6 Temmuz 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

6 Temmuz 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

RADYO İngiltere Bir serencam Bush House'un dördüncü katında Yunan servisinden cemakanlı bir bölme ile ayrılmış olan mütevazi dö- şeli odadaki telefon bir kaç kere çal- dı. Odadaki genç adam, heyecanla o- kumakta olduğu gazeteden canı sı- kılmış bir halde başını kaldırdı, tele- fona cevap verdi: "Turkish Section!" Telefonun öbür ucundaki adam Türkçe konuşuyordu. Türkçe Servisi şef yardımcısı ile konuşmak istediği- ni bildiriyordu. Genç adam kendisini tanıttı, şef yardımcısının ve diğer arkadaşlarının bir oprogram için şu anda stüdyoda olduklarını Karşı taraf Türkiye Büyükelçiliğin- den telefon ettiğini, müsteşarın BBC Türkçe servisinde çalışan personeli tamamiyle hususi bir musahabe için sefarete davet ettiğini söylüyordu. Telefona cevap veren genç adam, Türkçe servis şefi yardımcısına gel- diği zaman daveti bildireceğini söy- ledi ve telefonu kapattı. Sonra acı acı güldü. Tekrar okumakta olduğu gazetelerine döndü. Bunlar, en azın- dan bir haftalık Türk gazeteleriydi. Türkiyede mühim hadiseler oluyordu ama, gazetelerde bu hâdiselerden bahseden tek bir satır yoktu. Yalnız tekziblere, yayın yasaklarına veya sırıtan bembeyaz kazınmış sütunlara bol bol yer verilmişti. Ama ne vardı ki, haber olmasa dahi, gazeteler gel- diği vakit servisteki bütün Türkler gene de bir şeyler bulabilmek ümidiy- le, kendilerine ulaşan haberlerin bel- ki de mübalâğalı olduğunu düşüne- rek bunları tehalükle okumadan ge- çemiyorlardı. Fakat yabancı ajansla- rın verdikleri haberlerin hepsi doğ- ruydu. Türkiyede gazeteler bir şey yazamıyor, radyolar yalnız hüküme- tin işine gelir şekilde konuşuyordu. Bu durumda BBCye düşen bir vazife vardı. Mademki Türkiyede halk rad- yolardan ve gazetelerden olayların iç yüzü hakkında bir şey öğrenemi- yordu, daha doğrusu bu imkandan SUATTAŞER'in Beklenen Şiir Kitabı İKİNCİ KURTULUŞ ÇIKTI Mutlaka Okuyanuz. 250 Kuruş Bilgi Kitabevi - Sakarya Cad. 8-A/B — ANKARA AKİS, 6 TEMMUZ 1960 Menderesin mikrofonu B.B.C. nin değil!.. mahrumdu, bu ba BBC'nin Türkçe servisi yapacaktı İstanbuldaki ilk nümayişten son- ra, BBC idarecilerinin aldıkları ka- rar bu oldu. Yayınlarda Türkiye hak- kındaki haberlere daha çok yer veri- lecekti. Bunun tatbikine başlanma- sından on gün sonra ilk tepki Türk ari geldi. Türkiyedeki hü- kümet BBC'nin yayınlarını beğen- Ka Türkiyede olanlar bu mem- leketin iç işleri idi ve tahripkar ya- yın yapmak, iki memleket arasın- daki münasebetlere zarar verebilirdi. Bu şekilde düşünen zevatın bilmedi- ği bir çok nokta vardı. Bunların ba- şında BBC'nin ne bir devlet, ne de bir hükümet radyosu olduğuydu. Ger- çi dış propaganda servislerinin pa- rasını Dışişleri Bakanlığı veriyordu ama, gerek haberlerin gerekse prog- ramların (o hazırlanmasında "parayı ben veriyorum" diye bu bakanlık ne bir telkinde, ne de bir direktifte bu- lunabilirdi, ikinci nokta, Türkiyedeki halk, dahilde gazeteler ve radyolar cereyan eden mühim hâdiseler hak- kında açık bilgi veremediğine göre, yabancı radyoları dinliyecekti. Bun- lar arasında Doğu, Almanya'da Leip- zig'de çalışan Bizim Radyo vardı, Budapeşte Radyosu vardı, Sofya var- dı, Moskova vardı, vardı vardı.. Bu radyoların da hadiseleri kendi niyet- lerine göre yontmalarından, haberle- ri ona göre vermelerinden tabii bir şey olamazdı. Halbuki BBC her za- manki prensiplerine (osadık kalarak yorum yapmadan yalnız olduğu gibi veriyor ve hatta tahrip- kar olmaktan bilhassa kaçınıyordu, Devlet Radyoları yerine vatandaşla-' rının dinlemelerinden ise Menderesin memnun olman lazımdı. Sefaretten Türkçe servisine edi- len telefon işte bu tepkinin netice- siydi. Müsteşarın davetine işlerinin çokluğu dolayısıyla, ancak iki spiker gidebildi. Onlar da kendilerinden ne istendiğini oanlıyamamışlardı. Gerçi: kontratla BBCye bağlı idiler ama hepsi de tabiatiyle bir Lord Haw Haw durumuna düşmek istemiyor- lardı. Ne yapsınlar ki verilen haber- ler doğruydu ve vazifeleri de bunları okumaktı. Eğer bir şey yapmak la- zım geliyorsa bu Menderes va hükü- metine düşerdi. O da, Türkiyede bu gibi olayların meydana gelmesine se- bep olan kanunsuz işlere bir son ver- mekti. Kendileriyle konuşan Müste- şarın bu işi üzerine almaktan pek memnun olmadığı anlaşılıyordu. A- erilen emir pek kesindi. Müsteşar spikerlerle gayet dostça, yumuşak bir tonla konuştu. O da ne istediğini pek bilmiyordu. Yatma BBC Türkiye hakkında o kadar fazla haber vermemeliydi ve spikerler de haberleri pek öyle cam gönülden o- kumamalıydılar. Spikerin biri daya- namayıp, acaba Menderes hüküme- tinin kendilerinin istifa etmelerini mi istediğini sordu. Hayır, istifa et- meleri istenmiyordu ama, daha ön- ce de söylendiği gibi tahrik unsurun- dan azade bir şeküde pek âlâ konu- şabilinirdi. İki spiker bu muhavereyi servisteki arkadaşlarına anlattıkları zaman, onların da ellerinden, gül- mekten başka bir şey gelmedi. BBC üst kademelerindeki İngilizler ise, Türk hükümetinin isteğini önce hay- retle karşıladılar sonra da isteği cid- diye almadılar. BBC bu çeşit bir pro- testo ile belki de İlk defa karşılaşı- yordu. Şimdiye kadar yapılan bun- ca yayına rağmen peyk memleketler bile BBC'yi protesto etmeğe kalk- mamışlardı. Bunun ne derece komik olduğunu onlar da biliyordu. Ama gel gör ki, Menderes ve hükümeti kendi çıkarları pahasına, Türkiyeyi her işde olduğu gibi bu işde de gülünç duruma düşürmekten O kaçınmamış-, lardı. AZİZ NESİN 8 ve 9 Temmuz Günleri BİLGİ KİTABEVİ nde Eserlerini imzalıyacaktır. Bilgi Kitabevi - Sakarya Cad. 8-A/B — ANKARA 31

Bu sayıdan diğer sayfalar: