başka türlü oluyordu. mamayı ulh ve Re- SİNEMA Chaplin sinema sanatının mesele- lerini kendine dâva edinmedi Onca önemli olan insanlığın meseleleriydi. Asıl çözümlenmesi gereken problem Eserleri teknik — bakımdan mükemmel sayılamazdı. Fakat işle- diği fikirlerin büyüklüğü, konularını ele alış tarzı bu kusuru fazlasıyla ör- tuyordu .İnsanı bütün arzuları, — se- vinci, kederi ile gosterebılmesı fert ve cemiyet münasebetlerindeki tezat- lar ve beşeri adaletsizlikleri duyura- bilmesindeki dehası, çağını en iyi ak- settiren XX. asır sanatına en çok tesir eden şahsiyet olmasını sağla- mış ve ona hiçbir sanatçıya nasip olmayan şekılde geniş halk kutlele— rinin sevgisini kazandırmıştı. İnsan- lık için yapılan mücadelelerde şim- dilik pek az şey elde edilmiş olma- sına rağmen dâvalarını, — dertlerini paylaştığı küçük ınsanların hikâye- lerini beğenmeleri, kendisini takdir etmesi Şarlo'nun yegâne tesellisidir. H.B. Yıldızlar Kültürlü bomba ollywood'un meşhur cinsiyet bom- bası Marilyn Monroe'nun servet vı şöhrete sırtını çevırerek kendini sa- nata ve kültüre vermesinin ilk netice- si gecen hafta ortaya çıktı. Meşhur sarışın, tanınmış tiyatr uharrir Arthur Millerle evlendi. Bu Marilyn ın "hissiyat graligı 'nde beysbolden entel- ektuellığ doğru yükselen bir münha- ni teşkil ediyordu. Marilyn Monroe'nun entellektüellik hevesi gecen senenin ilk aylarında or- taya çıkmıştı. Şöhreti ve "seksapel'i ile sinema dünyasını l)uyulemıştı, yı- ğınla para kazanıyordu Fakat günün birinde u bavullarını topladı ve "Ben artık gıdıyorum" dedi. Bir Ho- Ilywood bebeği olmaktan bıktığını soyluyordu Etraf da kendisine hay- ranlık duyan insanların değil saygı besleyenlerın ,dolaşmasını - istiyordu. Doğrusu ilyn gibi bir kadına her- kesin baktıgından başka türlü nasıl bakılacağını kestirmek zordu. Sat bomba acaba arzu ve a başka ne ilham edilebilirdi? wood patronları işte bunu bir anlıyamıyorlardı. Hâdiseyi yıldızın üc- ret arttırmak için baş vurduğu bir o- yun olarak kabul ettiler ve bu sarışın bebeği kusturmemek için kesenin ağ- ---1 açtılar: Marilyn'e bundan sonra iki misli ucret verilecekti. Yıldız bu teklifi kahkahalarla karşıladı. Para mı? Para ne temin ederdi?. Dünyada parayla elde edilemiyecek o kadar çok şey vardı ki.. Bu defa patronlar kız- dılar. Bu "yetimhane çiçeği" de çok oluyı o rdu. ocukluğundan beri kap kapı dolaşarak turlıı felakete göğüs geren bu küçiü , vaktiyle aç kala- rak çıplak modellik yaptığını bile u- nutarak kendi Treklâmları sayesinde bu seviyeye vardığını bilmiyor muy- du? Fakat sarışın bebeğe bunların hepsi vız geliyordu. Kendine yetecek kadar — hattâ flok fazla— parası var- 31

Bu sayıdan diğer sayfalar: